İnönü Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@İnönü, İnönü Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatmini düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma
(İnönü Üniversitesi, 2015) Warsame, Abdulkadir Ahmed
Bu çalışma, çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatmini düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı tespit etmek ve ilişkinin yönünü ve derecesinin belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma verileri anket yöntemiyle elde edilmiştir. Anketler Puntland State Üniversitesinin farklı bölümlerinde çalışan idari ve akademik personel üzerinde uygulanan 45 kişinin yanıtladığı verilerden oluşmaktadır. İş tatmini anketleri (Job Satisfaction Surveys) 1985 Spector tarafından ve örgütsel bağlılık anketleri (Organizational Commitment) 1980 Cook ve Wall tarafından geliştirilen anketler kullanılmıştır. Üniversite çalışanların demografik bilgilerini elde etmeye yönelik kişisel bilgi formu, çalışanların örgütsel bağlılıklarını ve iş tatminini ölçmeyi amaçlayan beş-faktör kişilik ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeklere bağlı olarak oluşturulan anket sonucunda araştırma konusu veriler toplanmıştır. Araştırma verileri, SPSS 16.0 (Statistical Package for Social Science for Windows 16.0) programı ile analiz edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde öncelikle üniversite çalışanlarına ait demografik değişkenlerin tanımlayıcı frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmıştır. Daha sonra çalışanların örgütsel bağlılıkları ölçeği ve iş tatmini ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanlar; demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek. Daha sonra Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma örneklemini oluşturan üniversite çalışanlarının iş tatmini ve örgütsel bağlılıkları alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı belirlemek üzere Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatmini arasında güçlü ilişki vardır.
Öğe
Farklı Etki Büyüklüğü Ölçülerinin Aracılık Analizi Performansına Etkisi: Metodolojik Bir Çalışma
(İnönü Üniversitesi, 2024) Özel Erçel, Nihan; Örekici Temel, Gülhan; Çolak, Cemil
In mediation analysis, the use of effect size measures is extremely important to understand the strength and direction of the relationship between variables in depth and to de- termine the importance of the mediating variable effect. In the liter- ature, it is seen that there are few studies comparing the perfor- mance of effect size measures for mediation analysis. The aim of this study is to investigate the relationships between continuous variables and to compare the performances of effect size measures for mediation model. Material and Methods: In line with the ob- jective of the study, the performance of effect size measures for the mediation model was examined through a simulation study, consid- ering different sample sizes and small, medium, and large effect sizes. The comparison of effect size measures for the mediation model was conducted by examining bias values. Results: For the mediation model, it was observed that R2, as a measure of explained variance, had the least bias across all scenarios considered in the simulation. While mediation ratio measures required a minimum sample size of 500, R2 as a measure of explained variance exhibited good performance even with smaller sample sizes, such as 100. Conclusion: In models involving mediator variables, it is recom- mended to use alternative effect size measures in research, in addi- tion to a single measure, to comprehensively capture the strength of the relationship between variables.
Öğe
Genç Nüfusun Diabetes Mellitus Riski ve Farkındalığı: Tanımlayıcı Araştırma
(İnönü Üniversitesi, 2024) Soylu, Ayşe; Korkmaz, Medet
Bu araştırma, genç nüfusun diabetes mellitus risk gruplarını ve diabetes mellitus farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı türde bir çalışma olup veriler 25.09.2022 ile 20.11.2022 tarihleri arasında toplandı. Çalışma 306 anestezi öğrencisi ile gerçekleştirildi. Araştırmada öğrenci bilgi formu, Finlandiya tip-2 diabetes mellitus risk ölçeği (FINDRISK) ve diyabet ve obezite farkındalık ölçeği kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, bağımsız iki örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve pearson korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 21.42±2.23 yıl, %76.8’i kadın ve %97.1’i bekardır. Öğrencilerin %54.2’inin diabetes mellitus risk düzeyi düşüktür. Diyabet ve obezite farkındalık puanı 14.38±4.59 ve orta düzeydedir. Diabetes mellitus risk durumu ile diyabet ve obezite farkındalığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki yoktur (p>0.05). Sonuç: Hekim ve hemşirelerin FINDRISK yöntemi ile öğrencilerin Diabetes mellitus risk skorunu ölçmeleri ve hastalıkla ilgili farkındalığı artırmak için düzenli aralıklarla eğitim vermeleri önerilir.
Öğe
Kümelenmiş Sağkalım Verilerinde Model Performans Değerlendirmesi: Bir Simülasyon Çalışması
(İnönü Üniversitesi, 2024) Gözükara Bağ, Harika Gözde; Akbaş, Kübra Elif
Kümelenmiş veri yapısı günümüzde sıklıkla karşılaşılan bir veri türüdür. Hayatta kalma analizi yapılırken diğer analizlerde olduğu gibi kümelenmiş veri türü dikkate alınmalıdır. Bu çalışmanın amacı kümelenmiş veriler için kullanılan bazı sağkalım analizleri ile Cox regresyon analizini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümdeki senaryolarda dengeli küme büyüklüklerinde küme boyutu ve birey sayısı değişmektedir. İkinci bölümde dengesiz küme büyüklüklerinde birey sayılarının değişimlerinin etkisi, üçüncü bölümde ise küme büyüklükleri ve birey sayıları sabit kalırken sadece sansür oranları değişiminin etkisi incelenmiştir. Bu çalışmada simüle edilmiş verilerin uygulanması için 5 farklı model kullanılmış ve performanslarının karşılaştırılmasında AIC, AICc ve BIC kullanılmıştır. Bulgular: Bulgular kapsamında AIC ve AICc' e göre en iyi model kırılganlık modelidir. BIC’ e göre ise en iyi model marjinal Cox modeli olarak elde edilmiştir. Simülasyon çalışmalarında örneklem büyüklüğünün artmasına paralel olarak en kötü model değişmektedir. Sonuç: Sonuç olarak veri yapısının göz ardı edilmesi, özellikle sağlık verilerinde taraflı veya hatalı tahminlere yol açabilir. Bu çalışmada bilgi kritetinede bağlı olarak kümelenmiş sağkalım verilerinde kırılganlık veya marjinal Cox modelinin kullanılması önerilmektedir.
Öğe
Geleceğin Hekimlerinin ve Eczacılarının Eğitimlerinin İlk Yılında Akılcı İlaç Kullanımı Konusundaki Farkındalıkları
(İnönü Üniversitesi, 2024) Kurt, Osman; Yılmaz Bozoğlan, Merve
Dünya Sağlık Örgütü, tüm ilaçların yarısından fazlasının hastaya uygun olmadan reçetelendiği veya hasta tarafından eczaneden tedarik edildiğini, reçeteli veya reçetesiz olarak eczaneden edinilmiş bu ilaçların da hastaların yarısı tarafından doğru bir şekilde kullanmadığını bildirmiştir. Çalışmanın amacı ilerde ilaçları reçete edecek veya reçetedeki ilaçları hastaya ulaştıracak sağlık çalışanları olma eğitimlerinin ilk yılında tıp, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri öğrencilerinin Akılcı İlaç Kullanımı (AİK) bilgi ve davranışlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bir internet tarayıcısının çevrimiçi anketlerinden faydalanılarak sunulan ankette önce cinsiyet ve yaş gibi demografik bilgiler alınmış, sonra AİK bilgi ve davranışlarını gösterecek sorular sorulmuş ve son olarak AİK ölçeği sorularının yanıtlanması beklenmiştir. 3 ay süre ile açık tutulan ankette toplamda 359 tıp, diş hekimliği ve eczacılık öğrencisine ulaşılmıştır. AİK ölçeğinde toplam puanı 35 üzeri olanlar, AİK konusunda başarılı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların 246’sı (%68.5) kadın ve 113’ü (%31.5) erkekti. Katılım oranı %61.81 idi. Yaş ortalaması 19.4±1.1 olan katılımcıların %12.3’ü kronik ilaç kullanmaktaydı. En çok satın alınan ilaçlar ağrı kesicilerdi. AİK ölçeği başarı ortalaması 36.6±4.2 oldu. Tıp fakültesi öğrencilerinin AİK bilgi ve davranışları diş hekimliği ve eczacılık fakültesi öğrencilerine kıyasla anlamlı şekilde daha yüksekti (p=0.002). Ölçeğe göre kadın öğrenciler erkeklerden daha başarılıydı (p=0.001). Sürekli ilaç kullanmak, SKT’ye dikkat etmek, prospektüs okuma alışkanlığı ve komşu/yakın tavsiyesi ile ilaç kullanmama AİK ölçeğinde başarılı olanları başarısız olanlardan ayıran davranışlardı (p=0.002), (p<0.001), (p=0.001), (p<0.001). Sonuç: Tıp Fakültesi öğrencileri eğitimlerinin ilk yılında diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri öğrencilerine göre AİK’de daha başarılıydı. Her üç fakülte öğrencisinin AİK puanları ise toplum ortalamasının üstündeydi. Başarılı olan ve olmayan bireyler arasında ortak davranışlar söz konusuydu. Sonuç olarak, ilaç reçete edecek ve karşılayacak sağlıkçılar olarak tıp, diş hekimliği ve eczacılık fakültelerinin uzun lisans eğitimlerinde AİK farkındalığı artırılmalı ve AİK davranışları asgari düzeyde eşitlenmeye çalışılmalıdır.