İnönü Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@İnönü, İnönü Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Kümelenmiş Sağkalım Verilerinde Model Performans Değerlendirmesi: Bir Simülasyon Çalışması
(İnönü Üniversitesi, 2024) Gözükara Bağ, Harika Gözde; Akbaş, Kübra Elif
Kümelenmiş veri yapısı günümüzde sıklıkla karşılaşılan bir veri türüdür. Hayatta kalma analizi yapılırken diğer analizlerde olduğu gibi kümelenmiş veri türü dikkate alınmalıdır. Bu çalışmanın amacı kümelenmiş veriler için kullanılan bazı sağkalım analizleri ile Cox regresyon analizini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümdeki senaryolarda dengeli küme büyüklüklerinde küme boyutu ve birey sayısı değişmektedir. İkinci bölümde dengesiz küme büyüklüklerinde birey sayılarının değişimlerinin etkisi, üçüncü bölümde ise küme büyüklükleri ve birey sayıları sabit kalırken sadece sansür oranları değişiminin etkisi incelenmiştir. Bu çalışmada simüle edilmiş verilerin uygulanması için 5 farklı model kullanılmış ve performanslarının karşılaştırılmasında AIC, AICc ve BIC kullanılmıştır. Bulgular: Bulgular kapsamında AIC ve AICc' e göre en iyi model kırılganlık modelidir. BIC’ e göre ise en iyi model marjinal Cox modeli olarak elde edilmiştir. Simülasyon çalışmalarında örneklem büyüklüğünün artmasına paralel olarak en kötü model değişmektedir. Sonuç: Sonuç olarak veri yapısının göz ardı edilmesi, özellikle sağlık verilerinde taraflı veya hatalı tahminlere yol açabilir. Bu çalışmada bilgi kritetinede bağlı olarak kümelenmiş sağkalım verilerinde kırılganlık veya marjinal Cox modelinin kullanılması önerilmektedir.
Öğe
Geleceğin Hekimlerinin ve Eczacılarının Eğitimlerinin İlk Yılında Akılcı İlaç Kullanımı Konusundaki Farkındalıkları
(İnönü Üniversitesi, 2024) Kurt, Osman; Yılmaz Bozoğlan, Merve
Dünya Sağlık Örgütü, tüm ilaçların yarısından fazlasının hastaya uygun olmadan reçetelendiği veya hasta tarafından eczaneden tedarik edildiğini, reçeteli veya reçetesiz olarak eczaneden edinilmiş bu ilaçların da hastaların yarısı tarafından doğru bir şekilde kullanmadığını bildirmiştir. Çalışmanın amacı ilerde ilaçları reçete edecek veya reçetedeki ilaçları hastaya ulaştıracak sağlık çalışanları olma eğitimlerinin ilk yılında tıp, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri öğrencilerinin Akılcı İlaç Kullanımı (AİK) bilgi ve davranışlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bir internet tarayıcısının çevrimiçi anketlerinden faydalanılarak sunulan ankette önce cinsiyet ve yaş gibi demografik bilgiler alınmış, sonra AİK bilgi ve davranışlarını gösterecek sorular sorulmuş ve son olarak AİK ölçeği sorularının yanıtlanması beklenmiştir. 3 ay süre ile açık tutulan ankette toplamda 359 tıp, diş hekimliği ve eczacılık öğrencisine ulaşılmıştır. AİK ölçeğinde toplam puanı 35 üzeri olanlar, AİK konusunda başarılı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların 246’sı (%68.5) kadın ve 113’ü (%31.5) erkekti. Katılım oranı %61.81 idi. Yaş ortalaması 19.4±1.1 olan katılımcıların %12.3’ü kronik ilaç kullanmaktaydı. En çok satın alınan ilaçlar ağrı kesicilerdi. AİK ölçeği başarı ortalaması 36.6±4.2 oldu. Tıp fakültesi öğrencilerinin AİK bilgi ve davranışları diş hekimliği ve eczacılık fakültesi öğrencilerine kıyasla anlamlı şekilde daha yüksekti (p=0.002). Ölçeğe göre kadın öğrenciler erkeklerden daha başarılıydı (p=0.001). Sürekli ilaç kullanmak, SKT’ye dikkat etmek, prospektüs okuma alışkanlığı ve komşu/yakın tavsiyesi ile ilaç kullanmama AİK ölçeğinde başarılı olanları başarısız olanlardan ayıran davranışlardı (p=0.002), (p<0.001), (p=0.001), (p<0.001). Sonuç: Tıp Fakültesi öğrencileri eğitimlerinin ilk yılında diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri öğrencilerine göre AİK’de daha başarılıydı. Her üç fakülte öğrencisinin AİK puanları ise toplum ortalamasının üstündeydi. Başarılı olan ve olmayan bireyler arasında ortak davranışlar söz konusuydu. Sonuç olarak, ilaç reçete edecek ve karşılayacak sağlıkçılar olarak tıp, diş hekimliği ve eczacılık fakültelerinin uzun lisans eğitimlerinde AİK farkındalığı artırılmalı ve AİK davranışları asgari düzeyde eşitlenmeye çalışılmalıdır.
Öğe
Küresel yıldız atmosferlerinde aksiyel Optik derinliğin hesaplanması
(İnönü Üniversitesi, 1979) Yıldız, Cemal
Manyetik alana sahip olmayan ve dönmeyen bir yıldız göz önüne alınmıştır. Bu yıldızın atmosferi küresel ve gri varsayılarak bir dış kaynaktan gelen tek yönlü ışınımla ışınlandığı düşünülmüştür. Gelen ışınım atmosfere aksiyel simetri altında düşmekte ve ışınımın tamamı yıldız atmosferi tarafından soğurulmaktadır. Bu şartlar altında ve atmosferin yerel termodinamik ve ışınımsal dengede olduğu düşünülerek, aksiyel optik derinlik nümerik olarak hesaplanmış olup, ışınımın yıldız küresinin diğer yarısının ne kadarlık bir bilgesine geçebileceği gösterilmiştir.
Öğe
Leflunomide induced fatal dress syndrome need liver transplantation
(İnönü Üniversitesi, 2024) Çalışkan, Ali Rıza
Drug reaction with eosinophilia and systemic symptoms (DRESS) syn- drome is a severe, potentially life-threatening, drug-induced hypersensi- tivity reaction that involves hematological abnormalities (atypical lym- phocytosis, eosinophilia), lymphadenopathy, skin eruption, and internal organ involvement (lung, liver, kidney). The 36-year-old female patient was followed by bloody diarrhea, diffuse skin rashes and hepatitis. She was diagnosed with psoriatic arthritis, and Leflunomide 20 mg was added to the treatment six weeks ago. Upon developing hepatic encephalopathy and deepening the fulminant liver failure during the follow-up, a living donor liver from her son was transplanted on the 4th day of hospitalization. The patient had deceased on the second day after liver transplantation due to multiple organ failures. In the literature, mortality in DRESS syndrome is mostly secondary to hepatic failure. Liver transplantation cannot be effec- tive due to systemic involvement and recurrence in the transplanted liver.
Öğe
Adölesanlarda Kronotip Özelliklerine Göre Duygusal Yeme, Uyku Kalitesi ve Obezitenin İncelenmesi: Kesitsel Bir Araştırma
(İnönü Üniversitesi, 2024) Toğuç, Hakan
It is believed that biological, psychological, and social changes in adolescents can significantly influence health habits, including nutrition and sleep. This study aimed to examine the relationships between chronotype characteristics, emotional eating be- haviours, sleep quality, and obesity among adolescents. Material and Methods: This cross-sectional study was conducted at a private phys- iotherapy clinic in Türkiye. After obtaining consent from the partici- pants and their parents, a socio-demographic questionnaire, the Morningness-Eveningness Questionnaire, Emotional Eating Scale for Children and Adolescents, Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI), and anthropometric measurements were administered. Results: The data obtained from one hundred adolescents were evaluated and it was found that 85% of the adolescents had poor sleep quality. It was found that adolescents with evening chronotype exhibited more emotional eating behaviours compared to morning and middle chronotypes (p=0.041). Depression-related eating behaviour and restlessness-related eating be- haviour were significantly higher in adolescents with evening chrono- type (p=0.046, p=0.002, respectively). A weak negative correlation was found between participants' chronotype score and restless eating be- haviour (r=-0.238, p=0.017). Chronotype score and PSQI were signif- icantly higher in females (p=0.026). Emotional eating behaviours and poor sleep quality were not associated with obesity risk (p>0.05).Con- clusion: This study highlights the importance of considering chrono- type characteristics in health interventions. Developing individualized preventive strategies and interventions, particularly for adolescents with an evening-type chronotype, may improve health outcomes.