İnönü Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@İnönü, İnönü Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Türkiye'de yetişen onobrychis miller (Fabaceae) türlerinin revizyonu
(İnönü Üniversitesi, 1995) Aktoklu, Ekrem
Bu çalışma, Türkiye'nin Onobrychis Miller (Fabaceae) türlerinin revizyonunu içermektedir. Araştırmanın başlangıcında, geniş kaynak araştırması yapılmış ve konuyla ilgili tüm kaynaklar biraraya getirilmiştir. Çalışmada bu kaynaklardan yararlanılarak, cinsin dünya yayılışı ve mevcut tür sayısı belirlenmiştir.
Araştrıma materyali, üniversite herbaryumlarında bulunan ve arazi çalışmalarıyla toplanan örneklerden oluşmaktadır. İncelenen toplam örnek sayısı yaklaşık 4000 kadardır. Bu örneklerin önemli bir kısmı tarafımızdan toplanmiştır. Diğer örneklerin bir kısmı bulundukları herbaryumlarda çalışılmış, önemli bir kısmı ise ödünç veya hediye şeklinde alınmıştır. Ödünç veya hediye olarak alınan ve arazide toplanan örnekler biraraya getirile- rek, türiçi ve türlerarası varyasyonlar ve en iyi karakterler tesbit edilmiştir. Tesbit edilen bu karakterlerden yaklaşık 70 karakterli bir tablo oluşturulmuştur. Türlerin, tür ayırım anahtarı ve ayrıntılı betimleri hazırlanırken bu tablodan büyük ölçüde yararlanılmıştır. Eldeki mevcut tür örneklerinden önemli ve ender olanlarının diseksiyonları yapılmış ve şekilleri çizilmiştir. Ayrıca, türlerin Türkiye'deki yayılışı haritalarla gösterilmiştir.
Araştırmaya başladığımızda Türkiye'de 53 Onobrychis türü biliniyordu. Araştırmamızda, bu türlerden O. bornmuelleri Freyn, O. huetiana Boiss.'in sinonimi yapılmıştır; O. armena Boiss. & Huet türünün, O. oxyodonta Boiss.'in varyetesi
olarak statüsü değiştirilmiştir [O. oxyodonta Boiss. var. armena (Boiss. & Huet) Aktoklu]; O. marashensis Duman & Vural türünün 3 varyetesi (var. marashensis, var. alpina, var. longicaulis), yapılan ayrıntılı incelemeler sonucu birleştirilmiş ve tek türe indirgenmiştir.
Bu çalışmada, 2 yeni varyete tanımlanmıştır (O. fallax Freyn & Sint. var. longifolia Aktoklu ve O. atropatana Boiss. var. grandiflora Aktoklu). Ayrıca, O. meschetica Boiss. Türkiye'de ilk kez tarafimızdan saptanmıştır. Dünya'da mevcut türlerin yayılışı gözönüne alındığında, endemizm oranının yüksek olduğu, yoğunlaşmanın ve çeşitlenmenin en çok bulunduğu yerler olarak İran, Anadolu ve Kafkasya tesbit edilmiştir. Bu bölgelerin, özellikle cinsin önemli gelişme merkezleri olduğu yapılan araştırma sonunda ortaya konmuştur. Türkiye'de ise, türler genellikle Anadolu Çaprazı'nın doğusunda kalan kısımlarda daha yoğunlaşmakta ve çeşitlenmektedir. Ayrıca, endemik türlerin çoğu da yine bu bölgede bulunmaktadır.
Tüm bu çalışmalar sonunda, Onobrychis'in Türkiye'de 52 türünün (60 takson) bulunduğu tesbit edilmiş ve cinsin revizyonu tamamlanmıştır. Türkiye Florası'ndaki oldukça yetersiz olan tür ayırım anahtarı daha kararlı karakterlere dayandırılarak yeniden hazırlanmıştır. Örneğini temin edemediğimiz 8 tür hariç diğer tüm türlerin betimleri, eldeki bol örneğe dayandırılarak genişletilmiştir.
Çeşitli yeni adsorban maddeler üzerinde bazı organik maddelerin adsorpsıyon özelliklerinin incelenmesi
(İnönü Üniversitesi, 1999) Öğünç, S. Tibet
Bu tezde bilinen önemli endüstriyel kirliliklerden olan anilin, fenol ve p-klorfenol'ün atık sulardan uzaklaştırılması amacıyla mevcut adsorban maddelere alternatif olarak yeni bazı organik-anorganik adsorbanlar sentezlenmiş ve bunların adı geçen maddeleri adsorplama yetenekleri araştırılmıştır.
Çalışmada organik maddelerin adsorpsiyonuna adsorban maddenin cinsi, organik maddenin derişimi, adsorpsiyon süresi, sıcaklık ve pH'gibi parametrelerin etkisi incelenmiştir. Adsorpsiyon çalışmalarında organik maddenin derişimi UV-Spektrofotometre ile belirlenmiştir. Adsorban madde olarak sentezlenen maddeler organik asitlerle modifiye edilmiş ve edilmemiş titanetoksitlerdir.
Adsorpsiyon sistemleri için, adsorpsiyon deney verileri yardımıyla çizilen adsorpsiyon izotermlerinin Freundlich ve Langmuir denklemlerine uyumları incelenerek sisteme ait adsorpsiyonun tek tabakalı ya da çok tabakalı olup olmadığı, adsorpsiyon denge sabitleri, adsorpsiyon şiddeti ve adsorpsiyon yetenekleri belirlenmiştir. Ayrıca incelenen sistemin adsorpsiyon verileri yardımıyla AG ads, AH ads ve AS ads gibi termodinamik büyüklükler hesaplanmış olup sistemin adsorpsiyonu adyabatik- koşullarda da incelenerek adsorpsiyon ısıları belirlenmiştir.
Çalışma sonunda modifiye edilmiş adsorbanların modifiye edilmemişe göre adsorplama yeteneklerinin çok daha fazla olduğu saptanmıştır. Ayrıca adsorbat olarak kullanılan p-klorfenolün tüm adsorban maddeler üzerindeki adsorpsiyonu, diğer organik maddelerden çok daha fazladır.
Aşağı Fırat Havzası spalax populasyonları üzerine akarolojik bir inceleme
(İnönü Üniversitesi, 1993) Gülkaç, Mehmet Doğan
Bu çalışma Aşağı Fırat Havzası Spalax populasyonları üzerindeki akar ve kenelerin araştırılması amacıyla planlanmıştır.
Bu çalışmada, Fırat nehrinin batısından ve doğusundan toplam 46 adet Spalax ehrenbergi örneği toplanmıştır. Fırat nehrinin doğusundan alınan örnekler S.e. kirgisarum, batısından alınan örnekler S.e. intermedius olarak teşhis edilmiştir. Fırçalar Birleşe aygıtı aracılığı ile toplanan akarlar önce %70’lik alkol içine alınmış ve daha sonra uygun metodlarla preparatları yapılmıştır.
Sonuçta, Hirstionyssus (Laelapidae: Mesostigmata) genusundan H. georgicus Bregetova 1956 türüne dahil H.g. georgicus Bregetova 1956, H.g. cavitatus subsp. nova ve H.g. calcaratus subsp. nova alttürleri ve Haemaphysalis (Ixodidae: Metastigmata) genusundan H. (Haemaphysalis) otophila Schulze 1918 türü teşhis edilmiştir.
Bu tür ve alttürlerden H. georgicus cavitatus Bregetova 1956 ve H.(H.) otophila Schulze 1918 sadece S.e. intermedius üzerinde bulunmuştur. H. georgicus georgicus Bregetova 1956 ve H. georgicus calcaratus subsp. nova ise hem S.e. intermedius hem de S.e. kirgisarum üzerinde tespit edilmiştir.
H. georgicus Bregetova 1956 alttürlerinden H. georgicus georgicus Bregetova 1956 alttürü Bregetova (1956) tarafından ilk kez tür olarak tanımlanmıştır. Fakat bu çalışma sonucunda H. georgicus Bregetova 1956’nın yeni alttürleri teşhis edildiğinden bu tür H. georgicus georgicus Bregetova 1956 adıyla alttür olarak isimlendirilmiştir.
İlk kez tanımlanan H. georgicus cavitatus subsp. nova ve H. georgicus calcaratus subsp. nova alttürleri bazı morfolojik karakterler bakımından H. georgicus georgicus Bregetova 1956’dan farklıdır. H. georgicus cavitatus subsp. nova özellikle hem erkek hem de dişilerinde vücut üzerinde coxa IV’ün arkasında latero-ventral pozisyonlu bir çukurluk taşıması ve erkek holoventral plağının şekli nedeniyle yeni alttür olarak teşhis edilmiştir. H. georgicus calcaratus subsp. nova ise özellikle dişilerde coxa II üzerinde ventral yüzde bir mahmuz taşımaları ve erkek holoventral plağının şekli nedeniyle diğer alttürlerden farklıdır.
H. (H.) otophila Schulze 1918 ve H. georgicus georgicus Bregetova 1956 tür ve alttürleri daha önce S. leucodon üzerinde kaydedilmesine rağmen bu çalışma sonucunda ilk kez S. ehrenbergi üzerinde bulunmuştur. Ayrıca, H. georgicus georgicus Bregetova 1956 Türkiye için yeni kayıttır.
Reel değerli fonksiyonların A- Sürekliliği hakkında
(İnönü Üniversitesi, 1983) Solak, İhsan
Üç bölümden oluşan bu çalışmanın amacı; A, (C,1)’den farklı bir regüler metod olmak üzere,
� fonksiyonu bir � noktasında A-sürekli, yani� olduğunda �’nin lineerliği için gerekli şartları araştırmaktır.
Bu bakımdan çalışmanın birinci bölümünde konu ile ilgili temel tanım ve teoremler verilmiştir.
İkinci bölümde, A bir regüler metod olmak üzere, � fonksiyonunun bir � noktasındaki A-sürekliliği, A-süreklilik ve adi anlamda süreklilik arasındaki ilgi, � fonksiyonunun bir � noktasındaki (C,1)-sürekliliğinin onun lineerliğini gerektirdiği, fakat (C,1)’den farklı herhangi bir regüler A metodu için bu şartın yetmediğine dair teoremlere yer verilmiştir.
Çalışmamızın esasını teşkil eden üçüncü bölümde, A bir regüler metod ve � bir fonksiyon olmak üzere, A’nın sahip olduğu � özellikleri arasındaki ilgiyi, bu ilgi dolayısıyla A-limitlenebilen her periyodik � dizisi için � fonksiyon değerleri dizisinin de A-limitlenebildiğini, � fonksiyonu bir � noktasında A-sürekli olduğunda � fonksiyonunun lineer olması için gerekli şartları, bu noktadan hareketle regüler metodların kuvvetlilik kavramı ile � fonksiyonunun sürekliliği arasındaki ilgiyi araştırdık. Ve nihayet � fonksiyonu için çıkarılmış bazı sonuçları � fonksiyonlarına genişlettik.
Türkiye’de Gerçekleştirilen Lisansüstü Tez Çalışmalarında Pes Planuslu Bireylerde Konservatif Tedavi Yöntemlerinin İncelenmesi: Tanımlayıcı Bir Araştırma
(İnönü Üniversitesi, 2024) Ören, Aslı; Ünver, Banu
Bu çalışma, ülkemizde gerçekleştirilen lisansüstü tez ça lışmalarında pes planuslu bireylerde uygulanan konservatif tedavi yön temlerini incelemek ve bu çalışmalarda uygulanan tedavi yöntemlerinin etkinliğinin değerlendirildiği parametrelerini tespit etmek ve sonuçları güncel literatür ışığında tartışmak amacıyla planlandı. Gereç ve Yön temler: Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanında “pes planus, pes planovalgus, kalkaneovalgus, pronasyon, arka ayak eversi yonu/valgusu, düşük ark, düztaban, içe basma, ayak postürü, medial longitudinal ark, naviküler yükseklik, naviküler düşme, ayak izi, pedo barografi” anahtar kelimeleri kullanılarak 147 lisansüstü çalışmaya ula şıldı. Dâhil edilme kriterlerini sağlayan 23 lisansüstü tez çalışması incelemeye alındı. Bulgular: Pes planusta konservatif tedavi yöntemle rinde en çok araştırılan yaklaşımlar ortez, egzersiz ve bantlama yönte miydi. Bu yöntemler dışında, birer tezde manipülasyon ve miyofasyal gevşetme uygulamalarının araştırıldığı görüldü. Pes planusa yönelik konservatif tedavi yöntemlerinin etkinliğinin değerlendirmesinde sık lıkla ağrı, ayak postürüne yönelik klinik testler, pedobarografi, yaşam kalitesi/tedavi etkinliğine yönelik ölçekler, alt ekstremite performans testleri ve denge değerlendirmelerinin sonuç ölçütü olarak kullanıldığı görüldü. Sonuç: Ülkemizde gerçekleştirilmiş lisansüstü tez konularının literatürde de sıklıkla araştırılan konular bakımından paralel olduğu, ay rıca çalışma sonuçlarını son yıllarda yapılan derleme ve metaanaliz ça lışmaları ile birlikte okuyabilmenin önemli olduğu sonucuna vardık. Literatürde kanıta dayalı sonuçları yüksek konservatif tedavi yöntemle rini ve sonuç ölçümlerini kullanmak; ortak tartışma, sonuç ve uygula maları da beraberinde getirecektir.



















