İnönü Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@İnönü, İnönü Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri ile sürdürülebilir çevreye ilişkin tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
(İnönü Üniversitesi, 2026) Yılmaz, Bahar
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri ile sürdürülebilir çevreye ilişkin tutumları arasındaki ilişkiyi" incelemek üzere tasarlanan bu araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; 2025-2026 eğitim-öğretim yılında İnönü Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi eğitim fakültelerinde öğrenim gören sosyal bilgiler öğretmen adayları; örneklemini ise evren içerisinde yer alan sosyal bilgiler öğretmenliği adayları arasından "Basit Seçkisiz Örnekleme" yöntemi ile belirlenen 533 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri ise araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu", Yıldız (2011) tarafından geliştirilen "Yetişkinler için Çevre Okuryazarlığı Ölçeği" ve Atabek-Yiğit vd., (2014) tarafından geliştirilen "Sürdürülebilir Çevre Tutum Ölçeği"nden elde edilmiştir. Bu kapsamda elde edilen veriler, uygun bir analiz programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırma kapsamında, "sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri ile sürdürülebilir çevreye ilişkin tutumları arasındaki ilişki"nin yanı sıra, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri ile sürdürülebilir çevreye ilişkin tutum düzeyleri; cinsiyet, öğrenim görülen sınıf, anne-baba eğitim durumu, kitap okuma sıklığı ve çevreyle ilgili konulara duyulan ilgi gibi demografik değişkenler açısından ele alınmıştır. Bu doğrultuda, genel olarak araştırma sonuçlarına bakıldığında sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri, cinsiyet değişkeni bağlamında kadın öğretmen adayları lehine anlamlı biçimde daha yüksek bulunurken; sınıf değişkeni bağlamında herhangi bir anlamlı farklılık saptanmamıştır. Bununla birlikte, anne-baba eğitim durumu, kitap okuma alışkanlığı ve çevre konularına yönelik ilgi düzeylerindeki artışa paralel biçimde öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeylerinin de arttığı görülmüştür. Araştırmanın bir diğer önemli basamağı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sürdürülebilir çevreye ilişkin tutum düzeylerinin ele alındığı bulgular kısmıdır. Bu kapsamda araştırmanın bulguları genel olarak; öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeylerinin aksine, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sürdürülebilir çevreye yönelik tutumlarının orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Ayrıca cinsiyet değişkeni bağlamında sosyal bilgiler öğretmen adaylarının tutum düzeyleri, kadın öğretmen adayları lehine anlamlı biçimde daha yüksektir. Diğer taraftan sınıf düzeyi açısından genel bir farklılık gözlenmemekle birlikte, 1. sınıflar ile 2. sınıflar arasında 2. sınıfların lehine anlamlı bir farklılık bulunduğu saptanmıştır. Bunlara ek olarak, anne-baba eğitim düzeyi, kitap okuma sıklığı ve çevreyle ilgili konulara duyulan ilgi arttıkça, öğretmen adaylarının sürdürülebilir çevreye yönelik tutumlarının paralel bir şekilde da arttığı görülmüştür. Bu sonuç, önceki bulgularda çevre okuryazarlığı için gözlenen demografik göstergelerle paralellik göstermesi bakımından dikkate değerdir. Araştırmanın üçüncü ve en önemli noktalarından biri de iki ölçek arasındaki ilişkiyi gösteren bulgulardır. Bu bağlamda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri ile sürdürülebilir çevreye yönelik tutumlarının hem ölçeklerin alt boyutları hem de genel toplam boyutlarda anlamlı ve pozitif ilişkilerin bulunduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Bu bulgu, öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeylerinin arttıkça sürdürülebilir çevreye yönelik tutumlarının da arttığını göstermektedir. Bu noktadan hareketle sonuçlar, araştırmanın temel hipotezini destekler nitelikte güçlü kanıtlar ortaya koymaktadır.
Sınıf öğretmenlerinin mobil okuryazarlık becerilerinin incelenmesi (Manisa ili örneği)
(İnönü Üniversitesi, 2026) Gümüş, Halil İbrahim
The aim of this study is to examine the mobile literacy skill levels of primary school teachers based on the variables of gender, educational status, professional seniority, career stage, and school type. The study was designed using the survey model, a quantitative research approach. The study population consists of primary school teachers working in the Şehzadeler and Yunusemre districts of Manisa province during the 2024–2025 academic year. A simple random sampling method was employed for the study. After calculating the sample size, the research scale was administered to 252 classroom teachers. Data were collected using a personal information form prepared by the researcher and the data collection instrument developed by Karalı et al. (2023). Since the data did not exhibit a normal distribution, the Mann–Whitney U test was applied for variables with two categories (gender, school type), and the Kruskal–Wallis H test was used for variables with three categories (educational status, professional seniority, career stage). The results indicated that the primary school teachers' mobile literacy levels were "high" in the advanced skills sub-dimension, "very high" in the basic skills sub-dimension, and "high" overall. While significant differences were found in mobile literacy skill levels regarding gender, educational status, and professional seniority, no significant differences were observed based on career stage or school type.
Ebeveynlerin doğaya bağlılık öz yeterliliği ile ebeveynlik stresi ve çocuk ilişkileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
(İnönü Üniversitesi, 2026) Küçük, Hülya
Bu araştırma, ebeveynlerin doğaya bağlılık temelli ebeveyn öz yeterlilik düzeyleri ile ebeveynlik stresi ve ebeveyn–çocuk ilişkilerinin kalitesi arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Günümüzde çocukların doğayla etkileşim fırsatlarının azalması ve aile yaşamının giderek kapalı ve yapılandırılmış ortamlara kayması, ebeveynlerin doğaya ilişkin yeterlilik algılarının önemini artırmıştır. Ancak alanyazında doğaya bağlılık temelli ebeveyn öz yeterliliğinin ebeveynlik süreçleriyle birlikte ele alındığı çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle doğaya bağlılık temelli ebeveyn öz yeterliliğinin ebeveynlik stresi ve ebeveyn–çocuk ilişki kalitesi ile birlikte incelenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, 2025–2026 eğitim öğretim yılında Kırşehir il merkezinde anaokuluna devam eden 48–72 aylık çocuğu bulunan toplam 255 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Doğaya Bağlılık Ebeveyn Öz Yeterlilik Ölçeği, Ebeveynlik Stresi Ölçeği, Ebeveyn–Çocuk İlişki Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel paket programı aracılığıyla analiz edilmiş; analiz sürecinde korelasyon analizi, regresyon analizi, bağımsız örneklemler t-testi ve varyans analizi (ANOVA) yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, ebeveynlerin doğaya bağlılık öz yeterlilik düzeyleri arttıkça ebeveynlik stresinin azaldığını, buna karşılık olumlu ebeveyn–çocuk ilişki düzeylerinin güçlendiğini ortaya koymuştur. Ayrıca doğaya bağlılık temelli ebeveyn öz yeterliliğinin hem ebeveynlik stresi hem de ebeveyn–çocuk ilişki kalitesi üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu belirlenmiştir. Demografik değişkenlere ilişkin bulgular incelendiğinde, ebeveyn cinsiyetinin yalnızca olumlu ebeveyn–çocuk ilişkileri üzerinde anlamlı bir farklılık yarattığı; ebeveynlerin eğitim düzeyi, çocuk sayısı ve aile gelir durumunun ise doğaya bağlılık öz yeterlilik düzeyleriyle anlamlı biçimde ilişkili olduğu saptanmıştır.
Türkçe ders kitaplarının mizah ögeleri ve kuramları açısından incelenmesi
(İnönü Üniversitesi, 2026) Kaçmaz, Gökçe
Bu araştırmanın amacı, Türkçe ders kitaplarında yer alan mizahî metinlerin mizah ögeleri ile kuramları açısından ne tür özellikler taşıdığını araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın materyalini 2023-2024, 2024-2025, 2025-2026 eğitim-öğretim yılları kapsamında devlet okullarında okutulan 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitapları ile özel okullar arasında tema, metin, etkinlik ve kazanımların işlenişi bakımından Türkçe Dersi Öğretim Programı'na uygun olduğu saptanan TED Yayınları 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemine uygun biçimde geçerlik ve güvenirlik düzeyi, güven duyulabilirlik (trustworthiness) ölçütleri üzerinden bütüncül olarak ele alınmıştır. Veri toplama süreci uzman görüşüne dayalı olarak sürdürülmüş, uzman görüşleri güven duyulabilirlik (trustworthiness) analizine tabi tutulmuştur. Güvenirliği sağlanan, bilimsel açıdan tutarlı olduğu görülen veriler, mizah ögeleri ve kuramları açısından içerik analizi teknikleri kullanılarak ayrıntılı bir şekilde çözümlenmiştir. Araştırma, Türkçe ders kitaplarında mizahın güldürü unsuru olmanın ötesinde öğrencilerin dil becerilerini, bilişsel gelişimini, motivasyonunu, eleştirel düşünme yetkinliğini, kültür aktarımını ve değerler eğitimini destekleyen çok boyutlu bir araç olarak kullanıldığını ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında mizah temelli yaklaşımların güçlendiğini ve öğrenmeyi eğlenceli, kalıcı ve öğrenci merkezli hâle getirdiğini göstermektedir. Bu sonuçlardan hareketle, Türkçe dersi öğretim programları ve ders kitaplarında mizahın eğitsel bir araç olarak planlı ve yaygın biçimde kullanılmasının öğrencilerin dil becerilerini, motivasyonlarını ve öğrenme sürecine katılımlarını arttıracağı düşünülmektedir. Ders kitabı hazırlama sürecinde mizah ögelerinin, sınıf düzeylerinin bilişsel ve duyuşsal özellikleri dikkate alınarak kademeli bir yapı içinde planlanması, mizahî metinlerin yapılandırılmasında düşünme ve yorumlama potansiyelinin gözetilmesi önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Mizah Kuramları, Mizah Ögeleri, Türkçe Ders Kitabı.
Müzik öğretiminde animasyon filmlerin 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve motivasyonuna etkisi
(İnönü Üniversitesi, 2026) İnal, İlbilge
Animasyonlar, başta çocuklar olmak üzere her kesimden insanın keyifle izlediği yapımlardır. Zihnimizi yokladığımızda küçük yaşlarda, -özellikle de- eğlenerek izlediğimiz film veya çizgi filmlerdeki karakter isimleri, olay örgüleri, jenerik müzikleri gibi ögeleri -kasıtlı bir öğrenme amacı gütmeksizin- depoladığımızı fark edebiliriz. Yapılan çalışmalar; çizgi film/ animasyon türü yapımların insan üzerinde model alma, davranış edinme, taklit etme gibi bir takım gizil öğrenmelere neden olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra insanların yazılı metinlere kıyasla, görsel ve işitsel ögelerin çeşitli kombinasyonları ile oluşturulan çoklu ortam materyalleri yoluyla daha iyi öğrendikleri de bu çalışmalarla kanıtlanmıştır. Animasyonlar, keyifli bir öğretici araç olmanın yanı sıra, çağın gerektirdiği değişimlere uyum sağlama noktasında da önemli görülmektedir. Geleneksel eğitim ögelerinin "dijital kuşak" öğrencileri ile uyumlanamaması probleminden yola çıkılarak, zamanının çoğunu internetten video izleyerek geçirme eğiliminde olan dijital çağın insanlarına, sevdikleri yolla eğitim verme noktasında animasyonların önemli bir potansiyeli olduğu düşüncesi ile bu çalışma yapılmıştır. Bu doğultuda çalışmanın amacı; 5. sınıf müzik derslerinde dijital bir öğrenme materyali olarak 3B animasyon kısa filmlerin kullanımının, öğrenci başarısı ve materyale yönelik motivasyonları üzerindeki etkilerinin saptanması olarak belirlenmiştir. Literatürde 'animasyon' kavramının çeşitli materyalleri karşılamak için kullanıldığı görülmekte olup bu çalışma kapsamında animasyonlar; sinematografik ögelerle yoğrulmuş, eğlenceli bir eğitsel materyal formunda tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Cemil Özgür Ortaokulu 5. sınıflarından A,B,C ve D şubesi olmak üzere toplam 156 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen ve tarama yöntemi kullanılarak tasarlanmıştır. Deney grubunda kullanılmak üzere 6 farklı konu tema edinilerek, 6 farklı animasyon film üretilmiştir. Bu filmler 6 hafta boyunca deney grubunu müzik dersinde destek materyali olarak derse dâhil edilmiştir. Kontrol grubunda ise animasyon desteği olmadan mevcut müfredat temel alınarak müzik dersleri işlenmiştir. Veri toplamaya yönelik olarak Müzik Dersi Akademik Başarı Testi (MDABT) ve Öğretim Materyali Motivasyon Anketi (ÖMMA) kullanılmıştır. Toplanan veriler SPPS programına işlenerek; normallik analizi, ilişkili ve ilişkisiz gruplar t testi uygulamaları yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; 3B animasyon kısa film formatındaki dijital öğretim materyallerinin, öğrencilerin müzik ders başarısı üzerinde olumlu yönde etki gösterdiği görülmüştür. Bunun yanında öğrencilerin eğitim sürecinde kullanılan öğretim materyaline yönelik motivasyon durumu incelendiğinde sonuçların yine deney grubu lehine olduğu görülmektedir. Buna göre animasyon filmlerin müzik dersinde destek materyali olarak kullanılmasının, öğrenci başarısı ve ders materyaline yönelik başarıyı olumlu yönde etkilediği sonucu elde edilmiştir.



















