Ince, Abdulkadır2024-08-042024-08-0420231301-57372630-5976https://doi.org/10.32600/huefd.1177281https://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/1182249https://hdl.handle.net/11616/89049Sosyoloji modern bir bilim olarak iki yüzyılı aşkın bir tarihe sahip olmasına karşın günümüzde hâlâ konusunun, mahiyetinin, diğer bir ifadeyle neliğinin tartışıldığı bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyolojinin neliği sorusuna kurucu isimlerden çağdaş isimlere kadar birçok sosyolog farklı yanıtlar vermiş; fakat sosyolojinin hâlâ müphem bir kavram ve muğlak bir alan olmasının önüne geçilememiştir. Sosyolojinin konusunun, ilgi alanının ve inceleme nesnesinin net bir şekilde belirlenememesi sosyolojik bilginin dağınık, düzensiz ve parça parça olmasına; bir başka deyişle sağduyu bilgisi hâline gelmesine yol açmıştır. Bu çalışma, sosyolojik bilginin sağduyu bilgisi hâline gelmiş karakterine yönelik eleştirilerden hareketle sosyoloji üzerine bir tür sosyolojik düşünme çabasının ürünüdür. Çalışmada, Bauman’ın sağduyu – sosyoloji arasındaki farklardan yola çıkarak yaptığı açıklamalar temelinde, bilimsel bir etkinlik olarak sosyolojinin sağduyu bilgisi hâline gelmiş sosyoloji pratiklerinden nasıl ayrılabileceğine yönelik teorik bir çerçeve belirlenmiştir. Bu teorik çerçevenin pratikte uygulanabilirliği ise Nilgün Çelebi’nin socius kavramı aracılığıyla değerlendirilmektedir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessSosyoloji Üzerine Sosyolojik Düşünmek: ‘Socius’ Kavramı ve VadettikleriArticle40130031410.32600/huefd.11772811182249