Yazar "ÇAY, EMRAH" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Sekonder hiperparatiroidi nedeniyle paratiroidektomi operasyonu yapılan hemodiyaliz hastalarında kardiyak ve kan basıncı bulgularının incelenmesi(İnönü Üniversitesi, 2020) ÇAY, EMRAHSekonder Hiperparatiroidi Nedeniyle Paratiroidektomi Operasyonu Yapılan Hemodiyaliz Hastalarında Kardiyak Ve Kan Basıncı Bulgularının İncelenmesi Amaç: Tıbbi tedaviye dirençli sekonder hiperparatiroidili hastalarda paratiroidektomiden sonra kan basıncında ve arteriyel sertlikte düzelmeler olduğu bildirilmiştir. Hatta paratiroidektomi operasyonundan önce hipertansif olan bazı son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) hastalarında, paratiroidektomiden hemen sonra kan basıncında ani düşüşler olduğu ve yıllarca devam eden postoperatif refrakter hipotansiyon geliştiği bildirilmiştir. Bu çalışmada paratiroidektomi öyküsü olan hastalarda diyastolik hipotansiyon gelişip gelişmediğini değerlendirmek ve sekonder hiperparatiroidisi olup paratiroidektomi yapılmamış HD hastalarının 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı takipleri ve ekokardiyografide sol ventrikül hipertrofisi bulguları yönünden karşılaştırma planlandı. SDBY'li hastalarda hipervolemi, hipertansiyon patogenezinde önemli rol oynadığı için hastaların volüm durumları ekokardiyografi yardımıyla İnferior Vena Kava (İVC) kollaps indeksi belirlenerek değerlendirildi. Materyal ve Metod: Paratiroidektomi operasyonu geçirmiş 8 erkek, 8 kadın hemodiyaliz (HD) hastası ile kontrol grubu olarak sekonder hiperparatiroidisi olan ve paratiroidektomi operasyonu geçirmemiş yaş ve vücut kitle indeksi benzer 8 erkek, 7 kadın HD hastasının ekokardiyografi (EKO), 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ve laboratuvar verileri elde edildi. Çalışmamızda İVC-kollaps indeksine göre hastalar kollaps grubu (IVC-CI ≥0,5) ve kollaps olmayan grup (IVC-CI <0,5) olarak ayrıldı. Ortalama diyastolik kan basıncı <60 mmHg diyastolik hipotansiyon olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen hastalarda, paratiroidektomi öyküsü olan ve olmayan hastalar arasında 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçeklerinin hiçbirinde, ortalama kan basıncı ve sol ventrikül hipertrofisi yönünden anlamlı bir fark bulamadık (p >0.05). Paratiroidektomi öyküsü olan hastaların (165,6 ± 63,2 ay) HD süresi kontrol hastalarından (74,53 ± 69,2 ay) daha uzundu (p=0.001). Paratiroidektomi öyküsü olan hastaların (56,5 ± 77,2) PTH düzeyleri kontrol hastalarından (899,1 ± 587,2) daha düşüktü (p=0.000). İVC kollaps indeksi <0,5 olan yani hipervolemi bulguları olan hasta sayısı kontrol hasta grubunda paratiroidektomi yapılan hastalara göre istatistiksel anlamlı olarak daha fazla idi. Tüm hastalar birlikte değerlendirildiğinde İVC kollaps indeksi <0,5 olan yani hipervolemi bulguları olan hastaların HD giriş ve çıkış kan basınçları daha yüksekti ve antihipertansif ilaç kullanan hasta sayısı daha fazla idi (p<0.05). Ancak ambulatuvar kan basınç değerleri açısından bir fark yoktu. Çalışmamızda paratiroidektomi öyküsü olan 3 hastada ve 3 kontrol hastasında diyastolik kan basınçları 60 mmHg'nin altındaydı. Diyastolik kan basınçları 60 mmHg'nin altında olan tüm hastaların 24 saatlik ambulatuvar kan basınçları değerleri (ortalama, minimum, maksimum sistolik ve diyastolik ölçümler), ortalama nabız basıncı ve HD giriş ve çıkış kan basıncı değerleri; diyastolik kan basıncı 60 mmHg ve üzerinde olanlardan daha düşüktü (p <0.05). Diyastolik kan basıncı 60 mmHg ve üzerinde olanların %52'si antihipertansif ilaç kullanmaktaydı. Diyastolik kan basıncı 60 mmHg altında olanlarda antihipertansif ilaç kullanımı yoktu. Diyastolik kan basınçları 60mmHg'nin altında olanlar ile üstünde olan hastalar arasında VCİ kollaps indeksi yönünden ise bir fark bulunamadı (p >0.05). Sonuç olarak paratiroidektomi öyküsü olan hastalarda da sekonder hiperparatiroidizm olan hastalara benzer kan basıncı ve ekokardiyografik incelemede benzer sol ventrükül hipertrofisi mevcuttu. Paratiroidektomi öyküsü olan 3 hastada ve paratiroidektomi yapılmamış olan 3 hastada diyastolik hipotansiyon saptadık. HD hastalarında kan basıncı üzerinde paratiroid bezi dışında başka faktörler de önemli rol oynamaktadır. Bu sonuçlar ile paratiroidektomi ile kronik hipertansiyon ve hipotansiyon arasında bir nedensellik açıklamak mümkün görünmemektedir. Kronik diyaliz hastalarında paratiroid bezinin çıkarılması ve kalsiyum homeostazındaki değişiklikler ile kan basıncı arasındaki ilişkiyi anlamak için daha büyük seriler ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Hemodiyaliz, paratiroidektomi, kardiyak, kan basıncı.











