Yazar "Çelik, Mehmet Furkan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Azmîzâde Hâletî Dîvânı’nda melâmet ehli olarak âşık(2021) Çelik, Mehmet FurkanKaynaklar vasıtasıyla edindiğimiz bilgilere göre 1570 yılında dünyaya gelen Azmîzâde Hâletî’nin asıl adı Mustafa’dır. İyi bir medrese eğitiminin ardından müderrislik, kadılık ve kazaskerlik gibi görevlerde bulunan Azmîzâde Hâletî, 17. yüzyıl klasik Türk şiirinin önemli sanatçılarından biridir. Biyografik bilgiler veren kaynaklarda okumayı seven, araştırmacı, iyiliksever, ilim ve kültür meraklısı bir kişi olarak tanıtılan şair, rubailerinin yanı sıra âşıkâne, rindâne ve hâkimâne tarzda yazdığı gazeller ile de ön plana çıkmıştır. Hâletî’nin şiirlerinde dikkat çeken unsurlardan bir diğeri ise melâmetîlik kavramıdır. Dîvânındaki şiirlerin bazı bölümlerinde bu kavrama yer vermiş ve çeşitli bağlamlarda bu kavramı işleyerek kullanmıştır. Sözlük anlamı itibariyle kınamak, ayıplamak ve sitem etmek gibi anlamlara gelen melâmet kelimesi, Arapça levm kelimesinden türemiştir. Kınanmayı ve ayıplanmayı kendilerine bir görev addeden melâmet yolcularına ise melâmî adı verilmiştir. Bu çalışma aracılığıyla melâmet kavramının ve klasik Türk şiiri bünyesinde âşık rolünü icra eden bir tip olarak ifade edebileceğimiz melâmîlerin Azmîzâde Hâletî Dîvânı’ndaki yansımaları ele alınmıştır. Bu doğrultuda Azmîzâde Hâletî’nin hayatı ve edebî kişiliğinden yola çıkılarak melâmet ve melâmîlik gibi hususların dîvânındaki işleniş şekli ve bu kavramlara bakış açısı incelenmiştir. Öte yandan bu çalışma aracılığıyla melâmîliğin 17. yüzyıl klasik Türk şiirine yansımaları ve şairin dîvânında yer alan âşık tipinin, melâmetîlik bağlamındaki konumu açıklanmaya çalışılmıştır.Öğe GÖRSEL, KÜLTÜREL VE RUHSAL BİR YANSIMA: HEVESNÂME’DE HAMAM TASVİRİ(2025) Çelik, Mehmet FurkanKlasik Türk şiiri, toplumsal hayatı estetik bir dille yansıtırken mekân unsurunu yalnızca fiziksel bir çevre değil anlamın, duygunun ve kültürel belleğin taşıyıcısı olarak kurgular. Bu çalışmada, XV. yüzyıl Osmanlı şairlerinden Tâcîzâde Cafer Çelebi’nin Hevesnâme adlı mesnevisinde yer alan “Sıfat-ı Hammâm” başlıklı bölümdeki hamam tasvirleri tematik bir yaklaşımla incelenmiştir. Şairin kullandığı teşbih, teşhis, tezat gibi edebî sanatlarla zenginleştirdiği beyitlerde hamam, hem mimari ihtişamıyla hem de sembolik boyutlarıyla dikkat çekici bir hale gelmiştir. Hamam, yalnızca bedensel arınmanın gerçekleştiği bir yapı olarak değil aynı zamanda sosyal temasların kurulduğu, estetik değerlerin sergilendiği ve ruhsal dönüşümün yaşandığı bir mekân olarak ele alınmıştır. Bu doğrultuda, Hevesnâme’deki ilgili beyitler estetik ve mimari, uhrevî semboller, güzellik ve kudret algısı, kişileştirilen hamam ve su metaforu gibi tematik unsurlar bağlamında değerlendirilmiştir. Her beyitte bir yapının değil, beraberinde bir duygu, bir sembol ve bir kültür yansımasının da işlendiği görülmüştür. Bu çalışma, klasik şiirde mekânın edebî anlatıma nasıl dönüştüğünü ve Osmanlı hamam kültürünün şiirdeki temsiline dair bir değerlendirme sunmayı amaçlamaktadır.











