Yazar "İçlek, İsmail" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Chiari tip I malformasyonunda konservatif tedavi ile cerrahi tedavinin uyku laboratuvarı parametrelerindeki değişimler üzerine etkisinin incelenmesi(İnönü Üniversitesi, 2023) İçlek, İsmail; Önal, Selami ÇağatayAmaç: Chiari Malformasyon Tip 1 (CM I), beyin ve sinir cerrahisi pratiğinde sık karşılaşılan bir kraniyovertebral bileşke patolojisidir. Uykudaki solunum bozukluğu ile ilişkisi literatürde çok az sayıda vakada gösterilmiştir. Örneğin cerrahi uygulanan CM I olgularında patoloji ortadan kalktığında bir uyku bozukluğu olan santral uyku apnelerin düzeldiği gösterilmiştir. Çalışmamızın amacı, CM I olgularına ait uyku aktivitesinin nörofizyolojik mekanizmalarında meydana gelen olası değişiklikleri, sonrasında uygulanan konservatif veya cerrahi tedavi uygulama ile uyku ve dolayısı ile santral sinir sistemi sağlığının sürdürülmesinde meydana gelen değişiklikleri; elektrofizyolojik olarak ortaya çıkarmaktır. Gereç ve Yöntem: İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'nde, Kasım 2014 - Eylül 2022 döneminde Chiari tip I malformasyonu tanısı ile takipli konservatif tedavi ile takip edilen ve suboksipital kraniektomi - C1 laminektomi – duraplasti operasyonu yapılan 59 hastanın İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Hastanesi Uyku Bozuklukları Merkezi Polisomnografi laboratuvarı parametreleri, dosya bilgileri ve radyolojik görüntülemeleri retrospektif şekilde incelenmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için IBM SPSS Statistics 22 programı kullanıldı. Anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda CM I tanısı ile takip edilen 108 hastadan yaşları 17 ile 64 arasında değişmekte olan, 18'i (%30.5) erkek ve 41'i (%69.5) kadın olmak üzere toplam 59 olgu ile yapılmıştır. CM I için yapılan ameliyat sonucunda, özellikle beyin sapı ve ponstaki temelde dekompresyon nedeniyle değişikliklere neden olmaktadır. Çalışmamızda literatürdeki çalışmalarla uyumlu olarak ameliyat sonrası total uyku süresinin arttığı gösterilmiştir. Uykuda NREM evre-1 %2-5, NREM evre-2 %45-55, NREM evre-3 %13-23 yaklaşık yüzdelik dilimlerden oluşmaktadır. Çalışmamızda, cerrahi olan grupta herniasyon miktarı azalmayan bir hasta olduğu için karşılaştırma yapılamamış olup, cerrahi olmayan grupta herniasyon miktarı azalırsa NREM evre-2 artmış, NREM evre-3 miktarındaki düşüş yüksek bulunmuştur. Herniasyon grupları arasında ilk uyku testindeki N2 sonucuna göre, ikinci uyku testinde görülen artış miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır (p:0.038; p<0.05). Anlamlılığın hangi gruplardan kaynaklandığının tespiti için yapılan post hoc Dunn's test sonucunda; herniasyon azalan grubun N2 düzeyinde görülen artış miktarı, aynı kalan gruptan belirgin olarak yüksektir (p:0.040; p<0.05). Herniasyon gruplarında ilk uyku testindeki N3 sonucuna göre, ikinci uyku testinde görülen değişim miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır (p:0.017; p<0.05). Anlamlılığın hangi gruplardan kaynaklandığının tespiti için yapılan post hoc Dunn's test sonucunda; herniasyon azalan grubun N3 düzeyinde izlenen azalma, aynı kalan gruptan istatiksel düzeyde anlamlı yüksek bulunmuştur (p:0.013; p<0.05). Çalışmamızda cerrahi tedavi uygulanan grupta BKİ düzeyi 30'un altında olan grupta ilk uyku testindeki REM sonucuna göre, ikinci uyku testinde görülen artış miktarı, BKİ düzeyi 30 ve üzerinden olan gruptan istatistiksel anlamlı düzeyde yüksektir (p:0.014; p<0.05).Bu da BKİ'nin tek başına uyku ile ilgili solunum bozukluğunun bir risk faktörü olduğu gerçeği ile açıklanabilir. Sonuçlar: CM I tanısı ile takip edilen 108 hastadan 59'unda (%54.62) uyku ile ilişkili solunum bozukluğu prevalansını, literatürdeki diğer çalışmalara oranla yüksek olarak saptadık. Uyku etkinliği; uyanıklıktan uykuya geçiş, uykunun sürdürülme gayreti, uykunun sürekliliği ve uyku verimliliği tarafından oluşmaktadır. Uykunun oluşabilmesi için, sempatik regülasyondan parasempatik regülasyona geçiş döneminin olması gerekmektedir. Çalışmamızda literatürdeki çalışmalarla uyumlu olarak ameliyat sonrası total uyku süresinin arttığı gösterilmiştir. Çalışmamızda elde ettiğimiz temel bulgular posterior fossa dekompresyonun uykuya bağlı solunum bozukluğunun birçok parametresinde belirgin düzelme oluşturduğunu göstermiştir. Dekompresyon yapılan hastalarda total uyku süresinde belirgin bir artış görülürken, hastaların REM süresinde artma, santral apne indeksinde ve santral apne sayısında azalma ile cerrahinin etkinliğinin literatüdeki diğer çalışmalara oranla daha yüksek oranda düzelme gösterdiğini belirlemiştir Çalışmamızda cerrahi işlem yapılmayan uyku ile ilişkili solunum bozukluğu CM I hastalarının polisomnografi değerlendirmelerinde BKİ 30 altında olan hastaların santral apne indeksi santral apne süresi ve santral apne sayısı BKİ 30 ve üzerinde olan hastalara göre belirgin düzeyde düşük olduğu görülmüştür. Bu da BKİ'nin tek başına uyku ile ilgili solunum bozukluğunun bir risk faktörü olduğu gerçeği ile açıklanabilir. Ameliyat sonrası uyku elektrofizyolojisinde ortaya çıkan olumlu değişiklikler göz önüne alındığında, uykuda elektrofizyolojik sinyal kaydı (polisomnografi) cerrahi tedavinin başarısı konusunda kriter sayılabilir, çalışmamıza ek olarak hasta sayısı arttırılıp izlem süresi uzatılabilir. Anahtar Kelimeler: REM, Tip 1 Chiari Malformasyonu, Uyku Elektrofizyolojisi











