Yazar "Algül, Fatma Ebru" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Hiperglisemi ve paraneoplastik antikor pozitifliği etyolojili nadir bir hemikore olgusu(2025) Algül, Fatma EbruKore bir çok nörolojik ve metabolik bozukluk sebebi ile ortaya çıkabilen etyolojisi çok geniş bir hareket bozukluğudur. Hiperglisemi esık gözüken metabolik sebep iken, paraneoplastik bozukluklar da nadir görülen sebeplerden bir tanesidir. Biz de bu olgu sunumu ile literatürde nadir görülen anti-Yo antikor pozitifliği ve hiperglisemi ile ilişkili bir hemikore olgusu sunmayı planladık. 1,5 ay önce kanşeker yüksekliği ile diabet tanısı alan, o dönemden itibaren sağ kol va bacakta istemsiz hareketleri olması nedeni ile başvuran yapılan incelemelerde etyolojide anti-Yo antikoru pozitifliği ile birlikte hiperglisemi tespit edilen, kranial görüntülemede hiperglisemik hemikore tanısı ile uyumlu olarak sol bazal ganglionda lezyon tespit edilen, 68 yaşında bir hasta sunduk. Hemikore şikayeti ile başvuran hastalarda etyoloji araştırılırken öncelikle kanşekeri kontrolü yapılması önemlidir. Etyolojide farklı mekanizmaların da rol oynayabileceği, paraneoplastik kore açısından değerlendirme ve gerekirse malignite taraması yapılması da akılda tutulmalıdır.Öğe İzole Santral Sinir Sistemi Tutulumu Gösteren Bir Rosai-Dorfman Hastalığı Olgusu(2024) Algül, Fatma Ebru; Erdem, Begüm Yeni; Yeğen, Gülçin; Yolbaş, Servet[Abstract Not Available]Öğe MEKANİK TROMBEKTOMİ YAPILAN AKUT İSKEMİK İNMELİ HASTALARDA ERİTROSİT DAĞILIM GENİŞLİĞİNİN (RDW) FONKSİYONEL DURUM İLE İLİŞKİSİ(2023) Algül, Fatma Ebru; Kablan, YükselGİRİŞ ve AMAÇ: İnme, dünya genelinde ölüme yol açan hastalıklar içinde 2. sırada yer alan, epidemiyolojik çalışmalarda özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaygın, bireysel ve toplumsal sonuçları bakımından ağır bir hastalıktır. Akut iskemik inmede trombüs yükü ile ilişkili büyük arter oklüzyonu olan hastalarda güvenli ve etkin tedavi seçeneği olarak mekanik trombektomi yapılması önerilir. Yüksek RDW (Red Blood Cell Distribution Width) değerlerinin akut iskemik inmeli hastalarda erken dönemde ölüm, kötü fonksiyonel iyileşme, intravenöz trombolitik tedavi sonrası hemorajik transformasyon riskinde artış ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Biz de bu çalışmada bölgemizde mekanik trombektomi yapılan hastalarda RDW değerleri ile hastaların taburculuk sırasındaki ve 3. aydaki fonksiyonel durumu arasındaki ilişkiyi araştırmayı planladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Ocak 2018 ile Mart 2022 tarihleri arasında hastanemizin acil polikliniğine başvuran 51 akut iskemik inme hastası dahil edilmiştir. Hastaların taburculuk modifiye rankin skoru (TmRS) ve 3. ay mRS hesaplanıldı, 3. ay mRS’u TmRS’ye eşit olan ve/veya TmRS’den küçük olanlar Grup 1, 3. ay mRS’u TmRS’dan büyük olan hastalar Grup 2 olarak sınıflandı. Grup 1 ve Grup 2 arasında RDW düzeyleri karşılaştırıldı. BULGULAR: Grup 1 ile Grup 2 arasında yaş, işleme alınma süreleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmezken (p>0.05), TmRS, 3. ay mRS, başvuru NIHSS değeri ve RDW değerlerinin Grup 2’de anlamlı olarak yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). 3. ay mRS ile TmRS arasındaki fark ile RDW düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir (p<0,05, 0,29Öğe NADİR GÖRÜLEN BİR PARANEOPLASTİK LİMBİK ENSEFALİT OLGUSU: ANTİ-YO ANTİKOR POZİTİF KOLON ADENOKARSİNOMU(2023) Tecellioğlu, Mehmet; Algül, Fatma EbruParaneoplastik otoimmün ensefalit (POE) nöropsikiyatrik semptomlarla karakterize olan, malignite ile ilişkili nadir görülen bir sendromdur. Malignite varlığında direk neoplastik invazyon olmadan gelişir. Anti-Yo antikoru ile ilişkili paraneoplastik sendromlar genellikle over ve meme kanseri ile ilişkilendirilmiş olup; 60 yaş üstü kadınlarda erkeklerden daha sık gözükmektedir. Biz de literatürde nadir gözüken kolon adenokarsinomuna eşlik eden, anti-Yo pozitif meningoensefalit gelişen erkek bir olgu sunmayı amaçladık. 77 yaşında, kolon adenokarsinom tanısı olan bir erkek hasta epileptik nöbet ve konfüzyon tablosu ile başvurdu. Beyin omurilik sıvısında ılımlı düzeyde protein artışı mevcuttu. Kranial MR’da bilateral serebral hemisferlerde yaygın kortikal vazojenik ödem izlendi. Serumda anti-Yo antikoru pozitif tespit edildi. 5 gün, 0,4 mg/kg dozunda intravenöz immunoglobulin (Ivıg) verilen hastada sekelsiz düzelme izlendi. Anti-Yo antikoru otoimmün ensefalitten ziyade genellikle paraneoplastik serebeller dejenerasyon (PSD) kliniğine sebep olur ve genellikle over ve meme kanseri ile ilişkilendirilmiştir. Literatürde kolon adenokarsinomu birlikteliği oldukça nadir bulunmuştur.Öğe Relationship between trigeminal neuralgia and the C-reactive protein/albumin ratio(İnönü Üniversitesi, 2024) Algül, Fatma Ebru; Ünver, Fatma BeyzaThis study aimed to assess whether the C-reactive protein/albumin ratio (CAR) is a risk factor for trigeminal neuralgia (TN) development and the relationship between the CAR and TN pain frequency. Patients and methods: In this retrospective study, 100 patients (51 females, 49 males; mean age: 58.6±14.1 years; range, 31 to 88 years) with idiopathic TN and 70 healthy controls (38 females, 32 males; mean age: 54.1±15.7 years; range, 21 to 89 years) were included between January 2020 and December 2022. Patients were divided into two groups by weekly and monthly pain frequency. The laboratory findings and CARs were compared. Results: The CAR values were significantly different between the patient and control groups (p<0.05) and were significantly different among TN subgroups divided according to attack frequency (p<0.05). Conclusion: Since there was a significant relationship between TN and CAR as a prognostic predictor, this relationship demonstrated once again that inflammation plays a role in the etiopathogenesis of TN. As opposed to previous studies that investigated the effect of only inflammation, the effects of both inflammation and malnutrition could be investigated by evaluating CAR in this study.Öğe Spontan İntraserebral Hemorajili Hastalarda Düşük Prognostik Beslenme İndeksi ve Mortalite Riski(2025) Algül, Fatma Ebru; Kablan, YükselAmaç: Spontan intraserebral hemoraji (İSH) yüksek mortalite riski ve kötü prognoz ile ilişkilidir. Beslenme durumu da prognoz ile yakından ilişkilidir. Prognostik nutrisyonel indeksi (PNİ), formülünde albümin ve lenfositleri içeren, bağışıklık yanıtını ve beslenme durumunu değerlendiren yeni ve yararlı bir belirteçtir. Biz de supratentoryal spontan intraserebral hemoraji hastalarında PNİ ile mortalite arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu retrospektif çalışmaya, Ocak 2012 ile Haziran 2024 arasında takip edilen supratentoryal spontan İSH tanılı hastalar dahil edildi. Çalışma popülasyonu taburcu edilenler (n = 65) ve hastanede ölenler (n = 52) olarak iki gruba ayrıldı. PNİ için ROC analizi ile bir kesme değeri belirlendi ve bu kesme değerine göre örneklem, sonraki analizler için yüksek ve düşük PNİ gruplarına ayrıldı. BULGULAR: Düşük PNİ'ye sahip hastaların (PNİ < 48.02) Ulusal Sağlık İnme Ölçeği Enstitüleri (NIHSS) skorları, hematom hacimleri, lenfosit ve nötrofil sayımları anlamlı olarak yüksek, hastanede kalış süreleri ve albumin seviyeleri ise anlamlı olarak düşük tespit edilmiştir (p<0.05). Univaryant lojistik regresyon analizinde 28 günlük mortalite oranı; düşük PNİ grubundaki hastalarda yüksek PNİ grubundaki hastalara göre 2.391 kat fazla bulunmuştur (p<0.005). Değişkenlere göre ayarlama yapılmış multivaryant lojistik regresyon analiz modelinde de 28 günlük mortalite oranının; düşük PNİ değerine sahip hasta grubunda diğer hasta grubuna göre 2.463 kat fazla olduğu tespit edilmiştir. Yaşa göre yapılan subgrup analizinde 70 yaş altı olan grupta PNI cut off değerinin doğruluk ölçütünün (%65.4), 70 yaş üstüne göre (%58) daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. TARTIŞMA ve SONUÇ: Supratentoryal spontan İSH hastalarında düşük PNİ değerlerinin kötü prognoz ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Bulgularımızın doğrulanması için daha geniş popülasyonlar üzerinde yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.











