Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Arslan, Pelin" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Prevalence of hypertension in asymptomatic children without risk factors
    (2025) Tekin, Mehmet; Arslan, Pelin
    Aim: This two-year a cross-sectional study investigated the prevalence of hypertension in asymptomatic children (ages 3-18) without known risk factors, hypothesizing that increased screen time and sedentary lifestyles contribute to rising rates. The cross-sectional study, conducted from January 1, 2021, to January 1, 2022, included children attending the General Pediatrics clinic at İnönü University Faculty of Medicine. Materials and Methods: Of the 468 participants, 10.3% had prehypertension, 15.2% had stage 1 hypertension, and 7.1% had stage 2 hypertension, resulting in a total hypertension prevalence of 32.5%. The hypertensive group had a significantly higher BMI (19.3±5.4 vs. 17.6±3.6, p<0.001). Paternal coronary artery disease was less prevalent in the hypertensive group (2.6% vs. 7.9%, p=0.038), while maternal obesity was more prevalent (14.4% vs. 6.0%, p=0.003). Spearman's correlation showed a positive association between BMI and hypertension (r: 0.468, p<0.001). Results: Multiple regression analysis identified BMI (OR 1.154; p<0.001), family history of hypertension (OR 1.543, p=0.040), paternal coronary artery disease (OR 0.282, p=0.026), and maternal obesity (OR 2.238, p=0.022) as independent risk factors. This translates to a 1.154- fold increased risk of hypertension with higher BMI, a 1.543-fold increased risk with a family history, a protective effect (0.282-fold) with paternal coronary artery disease, and a 2.238-fold increased risk with maternal obesity. Conclusion: This study found a higher prevalence of hypertension than previous research, likely due to the inclusion of prehypertension and stage 1 hypertension. Despite excluding obese children, hypertension correlated with increasing BMI, and family history, paternal coronary artery disease, and maternal obesity were independent predictors. Given the rising prevalence of childhood hypertension, blood pressure measurement is recommended for all 3-18-year-olds, even without known risk factors.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Risk faktörü olmayan asemptomatik çocuklardaki hipertansiyon sıklığı
    (İnönü Üniversitesi, 2022) Arslan, Pelin
    Risk Faktörü Olmayan Asemptomatik Çocuklardaki Hipertansiyon Sıklığı Amaç: Değişen beslenme alışkanlıkları ve artan ekran bağımlılığına bağlı sedanter yaşam tarzının, çocuklarda hipertansiyon sıklığını arttırmış olabileceğini düşünüyoruz. Bu amaçla, prospektif olarak yapılan 2 yıllık çalışmamızda asemptomatik ve hipertansiyon açısından herhangi bir risk faktörü bulunmayan 3-18 yaş arası çocuklardaki hipertansiyon sıklığı araştırıldı. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Genel Pediyatri polikliniğine başvuran 3-18 yaş arası ve hipertansiyon açısından bilinen risk faktörü olmayan çocuklar dâhil edilerek, 1 Ocak 2021 ile 1 Ocak 2022 yılları arasında ileriye dönük gerçekleştirildi. Olguların yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), kan basıncı persentili, anne-babada hipertansiyon, ailenin diğer fertlerinde hipertansiyon, anne-babada koroner hastalık (KAH), ailenin diğer fertlerinde KAH, anne-babada böbrek hastalığı, ailenin diğer fertlerinde böbrek hastalığı, anne-babada obezite ve ailenin diğer fertlerinde obezite öyküsü kaydedildi. Analizler SPSS (Statistical Package for Social Sciences; SPSS Inc., Chicago, IL) 22 yazılım programı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 468 çocuğun 48'inde (%10,3) prehipertansiyon, 71'inde (%15,2) evre 1 HT ve 33'ünde (%7,1) evre 2 HT saptandı. Çalışma grubumuzdaki total HT sıklığı %32,5 olarak hesaplandı. Hipertansiyon saptanan grubun yaş ortalaması 9,1±4,1 yıl, saptanmayan grubun ise 9,9±4,2 yıl idi (P₌0,044). Hipertansiyon saptanan grubun VKİ 19,3±5,4 saptanmayan grubun ise 17,6±3,6 idi (P<0,001). Hipertansiyon saptanan grubun %56,6'sında ailede HT öyküsü mevcut iken saptanmayan grubun %46,5'inde mevcuttu (P₌0,048). Babada KAH öyküsü hipertansiyon saptanan gruptan dört hastada (%2,6) mevcut iken saptanmayan gruptan 25 hastada (%7,9) mevcuttu (P₌0,038). Hipertansiyon saptanan grupta 22 olgunun (%14,4) annesinde obezite öyküsü mevcut iken saptanmayan gruptan 19'unda (%6,0) mevcuttu (P₌0,003). Hipertansiyon saptanan grupta VKİ, ailede HT, babada koroner arter hastalığı ve annede obezite öyküsü saptanmayan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı. Spearman korelasyon testinde vücut kitle indeksi ile HT saptanması arasında pozitif korelasyon saptandı (r: 0,468 P<0,001). Binary çoklu regresyon analizinde (Backward LR model) vücut kitle indeksi (OR 1,154; P<0,001), ailede HT öyküsü (OR 1,543, P₌0,040), babada koroner arter hastalık öyküsü (OR 0,282, P₌0,026) ve annede obezite varlığı (OR 2,238, P₌0,022) çocuklarda hipertansiyon saptanmasında birer bağımsız risk faktörü olarak saptandı. Bu sonuçlara göre yüksek vücut kitle indeksi HT saptanma riskini 1,154 kat, ailede HT öyküsü olması 1,543 kat, babada koroner arter hastalık öyküsü 0,282 kat ve annede obezite varlığı 2,238 kat arttırmaktadır. Sonuç: Çalışmamızda HT sıklığının daha önce yapılan çalışmalara göre daha yüksek olduğu gözlendi. Bu sonucun pre-hipertansiyon ve evre 1 HT olarak sınıflandırılan olguların da çalışmamıza dâhil edilmesinden kaynaklandığınıdüşünüyoruz. Çalışmaya obez çocuklar alınmadığı halde VKİ artışıyla HT saptanma sıklığının korele olduğu, ailede HT, babada koroner arter hastalığı ve annede obezite öyküsünün çocuklarda HT görülmesinde bağımsız birer belirteç olduğu saptandı. Çocuklarda hipertansiyon sıklığındaki artış göz önüne alınarak 3-18 yaş arası risk faktörü olmayan tüm hastaların fizik muayene sırasında kan basınçlarının da mutlaka ölçülmesi gerektiğini düşünüyoruz.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Travma öyküsüyle maskelenen osteomiyelit: Septik artritle ayırıcı tanı
    (2025) Karakuş, Gürkan; Arslan, Pelin
    Osteomiyelit klinik bulguların yanı sıra, görüntüleme yöntemleriyle kemik dokuda lezyonların gösterilmesi ve etken mikroorganizmanın kemik ya da kan kültürlerinden izole edilmesiyle konur. Sağ dizde şişlik, ateş, direkt grafi ve ultrasonografide sıvı artışı gözlemlenen, alınan eklem sıvısında lökosit tespit edilen bir olguda, septik artrit ön tanısı konmuş; ancak travma öyküsü göz önünde bulundurularak yapılan manyetik rezonans görüntüleme ile osteomiyelit tanısı konulmuştur. Bu vaka, tek eklem artritiyle başvuran ve ilk aşamada septik artrit tanısı alan hastalarda travma öyküsünün önemini vurgulamayı amaçlamaktadır.

| İnönü Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


İnönü Üniversitesi, Battalgazi, Malatya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim