Yazar "Aydoğdu, Müjde" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Deprem ve ulaşım: Kahramanmaraş (Pazarcık-Elbistan) depremlerinin ulaşıma ilişkin mekânsal yansımaları(2023) Bakırcı, Muzaffer; Aydoğdu, MüjdeBu çalışmada Kahramanmaraş (Pazarcık-Elbistan) depremlerinin ulaşıma ilişkin mekânsal etkilerine odaklanılmıştır. Betimsel olarak hazırlanan çalışmada, deprem bölgesinde yer alan 11 ilin ulaşıma ilişkin mevcut durumu ele alınmış, ardından ulaşım sistemlerinin her birinin depremle etkileşimi analiz edilmiştir. Çalışma verisini, kamu idaresi tarafından oluşturulan istatistikler, medya organ- larında paylaşılan haberler ve sahadaki gözlemler oluşturmaktadır. Türkiye toplam nüfusunun %16,4’ünün yer aldığı deprem bölgesinde tüm ulaşım sistemlerine (karayolu, demiryolu, havayolu, denizyolu, boru hatları) ait unsurlar ın var olduğu görülmektedir. Bölgede depremin ulaşım sis- temleri üzerindeki etkisi farklı düzeylerde gerçekleşmiştir. Yer yer meydana gelen yol çökmeleri, köprü ve viyadük hasarları karayolu ulaşımını güçleştirirken, demiryolu hatlarında ray hasarlarının meydana gelmesi bu ulaşım sisteminden de gereği kadar yararlanılmasını kısıtlamıştır. Bölge ula- şımında önemli bir etkiye sahip olan havayolu ulaşımında ise pist ve terminal binalarında meydana gelen hasarlar bazı havaalanlarında erişimi belirli bir süre durma noktasına getirmiştir. Yine bölge limanlarında rıhtımların zarar görmesi ve İskenderun Limakport limanında yangın çıkması deniz- yolu ulaşımın etkisini zayıflatırken, az sayıda olmakla birlikte boru hatlarında meydana gelen pat- lama ve çıkan yangınlar diğer bir sorun alanını teşkil etmiştir. Sonuç olarak, şiddeti, etki alanının genişliği ve yarattığı tahribat bakımından geçmişte Türkiye’de yaşanan depremlerden farklılaşan Kahramanmaraş Depremleri, deprem-ulaşım ilişkisinin yeniden yorumlanmasını ve sorgulanmasını sağlayacak niteliktedir.Öğe Malatya İlindeki Toplanma Alanlarının Yeterliliğinin Nüfus Parametresine Göre Değerlendirilmesi(2023) Aydoğdu, MüjdeAfet sırasında ve sonrasında insanların acilen ulaşacağı ve güvende olacağı yerler olarak tanımlanan toplanma alanları; fiziksel anlamda risk teşkil etmeyen, temel ihtiyaçlara ulaşmada daha avantajlı olan yerler olarak ön plana çıkmaktadır. İnsanların her an hayatın doğal akışında karşılaşabileceği farklı büyüklükteki afetlerden kurtulduktan sonra ihtiyaç duyacağı güvenli ortamın inşa edilmesine katkı sağlayan toplanma alanları, şehirler için oldukça önemlidir. Toplanma alanlarının konumu, büyüklüğü, sağlık tesislerine ve ulaşım ağlarına yakınlığı oldukça önemli görülmekte, buna göre en fonksiyonel şekilde donatılmış olması gerekmektedir. Bu bakış açısı ile hazırlanan bu çalışmada, Malatya iline ait toplanma alanlarının nüfus açısından yeterliliği analiz edilmiştir. Bu yeterlilik, 6 Şubat 2023 tarihinde merkez üssü Gaziantep ve Kahramanmaraş olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Malatya ilinde de gözlemlenebilmiş, yeterli ve yetersiz olduğu ilçeler nüfus verileri ile karşılaştırılarak ortaya konulmuştur. 2023 yılı itibariyle 13 ilçe ve 718 mahalleden oluşan Malatya’nın toplam nüfusu 812.580 (2022) dir. Toplamda 75 toplanma alanının yer aldığı Malatya’da Akçadağ, Arguvan, Yazıhan ilçelerinde 3; Darende, Doğanyol ve Pütürge ilçelerinde 2 toplanma alanı yer alırken Hekimhan ilçesinde 6, Yeşilyurt ilçesinde 7, Battalgazi ilçesinde 12 toplanma alanı bulunmaktadır. Bu ilçelerin 2022 yılına ait nüfus istatistiklerine bakıldığında ise Yeşilyurt ilçesinin 341.654, Battalgazi ilçesinin 307.478, Akçadağ ilçesinin 27.872 olduğu bilinmektedir. Çalışmada kişi başına 10, 2 ve 1,5 m² alanlara göre yeterliliğinin değerlendirildiği toplanma alanlarında sadece Kuluncak ilçesinin her üç projeksiyonda da yeterli olduğu görülmüştür. Diğer ilçelerden özellikle Malatya’nın en kalabalık ilçeleri olan Yeşilyurt ve Battalgazi ilçelerinde hâlihazırda kişi başına 0,72 ila 0,85 m²’lik toplanma alanı düştüğü hesaplanmıştır.Öğe MUĞLA İLİNDE NÜFUSUN GELİŞİMİ VE İLÇELER BAZINDA MEKÂNSAL DAĞILIŞ ANALİZİ(2022) Aydoğdu, Müjde; Tuncer, BayramMuğla, sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal değerleriyle Türkiye’nin en önemli üçüncü turizm merkezidir. 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımında 174.684 olan Muğla il nüfusu 2021 yılında yaklaşık 5,5 kat artarak 1.021.441’e çıkmıştır. Bu çalışma Cumhuriyet Dönemi'nde Muğla il nüfusunda meydana gelen değişimleri ve 2021 yılı itibariyle ilçeler bazında nüfusun mekânsal dağılışının analiz edilmesini amaçlamaktadır. Araştırmada kullanılan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verileri Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) veri tabanından temin edilmiştir. Elde edilen veriler Excel programında tablolara dönüştürülerek, tablo ve grafiklerle desteklenmiştir. Çalışmada kullanılan tüm sayısal veriler ArcGIS 10.9 paket programına eklenmiş olup, ilgili haritalarda altlık olarak kullanılmıştır. Genel olarak kademeli renklendirme (graduated colors) yönteminin uygulandığı çalışmada Muğla ilinin 1950, 1970, 1990, 2010 ve 2021 yılına ait nüfus yoğunluk analizleri yapılmıştır. Kıyı turizmine ve tarımsal faaliyetlere dayalı istihdam olanaklarının yüksek oluşu ve buna bağlı olarak işsizlik oranlarının Türkiye ortalamasının altında olması Muğla’nın gelecek dönemlerde de göç alan il olma özelliğini sürdüreceğini göstermektedir.Öğe Türkiye’de 2001-2021 Yılları Arasında Doğum Yapan Kadınların Yaş Kuşaklarının Tespiti ve Kuşaklara Göre Doğum Eğilimleri(2022) Aydoğdu, MüjdeÜlkeden ülkeye değişkenlik gösteren doğum eğilimleri kadınların yaşına, çalışma şartlarına, eğitim durumuna göre farklılık gösterebilmektedir. Bunlara ek olarak son yıllarda kadının dünyaya geldiği dönemde ülkenin durumu, siyasi koşulları ve teşvikleri doğum sayılarını etkilediği gibi doğum yapacak kadınların dünyaya geldiği zaman dilimi de etkili olabilmektedir. Yaş kuşakları olarak kabul edilen bu zaman dilimi, o dönemde dünyaya gelen bireylerin eğilimleri etkilemekte, benzer davranışlar sergilemelerine neden olmaktadır. Çalışma, 2001-2021 yılları arasında Türkiye’de doğum yapan kadınların yaş kuşaklarına göre doğum eğilimlerini kapsamaktadır. Temelde 4 kuşağı kapsayan annelerde; 1946-1964 Bebek Patlaması, 1965-1979 X Kuşağı, 1980-1999 Y Kuşağı ve 2000-2020 Z Kuşağı olarak kabul edilmiştir. 2001-2021 yılları arasında 18.341.959 Y Kuşağı doğumlu kadın anne olurken, X Kuşağı doğumlu 7.265.941 kişi anne olmuştur. En az doğum Z Kuşağında görülürken, bunu Bebek Patlaması anneleri takip etmiştir. Y Kuşağı doğumlu kadınların 40 yaşına kadar daha fazla doğuma katıldığı, 40’tan sonra ise bu sayının azalmaya başladığı görülmüştür. Bu görüş X Kuşağı anneleri için de geçerli iken, Bebek Patlaması annelerinde bunun tam tersi bir durum gerçekleşmiş ve kadınlar 40 yaşından sonrada doğuma katılmıştır.Öğe Yalova İli Yer Adları: Coğrafya ve Dil Bağlamında Semantik Bir İnceleme(2025) Aydoğdu, Müjde; Parlar, Zahıdeİnsan, zaman ve mekânla mukayyet olduğu için yaşadığı coğrafya onun mekânsal sınırlarını belirlemiş; zihin dünyası ve algılayışına göre de onu adlandırmıştır. Bu sebeple yer adlandırmaları, hem coğrafya hem de dil çalışmaları için önemli veri kaynaklarıdır; bu iki disiplin bağlamında bütüncül olarak değerlendirildiğinde mekân ve adı arasındaki semantik bağ ortaya konulur. Bu çalışmada Yalova ili idari sınırları içerisindeki ilçe, belediye, mahalle ve köy adları ele alınmıştır. Yer adlarının semantik tasnifi yapılmış; bunlar dil bilgisel yapılarına göre değerlendirilmiştir. Semantik tasnifle oluşturulan başlıklar, coğrafi bilgi sistemleri yazılımı olan ArcGIS paket programına aktarılmış, başlıklar için haritalar oluşturulmuştur. Yalova ili yer adları üzerinden bölgeyi yerleşim yeri olarak kullanan halkın doğayı betimleme ve adlandırma pratikleriyle toplumsal hafızanın coğrafya üzerindeki izleri takip edilmiştir. 1995’e kadar İstanbul’un bir ilçesi olan Yalova’daki yer adlarının genelinin yerleşmenin iskân tarihiyle ilgili olduğu, yerleşmelerin dağılışı ve adlandırılmasında 1864 Büyük Çerkez Sürgünü, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, 1912-1913 Balkan Savaşları ile Lozan Barış Antlaşması’na binaen gerçekleşen 1924 Türk-Rum Nüfus Mübadelesinin belirleyici rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Eskiden Rum ve Ermenilerin yaşadığı yerlerdeki yer adlarının değiştirilmesinde dönemin idari amirleri etkili olmuş, bölgeyi Türkleştirme çabası yer adlarına yansımıştır. Mahalle adlandırmalarında daha çok ulus devlet olma sürecinin etkisi söz konusuyken coğrafi unsurların yoğunlukta olduğu köy adlarında ise bitki, ağaç türleri ile su kaynaklarından adını alan yerleşme sayısı fazladır. Yerleşimlerin kurulması sürecinde tarihî ve siyasi açıdan önemli rol oynayan kişileri anmak ve onurlandırmak amacıyla bu kişilerin ad, lakap ve ünvanları da kullanılmıştır. Adlandırmalarda coğrafi terimlerin sıkça tercih edilmesi, insanın mekâna anlamlandırma sürecinde coğrafyanın temel belirleyicilerden biri olduğunu göstermiştir.











