Yazar "Bucaka, Yunus" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Eğitim sosyologlarının Türk eğitim sistemi ile ilgili görüşleri(İnönü Üniversitesi, 2009) Bucaka, YunusBu çalışma; eğitim sosyologlarının; Türk eğitim sistemine ilişkin görüşlerini, eğitim sosyolojisi alanına yaptıkları katkıları belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, eğitim sosyologlarını temsilen seçilen beş eğitim sosyologunun, makale ve kitaplarında bulunan, eğitim konuları hakkındaki görüşleri üzerinden yürütülmüştür. Ayrıca; eğitim alanında yaşanan problemlere getirdikleri çözüm önerilerini, günümüzde yaşanan hızlı bilimsel ve teknik gelişmelerin Türkiye'deki eğitim sistemini nasıl etkilediği ve nasıl şekillendireceği konularındaki değerlendirmelerini de araştırmaktadır. Çalışma, eğitim alanındaki birçok konunun ve problemin analizini içermektedir. Bunlar arasında; eğitimin sosyolojik teorisi, eğitimin toplumsal amaç ve işlevleri, toplumsal tabakalaşma ve hareketlilik, eğitimin toplumsal taşıyıcıları olan aile ve okul, toplumsallaşma, toplumsal değişme ve bütünleşme gibi genel toplumsal konular ile eğitim sosyologlarının eğitim sistemine ilişkin bazı sorunlar ve konular hakkındaki analiz ve önerileri, Türkiye'deki öğretmenlik yetiştirme sistemi ve sorunları, eğitimde yabancılaşma ve şiddet, beyin göçü, eğitimde fırsat ve imkan eşitliği, eğitimdeki yeni paradigmalar, Türk milli eğitim sistemine ilişkin değerlendirmeler bulunmaktadır. Klasik eğitim anlayışları, değişen toplumsal koşullara uygun nitelikte olmadığından yenilenmek durumundadırlar. Bu nedenle her toplum, kendi koşullarına uygun eğitim sistemleri ve politikaları geliştirmek zorundadır. Hızlı bilimsel ve teknolojik gelişmeler, bunu zorunlu kılmaktadır. Eğitim sosyolojisi; eğitim politikası ve yönetimi, eğitim sisteminin amaç ve muhtevası, toplumsal kişilik ve kimlik, toplum kalkınması, eğitim reformu gibi konularıyla toplumun geleceğini etkilemektedir. Aynı zamanda doğrudan ve dolaylı olarak eğitim sürecinde olan kişi sayısı düşünüldüğünde neredeyse toplumun tümünü etkilemektedir. Disiplinin sahip olduğu bu özellikler araştırmayı önemli kılmaktadır. Çalışma, bir derleme niteliği taşımakta, sistem boyutunda herhangi bir yaklaşım, görüş ve çerçeve sunmamaktadır.











