Yazar "Bulut, Nilüfer" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe ADAMTS-13'ün Behçet hastalarında tromboz gelişimindeki rolünün araştırılması(İnönü Üniversitesi, 2023) Bulut, Nilüfer; Taşkapan, Mehmet ÇağatayAmaç: Behçet hastalığının vasküler tutulumunda, inflamasyon, tromboz ve koagülasyon süreçlerini bir arada değerlendirip, hastaların ilaç kullanım durumlarını inceleyerek, bu süreçlerde etkisi olabilecek parametrelerin serum düzeylerini belirlemek, bu parametrelerin vasküler tutulum ve hastalık aktivitesini belirlemedeki rolünü araştırmak amaçlanmıştır. Materyal ve metot: Çalışmaya 60'ı aktif dönemde ve 32'si vasküler tutulum öyküsüne sahip 98 Behçet hastası ile 50 gönüllü sağlıklı kişi dahil edilmiştir. Katılımcılardan alınan kanlar santrifüj edilip serum ve plazmalar -80°C'de dondurularak analiz gününe kadar saklanmıştır. Serum ADAMTS-13 ve Lp(a) düzeyleri ELISA yöntemiyle; D-dimer, fibrinojen, vWF düzeyleri immunotürbidimetrik yöntemle; IL-6 ve HCY düzeyi elektrokemilüminesans yöntemle; hs-CRP düzeyleri nefelometrik yöntemle; vitamin D düzeyleri ise LC-MS/MS yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular: Behçet hastalarında ADAMTS-13, Lp(a), HCY, hs-CRP düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek, vitamin D düzeyleri ise anlamlı olarak daha düşük bulunmuştır; ADAMTS-13 düzeyi aktif dönemde olan hastalarda remisyon döneminde olan hastalara göre anlamlı olarak daha düşükken fibrinojen ve hs-CRP aktif dönemde olan hastalarda remisyon döenmindeki hastalara göre daha yüksek bulunmuştur; steroid kullanan hastaların ADAMTS-13 düzeyleri steroid kullanmayan hastalara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Behçet hastalarında ADAMTS-13 düzeyi ile hs-CRP arasında anlamlı negatif ilişki bulunmuştur. Sonuç: Sonuçlarımız ADAMTS-13 düzeylerinin hastalık aktivitesini yansıtmada gösterge olabileceğini göstermiştir. Ayrıca steroid kullanımının ADAMTS-13 düzeylerini artırmada etkili olduğu ve ADAMTS-13 düzeylerinin yüksekliğinin antiinflamatuvar etkide de rolü olabileceği görülmüştür.Öğe Kronik böbrek yetmezliğinde vitamin D, IL-6, prokalsitonin, HS-CRP düzeyleri(İnönü Üniversitesi, 2016) Bulut, NilüferBir takım çevresel ve genetik etmenlerin ilerleyici böbrek hasarı ve komplikasyonlarının oluşumunu tetiklediği öne sürülmektedir. Bu etmenlerden biri inflamasyon olup, bir takım sitokinlerin de içinde yer aldığı bir dizi mekanizma sonucunda oluşmaktadır. Vitamin-D, IL-6, PCT ve hs-CRP de bu bağlamda diyaliz hastalarında mortalite açısından değerli belirteçlerdir. Bu çalışmanın amacı periton diyalizi ve hemodiyaliz hastalarında vitamin D, IL-6, PCT ve hs-CRP düzeylerinin karşılaştırılması ve aralarındaki ilişkinin incelenmesidir. Materyal ve Metot: Bu çalışma, 40 hemodiyaliz tedavisi gören, 40 periton diyalizi tedavisi gören böbrek yetmezliği hastası ve 40 sağlıklı kontrol grubu üzerinde yürütüldü. Vitamin D düzeyleri HPLC, PCT ve IL-6 düzeyleri kemilüminesans, hs-CRP ise nefelometrik yöntemle ölçüldü. Bulgular: Vitamin D için tüm gruplar arasında fark yoktu. PCT için tüm gruplar arasında anlamlı fark vardı. IL-6 için periton diyaliziyle hemodiyaliz grupları arasında fark yokken periton diyaliziyle kontrol grupları arasında anlamlı fark vardı. hs-CRP için tüm gruplar arasında anlamlı fark vardı. Sonuç: Serum PCT seviyeleriyle IL-6 ve hs-CRP arasında ilişki bulunmuşken, serum PCT seviyeleriyle vitamin D arasında ilişki bulunamadı. Serum IL-6 seviyeleriyle hs-CRP arasında ilişki olmasına rağmen, serum IL-6 seviyeleriyle vitamin D seviyeleri arasında ilişki yoktu. Vitamin D ile PCT, IL-6 ve hs-CRP arasında bir ilişki tespit edilemedi.Öğe The Relationship Between Suicide Attempt andGonadotropins, Gonadal Hormones, and Cortisolin Females(2021) Akan, Mustafa; Ayaz, Nusret; Taşkapan, Mehmet Çağatay; Bulut, Nilüfer; Gönenir Erbay, LaleObjective: The aim of this study was to examine the relationship between suicidal behav ior and gonadotropins, gonadal hormones, and cortisol in females.Methods: The study included 3 groups of 23 females each, aged 18-45 years; one groupcomprising those who had attempted suicide, another group of females matched for age,menstrual phase, and body mass index, with depression but no suicidal tendencies, anda control group of 23 healthy females. For all participants, a sociodemographic informa tion form was completed, and the Beck Depression Inventory, the Beck Anxiety Inventory,and the Beck Hopelessness Scale were used. Blood samples were taken at 8 am (in theattempted-suicide group, within 24 hours of the attempt), and follicle-stimulating hor mone, luteinizing hormone, estradiol, testosterone, progesterone, and cortisol levels weremeasured. Results: No statistically significant differences were observed between the groups withrespect to gonadotropin and gonadal hormone levels. There were statistically significantdifferences in the cortisol levels between the attempted suicide and control groups andbetween the depression and control groups (P < .05). The cortisol levels negatively cor related with all scale scores. Conclusion: Studies on suicidal patients should pay more attention to the potential role ofhypocortisolism. More studies with larger samples are needed to investigate the relation ship between gonadotropins, gonadal hormones, and suicidal behavior.











