Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Durmuş, Ahmet Fethi" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 12 / 12
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Bağımsız Denetim Şirketlerinin Kalite Yönetim Standartlarını Uygulama Düzeyleri Üzerine Bir Araştırma: İstanbul İli Uygulaması
    (2025) Durmuş, Ahmet Fethi; Aksüt, Ali
    Bağımsız denetim kalitesinin sağlanabilmesi, bu faaliyetlerin belirli bir standardizasyon çerçevesinde yürütülmesine bağlıdır. Söz konusu standardizasyon ise Kalite Yönetim Standartlarının etkin bir şekilde uygulanmasıyla mümkün hale gelmektedir. Ancak literatür incelendiğinde, bu standartların ne ölçüde etkin bir şekilde uygulandığı konusunu yeterince ele alınmadığı görülmektedir. Bu Bağlamda çalışmanın amacı, bağımsız denetim şirketlerinin Kalite Yönetim Standartlarını uygulama düzeylerini ölçmek ve bu uygulama düzeylerinin çeşitli demografik ve mesleki değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Çalışmanın kapsamı, Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) resmi sicil kayıtlarına göre KAYİK dâhil İstanbul ilinde faaliyet gösteren ve değerlendirmeye alınan 106 bağımsız denetim şirketinden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda bağımsız denetim şirketlerinin Kalite Yönetim Standartlarını uygulama düzeylerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bağımsız denetçilerin büyük çoğunluğunun Kalite Yönetim Standartları hakkında yüksek bilgi düzeyine sahip olduğu ve bu bilginin şirket içi sürekli eğitimlerle desteklendiği belirlenmiştir. Ancak, şirketlerdeki deneyim dağılımının genç denetçiler lehine yoğunlaşması ve uluslararası şirketlerin görece düşük temsiliyeti, sektörün gelişimine yönelik değerlendirilmesi gereken unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Denetim kalitesinin sürdürülebilirliği açısından, özellikle deneyimli denetçilerin bilgi ve tecrübelerini genç denetçilere aktarımı ve küresel standartlara uyum konularında odaklanılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra, Kalite Yönetim Standartlarının uygulanma düzeyinin büyük ölçüde deneyim, yetki, şirket içi eğitimler ve şirketin büyüklüğü gibi faktörlerle belirlendiğini; buna karşılık cinsiyet, eğitim düzeyi ve hizmet sunduğu sektör gibi değişkenlerin bu düzey üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Değer hükümlerinin bağımsız denetçilerin denetim sürecindeki tutum ve davranışlarına etkisi: Yeminli mali müşavirler üzerinde bir araştırma
    (İnönü Üniversitesi, 2013) Durmuş, Ahmet Fethi
    Her toplum kendine özgü değer ve normlar oluşturmuştur. Bireyler doğduğu toplumun birer üyesi olarak diğer üyelerle etkileşimleri sürecinde bu değer ve normları kazanırlar. Birey değerlerin bir kısmını genetik olarak aileden kazanırken geri kalanı da toplum içerisinde eğitim, iş ve sosyal yaşamındaki etkileşim sürecinde kazanır. Denetçi, birey olarak yaşadığı toplumun değerlerini ve normlarını toplumsal gruplarla etkileşimi sürecinde edinerek bu değerlerin etkisini denetim sürecinin her aşamasındaki tutum ve davranışlarında gösterir. İşletmelere ait mali tablolardaki bilgilerin doğruluk ve güvenilirliği, bu bilgileri çeşitli amaçlarla kullanacak olan tüm ilgili çıkar grupları için son derece önem taşımaktadır. Çıkar gruplarının bilgiye doğrudan ulaşamaması ve güvenilir bilgiye ulaşmadaki diğer zorluklar, bilgilerin güvenilirlik düzeyinin araştırılması ve onaylanmasını gerektirmektedir. Bağımsız denetim, mali tabloların Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerine uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığını ve mali tablolardaki bilgilerin gerçeği doğru ve dürüst olarak yansıtıp yansıtmadığını araştıran ve sonuçları raporlayan bir sistem olarak ortaya çıkmıştır. Sistemin etkin ve güvenilir olabilmesi ise, denetim hizmetinin kalitesine bağlıdır. Kaliteli bir denetim hizmeti ancak denetim faaliyetini gerçekleştiren denetçilerin yeterli teknik bilgi ve donanıma sahip olması, Genel Kabul Görmüş Denetim Standartlarına ve diğer yasal yükümlülüklere uygun denetim yapması ve meslek ahlak kurallarına uygun davranış sergilemesi ile mümkündür. Denetim kalitesi denetlenen firmanın muhasebe sistemindeki maddi hataların, yanlışlıkların, eksikliklerin veya düzensizliklerin ortaya çıkarılması ve gerçeğe uygun bir şekilde raporlanması olarak tanımlanır. Kaliteli bir denetim faaliyeti için her ne kadar Genel Kabul Görmüş Denetim standartlarına, meslek ahlak ilkelerine ve diğer yasal yükümlülüklere uygun hareket etmek zorunluluğu olsa da denetim faaliyetini gerçekleştiren denetçinin denetim sürecinin her aşamasındaki öznel yargısı denetim kalitesinin derecesini belirleyecek en önemli unsurdur. Özellikle belirlenen meslek ahlak ilkelerinin uygulanmasında da denetçi sahip olduğu değer yargılarını kullanacak ve meslek ahlak ilkelerinin uygulanması sürecinin önemini bu değer yargılarına göre ortaya koyacaktır. Çünkü denetçi denetim sürecinin her aşamasında sahip olduğu kültür ve değerlerle şekillenen tutum ve davranışlar sergileyecek ve sergilediği bu davranışlar sonucu elde ettiği bilgi ve belgelerle oluşturduğu yargısını denetim sonucu oluşturacağı raporunda açıklayacaktır. Bu çalışmanın amacı, denetçinin gerek kalıtımsal olarak aktarılan gerekse yaşadığı toplum ve çevreden kazandığı değer hükümleri hiyerarşisinin tespit edilmesi ve değer hükümlerinin denetim sürecindeki tutum ve davranışlarına etkisinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda YMM?lerin değer hükümleri hiyerarşisinde ilk üç sırada olan değerlerin ahlaki değer hükümleri siyasi ve sosyal değer hükümleri olduğu tespit edilmiştir. Değer hükümlerinin denetim sürecindeki davranışlarına etkisinin istatistikî olarak p< 0,01 ve p< 0,05 düzeylerinde anlamlı olmadığı, değer hükümlerinin denetim sürecinde denetçinin davranışlarına etkisinin sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Ancak ahlaki değer hükümlerini değerler hiyerarşilerinin en üst sırasında gören YMM?lerin büyük çoğunluğunun denetim sürecindeki tutum ve davranışlarda genel olarak ahlaki davranışlara uygun hareket ettikleri tespit edilmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Denetim kanıtı kalitesinin denetçi örüşüne etkisi: literatür incelemesi
    (İnönü Üniversitesi Akademik Yaklaşımlar Dergisi, 2018) Durmuş, Ahmet Fethi; Otlu, Fikret; Özkan, Özge
    Denetim kanıtı, denetlenen bilgilerin önceden saptanmış ölçütlere uygunluk derecesini belirlemek amacıyla denetçi tarafından kullanılan her türlü bilgi, belge ve kayıtlardır. Uluslararası Denetim Standartları’na göre denetçinin, denetim görüşüne dayanak oluşturacak yeterli sayıda, uygun ve güvenilir denetim kanıtı toplaması gerekmektedir. Denetçi kanıt toplama işini denetim süreci boyunca devam ettirir. Denetçinin denetlenen işletme ile ilgili kabul edilebilir bir denetçi görüşüne ulaşmadan önce yeterli sayıda uygun ve güvenilir kanıt toplaması gerekmektedir. Yaptığı çalışmaların sonucunda denetçi elde ettiği bilgilerin değerlendirilmesiyle denetlenen işletmenin finansal tablolarının ve faaliyet sonuçlarının denetimde referans alınan söz konusu standartlara uygun olup olmadığı yargısına varır. Denetim kanıtı toplamadaki temel amaç, müşteri ile ilgili bilgi toplamak ve riskleri belirlemek, müşterinin iç kontrol sisteminin etkinliğini belirlemek, yönetimin finansal tablolarındaki bilgileri ile ilgili iddialarının doğruluğunu araştırmaktır. Bütün bu unsurlar denetçinin denetim görüşüne ışık tutacak olması bakımından son derece önemlidir. Denetçi görüşü sonucu ortaya çıkacak rapor güvenilir bilgi sunma noktasında önem arz etmektedir bu da bağımsız denetimin en önemli unsurudur. Muhasebe denetimi, yönetime mali tablolarla ilgili olarak tahmin, analiz, denetim ve rapor hazırlama gibi konularda, geleceğe ait kararların saptanmasında yol göstericidir. Denetimden geçmiş tabloların en büyük yararı kredi veren kuruluşların kredi verme kararlarında yardımcı olmasıdır. Söz konusu tablolar, ellerinde tasarrufları olan yatırımcılara, yatırım kararlarında yol göstericidir. Bu tablolar, işletme ile iş ilişkisi olan müşterilere, denetlenen firmanın kârlılığı, verimliliği ve finansal yapısının durumu hakkında güvenilir bilgiler sağlar. Dolayısı ile bağımsız denetimin bu kadar önemli olması bu çalışmayı ortaya çıkarmıştır. Çalışmada denetim raporunun oluşturulmasında en önemli unsurlardan biri olan denetim kanıtı ve denetçi görüşünün oluşturulması hususunda literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde denetim kanıtı ve denetçi görüşünün oluşumu ile ilgili kavramsal konulara değinilmiş, ikinci bölümde ise araştırmanın amacı ve kapsamından bahsedilerek kullanılan yöntem ile veri kaynakları ele alınmıştır. Bulgular bölümünde çalışmada elde edilen sonuçlara yer verilmiş ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki sınır ticareti: sınır ticaretinin gelişimini engelleyen faktörler ve çözüm önerileri
    (İnönü Üniversitesi Akademik Yaklaşımlar Dergisi, 2010) Güneş, Recep; Durmuş, Ahmet Fethi; Ceyhan, Mehtap
    Dış ticaret şekillerinden biri olan sınır ticareti, Türkiye‟de Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde ekonomiyi canlandırmak ve bölgesel kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla 1979 yılında uygulamaya başlanmıştır. Uygulanmaya başlandığı yıldan günümüze kadar konuyla ilgili birçok kez mevzuat değişikliği yapılmış olup sınır ticaretinin uygulanmasında çeşitli sorunlarla karşılaşılmıştır. Bu çalışmada bu sorunlar sınır ticareti yapan firmalarla anket yapılarak tespit edilmeye çalışılmış ve çözüm önerileri belirtilmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    KISMİ BÖLÜNMENİN ŞİRKETLERİN PİYASA DEĞERİ ÜZERİNE ETKİSİ: OLAY ÇALIŞMASI YÖNTEMİYLE ANALİZ
    (2019) Otlu, Fikret; Tursun, Mehmet; Durmuş, Ahmet Fethi
    Öz: 6102 sayılı TTK’da kısmi bölünme işleminin yer almasıyla birlikte şirketler giderek artan bir şekilde kısmi bölünme işlemine başvurmaya başlamışlardır. Şirketler bölünme işlemini gelecekte daha etkin bir firma olabilmek için ve stratejik amaçlarla gerçekleştirmektedirler. Bu çalışmada pay senetleri BİST’te işlem gören ve kısmi bölünme yoluna giden şirketlerin aldıkları bölünme kararının, şirketlerin piyasada işlem gören pay senetleri üzerindeki etkisi incelenmektedir. Bu çerçevede BİST’te işlem gören 5 şirketin kısmi bölünme kararlarını kamuya duyurdukları tarih öncesi ve sonrası şirketlerin pay senedi fiyatlarındaki değişimler, olay çalışması (event study) yöntemiyle analiz edilmiştir. Yapılan analizde, şirketlerin kısmi bölünme kararlarının şirketin pay senetleri üzerinde negatif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Küreselleşmenin muhasebe uygulamalarına etkisi
    (İnönü Üniversitesi Akademik Yaklaşımlar Dergisi, 2012) Güneş, Recep; Durmuş, Ahmet Fethi; Solak, Bilal
    Son 50 yılda yapılan uluslararası anlaşmalarla ülkelerin siyasi sınırları korunurken, ekonomik sınırlar kaldırılarak küreselleşme süreci başlamıştır. Küreselleşme süreci, ekonomik ve sosyal birimlerin bütününü etkilemiş ve bu etkileşim artarak devam etmektedir. Değişimin olduğu alanlardan biride sermayedir. Küreselleşmeyle birlikte sermaye hareketleri hızlanmıştır. Mevcut değişim, muhasebe uygulamalarında da değişimi zorunlu kılmış, her ülkede farklı bir muhasebe dilinin yerini dünyada ortak bir muhasebe dilinin uygulanmasını beraberinde getirmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde muhasebe uygulamalarının Dünyada ve Türkiye’de gelişim süreci incelenmiş, literatür taraması yazılmış, ikinci bölümde dünyada ortak bir muhasebe dilinin geliştirilmesi amacıyla oluşturulan Uluslararası Muhasebe Standartları ve Küçük ve Orta Boy İşletmeler için Muhasebe Standartları açıklanarak Tek Düzen Muhasebe Uygulaması arasındaki farklar ampirik olarak ortaya konacaktır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Meslek yüksekokulları muhasebe ve vergi bölümlerindeki muhasebe eğitimi ve bölümün geleceği hakkında bir araştırma: Malatya Meslek Yüksekokulu uygulaması
    (2012) Solak, Bilal; Otlu, Fikret; Durmuş, Ahmet Fethi
    Meslek Yüksekokulları gelişmiş ve gelişmekte ola n ülkelerde işletmelerin vasıflı ara eleman ihtiyacını karşılamadabüyük önem arz etmektedir. Muhasebe ve vergi bölümleri de bu amaca önemli ölçüde meslek elemanı yetiştirerek hizmetetmiştir. Çalışmamızın amacı meslek yüksekokullarındaki muhasebe ve vergi bölümü öğrencilerinin bu program ile ilgilidüşünce ve beklentilerinin saptanmasıdır. Bu amaçla, 2010 -2011 Bahar yarıyılında eğitimine devam eden 560 öğrenciüzerinde yapılan anket çalışmasının neticesinde muhasebe ve vergi bölümü öğrencileri aldıkları teorik eğitimin ve bu teorikeğitimi destekleyecek uygulama eğitimlerinin yetersiz olduğunu, fiziki ve teknolojik olanaklara yeterince sahip olmadıklarınıbelirtmiştir. Ayrıca, 2008 yılında 3568 sayılı kanunda yapılan değişiklikle serbest muhasebeci unva nın ın kaldırılması buprogramlarda okuyan öğrencilerin meslek elemanı olma olanaklarını ellerinden aldığı için programın geleceğinebakışlarının olumsuz olduğu tespit edilmiştir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ MESLEK ETİĞİ HAKKINDAKİ ALGI VE TUTUMLARININ İNCELENMESİ: TRB1 BÖLGESİNDE BİR ARAŞTIRMA
    (2022) Kaya, Hamza; Durmuş, Ahmet Fethi
    Özet: Muhasebe meslek mensuplarının muhasebe meslek etiğine dikkat etmeyip sundukları yanlış ve yanıltıcı muhasebe bilgileri sonucunda ortaya çıkan muhasebe skandallarının ilgili tarafları ve dolayısıyla tüm toplumu olumsuz manada etkilediği görülmüştür. Bu nedenle yapılan çalışmalarda muhasebe mesleğinde teknik bilgi ve uzmanlığın tek başına yeterli olmadığı, ayrıca konunun etik boyutunun teknik yönünden daha önemli olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışmada muhasebe meslek mensuplarının meslek etiği hakkındaki algı ve tutumları incelemiştir. Bunların yanında etik dışı davranışları caydıran faktörleri ve temel etik ilkelerin önem derecesine göre sıralamaları çalışmanın diğer bir amacını oluşturmuştur. Böylece TRB1 Bölgesi’nde faaliyet gösteren bağımsız muhasebe meslek mensuplarıyla yüz yüze anket uygulamalı bir araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırma sonuçlarına göre; i) etik ilkelerin sıralanmasında “Dürüstlük” ilkesi ilk sırada yerini alarak diğer ilkelere göre daha önemli bulunmuş, ii) meslek etiği algılarında X?=3,68 gibi bir ortalama bulunmuş, iii) mesleki etik ilke ve kurallara uymalarında etkili olan faktörlerin başında “mesleki eğitim ve deneyim”in geldiği görülmüştür. Ayrıca meslek mensuplarının meslek etiğine yönelik algılarında temel etik ilkelerin bazıları ile cinsiyet, etik eğitimi, eğitim düzeyi, mükellef sayısı mesleğin geleceği ve personel sayısı değişkenleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu; mesleki unvan, yaş, mesleki tecrübe, gelir düzeyi ve iller değişkenleri arasında ise anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Sosyal Bilişsel Kariyer Teorisi Ve Öğrencilerin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Olma Hedefleri: İnönü Üniversitesi Uygulaması
    (2019) Durmuş, Ahmet Fethi; Otlu, Fikret; Özkan, Özge
    Öz: Ülkemizde son yıllarda özellikle iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden mezun olan ve iş bulamayan öğrenci sayısı hızla artmaktadır. Dolayısıyla öğrencilerin kariyer planlamaları üniversite hocalarının daha fazla etkin olması gereken alanlardan biridir. Bu çalışmada sosyal bilişsel kariyer kuramı kullanılarak öğrencilerin kariyer planlamasında Serbest Muhasebeci Mali Müşavir’lik (SMMM) mesleğinin hangi basamaklarda olduğu ve mesleği tercih etme ya da etmemede etkili olan kriterlerin neler olduğu incelenmeye çalışılmıştır. Sosyal Bilişsel Kariyer Kuramı modeli, öğrencilerin kariyer ilgi alanlarının, amaçlarının ve niyetlerinin öz-yeterlik inançları ve sonuç beklentileri ile nasıl bağlantılı olduğunu açıklamak için kullanılan yararlı bir araç olarak görülmektedir. Sonuçlar, SMMM olma hedefinin, öz yeterlilik ve sonuç beklentileri ile anlamlı ve pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Ticari işlemlerde barter uygulaması ve muhasebeleştirilmesi: Türkiye'nin Rusya ve Türk cumhuriyetleri ile ticari işlemleri üzerine bir araştırma.
    (İnönü Üniversitesi, 2007) Durmuş, Ahmet Fethi
    Günümüz ekonomik kriz ortamlarında daralan ve sürekli küçülen ekonomiler için atıl kapasitenin ürüne dönüstürülmesinde, stokların eritilmesinde ve satısların artırılmasında, pazarlama ve reklâm aracı olma fonksiyonları ile Barter, üzerinde dikkatle düsünülmesi ve uygulamalarda daha fazla basvurulması gereken bir modeldir. Bu çalısmada, nakit kullanma ihtiyacını ve kredilerin faiz maliyetini ortadan kaldıran, isletmelerin ve ülkelerin finansman problemini gideren, ülkeler arasında var olan ticaret potansiyelini mevcut kaynaklar aracılıgıyla gelistirerek ivme kazandıran Barter sistemi ve muhasebelestirilmesi islenmektedir. Dıs ticaret islemlerinde malın mal ile takası olarak gerçeklesen Barter, ülkeler arası var olan potansiyeli daha yüksege çıkarmak için birçok argümana sahiptir. Bu nedenle Türkiye'nin Rusya ve Türk Cumhuriyetleri ile var olan ticaretini daha da gelistirmek için bu ülkeler arasındaki ticarette Barter islemlerinin uygulanması bölgesel isbirliginin artırılmasına da katkı saglayacaktır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Türkiye,Rusya ve Türk Cumhuriyetleri arasındaki dış ticaret işlemlerinde bater yönetiminin uygulanabilirliği
    (İnönü Üniversitesi Akademik Yaklaşımlar Dergisi, 2010) Güneş, Recep; Otlu, Fikret; Durmuş, Ahmet Fethi
    Ekonomik krizlerin giderek sık yaşandığı dünyada özellikle dış ticarette alternatif yöntemler kullanma mecburiyeti artmaktadır. Barter dış ticaretin finansmanında önemli bir enstrüman olarak görülmektedir. Çünkü barter ülke genelindeki ekonomik krizlerin aşılmasında, nakit sıkışıklığının giderilmesinde ve ihracattaki daralmanın çözülmesinde kullanılabilecek basit ve etkili bir yoldur. Bu çalışmada, Türkiye‟nin, barter sistemini kullanarak mevcut dış ticaretini özellikle komşu ülkelerle olan ticaretini nasıl geliştirebileceği ve ihtiyacı olan birçok ürün ve ürün grubunu para kullanmadan nasıl temin edebileceği araştırılmıştır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Türkiye’deki Yeminli Mali Müşavirlerin Kültür Bazlı Muhasebe Değerlerinin Analizi
    (Muhasebe ve Finansman Dergisi, 2017) Durmuş, Ahmet Fethi; Güneş, Recep
    Öz: Muhasebe alanında yapılan uluslararası ve ulusal tüm yasal ve mesleki düzenlemelerin kültürel boyutları ile birlikte ele alınması gerektiği yapılan birçok çalışma sonucunda ortaya konmuştur. Bu nedenle muhasebe uygulayıcılarının çalışmalarına yön veren kültür ve değer etkileşimlerinin araştırılması son derece önemlidir. Bu çalışmada bu noktadan hareketle Türkiye’deki yeminli mali müşavirlerin muhasebe değerlerinin Hofstede- Gray kültürel değerler çerçevesinde analiz edilmesi amaçlanmıştır. Gray, Hofstede’nin kültürel boyutlarından esinlenerek dört temel muhasebe değeri geliştirmiştir. Bu değerler; “profesyonelliğe karşı statükoculuk”, “tekdüzeliğe karşı esneklik”, “tutuculuğa karşı iyimserlik” ve “gizliliğe karşı şeffaflık” olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda bu değer boyutlarının yeminli mali müşavirlerin mesleki faaliyetlerine etkileri incelenmiş ve yeminli mali müşavirlerin profesyonellikten yana, tekdüzeliği ve tutuculuğu savunan buna karşın şeffaflık ilkesini destekleyen düşüncelerde oldukları tespit edilmiştir. Başlık (İngilizce): The Analysis of Cultural Based Accounting Values of Certified Public Accountant in Turkey Öz (İngilizce): It has been revealed by the results of many studies that all international and national legal and occupational regulations in the field of accounting should be taken into consideration together with the cultural dimensions. For this reason, it is crucial to investigate the interaction between culture and value which directs the practice of accounting practitioners. In this srudy, from this point it is aimed to analyze the accounting values of the certified public accountants in Turkey within the framework of Hofstede-Gray cultural values. Gray has developed four basic accounting values inspired by Hofstede's Cultural Dimensions.These values are; Professionalism versus statutory control", "Uniformity versus flexibility", "Conservatism versus optimism" and "Secrecy versus transparency". In our study, the effects of these value dimesions on the Professional activities of the certified public accountants have been examined and it has been found that the certified public accountants are in favor of transparency and professionalism, on the other hand support monism and conservatism.

| İnönü Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


İnönü Üniversitesi, Battalgazi, Malatya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim