Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Esendemir, Mahmut" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Modern bilim öngörüsü yönünden Kur'ân'ı Kerîm'in diğer kutsal kitaplarla karşılaştırılması
    (İnönü Üniversitesi, 2020) Esendemir, Mahmut
    Bilim, insanın hayatını kolaylaştıran bir araçtır. Aristo'nun Metafizik adlı eserinde bahsettiği rahiplerin bilimle uğraşacak kadar boş vakitlerinin olduğunu söylemesinden anlıyoruz ki din ve bilim arasındaki bağlar çok eski zamanlara dayanıyor. Bunun yanında İlahi Din olan İslam'da Vahy ve Kâinat birer hakikat evrenini oluşturmaktadır. Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. İsa, Hz. Muhammed (sas) ve onlara gönderilen Suhuflar, Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'ân bu İlahi Dinin farklı dönemlerde güncellenen metinleridir. Bu metinlerin her biri kendi çağında İslam Dinini yani Hak Dini temsil etmiştir. Fakat tarihi süreç içinde bu kutlu metinleri insan eli değmiştir. Resuller ve Nebilerin kontrolünden çıkan bu metinler üzerinde din adına sahte makam ve mevkiler ihdas eden hahamlar, ruhbanlar ve onların emellerine hizmet eden tilmizleri bu İlahi Mesajlara kendi beşeri zaaf ve hilelerini karıştırmışlardır. Bu nedenle kutsal amaçlar için gönderilen Kutsal Kitaplar kendi amaçlarına hizmetten çok sahte din adamlarına hizmet edecek şekilde yeniden yazılmış, farklı biçimde düzenlenmiştir. Kur'ân-ı Kerîm, insan eli değen ve beşeri zaafların tesirinde yeniden yazılan Tevrat, Zebûr ve İncil hakkında genel değerlendirmede bulunmuştur. Ona göre Tevrat, Zebur ve İncil aslı ilahi ve İslamidir. Allah'ın Mesajları ve düsturlarını muhtevidir. Fakat beşer elinde şekillenen ve ilaveler, tahrifler ve kimi önemli hükümlerinin gizlenmesi ve çıkarılmasından bu Kutsal Kitap (Tevrat, Zebur ve İnciller) artık gerçekliği ve İlahi Mesajı temsil etme özelliğini kaybetmiştir. Bu kitap özü ve aslı İlahi olmasına rağmen, sonraki tahrifat nedeniyle, artık beşeri dinlerin kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Bu nedenle söz konusu tahrifattan sonra onlara dayandırılmaya çalışılan Yahudilik, Musevilik, Hristiyanlık ve İsevilik "İlahi Din" kapsamında değil, "beşeri dinler" kapsamında ele alınmalıdır. Zira onların nosyonu ve ana fikri İlahi değil, beşeridir. Yani bunlar İslam nazarında "sahte" dinlerdir. Günümüzde mevcut olan Tevrat Allah'ın gönderdiği Tevrat değildir. Aynı şekilde günümüzde Zebur diye bir şey varsa o da Allah'ın Davud (as) peygambere gönderdiği Zebur değildir. Doğal olarak değişik kişiler tarafından farklı zamanlarda yazılan İnciller de Allah'ın Hz. İsa'ya gönderdiği İncil hiç değildir. Bunların hepsi insanlar tarafından telif edilen, hikâye, masal, asılsız tahminler, tutarsız tespitler ve temsiller bulunan muharref metinlerdir. Bunların hepsini Kur'ân-ı Kerim gibi saymak, onunla aynı kefeye koymak ve tümünü İlahi veya İbrahimi Dinlerin Kutsal Metinleri gibi değerlendirmek bir çeşit zihinsel iğfaldir; hak ile batılın karıştırılması ve doğru ile yanlışı karıştırıp hepsini hak ve doğru diye pazarlamaya çalışmaktır ve gerçeklerle örtüşmeyen çok büyük bir tuzaktır. Bilimsel bilgilerle bu üç büyük dinin Kutsal Kitapları karşılaştırıldığında Zebur'un bilimle ilgili kayda değer bir şey içermediğini, Tevrat ve İncillerin de yaratılış, gök bilimi ve tabiat bilimleri gibi az konuya değindikleri gözlenmektedir. Kutsal Kitaplar olarak kabul edilip Kitab-ı Mukaddes diye basılan bu beşeri eserler bilimsel konulara yüzeysel değinmeleriyle beraber onların kendi içlerinde de büyük çelişkiler taşıdıkları gözlenmektedir. Kur'ân-ı Kerîm ise bu konulara yeri geldiğinde değinmesi ve bunları özlü biçimde dile getirmesi, kendisinin gerçek bilimsel tespitler, ispat edilmiş teoriler ve hakikatle örtüşen yaklaşımla bir sorunu olmadığını, tarih boyunca ilim ve bilimle aynı çizgide seyrettiğini göstermektedir. Bu tezde Kitab-ı Mukaddes ve Kur'ân-ı Kerim'in bilimsel tespitlerle ne ölçüde uyumlu oldukları ve her birinin bilimsel konulara ilişkin tespitlerinin ne oranda tutarlı olduğu test edilmiş ve bilimsel konumları gözler önüne serilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Bilim, Kitab-ı Mukaddes, Kur'ân

| İnönü Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


İnönü Üniversitesi, Battalgazi, Malatya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim