Yazar "Güneş, Hüseyin" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Batın Ameliyatı Sonrası Hastaların Ağrıya İlişkin Hemşirelik Uygulamalarından Memnuniyet Düzeyleri: Tanımlayıcı Bir Çalışma(2021) Kapıkıran, Gürkan; Güneş, Hüseyin; Bülbüloğlu, Semra; Sarıtaş, SerdarAmaç: Bu çalışmada, batın cerrahisi uygulanmış hastaların, ameliyat sonrası dönemde uygulanan ağrı yönetimine ilişkin uygulamalardan memnuniyet düzeylerini incelemek amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Çalışma tanımlayıcı türde, eğitim ve araştırma hastanesinin genel cerrahi ünitesinde yatan n=167 hasta ile yapıldı. Veri toplamada, Postoperatif Ağrı Yönetim Kalitesinin Geliştirilmesi Anketi kullanıldı. Veri toplama araştırmacılar tarafında yüz yüze görüşme yöntemi ile yapıldı. Veri analizinde SPSS 25.0 IBM istatistik programı ile tanımlayıcı yöntemler, Independent Sample t-testi, ANOVA ve “post hoc” analizleri kullanıldı. Bulgular: Çalışmada; katılımcıların %31,7’si 40-55 yaş aralığında, %58,7’si erkek, %82’si evli, %31,7’sinin apendektomi olduğu belirlendi. Hastaların tamamına analjezik ilaç uygulandığı, %32,3’üne ilaç dışı girişimler yapıldığı saptandı. İnce bağırsak perforasyonu onarımı ve enterostomi hastalarının en yüksek düzeyde ağrı ve memnuniyet duyduğu tespit edildi (p=0,000). Sonuç: Hemşirelerin ameliyat öncesi dönemde hastalara cerrahi ağrı ile ilgili detaylı bilgilendirmeler yapması, ameliyat sonrası dönemde ise yalnızca ilaç yöntemleriyle değil aynı zamanda ilaç dışı yöntemlerle de ağrı yönetimi stratejilerini uygulanması gerekir.Öğe Deprem Sonrası Cerrahi Hemşirelerinin Algılanan Stres ve Psikolojik İyi Oluş Düzeyleri(2025) Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin; Sarı, Ebru Sönmez; Beyoglu, SakineAmaç: Bu araştırmada, deprem sonrası cerrahi hemşirelerinin algıladıkları stres ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte planlanan bu araştırma, Türkiye’nin doğusunda yer alan bir eğitim ve araştırma hastanesinde gönüllü 241 cerrahi servis hemşireleri ile yürütüldü. Veriler; araştırmacılar tarafından 25 Eylül-15 Ekim 2023 tarihleri arasında çevrimiçi toplandı. Verilerin toplanmasında ‘‘Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ)’’ kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler için ortalama, standart sapma, min-maks değerler, sayı ve yüzde kullanıldı. Verilerin analizinde parametrik testlerden bağımsız gruplarda t testi, Tek Yönlü Anova ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Levene testi ile veri setinin homojenliği değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Bu çalışmada hemşirelerin yaş ortalaması 33,39±7,63 (19-55)’tir. Cerrahi hemşirelerin PİOÖ puan ortalaması 38,45±9,32 ve ASÖ puan ortalaması 30,23±7,10 olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin psikolojik iyi oluşları ve algılanan stresleri arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik yapılan Pearson korelasyon testi sonucuna göre, zayıf düzeyde, negatif yönde doğrusal ilişki vardır (r=-0,374, p<0,001). Sonuç: Bu çalışmada cerrahi hemşirelerinin algılanan stres ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin orta düzeyde olduğu saptandı. Hemşirelerinin algılanan stres düzeyi azaldıkça psikolojik iyi oluş düzeyinin arttığı belirlenmiştir.Öğe The effect of nursing care satisfaction on pain and anxiety levels of patients undergoing orthopedic surgery in the early postoperative period(2022) Güneş, Hüseyin; Bülbüloğlu, Semra; Kapıkıran, Gürkan; Sarıtaş, SerdarIn our study, we aimed to examine the effect of nursing care satisfaction on the pain and anxiety levels of patients who underwent orthopedic surgery. This descriptive study was conducted with the participation of patients who underwent surgery in the orthopedic clinic of a training and research hospital, and they were in the early postoperative period. Patient information form, Newcastle Satisfaction with Nursing Scale and State-Trait Anxiety Inventory were used in data collection. In this study, we found that 41.2% of the orthopedic patients were between the ages of 36 and 50, and 60.4% of them were women. Both nursing care satisfaction and anxiety levels were found to be higher in women than men (p<0.05). The highest satisfaction rate was found among patients aged 18-35 years old, and the highest anxiety level was found in patients over the age of 66. In our study, we found that higher anxiety levels increased pain intensity, and a high level of nursing care satisfaction could be seen in various pain and anxiety levels. Our study showed that nursing care satisfaction was affected by pain and anxiety in patients who underwent orthopedic surgery. In addition, it showed that pain and anxiety trigger each other. Clinicians should be aware of the negative effects of pain and anxiety on postoperative recovery. Strategies to increase nursing care satisfaction should be developed.Öğe İkdâmcı Cevdet'in hayatı ve fikirleri(İnönü Üniversitesi, 2023) Güneş, Hüseyin; Karagöz, Mehmetİkdâmcı Cevdet olarak bilinen Ahmed Cevdet Oran (1862-1935) Osmanlının son, Cumhuriyet'in ilk döneminde yaşamıştır. İmparatorluğun yıkılışına ve Cumhuriyet'in kuruluşu ile bu dönemde gerçekleşen çok sayıda önemli vakanın içinde bulunarak veya en yakınında takipçi olarak şahit olmuştur. Doğduğu 1862 yılından II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908'e kadarki hayatı "sükûnet", 1908 ile 1935 arasındaki hayatı ise "karmaşa" olarak nitelendirilebilir. İlk döneme dair ailesi, öğrenim hayatı, gazeteciliğe başlaması, Ahmed Midhat Efendi ile tanışıklığı ve İkdâm'ın neşrine başlaması önemli hususlardır. İlk yurt dışı deneyimini yine bu dönemde II. Nikolay'ın taç giyme törenine katılmak üzere Rusya'ya gidişiyle edinmiştir. Ahmed Cevdet Bey, 1908 sonrasında siyâsî olaylarda oynadığı rol ile ön plana çıkmaya başlamıştır. II. Meşrutiyet'in ilanını olumlu karşılamış ve bunun memleket için bir kazanım olduğunu düşünmüştür. Fakat bu devrede yönetim anlayışı nedeniyle İttihat ve Terakki'nin ile ters düşmüştür. Hasan Fehmi cinayetinden dolayı İttihatçılara karşı İkdâm vasıtasıyla ciddi bir muhalefet yürütmüştür. Hemen akabinde meydana gelen 31 Mart Vakası'nda İttihat ve Terakki tarafından kışkırtıcı olduğu gerekçesiyle suçlanmıştır. İsyanın bastırılmasıyla birlikte yurt dışına gitmiştir. Gıyaben yargılanıp suçsuz bulununca ailesini yurt dışında bırakarak ülkeye dönüş yapmıştır. Bundan sonra İttihat ve Terakki ile herhangi bir sorun yaşamamıştır. Millî Mücadele döneminde yurt dışında yaptığı çalışmalarla Milli Mücadele sürecine destek olmuştur. İstanbul'da ise İkdâm, Millî Mücadele yanlısı bir politikayla neşredilmeye devam etmiştir. Lozan Konferansı'nda Murahhas Heyeti'ne yardımcı olması için TBMM tarafından görevlendirilmiş ve gazeteci olarak Konferans'ı yerinde takip etmiştir. Barış sağlandıktan sonra ülkeye dönüş yapmıştır. 1923 yılı sonlarında halifeliğin kaldırılması tartışmalarında İstiklâl Mahkemesinde yargılanmış ve suçsuz bulunarak beraat etmiştir. Yargılamadan sonra bir grup gazeteci ile İzmir'de Mustafa Kemal ile görüşmüştür. Gazeteci kimliğinin yanı sıra kültürel faaliyetlerde de son derece aktif olan Ahmed Cevdet Bey, çok sayıda siyâsî, ilmî ve kültürel cemiyet ve derneğin kuruculuğunda bulunmuştur. Meşrutiyet'in hemen akabinde tesis edilen Cemiyet-i Matbûât-ı Osmaniye'nin kurucu üyelerinden biri olmuştur. Fakat kısa süre sonra üyelikten ayrılmıştır. Türk Derneği'nin devamı niteliğindeki Türk Bilgi Derneği'nin kuruluşunda yer almıştır. 1913 yılında İttihat ve Terakki tarafından kurulan partiler üstü Müdâfaa-i Milliye Cemiyeti'nin azalarından biri olmuştur. Kaleme aldığı makaleler ile mezkûr cemiyetin başarısı için destek olmaya çalışmıştır. 1914 yılında yine İttihat ve Terakki'nin öncülüğünde tesis edilen Osmanlı-Rus Dostluk Cemiyeti'nin kurucu üyesi olmuştur. Son olarak 1914 yılında Matbûât Teâvün Cemiyeti adıyla bir basın meslek ve dayanışma cemiyeti kurmaya teşebbüs etmiş fakat başarılı olamamıştır. Ahmed Cevdet Bey, fikrî bakımdan Türkçü bir kimliğe sahiptir. Dolayısıyla Türk milletinin terakkisi için hem kendisi gayret göstermiş hem de İkdâm vasıtasıyla mücadele etmiştir. Geri kaldığını iddia ettiği Türk milletinin Batılılaşarak ilerlemesi doğrultusunda temel bir fikre sahiptir. Bu çerçevede maârif ve iktisât konularında devlet ve toplumca yapılması gereken hususları ihtiva eden çok sayıda metin kaleme almıştır.Öğe Karaciğer Transplantasyonu Olan Hastalarda Covid-19 Korkusunun İmmünosüpresif Tedavi Uyumuna Etkisi(2024) Güneş, Hüseyin; Beyoglu, Sakine; Kavak, MustafaÖz Giriş ve Amaç: Bu araştırmada karaciğer transplantasyonu ameliyatı geçirmiş hastalarda Covid-19 korkusunun immünosüpresif tedavi uyumuna etkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı olarak tasarlanan bu araştırma bir üniversite hastanesinin karaciğer nakli merkezinde 169 hastanın katılımıyla yapıldı. Veriler; araştırmacılar tarafından Şubat- Mart 2024 tarihleri arasında yüz yüze ve çevrimiçi toplandı. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Koronavirüs (Covid-19) Korkusu Ölçeği ve İmmünsupresif İlaç Kullanımına Uyum ölçekleri kullanılarak toplandı. Veri analizi IBM SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) Statistics 25 programı ile yapıldı. Bulgular: Hastaların %58.6’ının erkek, %80.5’i evli, %72’sinin nakilden sonra kullandığı immünosüpresif ilacın tacrolimus olduğu, %63.3’ünün Covid-19’a yakalanmadığı, %15.4’ünün Covid-19 nedeni ile yakınını kaybettiği saptandı. Kullanılan ölçekler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi yapıldı ve iki ölçek arasında istatistiksel olarak önemli ilişki saptanmadı (p>0.05) Sonuç: Covid-19 korkusunun ortalama seviyelerde olduğu saptandı. Buna rağmen hastaların immünosüpresif tedaviye uyumlarının yüksek olduğu saptandı. Dolayısıyla Covid-19 korkusunun immünosüpresif tedaviye uyumu etkilemediği belirlendi.Öğe Malatya'ya demiryolunun gelişi(İnönü Üniversitesi, 2017) Güneş, HüseyinDemiryolu Osmanlı İmparatorluğuna erken denebilecek bir zamanda intikal etmiştir. Osmanlı döneminde demiryolu yapımı ile ilgili olarak uygulanan kilometre garantisi ve diğer imtiyazlar devletin bekasını ilgilendirecek bir problem haline gelmiştir. 1923 yılında Yeni Türk devletinin bir Cumhuriyet ve ulus devlet olarak teşekkül etmesinden sonra ulaşım politikasına bakış açısında köklü bir değişimin yaşanmasına neden olmuştur. Yeni devletin yöneticileri edindikleri tecrübeler ışığında hem demiryolu yapımı konusunda bir kararlılık sergilemişler hem de bu politikanın uygulanmasın konusunda daha bağımsız bir politika izlemişlerdir. Malatya'ya demiryolunun gelişi, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923 yılından itibaren ülkenin ulaşım altyapısını geliştirmek amacıyla başlattığı politikanın bir parçası olarak gerçekleşmiştir. Bu bağlamda önce 1930 yılında Fevzipaşa-Diyarbakır, daha sonra 1937 yılında Malatya-Çetinkaya hatları ile Malatya demiryoluna kavuşmuştur. Bu hatlar sayesinde Malatya bir taraftan Akdeniz limanları ve Doğu Anadolu'ya diğer taraftan da başta Başkent Ankara olmak üzere ülkenin orta ve batı bölgelerine bağlanmıştır. Demiryolu, en önemlisi ekonomik alana olmak üzere şehir yapısına önemli katkılarda bulunmuştur.











