Yazar "Kömürkara, Sema" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Karaciğer nakli hastalarında progresif gevşeme egzersizlerinin yaşam bulguları ve yorgunluk üzerine etkisi(İnönü Üniversitesi, 2020) Kömürkara, SemaÖZET Karaciğer Nakli Hastalarında Progresif Gevşeme Egzersizlerinin Yaşam Bulguları ve Yorgunluk Üzerine Etkisi Amaç: Bu araştırma, karaciğer nakli hastalarında progresif gevşeme egzersizlerinin yaşam bulguları ve yorgunluk düzeyi üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma, ön test/son test randomize kontrollü deneme modeli olarak yapıldı. Araştırmaya Mart 2020- Ekim 2020 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin karaciğer nakil servislerinde yatan ve karaciğer nakli olan (deney grubu=45, kontrol grubu=45) 90 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özelliklerini kaydetmek için Hasta Tanıtım Formu, yaşam bulgularına ait özellikleri kaydetmek için Yaşam Bulguları İzlem Formu ve yorgunluk düzeylerini belirlemek için Yorgunluk Şiddeti Ölçeği kullanıldı. Deney grubundaki hastalara, telefonlarına gönderilen ses kayıtları ile dört hafta boyunca düzenli olarak her gün 25-30 dakika progresif gevşeme egzersizleri uygulatıldı. Deney grubundaki hastaların progresif gevşeme egzersizleri öncesi yaşam bulguları ve yorgunluk şiddeti düzeyleri belirlendi. Progresif gevşeme egzersizlerinden hemen sonra ve ikinci haftanın sonunda yaşam bulguları izlendi. Dördüncü haftanın sonunda ise yaşam bulguları ve yorgunluk şiddeti düzeyleri ölçüldü. Kontrol grubundaki hastaların ölçümleri deney grubuyla eş zamanlı olacak şekilde ölçüldü. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistikler, Ki-Kare, Mann-Withney U, Friedman ve Wilcoxon işaretli sıralar testleri kullanıldı. Bulgular: Karaciğer nakli sonrası kontrol grubunda bulunan hastaların ön test /son test yaşam bulguları ve yorgunluk şiddeti düzeyinde puan ortalamaları arasında önemli bir farklılık saptanmazken, deney grubundaki hastaların nabız ve solunum hızı sayısı, sistolik ve diyastolik kan basıncı değerleri, yorgunluk şiddeti düzeyleri ortalama puanlarının düşük olduğu saptandı (p<0.05). SpO2 düzeyinin ise arttığı istatistiksel açıdan farkın önemli olduğu görüldü (p<0.05). Sonuç: Progresif gevşeme egzerizlerinin karaciğer nakli olan hastalarda yaşam bulgularını düzenlemede ve yorgunluk şiddetini azaltmada etkin bir hemşirelik girişimi olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Karaciğer Nakli, Progresif Gevşeme Egzersizleri, Yaşam Bulguları, YorgunlukÖğe Karaciğer nakli olan hastalara sağlık inanç modeli doğrultusunda verilen video destekli eğitimin hastalığa uyum ve ilaç kullanımına etkisi(İnönü Üniversitesi, 2024) Kömürkara, Sema; Cengiz, ZelihaKaraciğer Nakli Olan Hastalara Sağlık İnanç Modeli Doğrultusunda Verilen Video Destekli Eğitimin Hastalığa Uyum ve İlaç Kullanımına Etkisi Amaç: Bu araştırma karaciğer nakli olan hastalara Sağlık İnanç Modeli (SİM) doğrultusunda ve standart olarak verilen video destekli eğitimin hastalığa uyum ve ilaç kullanımına etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma, randomize kontrollü deneysel tasarımda yürütüldü. Araştırmanın örneklemini güç analizi ile belirlenen 90 (30 SİM, 30 standart, 30 kontrol) karaciğer nakli hastası oluşturdu. Veriler "Hasta Tanıtım Formu", "Kronik Hastalıklara Uyum Ölçeği", "İmmünosüpresif İlaç Kullanımına Uyum Ölçeği" ve "Akılcı İlaç Kullanımı Ölçeği" kullanılarak ölçüldü. SİM grubuna SİM doğrultusunda hazırlanan, standart eğitim grubuna ise klasik yöntemle hazırlanan eğitim videoları, 1 ay süreyle haftada en az 1 gün izletildi. Randomizasyon sonrası tüm gruplarda ön test, girişimler sonrası ise son test ölçümleri yapıldı. Bulgular: Eğitim gruplarında kronik hastalığa ve immünosüpresif ilaç kullanımına uyum ve akılcı ilaç kullanımı son test puanlarının kontrol grubuna ve zamana göre daha yüksek olması istatistiksel olarak önemli bulundu (p<0.05). Tüm değişkenler açısından SİM grubu puanları standart eğitim grubundan daha yüksek olsa da sadece kronik hastalığa uyum ölçeğinin fiziksel alt boyutu açısından gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu. Kronik hastalığa uyum ölçeği fiziksel alt boyutunda SİM'e dayalı eğitimin daha etkili olduğu saptandı (p<0.05). Sonuç: Araştırmada, SİM ve standartlaştırılmış video eğitimlerinin karaciğer nakli olan hastaların kronik hastalığa uyum, immünosüpresif ilaç kullanımına uyum ve akılcı ilaç kullanım düzeyini arttırdığı ve SİM'e dayalı verilen eğitimin kronik hastalığa uyum fiziksel alt boyutunda standart eğitimden daha etkili olduğu belirlendi. Anahtar Kelimeler: Akılcı İlaç Kullanımı, Hastalığa Uyum, İlaç Uyumu, Karaciğer Nakli, Sağlık İnanç Modeli, Video Destekli Eğitim.Öğe The Effect of Frailty on Daily Living Activities and Treatment Adherence in Hemodialysis Patients(Turk Nefroloji Diyaliz ve Transplantasyon Hemsireleri Dernegi, 2026) Oltuluoğlu, Hatice; Kömürkara, SemaAim: This study aimed to examine in detail the impact of frailty on activities of daily living and treatment adherence among hemodialysis patients. Materials and Methods: The study was conducted between July and September 2023 in the hemodialysis units of a university hospital and a private hospital located in eastern Türkiye, using a cross-sectional descriptive design. A total of 135 patients receiving hemodialysis treatment were included in the study. Data were collected using the Patient Information Form, Frailty Assessment Scale, Katz Index of Activities of Daily Living, and the Morisky Medication Adherence Scale. Results: The mean scores of the Frailty Assessment Scale, Katz Index of Activities of Daily Living, and Morisky Medication Adherence Scale were 2.19±1.58, 16.18±2.76, and 2.58±1.27, respectively. Age was found to significantly affect both frailty and activities of daily living, whereas educational level had a significant effect only on activities of daily living (p<0.05). A moderate negative correlation was observed between frailty and activities of daily living (r=-0.489), and a moderate positive correlation was observed between frailty and medication adherence (r=0.302) (p<0.001). The findings indicate that as patients’ frailty levels decreased, their activities of daily living scores increased, while their medication adherence improved. Conclusion: The study revealed that hemodialysis patients are significantly frail and that frailty has a considerable impact on both activities of daily living and adherence to treatment. These findings underscore the need for clinical assessment of frailty and the implementation of interventions aimed at improving daily functioning and treatment adherence in this patient population. © 2026, Turk Nefroloji Diyaliz ve Transplantasyon Hemsireleri Dernegi. All rights reserved.Öğe Violence experiences and solution approaches healthcare workers in emergency department(2024) Cengiz, Zeliha; Kömürkara, Sema; Gürdap, ZüleyhaThe study aimed to evaluate the prevalence of violence against healthcare workers in emergency departments and identify solution approaches. The research, utilizing a descriptive design, was conducted with 149 health workers employed in the emergency units of a research hospital. Data were collected using a survey form constructed based on the literature. Participants' 92.6% experienced some form of violence, with 92.8% of these individuals subjected to verbal abuse. The main causes of violence were identified as the perpetrator justifying their behaviour (42.0%), refusal of requests such as prescriptions or reports (50.0%), and dissatisfaction with treatment (41.3%). 40.6% of health workers filed a code white report, and 36.2% stated that no action was taken against the aggressor.83.9% of health workers indicated that legislation, 70.5% code white, and 55.0% reported inadequate security measures. Health workers suggested implementing deterrent penalties (18.1%) and increasing security measures (17.4%) to reduce violence. A significant difference was found between professional experience and exposure to violence, as well as the types of violence encountered. Additionally, an important significant difference was identified between the profession and the gender of the perpetrator of violence. While physicians and other professional groups are generally subjected to violence by men, nurses and midwives experience violence from both women and men, as well as both genders together (p<0.05). The study found that emergency department health workers face high rates of violence and existing measures are inadequate. In this context, it is recommended to review existing legal regulations, ensure continuous and visible security, and enhance the effectiveness of code white protocols.











