Yazar "Kurt, Tuba" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Din Eğitiminde İnsanın Ontolojisine Kierkegaardcı Bir Bakış(2024) Uçar, Recep; Kurt, TubaÜlkemiz din eğitiminde insana bakış, teolojisini İslam’a, felsefesini ilerlemeci-hümanist çizgide olan modern eğitim anlayışına dayandıran yaklaşımlara göre şekillenmektedir. Dolayısıyla din eğitiminde insanın ontolojisinin teorik arka planını, İslam düşüncesi ile ilerlemeci-hümanist geleneğin insan tasavvuru oluşturmaktadır. İslam düşüncesinin temelinde varlık âleminin merkezine cüz’i iradesi oranında özgür ve sorumlu bir insan tasavvurunun yerleştirildiği görülmektedir. İlerlemeci-hümanist paradigma ekseninde yürütülen modern eğitim sisteminde ise insana bakış, onun ilgi, ihtiyaç ve deneyimlerini merkeze alarak, bireyin kendini tanımasını ve kendini gerçekleştirmesini temel amaç olarak görmek şeklindedir. Bu durumda din eğitiminin insana bakışının eklektik bir ontolojiye dayandığı söylenebilir. İslam düşüncesinin ve günümüzün modern eğitim anlayışının insanı anlamaya, tanımaya ve eğitimi insanileştirmeye yönelik çabaları büyük bir bilgi birikimi olarak görülse de insanın kendi varlığına yönelik farkındalığı her iki yaklaşımın da eksik yönleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda din eğitiminde insanın varoluşuna yönelik farkındalığın nasıl sağlanacağı, temel kaynaklarının, referanslarının ve insana bakışın hangi zemin üzerinden inşa edileceği sorusu, din eğitiminin ontolojisi için temel bir problemdir. Araştırmanın amacı, din eğitiminde insanın ontolojisine bakışı, İslam düşüncesinin ve modern eğitim anlayışının eksik yönlerinden yola çıkarak ele almak ve bunu varoluşçuluğun temellerini atan Kierkegaard’ın somut insan anlayışına ulaştıran varoluş süreçleri temelinde şekillendirmeye çalışmaktır. Çalışmada kişinin birey olarak varoluşunun farkına varmasında din eğitiminin nasıl bir ışık tutacağının cevabı da aranmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda din eğitiminde insanın ontolojisini yatay ve bireysel düzeyde değil, dikey ve metafizik olanla ilişkili bir zemin üzerinden oluşturmak gerektiği görülmüştür. Din eğitiminde bunu gerçekleştirmek, bireyin aklını ve kalbini tatmin etmek, öğretilenlerin yaşamda bir karşılığının olmasını sağlamak, öznel ve içsel dindarlık anlayışını oluşturmakla mümkün olacaktır.Öğe İlahiyat Fakültesi Öğrencilerinin Yaşam Becerileri ile Gelecek Kaygıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2025) Uçar, Recep; Kurt, TubaBu araştırmada, İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin yaşam becerileri ile gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Yaşam becerileri, bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları zorlukların üstesinden gelmek için önemli bir dayanaktır. Gelecek kaygısı ise üniversite öğrencilerinin hedeflerinin gerçekleşmesi ve geleceğe yönelik beklentilerinin karşılanması yönünde minimum düzeyde olması beklenen bir duygu durumudur. Üniversite öğrencilerinin belli sebeplerle gelecek kaygısı yaşadıkları ve bu kaygının onların yaşam becerileri üzerinde etkisi olduğu söylenebilir. Ülkemizin yüksek öğretim politikaları kapsamında son yıllarda İlahiyat Fakültelerinin sayısının hızla çoğalması ve mezun olanların sayısının artması ile buralarda öğrenim gören gençlerin iş hayatındaki istihdam sorunları gelecek kaygılarına yönelik birtakım sorunların artmasına neden olmakta, bu da yaşam becerileri ile ilişkilendirilmektedir. Yaşam becerileri düşük olan İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin gelecek kaygısının yüksek olduğu varsayılmaktadır. Ayrıca gelecek kaygısı yüksek olan bireylerin de yaşam becerilerinde aksaklıkların olması muhtemeldir. Literatürde doğrudan İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin yaşam becerileri ile gelecek kaygısı arasındaki ilişkiyi ele alan bir çalışmaya rastlanmaması da araştırmanın ortaya çıkış nedenidir. Üniversite dönemi öğrencilerinin yaşam becerileri ile gelecek kaygısı arasındaki ilişkiyi belirlemek içinde bulundukları dönemin daha verimli geçirilmesi adına önemlidir. Bu kapsamda İlahiyat Fakülteleri öğrencilerinin yaşam becerileri ile gelecek kaygıları arasındaki ilişki; çeşitli değişkenler göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Çalışma, nicel yöntem ve betimsel düzeyde ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin farklı sınıf düzeylerinde öğrenim gören 351 öğrenciden elde edilmiştir. Veri toplama araçları olarak “Yaşam Becerileri Ölçeği” ve “Üniversite Öğrencilerinde Gelecek Kaygısı Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin yaşam becerileri ile gelecek kaygısı arasında zayıf düzeyde ve negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Başka bir ifadeyle öğrencinin yaşam becerileri azaldıkça gelecek kaygısı da artmaktadır. Ortaya çıkan bu sonuç, gelecek kaygısının en uygun düzeyde var olmasının kişinin kaygı duyduğu unsurlara karşı yaşam becerilerini harekete geçirmesine ve çözüm üretmek için bu becerilere olan ihtiyacının artmasına neden olacağı şeklinde yorumlanmıştır. Ayrıca cinsiyet, barınma durumu ve ailenin gelir durumu değişkenlerine göre öğrencilerin yaşam becerileri ile gelecek kaygıları arasında anlamlı bir farklılık görülmezken, öğrenim görülen sınıf düzeyi ve ailenin tutumu arasında anlamlı bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelecek kaygısının en uygun düzeyde tutulmasında yaşam becerileri etkilidir. İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin yaşam becerileri ile gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi ile kaygıya neden olan ve yaşam becerilerini düşüren unsurların rehberlik uygulamaları ve eğitim programları ile ele alınıp çözülmesi mümkün olacaktır. Bu durum onların kapasitelerini tam anlamıyla kullanarak yaşadıkları topluma katkıda bulunmalarına yardımcı olabilecektir. Bunun için eğitim ve öğretim programlarında yaşam becerilerine daha fazla yer verilmesi gerektiği önerilmektedir.Öğe Lisansüstü Eğitim Alan Diyanet Personelinin Akademik Eğitim İhtiyaçları(2025) Uçar, Recep; Kurt, TubaBu araştırmanın amacı, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çeşitli pozisyonlarda görev yapan ve lisansüstü eğitim alan din görevlilerinin akademik eğitim ihtiyaçlarını, beklenti ve görüşlerini incelemektir. Mevcut literatürde Diyanet personelinin lisansüstü eğitimdeki akademik ihtiyaçlarını derinlemesine ele alan çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Yapılan bu çalışma, literatürdeki boşluğu doldurmayı ve bu ihtiyaca katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin lisansüstü eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesinin, günümüz toplumunda nitelikli din hizmeti sunulması ve insan kaynağı kalitesinin artırılması açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda çalışmada, Diyanet İşleri Başkanlığı personeli için lisansüstü eğitimin öneminin vurgulanması, bu eğitime ilişkin ihtiyaçların çerçevesinin belirlenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesine bilimsel katkıda bulunması amaçlanmaktadır. Ayrıca, personel görüşleri doğrultusunda lisansüstü eğitim veren ilahiyat fakültelerinin programlarının gözden geçirilmesinin Diyanet İşleri Başkanlığının hizmet alanlarına olumlu katkılarda bulunacağı öngörülmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasının iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu maksimum çeşitlilik örneklemesine göre belirlenen, Diyanet İşleri Başkanlığında görev yapan ve lisansüstü eğitim alan personelden 18 kişi oluşturmaktadır. Araştırmaya ilişkin veriler pilot uygulaması ve geçerlik güvenirlik çalışması yapılan yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Diyanet personelinin kişisel gelişimi sağlamak, mesleğe bağlılık ve hizmet kalitesini artırmak gibi gerekçelerle lisansüstü eğitimi tercih ettikleri belirlenmiştir. Diyanet personeli için lisansüstü eğitime teşvikin sağlanması bireysel ve kurumsal düzeyde önemli bir ihtiyaç olarak görülmüştür. Personelin almış olduğu lisansüstü eğitim, beklentilerini karşılamaktadır. Lisansüstü eğitim veren kurumlar ile Diyanet arasında güven ve iletişimin olduğu görülmüştür. Lisansüstü eğitimin katılımcıların bireysel beklentilerine, mesleki ihtiyaçlarına ve eğitim aldıkları kuruma bağlı olarak farklı algılandığı belirlenmiştir. Diyanet personelinin almış olduğu lisansüstü eğitimin kişisel gelişimlerine katkılarının olduğu görülmüştür. Eğitim sürecinde öğrendikleri yöntemler ve öğretim biçimleri öğrencilerin lisansüstü eğitim derslerinden aldıkları verimi etkilemektedir. Ayrıca Diyanet personelinin lisansüstü eğitimde fiziksel, kurumsal ve zamana bağlı sorunlar yaşadıkları görülmüştür. Bu sorunların çözümünde kurumsal ve mevzuata bağlı düzenlemelerin yapılması gerektiği ortaya konulmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre ilahiyat fakültesi lisansüstü eğitim programlarının ve ders içeriğinin, Diyanet İşleri Başkanlığı ile iş birliği içerisinde personelin hizmet alanlarına katkıda bulunacak şekilde yapılandırılması gerektiği önerilmektedir. Ayrıca yapılacak bilimsel çalışmalarda toplumu dinî konularda aydınlatma ve rehberlik hizmetlerinde teorik-pratik dengesinin gözetilmesi, beklenti ve ihtiyaçların göz önünde bulundurulması tavsiye edilmektedir. Diyanet personeline lisansüstü eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla bazı teşviklerin ve imkânların sunulması, nitelikli din görevlilerinin istihdam edilmesi için personelin mesleki yeterliklerini geliştirmeye yönelik performans ve kariyer sisteminin geliştirilmesi de öneriler arasında yer alabilir. Diyanet personelinin lisansüstü eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesinin, günümüz toplumunda nitelikli din hizmeti sunulması ve insan kaynağı kalitesinin artırılması açısından önemli olduğu düşünülmektedir.











