Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Polat, Kaan" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    GELİR ELDE ETMEK AMACIYLA SÖZDE MAĞDUR TARAFINDAN UZLAŞTIRMA KURUMUNUN KULLANILMASI HAKKINDA DEĞERLENDİRME
    (2024) Polat, Kaan
    Türk ceza hukukuna 2005 yılında dâhil edilen ve onarıcı adalet anlayışının yansımalarından biri olarak kabul edilen uzlaştırma kurumu, fail ile mağdurun bir araya getirilerek barışmalarına ve mağdurun uğramış olduğu zararın nasıl telafi edilebileceğine ilişkin yürütülen bir süreçtir. Bu süreçte mağdur, uğramış olduğu zararın giderilmesi için genellikle maddi nitelikte olan bir edimin kendisine verilmesini talep etmektedir. Bunun üzerine fail, mağdurun talep ettiği edimi yerine getirmek suretiyle kovuşturma yapılmasının önüne geçmiş olur. Ancak bazı durumlarda sözde mağdur; sırf uzlaştırma kurumunun ediminden yararlanmak amacıyla kendisi aleyhine uzlaştırmaya tabi suçların işlenmesine, bu yönde suç işleme ihtimali olan potansiyel suçluların tahrik edilmesine sebep olmaktadır. Bir başka deyişle; fail ve mağdurun anlaşarak bozulan toplum düzeninin iadesinin sağlanması için Türk hukukuna giren uzlaştırma kurumu, sözde mağdurun gelir elde etmek için kullanılan bir araç hâline gelebilmektedir. Çalışmamızda; hüsnüniyetten uzak ve uzlaştırma kurumunun varoluş amacına aykırı şekilde gelir elde etmek amacıyla yapılan eylemlerin nasıl nitelendirildiği, bu eylemler neticesinde uzlaştırma kurumunun uygulanıp uygulanmaması gerektiği ve nihayetinde sözde mağdurun bu şekilde davranması nedeniyle aleyhine bir yaptırımın tatbik edilip edilemeyeceği ele alınacaktır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    ŞÜPHELİ VE SANIĞA HAKLARININ AÇIKLANMAMASI, DURUŞMALARIN YAKIN SAATLERE PLANLANMASI VE KARARIN ÖNCEDEN HAZIRLANMASI UYGULAMALARININ ADİL YARGILANMA HAKKI ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ
    (2025) Polat, Kaan
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, adil bir yargılamanın yürütülmesi maksadıyla bazı düzenlemelere yer vermiştir. Ancak uygulamada iş yükünün fazla olması nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan bazı düzenlemeler göz ardı edilmekte veya dikkate alınmakla birlikte tam manasıyla tatbik edilmesi güç hâle gelmektedir. Söz gelimi; şüpheli veya sanığa sahip olduğu hakların kendisine bildirilmemesi veya bildirilmekle birlikte bunun soyut kalıp açıklanmaması, duruşmaların birbirlerine yakın saatlere planlanması ve dolayısıyla sanık açısından zaman baskısının meydana gelmesi, hâkimin duruşma tarihinden önceki bir zaman diliminde karar metnini hazırlaması ve yapılacak olan son duruşmada söylenenleri dikkate almadan önceden hazırlamış olduğu metni kopyala-yapıştır yapmak suretiyle karar olarak yazması uygulamada yaşanan sorunlardan bazılarıdır. Çalışmamızda bu sorunların adil yargılanma hakkı çerçevesinde ele alınıp alınamayacağı, ele alınması hâlinde bunların adil yargılanma hakkına aykırı olup olmayacağı ayrı ayrı başlıklandırılmış ve değerlendirilmiştir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    TÜRK CEZA KANUNU m. 61 AÇISINDAN CEZANIN BELİRLENMESİ
    (2024) Polat, Kaan
    Failin; mağdurun kalbine ateş edip onu öldürmesi ile karnına ateş edip onu öldürmesi, mağdurun akıllı telefonunu çalması ile otomobilini çalması, mağdura tokat atması ile mağduru bacağından bıçaklaması eylemlerinde her ne kadar işlenen suçlar tipik olarak aynı olsa da bu suçu işleyen faillere aynı cezanın verilmesi adalete uygun değildir. Zira her olayın kendine özgü bir zemini bulunmaktadır. Buna benzer sonsuz sayıda eylem bakımından kanun koyucunun mevzuat metinlerinde bunları ayrı ayrı olarak düzenlemesi, hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi hukuk sistematiği açısından da mümkün değildir. Aksi takdirde hem mevzuatı oldukça kazuistik hâle getirmiş hem de hâkimlerin serbestçe değerlendirme yapmasının güç olduğu bir durum ile karşı karşıya kalmış oluruz. Bundan dolayı kanun koyucunun bu konuda icra ettiği en mühim düzenlemelerden biri, her olayın zemininin tespit edilmesi bakımından hâkime yol gösterici nitelikte olan bazı ölçütlere yer vermesidir. Bu ölçütler; kanunda düzenlenen ceza aralığını, başka bir deyişle soyut cezayı; aralığı daraltmak suretiyle cezayı belirlenebilir hâle getirmeye, yani somut cezaya çevirmeye hizmet etmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesinde de cezanın belirlenmesi müessesesiyle ilgili olarak düzenlemelere yer verilmiştir. Şüphenin kesin olarak yenilip suçlu olduğuna kanaat getirilen bir fail hakkında ceza verilirken; somut olayın özelliklerinin, indirim veya artırımın önceliğinin, suçun maddi ve manevi unsurunun etkisinin, birtakım kurumların uygulanma sırasının ve benzeri hususların ne şekilde cezanın belirlenmesinde etki edeceği bu düzenlemede yer almaktadır. Çalışmamızda TCK m.61 genel olarak ele alınacak ve ceza hukuku çerçevesinde değerlendirmelerde bulunulacaktır.

| İnönü Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


İnönü Üniversitesi, Battalgazi, Malatya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim