Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Türkan, Mehmet" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 4 / 4
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Nietzsche'de Decadence Kavramının Soykütüğü
    (2021) Türkan, Mehmet
    Dekadans ilkin ahlaki iyi adına içgüdülerin yozlaştırılması, bireydeki yaşamsal gücün zayıflatılması olsa da bununla sınırlı kalmamış, bütün bir kültür ve medeniyete bulaşmıştır. Ancak dekadans tartışmalarına bakıldığında daha çok ahlaki dekadans üzerine yoğunlaştığı, kültür ve medeniyetteki dekadansın yeterince tartışılmadığı; ahlaki dekadans tartışmalarının gölgesinde kaldığı görülür. Bu makaledeki amacımız ahlak alanındaki dekadansın yanında dekadansın kültür ve medeniyetteki çeşitli tezahürlerine ışık tutarak Nietzsche'nin dekadans eleştirisinin olabildiğince tam bir portresine ulaşmaktır. Buna dekadansın bir tür soykütüğünün çıkarılması da denilebilir. Zira ona göre yaşamı iyi ve kötü olarak ikiye ayırarak yaşamın zorunlu mayası olan kötü'yü yok etmeye yönelen idealist anlayışlar dekadans olduğu kadar, idealizme karşıtlık temelinde zuhur etmiş ahlak, kültür ve medeniyetler de dekadanstır. Bu kontrast düşüncelerin tamamı dekadansın farklı semptomlarını oluştururlar. Bu bağlamda makalede sadece idealist yorumun ürünü ahlakın ve yansımalarının Nietzsche'nin yıkıcı eleştirisinin hedefinde yer almadığı; idealist ahlak ve değerlerin yıkımı üzerinden yükselen modernizm ve onun türevleri olan pozitivist, ilerlemeci anlayışların tümünün; tarihin ideal bir geleceğe yol aldığını öne süren sosyalizmin, türlerin sürekli tekamül içinde olduğunu öne süren Darvinizmin; Kantçı ahlakçılığın, demokrasinin, romantizmin ve daha da genişletilebilir bir listenin onun yıkıcı eleştirisinin hedefinde yer aldığı gösterilecektir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Platon ve Aristoteles’te \"Varolmayan\" Kavramı Üzerine Bir İnceleme
    (2025) Türkan, Mehmet
    Platon ve Aristoteles’in \"varolmayan\" üzerine öne sürdüğü savlar Pre-Sokratik felsefedeki tartışmalarda öne çıkan iki temel yaklaşım üzerinden gelişir. Pre-Sokratik felsefede Herakleitos’un sürekli oluş halindeki dünyasında \"varolmayan\" (mê on) ve “varolan” (to on) diyalektik birlik halinde şeylerin artık olmadıkları geçmişini ve şimdide oldukları halini ifade eder. Herakleitos’un dünyasında varolan ve varolmayan birbirinde taşınırken, Xenophanes’in öncülük ettiği Eleatik yaklaşımda varolanın varolan, varolmayanın varolmayan olduğu öne sürülerek varolan ve varolmayanın diyalektik birliğine çizgi çekilir. Her iki yaklaşımda da varolan ve varolmayan varoluş dünyasının kavrayışına aracılık eden en genel mantık kategorileri olarak karşımıza çıkar. Varolanın varolan, varolmayanın varolmayan olduğunu öne süren Eleacı düşünceye karşıt argümanlar geliştiren Platon, en genel formlar arasındaki ilişkilere odaklanarak varolanın varolmayan, varolmayanın varolan olduğunu öne sürer. Pre-Sokratik felsefede varolmayan üzerine yürütülen tartışmaların ayrıntılı bir incelemesi üzerinden kendi anlayışını geliştiren Aristoteles ise “varolmayan”ın yoksunluk, bilkuvve varlık ve boşluk gibi çeşitli anlamlarının açıklamasını yapar. Her iki filozof da hiçbir şeyin mutlak yokluktan gelmediğini, varolan her şeyin öncesiz ve sonrasız taşıyıcısının madde olduğunu öne sürer. Platon ve Aristoteles’te bütün bu açılardan “varolmayan”ın anlamına yoğunlaşan makalenin varolmayanın ontolojisine ve modern felsefedeki olumsuzlama ve hiçlik tartışmalarına katkı sunacağı umulmaktadır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Sartre'da Kartezyen Düalizm Eleştirisi
    (2024) Türkan, Mehmet
    Makalenin amacı her türlü ikiciliğin üstesinden gelmek isteyen Sartre'ın Kartezyen düalizme getirdiği eleştirileri ve ortaya koyduğu çözümleri ele almaktır. Descartes'ın Töz düalizmi (bilinç/ruh-beden/madde ikiliği) olarak bilinen düşüncesinde ruh düşünen töz, beden ise uzamsal tözdür. Çağdaş Batı felsefesindeki gelişmeler Descartes'ın geride bıraktığı içinden çıkılmaz problemler üzerine yürütülen tartışmalara dayanır. Zira Descartes, iki varlık kategorisini keskin bir şekilde ayırırken aralarındaki ilişkinin nasıl kurulacağı sorusunu ortada bırakırken, düşünüm öncesi saf Ben bilinci ile öteki bilinç edimleri arasında ayrıma gitmekle bilinçte de bir ikilik yaratmış ve bu bağlamda başkasının varlığı problemine yol açmıştır. Kartezyen düalizmden doğan bu problemler varoluşsal ontolojisini geliştirirken Sartre'ın da temel eleştirel dayanakları arasında yer alır. Makalede serimleneceği gibi, felsefesinde her türlü düalizmin üstesinden gelmek isteyen Sartre, Kartezyen düalizmin aksine madde ve bilinci hiçbir yolla birbirinden ayrılamayan, birbirini zorunlu olarak gerektiren iki varlık kategorisi olarak tasarlayacaktır. Sartre, fenomenolojik anlayışı doğrultusunda, Descartes'ın beden-bilinç ayrımına itiraz ettiği kadar bilinçte bir şeyin bilinci ile saf Ben bilinci arasında yaptığı ayrımın bizi mutlak bir solipsizme taşıyacağını ve başkasının varlığı problemine yol açacağını öne sürerek itiraz eder. Sartre'ın Kartezyen düalizme getirdiği eleştirilerin kapsamlı incelemesi makalenin özgünlüğünü oluşturmaktadır. Yöntem olarak literatür taramasına başvurulan makalede Sartre'ın Kartezyen Düalizmin üstesinden gelirken başvurduğu argümanlar ortaya konuldu.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Zygmunt Bauman'da Modernizm ve Postmodernizm Arasında Ahlaki Aporia Üzerine Bir İnceleme
    (2024) Türkan, Mehmet
    Sosyolog kimliğinin yanında filozof kimliğiyle de öne çıkan Zygmunt Bauman aydınlanma sonrası gelişen modernitenin en önemli eleştirmenleri arasında yer alır. Ona göre Kilisenin geleneksel ahlaki otoritesinin çöküşüyle geleneksel dönemin sonu gelmiş ve yeni bir ahlaki otorite zuhur etmiştir. Yeni ahlaki otorite, aporia'ya karşı evrensel etik kodlar inşa etme ödeviyle modern aklın temsilcisi filozoftur. Ancak Bauman'a göre modern filozof başarılması imkansız bir görev üstlenmiştir. Makalede Bauman'ın ahlaki aporia'ya karşı gelişen modern evrensel etik kod arayışı ile bu etik kod arayışının başarısız olmasıyla zuhur eden postmodern ahlaki krize ilişkin düşünceleri incelenmiştir. İki temel bölümden oluşan makalenin ilk bölümü Bauman'ın modern ahlak üzerine çözümlemelerine odaklandı. Makalenin ikinci bölümü modernitenin başarısızlığıyla esasen modernitenin yeni bir aşaması olan, postmodernitenin aporetik yapıdaki ahlakı ve bu ahlakın doğurduğu yeni sorunlar üzerine öne sürdüğü düşüncelerine odaklanmaktadır.

| İnönü Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


İnönü Üniversitesi, Battalgazi, Malatya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim