Yazar "Yaman, Zeynep" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Kenevir tohumu yağının esansiyel yağ asitlerinin belirlenmesi ve akciğer kanser hücresi üzerinde in vitro olarak antikanserojenik özelliğinin araştırılması(İnönü Üniversitesi, 2022) Yaman, ZeynepKenevir (Cannabis), ana vatanı Orta Asya olarak bilinen ilk kültüre edilmiş bitkidir. Bitkinin tüm kısımları kullanım kolaylığı sağladığından endüstriyel bir bitki olarak tanınmaktadır. Kenevirin meyvesi olarak bilinen tohum kısmı ise "süper gıda" olarak kabul edilir. İçerisinde yüksek oranda yağ (% 35,5), karbonhidrat (% 27,6) ve protein (% 24,8) bulunmaktadır. Oranı % 35,5 olan yağlar çoğunlukla presleme yöntemiyle elde edilmektedir. Kenevir tohumu yağı içeriğinde yağ asitler (FA), esansiyel amino asitlerce zengin proteinler, karbonhidratlar, vitaminler (E, C, B1, B2, B3, B6) ve mineraller (P, K, Mg, S, Ca, Fe, Zn) bulunmaktadır. Kenevir tohumu yağı, esansiyel yağ asitleri ve amino asit içeriği bakımından çok değerlidir. Tohum yağındaki esansiyel yağ asitlerinden (EFA) ise çoklu doymamış yağ asitleri olarak bilinen linoleik asit (omega (ω) 3) ve α-linolenik asit (omega (ω) 6) ideal oranda (3:1) bulunmaktadır. Kenevir tohumu yağı içeriğindeki yağ asidi sayesinde, çeşitli metabolik hastalığın (kanser, nörolojik bozukluk, göz fonksiyonları, kardiyoloji vb.) tedavisi için olanak sağlamaktadır. Bu çalışmada, kenevir tohumundan soğuk presleme yöntemiyle kenevir tohumu yağı eldesi yapılmıştır. Elde edilen saf yağ, 10 ml n-hekzan ve 0.5 ml 2 N metanol içeren KOH çözeltisi ile muamele edilerek elde ettiğimiz metil ester türevli yağın GC-kromatogramı ile içeriğindeki esansiyel yağ asitleri tespit edilmiştir. Elimizde bulunan kenevir tohumu yağı örneğinin sonucunu "Supelco Fame mix 37" standardında belirtilen referans noktalı karşılaştırıldığında 19 adet yağ asidi belirlenmiştir. Analizde elde edilen sonuçlarda ise en yüksek yağ asitleri oranları sırasıyla; linoleik asit (LA) % 55,70, α-linolenik asit (ALA) % 18,19, oleik asit % 14,12, palmitik asit % 6,49 ve stearik asit % 2,79 olmuş diğer yağ asitler ise % 0,75'in altında kalmıştır. Bu yağ asitlerden LA ve ALA'nın hücre büyümesini düzenlediği, lipid peroksidasyonu, hücre proliferasyonu ve apoptoza sürükleme gibi antikanser etkileri olduğu ve oleik asidin ise kanser insidansını azaltmasıyla bilinmektedir. Ayrıca çalışmada, kenevir tohumu yağının akciğer kanser hücresi (A549) ve sağlıklı akciğer hücresi (BEAS-2B) üzerindeki etkisi araştırılmıştır. A549 ve BEAS-2B hücreleri kültür şişelerinde besiyer ortamında uygun yoğunluğa gelene kadar inkübatörde bekletildi. Kültür şişesindeki hücreler uygun yoğunluğuna ulaştıktan sonra 96 kuyucuklu plaklarda faklı yağ konsantrasyolarına (1 mg/ml, 5 mg/ml, 10 mg/ml, 25 mg/ ml, 50 mg/ml) maruz bırakılarak sonuçlar incelenmiştir. Plak okuyucuda okunan plaklar kontrol grupları ile karşılaştırmaları yapıldığında A549 ve BEAS-2B hücrelerinin proliferasyonunda ciddi bir düşüş görülmüştür. Bu düşün anlamlı bir düşüş olduğunu belirlemek için yapılan istatistik testi sonucunda A549 hücrelerine uygulanılan tüm konsantrasyonlarda p<0,05 olduğu saplanmış ve anlamlı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca hücre proliferasyonundaki düşüşün apoptoz inüklenmesini analiz etmek için ise Flow sitometri (akan ölçer) yönteminde A549 hücre hattına 10 mg/ml ve 25 mg/ml yağ konsantrasyonu uygulandı ve hücre canlılığın oranın en düşük olduğu konsantrasyon 25 mg/ml (% 60,65) olmuştur. Analiz sonucunda akan sitometrik grafiği sonuçlarına bakıldığında kenevir tohumu yağı kanser hücrelerini apoptoza sürüklediği görülmüştür. Bu sonuçlara bakılarak kenevir tohumu yağının içeriğinde 19 esansiyel yağ asidi içeriği belirlenmiş ve kenevir tohumu yağının, akciğer kanser hücrelerinin hücre proliferasyonunu düşürdüğü ve hücre hatlarını apoptoza sürüklediği yani antikanserojenik etki yaptığı saptanmıştır.











