Yazar "Yasuntimur, Ahmet" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 11 / 11
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe 6 Şubat 2023 Depremlerini Deneyimleyen Bireylerde Travma Sonrası Stres ve Deprem Stresiyle Başa Çıkma Stratejileri: Malatya Örneği(2025) Yasuntimur, Ahmet; Bayhan, Vehbı; Demir, NesrinTürkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler, ülke tarihindeki en yıkıcı felaketlerden biri olarak kaydedilmiştir. Depremler, on bir ilde milyonlarca insanı etkileyerek ciddi maddi ve manevi kayıplara yol açmıştır. Bu süreçte, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve başa çıkma stratejileri, depremzedelerin ruh sağlığını anlamada kritik bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışma, Türkiye'de deprem sonrası hayatta kalan bireylerin TSSB düzeylerini ve kullandıkları başa çıkma stratejilerini çeşitli faktörler açısından incelemektedir. Araştırmanın örneklemini Malatya'da depremi deneyimleyen 705 katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcı grubunun 547’si kadın, 158’ise erkek katılımcılardan oluşmaktadır. Araştırmada, Deprem Travma Sonrası Stres Düzeyi Belirleme Ölçeği ve Deprem Stresiyle Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, kadınların (x̄=71,5) erkeklere (x̄=65,2) kıyasla daha yüksek travma sonrası stres yaşadığını göstermiştir. Ayrıca, maddi kayıplar, gelir durumu ve yaş gibi faktörlerin travma düzeylerini anlamlı şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Kadınların (x̄=16,2) erkeklere (x̄=14,6) kıyasla dini başa çıkma yöntemlerini daha fazla kullanma eğiliminde olduğu görülmektedir. Başa çıkma stratejileri yaş, meslek, gelir, medeni durum ve maddi kayıp yaşamaya göre farklılık göstermektedir. Cinsiyet ve sosyoekonomik durum da dâhil olmak üzere bireysel özelliklerin travma ve başa çıkma stratejilerini etkilediği görülmektedir. Sonuç olarak depremin olumsuz etkilerini azaltmak ve uygun psikososyal desteğin sağlanması için demografik farklılıkların dikkate alınmasının hayati önem taşıdığı söylenebilir.Öğe BİREYSEL SİLAHLANMA VE ŞİDDET: ATEŞLİ SİLAH ŞİDDETİNİN GÜNCEL DURUMU(2022) Yasuntimur, Ahmet; ÖĞÜNÇ, Gökhan İbrahimToplumlar ilerledikçe şiddet ve suç davranışlarının azalacağı yönündeki görüşlerin aksine şiddet ve suç davranışları her geçen gün artmaktadır. Ancak aktörler, roller ve araçlar değişiklik göstermektedir. Özellikle son zamanlarda yaşanan şiddet olaylarında karşılaşılan araçlardan biri ateşli silahlardır. Dünyada her yıl ateşli silah şiddetinden dolayı 200.000'den fazla kişi hayatını kaybetmektedir. Bunların 150.000'i cinayet, 65.000'i intihar ve 20.000'den fazlası silah kazasıdır. Türkiye'de ise her yıl 2.000'den fazla kişi ateşli silahlardan dolayı hayatını kaybederken 3.000'in üzerinde kişi çeşitli yerlerinden yaralanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, hem dünyada hem de Türkiye'de her geçen gün artan ateşli silah şiddetinin güncel durumunun betimlenmesi ve bireysel silahlanma sayılarının belirlenmesidir. Nitel araştırmalarda kullanılan Doküman Analizi yönteminin kullanıldığı çalışmada, bireysel silahlanma sayıları ve ateşli silahların kullanımıyla ilgili problem alanları tespit edilmiştir. Sonuç olarak bireysel silahlanmanın yüksek olduğu bölgelerde ateşli silah şiddetininde yüksek olduğu görülmektedir. Dünyada ateşli silah şiddetinin Brezilya, ABD ve Hindistan gibi büyük nüfus yoğunluğu olan ülkelerde yoğunlaştığı belirlenirken, Türkiye'de ateşli silah şiddeti nüfüs yoğunluğu fazla olan İstanbul, Samsun, Adana ve İzmir gibi şehirlere yoğunlaşmaktadır.Öğe Craving for exercise due to the disruption of daily routine by an earthquake(Frontiers Media Sa, 2025) Ilbak, Ismail; Yasuntimur, Ahmet; Stojanovic, Stefan; Duz, Serkan; Rydzik, Lukasz; Cepicka, LadislavObjectives The research aimed to examine exercise cravings that arise from the disruption of daily routine resulting from the earthquake and the consequent mandatory absence from exercising at fitness centers.Study design This study utilized the phenomenological design through qualitative research methods.Methods The research sample comprises six individuals aged between 22 and 29 years. They were selected using the criterion sampling method. Data was collected through semi-structured interviews, and thematic analysis was used to analyze the data.Results Two different types of cravings were identified. The first type is related to exercise addiction, while the second type is related to anxiety-induced cravings.Conclusions Exercise craving manifests in two ways. The first type originates from exercise addiction, emerging when an individual with exercise addiction experiences a lack of exercise. With a more clinical dimension, the second type arises from the inability to engage in training for uncontrollable reasons.Öğe Deprem kaygısı ve sosyal sermaye ilişkisi: Malatya’nın toplumsal yapısı bağlamında bir analiz(2025) Çetintaş, Ahmet; Ersoy, Ersan; Yasuntimur, Ahmet; Yüksel, Aleyna; Korkmaz, AbdullahBu çalışma, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerinin ardından Malatya’da yaşayan bireylerin deprem kaygısı düzeyleri ile sosyal sermayenin temel bileşenleri (güven, sosyal bağlar ve sosyal normlar) arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Kesitsel tipteki araştırmada, Mayıs 2025’te Malatya il merkezinde yaşayan 677 katılımcıdan yüz yüze anket yoluyla veri toplanmıştır. Deprem kaygısı ile sosyal sermaye boyutları arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla tanımlayıcı istatistikler ile ANOVA analizleri uygulanmıştır. Bulgular, sosyal sermayenin çeşitli boyutlarının deprem kaygısını anlamlı biçimde etkilediğini göstermektedir. Deprem sonrası güvenlik endişesi artan bireylerin kaygı düzeyleri yükselirken, geleceğe güvenle bakabilenlerde kaygı daha düşüktür. Sosyal destek ve aile içi dayanışması güçlü olan gruplarda kaygı düzeyleri daha düşük bulunmuştur. Aile ve evlilik ilişkilerinde olumsuzluk yaşayanlar ile depremde yakınlarını kaybedenlerde kaygı anlamlı biçimde artmaktadır. Ayrıca suç ve şiddet algısının yükselmesi, adalet ve kurumsal güvenin azalması kaygıyı artıran diğer önemli faktörlerdir. Sonuçlar, sosyal sermayenin özellikle güven, dayanışma ve sosyal normlara ilişkin boyutlarının deprem kaygısını azaltmada koruyucu bir rol oynadığını ve afet sonrası psikolojik iyileşme için kritik öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır.Öğe \"Deprem, kıyameti yaşamak gibidir\": 6 Şubat 2023 deprem mağdurlarının deneyimleri üzerine bir çalışma (Malatya örneği)(2024) Yasuntimur, Ahmet; Bayhan, VehbıDeprem sonrasında hayatta kalan bireyler birçok zorluk yaşamaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremlerden sağ kurtulan bireylerin deprem ve depremzedelere yönelik algılarını ve deprem sonrası deneyimlerini incelemektir. Araştırma, depreme Malatya'da yakalanan 203 depremzedeyi (kadın= 143, erkek= 60) kapsamaktadır. Rastgele seçilen 53 katılımcı (kadın= 35, erkek= 18) ile derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Araştırma olgu bilim deseni ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar depremi \"kıyamet\" (f= 25) ve depremzedeyi \"bebek\" (f= 12) metaforlarıyla tanımlamıştır. Çoğu katılımcı depremi doğa olayı olarak görürken, bazıları dini açıdan Allah'ın gazabı veya uyarı olarak değerlendirmiştir. Binaların yıkılmasından belediyeler ve müteahhitler sorumlu tutulmuştur. Unutulmaz anılar çaresizlik, izolasyon ve yaralanmalardır. Deprem sonrası fiyat artışları fırsatçılık ve ahlaksızlık olarak algılanmış, devlet müdahalesinin önemi vurgulanmıştır. Yardımların yeterince koordine edilemediği ve psiko-sosyal desteğin yetersiz olduğu belirtilmiştir. Bulgular, hayatta kalanların ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan derin etkiler yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle, devlet ve yerel yönetimlerin koordineli ve etkili yardım sağlaması ve psiko-sosyal destek hizmetlerini artırması önerilmektedir.Öğe Egzersize Başlamayı Ertelemek: Egzersiz Erteleme Ölçeği (EEÖ)(2025) Duz, Serkan; Akarsu, Mehmet; İlbak, İsmail; Yasuntimur, Ahmet; Stojanovic, Stefan; Karadenizli, Zeynep InciAmaç: Egzersize katılım, sosyal, kişisel ve çevresel faktörlerden etkilenen karmaşık bir davranışsal süreç olmakla birlikte egzersiz yapmayı ertelemek oldukça yaygın bir durumdur. Egzersize katılımı ertelemenin altında yatan sebepleri anlaşılır kılacak bir ölçeğin geliştirilmesi, bireylerin egzersiz yapmaya karşı olan erteleme eğilimlerini anlamak, ölçmek ve müdahale stratejileri geliştirmek için oldukça önemlidir. Bu bağlamda bu araştırmada egzersizi erteleme nedenlerini incelemeyi ve anlamayı mümkün kılacak bir ölçeğin geliştirmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Tarama modelinden faydalanarak tasarlanan bu araştırmanın katılımcı grubu düzenli olarak egzersiz yapmayan 18- 55 yaş aralığında toplam 1060 birey oluşturmaktadır. Ölçek maddeleri, literatür taraması ve alan uzmanları görüşleri alınarak hazırlanmıştır. Bulgular: Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda, zaman, motivasyon ve kaygı olmak üzere üç alt boyuttan oluşan toplam 10 madde içeren bir yapı elde edilmiştir. Bu yapı, doğrulayıcı faktör analiziyle sınanmış ve geçerliliği doğrulanmıştır. Ölçek güvenirliği, iç tutarlık kat sayısı, açıklanan ortalama varyans, kompozit güvenirlilik değerleri ve güvenirlilik katsayısı kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizler, ölçeğin tüm alt boyutlarında 0,70'in üzerinde Cronbach’s Alpha iç tutarlılık katsayısına, güvenirlik katsayısına ve kompozit güvenirlilik değerine sahip olduğunu ve 0,50'nin üzerinde açıklanan ortalama varyansa sahip olduğunu göstermektedir. Sonuç: Bu araştırma sonucunda geliştirilen ölçeğin güvenilir ve geçerli bir ölçüm aracı olduğu sonucuna varılabilir. Bu ölçek, egzersizi ertelemeye ilişkin nedenleri anlamak ve müdahale stratejileri geliştirmek için kullanılabilir.Öğe Egzersize yönelik tutumları anlamak: Bir ölçek geliştirme çalışması(2025) Duz, Serkan; Akarsu, Mehmet; İlbak, İsmail; Yasuntimur, AhmetAmaç: Bu araştırmanın amacı, yetişkin bireylerin egzersiz tutumlarını değerlendirmede kulla- nılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Yöntemler: Tarama modeline dayalı bu araştırma, 18-55 yaş aralığındaki 668 bireyle yürütül- müştür. Ölçek maddeleri literatür taraması ve egzersiz, spor-sağlık ile ölçme ve değerlendir- me alanlarında uzman görüşleriyle oluşturulmuştur. Kapsam geçerliği uzman görüşleriyle test edilmiş; yapı geçerliği için açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmıştır. Bulgular: AFA sonucunda dört faktörlü (zihinsel, psikolojik, fiziksel, sosyal) ve 16 madde - lik yapı elde edilmiş, varyansın %55,085’ini açıkladığı belirlenmiştir. DFA uyum indeksleri (RMSEA=0,037, CFI=0,967, X²/sd=1,527) yapının geçerli olduğunu göstermiştir. Cronbach’s Alpha katsayıları 0,80-0,94 aralığında, test-tekrar test güvenirlik katsayıları 0,73-0,85 arasın- da bulunmuştur. Sonuç: Geliştirilen ölçek, yetişkin bireylerin egzersiz tutumlarını değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir araçtır.Öğe From Minor Violations to Alcohol Addiction: An Examination of Alcohol Dependence through the Lens of the Broken Windows Theory(Istanbul Univ, Methodology & Sociology Research Center, 2025) Bayhan, Vehbi; Yasuntimur, Ahmet; Karayunlu, HuseyinThe consumption of alcohol and alcohol-related disorders are increasingly becoming a significant public health issue worldwide. In this context, the purpose of this study is to use the Broken Windows Theory (BWT) to analyze alcohol dependence as a social and psychological issue and to reveal the factors that contribute to its development. The study group consisted of 14 participants (9 males and 5 females) residing in Malatya, T & uuml;rkiye. Data were collected through face-to-face interviews using a semi-structured interview form and analyzed using thematic analysis. The findings reveal that peer influence functions as the initial broken window,and the social normalization and promotion of alcohol use contribute to the onset of addiction. Furthermore, family dynamics intensify the issue, with intra-family conflicts and widespread alcohol use fostering further maladaptive behaviors. Additionally, alcohol is employed as a psychological escape mechanism for coping with stress, reinforcing continuous consumption. It was observed that individuals experience regret when their alcohol use becomes uncontrollable, and they engage in a struggle to overcome their addiction. In conclusion, the study highlights the critical role of peer influence, family dynamics, and stress management in shaping alcohol addiction, emphasizing the importance of targeted interventions aimed at these factors.Öğe THE SOCIO-PSYCHOLOGICAL PROFILE AND ADDICTION EXPERIENCE OF PSYCHOACTIVE SUBSTANCE USERS ON PROBATION IN TÜRKIYE: A QUALITATIVE STUDY(Inst Psychiatry & Neurology, Dept Studies Alcoholism, 2023) Bayhan, Vehbi; Yasuntimur, AhmetIntroduction: Drug addiction is a growing concern affecting people of all ages. This research focuses on the socio-psychological profile and experiences of persons with substance use disorder (SUD) on probation. Material and methods: This study employs a qualitative approach with a case study design, involving 10 male persons with SUD aged 25 to 54 in Malatya, Tiirkiye. Data was gathered through in-depth, semi -structured interviews with thematic analysis. Results: This study identifies several factors influencing substance initiation and continuation. These include social environment, access to substances, peer pressure, escape from social problems and the pursuit of pleasure. Additionally, the false perception of relief from substances, social context of dependence and identity tied to substance use play a role in continued usage. Lack of parental control, delayed parental realisation and residence in disadvantaged neighbourhoods are also influential. Discussion: The research data reveals a significant departure from conventional beliefs regarding psychoactive -substance use initiation. It highlights an initial, experimental phase preceding addiction among early initiators, while late initiators have distinct reasons for starting. Dependency is not solely on the substance but also on the environment and social connections. Family dynamics and environment play a pivotal role, with larger, less -controlled families potentially fostering substance use. Conclusions: The consequences of substance use extend beyond the individual and can impact their family, social circle and overall life. It disrupts personal lives, impedes social integration and fosters criminal behaviour. Substance use has profound repercussions, affecting not just the individual but also their broader social network and livelihood.Öğe The Dynamics of Social Networks Among Muslim Students in Kraków: Experiences of Cultural Interaction and Integration(Lodz Univ Press, 2025) Stojkow, Maria; Yasuntimur, AhmetMigration profoundly shapes the social, cultural, and psychological experiences of individuals. As a distinct migrant group, Muslim students face unique challenges and opportunities in forming social networks in host societies. This study examined how the social relationships developed by Muslim students in Krak & oacute;w influence their adaptation and sense of belonging. Adopting a phenomenological approach, data was collected through semi-structured in-depth interviews and analyzed thematically. The participants included 14 Muslim students (10 male, 4 female). Findings revealed two interrelated themes: Social Environment and Isolation, reflecting limited interaction with the host society and reliance on culturally-similar networks; and Personal Resilience and Integration Efforts, highlighting the students' individual strategies to build belonging despite structural barriers. The study concludes that Muslim students experience partial integration, depending largely on familiar networks, while actively navigating social challenges. These insights point to the need for more inclusive practices to support integration in multicultural settings.Öğe The Misuse of Prescription Drugs after the 2023 Earthquake in Türkiye: Insights from Pharmacy Workers(Polskie Towarzystwo Socjologiczne-Polish Sociological Assoc, 2025) Yasuntimur, Ahmet; Ersoy, Ersan; Bayhan, Vehbi; Cumurcu, Hatice Birgul; Stojkow, Maria; Cetintas, Ahmet; Yuksel, AleynaThe misuse of prescription drugs among individuals with substance use disorder (SUD) is a growing public health concern, particularly after disasters. However, there is limited research on the experiences of pharmacy workers in such contexts. This qualitative phenomenological study explored the post-earthquake experiences of 30 pharmacy workers (19 male, 11 female) regarding prescription drug misuse by individuals with SUD. Data was collected via semi-structured interviews and analyzed thematically. Six themes emerged: the impact of the 2023 earthquake in T & uuml;rkiye; misused medications and user characteristics; methods of identifying individuals with SUD; strategies to combat misuse; violence and security concerns; and Ministry of Health regulations. Pharmacy workers pointed to an increased misuse of prescription drugs after the earthquake, with young adults (18-30) being a key risk group. It is recommended that such medications be dispensed only through hospital pharmacies, under strict control, to reduce misuse and enhance staff safety.











