Yazar "Yazgan, Hatice" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Avrupa’nın krizi ve türkiye(İnönü Üniversitesi / İİBF, 2010) Yazgan, HaticeAvrupa Birliği’nin (AB) yaşadığı mevcut ekonomik kriz, entegrasyonun gerek derinleşme, gerekse genişleme sürecini doğrudan etkilemektedir. Krizden daha fazla bütünleşme bir başka deyişle derinleşme ile çıkılabileceğini savunanlar olduğu kadar, AB’nin farklı hızlarda hareket eden ülke grupları ile gevşek bir bütünleşme modeli ile devam edebileceği yönünde görüşler de öne sürülmektedir. Bunun yanında krize güçlü AB üye devletlerin müdahale şekli ve kriz yönetimi için teknokrat hükümetlerin başa gelişi AB’de demokrasi açığı söylemlerini daha da güçlendirmiştir. Krizin genişlemeye etkisi ise en başta AB ülkelerinin iç sorunlara odaklanarak, genişlemeyi ikinci planda değerlendirmeleridir. Bu çerçevede Avro-alanındaki kriz AB’nin “özümseme kapasitesi”ni daha da daraltmıştır. Krize yönelik olarak alınan tedbirler, her yeni genişleme dalgası ile artan üyelik kriterlerinin bundan sonra daha da sıkı denetimlere tabi tutulacağını göstermektedir. Bunun da ötesinde kriz, artan işsizlik ve sosyal sorunlar nedeniyle kamuoyunda genişleme karşıtlığını daha da artırabilir. Bu bilgiler ışığında bu makalenin amacı, derinleşme-genişleme tartışmaları ışığında, Avro krizinin Türkiye’nin AB üyelik sürecine etkisini tartışmaktır. Buna göre makalede, Avrupa’nın genelde genişleme, özelde Türkiye adaylığı mevzubahis olduğunda, daha sıkı uygulanan katılım kriterleri bir yana, yaşadığı kriz nedeniyle, Türkiye’yi özümseme kapasitesinin sınırlı olacağı ancak; AB’nin Türkiye için halen demokrasi standartlarının karşılanması için bir dayanak noktası (anchor) olma özelliğini koruduğu öne sürülmektedir. Bunun yanında Türkiye de ekonomik performansı ve bölge ülkelerde AB dış politikasını tamamlayıcı niteliği ağır basacak aktif dış politikası ile ekonomik ve siyasi krizi nedeniyle uluslararası gelişmelerden kopmuş AB için bir dayanak noktası olma özelliği taşıyabilir. Bu durumda mevcut koşullar altında, gerek Türkiye, gerekse AB’nin birbirlerine olan ihtiyaçları her zamankinden daha fazladır











