Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Öğe
    Yüksek yargıda 2010-2020 yılları arasında karara bağlanan ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası davalarının incelenmesi
    (İnönü Üniversitesi, 2022) Kabal, Anıl Çağrı
    Amaç: Tıbbi uygulama hatası iddiası ile açılan ceza ve tazminat davalarının sayısı ülkemizde ve dünyada giderek artmaktadır. Tüm tıbbi uygulama hatası iddiaları içerisinde ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası iddialarının oranı azımsanmayacak ölçüdedir. Tıbbi uygulama hatası sonucu doğabilecek en trajik sonucun ölüm olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Tüm bu sebeplerle çalışmamızda yüksek yargı (Danıştay-Yargıtay) temyiz kararları incelenerek ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası olgularının genel olarak irdelenmesi ve bu olgularda otopsinin önemi üzerinden bilirkişilik ve yargılama süreçlerinin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olabilecek tespitler ortaya konması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda; yüksek yargı (Danıştay-Yargıtay) temyiz karar tarihleri 2010-2020 yılları arasında olan ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası iddiası ile görülen dâhil etme ve dışlama kriterlerimize göre belirlenen 380 yüksek yargı temyiz kararı incelenmiştir. Bulgular: Yargıtay Ceza Daireleri temyiz kararlarındaki otopsi yapılmayan olgularda aynı bilirkişi kurumu tarafından verilen raporlar arasında çelişki varlığı, otopsi yapılan olgulardakine göre anlamlı ölçüde fazla bulunmuştur (p<0.05). Yargıtay Hukuk Daireleri temyiz karalarındaki otopsi yapılmayan olgularda esasa ilişkin yeniden yargılamada kullanılmak üzere ek bilirkişi raporuna ihtiyaç varlığı, otopsi yapılan olgulardakine göre anlamlı ölçüde fazla bulunmuştur (p<0.05). Sonuçlar: Çalışmamızdan elde edilen veriler ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası iddiasıyla görülen davalarda otopsi yapılmasının somut maddi gerçeğe ulaşmayı kolaylaştırdığını, yüksek yargı mercilerinin nihai kararlarını vermesini hızlandırdığını ve bilirkişilik ile yargılama süreçlerinin daha sağlıklı işlemesini sağladığını gözler önüne sermektedir. Bu nedenle ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası iddialarında şartlar el verdiği ölçüde otopsi yapılmasının sağlanması gerekmektedir. Otopsi yapılmamasının neden olduğu belirsizlikler ve dezavantajlar yargılama süreçlerinde sadece hekimlerin ve sağlık idarelerinin üzerine yüklenmemelidir.
  • Öğe
    İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi'ne başvuran iş kazası olgularının adli tıp açısından değerlendirilmesi
    (İnönü Üniversitesi, 2022) Alışık, Ahmet Serdar
    Amaç: İş kazaları sonucu meydana yaralanmalarda, kaza türü, iş kolu, yaralanma bölgesi, kemik kırıkları, organ hasarlarını, yaralanmalar sonucu yapılan adli değerlendirme sonucu, ölüm gerçekleşen olgularda ölüm sebebi faktörleri tespit etmektir. Gereç ve Yöntem: Hastanemize 01.01.2016-31.12.2020 tarihleri arası 5 yıllık sürede başvuran iş kazası olguları çalışmaya dahil edildi. Çalışmada kazaya karışmış kişilerin; yaşı, cinsiyeti, yaralanmaları, yaralanma bölgeleri, kaza saati, günü, mevsimi, ölüm halinde ölüm sebebi, taburculuk şekilleri, yattığı bölüm, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği, yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı, kan alkol testi yapılıp yapılmadığı, sigortasının olup olmadığı, kazanın oluş şekli ve meslek kolu açısından değerlendirildi. Veriler SPSS 26.00 programında analiz edildi. Bulgular: Çalışmamızdaki olgularda erkeklerin kadınlara göre daha fazla iş kazası geçirdiğini ve bu kazalar sonucu daha fazla yaşamlarını kaybettikleri görülmüştür. İş kazalarının genç yaş gurubunda daha sık görüldüğü tespite edilmiştir. İş kazalarının en sık sonbahar mevsiminde ve nisan ayında görüldüğü saptanmıştır. İş kazalarının gün içinde en sık görüldüğü zaman dilimi öğleden önce, en sık görüldüğü günlerin çarşamba ve cuma günü olduğu görülmüştür. Vücutta en sık yaralanan bölge üst ekstremite en sık görülen lezyon tipi kemik kırığı olarak tespit edilmiştir. Sonuç: İş kazalarının hemen hepsi önlenebilecek sebeplerden ötürü meydana gelmektedir. Çalışanlara rutin aralıklara eğitim verilmesi, sağlık kontrollerinin sağlanması, kişisel koruyucu ekipmanların bakımlarının yapılması, işyerindeki risklerin minimuma indirilmesi iş kazalarının önlenmesi açısından önemli olacaktır.
  • Öğe
    İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi'ne başvuran 65 yaş ve üzeri adli olguların adli tıp açısından değerlendirilmesi
    (İnönü Üniversitesi, 2022) Dengeşik, Ömer
    Amaç: Tıp ve teknoloji alanındaki gelişmeler neticesinde insanoğlunun beklenen yaşam süresi artmaya başladı. Nüfus içindeki yaşlı oranı artıkça yaşlı nüfusun karıştığı adli nitelikteki olaylar her geçen gün artma eğilimindedir. Bu çalışmanın amacı sağlık çalışanlarının adli olayları bildirme zorunluğu bulunması ve oluşacak mortalite ve morbidite sorunlarını en aza indirmeye yönelik bilgi ve tutum değişimini sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Hastanemize 01.01.2016-31.12.2020 tarihleri arası 5 yıllık süreçte başvuran 65 yaş ve üstü olan olgular dahil edilmiştir. Çalışmada adli başvurusu olan kişiler; yaş, cinsiyet, yaralanma şekli, yaralanma bölgesi, kaza saati, günü, mevsimi, konsültasyon istemi, taburculuk şekli, yattığı bölüm, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği, yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı, kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisi açısından değerlendirildi. Veriler SPSS 26.00 programında analiz edildi. Bulgular: Çalışmamızdaki olgularda, erkeklerin kadınlara göre daha fazla travmaya maruz kaldığı, yaralanmaların en sık düşmeye bağlı meydana geldiği, genç yaşlı grubunda daha sık görüldüğü, yaz mevsiminde daha sık olduğu, vücutta en sık yaralanan bölgenin baş boyun bölgesi olduğu görülmüştür. En sık kırık görülen bölgenin üst ekstremite olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Geriatrik yaralanmaların önemli bir kısmı önlenebilir etkenler nedeniyle meydana gelmektedir. Geriatrik yaş grubunun yaşam ortamlarında yapılacak düzenlemeler ve alınacak tedbirler geriatrik yaş grubu yaralanmalarını minimuma indirecektir.
  • Öğe
    Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığı'nda 2015-2020 tarihleri arasında otopsisi yapılan 15 yaş üzeri zorlamalı kadın ölümlerinin incelenmesi
    (İnönü Üniversitesi, 2022) Gümüşboğa, Erkal
    Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığı'nda 2015-2020 Tarihleri Arasında Otopsisi Yapılan 15 Yaş Üzeri Zorlamalı Kadın Ölümlerinin İncelenmesi Amaç: Bu çalışmanın amacı zorlamalı kadın ölümü olgularının otopsi raporları, ölü muayene tutanakları, tanık ifadeleri, olay yeri inceleme raporları incelenerek, elde edilen verileri bu konuyla ilgili yapılmış çalışmalara ait literatür bilgileri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmek ve ayrıca yerleşim yerinin, olay türleri ve orijinler üzerinde etkisini incelemek yapılacak çalışmalara ışık tutmaktır. Gereç ve Yöntem: T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Malatya Grup Başkanlığı'nda 2015-2020 yılları arasında otopsisi yapılmış 15 yaş üzeri zorlamalı ölümler çalışma kapsamına alındı. Malatya Grup Başkanlığı arşivinden temin edilen otopsi dosyalarının ve UYAP'tan temin edilen belgeler ve incelenmesi sonrasında; 15 yaş altı olgular, kimliklendirmesi hiçbir aşamada yapılamayan olgular (cinsiyet ve yaşın ölü muayenesi ile tefrik edilemeyenler dahil), ölümün Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında gerçekleşmiş fakat otopsisi merkezimizde yapılan vakalar dışlandı. Toplam 336 vakanın 15 yaş üzeri zorlamalı ölüm dahilinde olduğu belirlendi. Bulgular: Çalışmamızda 336 olgunun yaş ortalaması 43,23±21,94, yaş ortancası 36'dır. Olgularımızın %66,1 kırsal, %33,9'u kentsel yerleşim bölgesinde meydana gelmiştir. Zorlamalı ölümler en çok (%62,2) 18-49 yaş aralığında gerçekleştiği görülmüştür. En çok (%30,9) ateşli silah yaralanmasına bağlı ölümler meydana gelmiştir. Karşılaşılan en sık ölüm orijini (%36,6) kazadır. Kaza orijinli olgularda en sık (%36,5) sebep trafik kazasıdır. İntihar orijinli olgularda en sık (%46,6) kullanılan yöntem ası yöntemidir. Cinayet orijinli olgularda en sık kullanılan (%74,3) yöntem ateşli silah kullanımıydı. Fail en sık (%25,64) ölenin eşiydi. Sonuç: Zorlamalı kadın ölümleri toplumsal bir sorundur. Çoğunluğu kazalardan oluşan zorlamalı ölümler önlenebilir niteliktedir. Kaza orijinli olgular en sık 65 yaş üzeri yaş grubunda görülmektedir. En sık trafik kazası ikinci sıklıkta yanıklar görülmüştür. İntihar olguları diğer tüm zorlamalı ölüm orijinlerinde olduğu gibi 18-49 yaş grubundaki kadınlarda daha sık gözlenmiştir. İntihar orijinli olgularda psikiyatrik hastalık-mental kısıtlılığı mevcut olan olguların daha sık olduğu görülmüştür.18-49 yaş grubundaki psikiyatrik hastalık veya mental kısıtlılığı mevcut kişilerin rehabilitasyonunun kadın intiharlarını azaltacağını sağlayacaktır.
  • Öğe
    The prognastic efficiencies of modified early warning score and mainz emergency evaluation score for emergency department patients
    (Nıgerıan journal of clınıcal practıce, 2018) Akgun, F. S.; Ertan, C.; Yucel, N.
    Background: Recently, there is an increasing interest for scoring systems to evaluate the critically ill patients by means of the severeness of their disease and their availibility for discharge in the emergency departments and intensive care units. Our aim in this study is to evaluate the efficiency of the mEWS and MEES scoring systems in assessing the severeness of the disease and predicting the mid term prognosis of the patients hospitalized following their emergency care in our emergency room. Material and Method: Patients, who attended to Inonu University Department of Emergency Medicine and hospitalized following their emergency care were included to our study. The effects of age, sex, triage categories, mEWS and MEES scores on the site of hospitalization and mortality was evaluated. Statistical analyses were performed by SPSS for Windows version 16.0. The data was summarized as means, standart deviation and percents. Univariate and multiavriate analyses were performed for risk factor calculations. Results: The mean age of the patients was 5819 and 584 (56%) were male. Triage group 1 patients accounted for 21 of all (2%), while 646 (61%) were in group 2 and 384 (37%) were in triage group 3. Of all patients, 341 (32%) were hospitalized to ICU. While discharged patients accounted for 89% (935 patients) of the study group, 116 patients (11%) died at the hospital. The GCS, AVPU and mEWS values were statistically significant by means of patient mortality (P < 0.0001), but the delta MEES value was not (P < 0.127). Conclusion: The results of our stuy suggests that mEWS evaluation is an effective and reliable tool for predicting outcome and hospitalization areas of ED patients. Our results also displayed that the easily available GCS and AVPU scales are reliable guides in patient management. MEES values, on the other hand, are not convenient for ED use.
  • Öğe
    Publıcatıons relatıng to the reactıons of medıcal students to human cadavers and ethıcs
    (2018) Karatas, Mehmet
    Objectives: Faculty of Medicine students are practicing on a human cadaver in the course of education especially in Anatomy lessons. There are some physical, emotional, and ethical problems that students have experienced with participation in these lessons. In some publications we have reviewed issues regarding these, we aimed to reveal whether ethical issues are being addressed. Methods: We conducted literature searches by writing the clues "Publications relating to the Faculty of Medicine student's reactions to cadavers lessons and ethics" on search engines on the internet. By examining the articles obtained, we investigated whether students are experiencing problems, especially on ethics. Results: 28 articles (90.3%) were original research, 2 (6.4%) were reviews and 1 (3.2%) was a book. Only 6 out of these studies (19.3%) have addressed ethical issues. In our research, quite a few publications (19.3%) have been found that dealt with ethical problems in cadaver lessons. Human body dissection during an anatomy course for the first-year medical students raises questions about invasion of privacy, cadaver sources, dying, and death. Conclusion: Detailed reviews of the situations that causes ethical problems in the studies to be done in this direction are thought to be beneficial to the medical faculties students education.