Yazar "Abanoz, Elif" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Are adolescents with social anxiety disorder in danger of peer bullying?(2024) Sireli, Ozlem; Ucuz, Ilknur; Cicek, Ayla Uzun; Abanoz, Elif; Arslan, Semiha ComertogluAim: This study aimed to assess the rates of peer bullying and stress-coping strategies in adolescents with SAD and to investigate the relationship between SAD and different types of peer bullying. Materials and Methods: This cross-sectional study included ninety-two adolescents aged 14 to 17 years with SAD and one hundred-five typically developing adolescents. A semi-structured psychiatric interview, the Social Anxiety Scale for Adolescents (SAS-A), the Peer Bullying Scale-Adolescent Form (PBS-AF), and the Coping Scale for Adolescents (CSA) were applied to all participants. Peer bullying was classified into six types (physical, verbal, exclusion, spreading rumors, attacks against property, and sexual) and two roles (bullying and victimization). Results: On every subscale of the PBS-AF victimization dimension, the SAD group’s mean scores were significantly higher than those of the controls. Regarding the PBSAF bullying dimension, the Physical Bullying and Sexual Bullying scores of the SAD group were significantly lower than the control group, but the Isolation/ Exclusion scores were significantly higher than the control group. Compared to the control group, the mean scores of Active Coping of CSA were significantly lower, while the mean scores of Negative Coping and Avoidant Coping were significantly higher in the SAD group. The SAS-A’s total score had a significant positive correlation with all subscales of the PBS-AF victimization dimension. Age, gender, academic performance, and psychiatric comorbidity had a predictive effect on some of the victimization dimension variables of peer bullying. Conclusion: This study has revealed that SAD is an important risk factor for peer victimization. The routine psychiatric examination of adolescents with SAD should also include a screening for peer bullying.Öğe Investigation of Clinical Features and Comorbid Psychopathologies of Children with Sleep Terrors(2024) Cicek, Ayla Uzun; Abanoz, Elif; Ucuz, İlknur; Naralan, Yüksel Sümeyra; Şireli, ÖzlemGiriş ve Amaç: Bu çalışmada, uyku terörü tanısı konulan çocukların uyku ortamı ve uyku alışkanlıkları, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar, diğer parasomnialar ve tedavi geçmişi dahil klinik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, 2020-2024 yılları arasında 3 farklı Çocuk ve Ergen Psikiyatri polikliniğinde DSM-5 tanı kriterlerine göre uyku terörü tanısı konulmuş 51 çocuk dahil edilmiştir. Olguların sosyodemografik ve klinik özellikleri geriye dönük olarak dosya üzerinden incelenmiştir. Bulgular: Of the 51 participants, 30 (58.8%) were male, 21 (41.2%) were female and the mean age at the time of admission was 6.76±1.45 years (min-max: 3-10 years). Olguların15’inin (%29.4) gürültülü bir ortamda uyduğu, 41’inin (%80,4) uyku terörü atağı dışında uykularının kesintiye uğradığı belirlenmiştir. 17’sinde (%33,3) en az bir psikiyatrik bozukluk saptanmış olup, en sık [n=5 (%9,8)] komorbid psikiyatrik bozukluk dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğudur. 14’ünde (%27,5) diğer parasomnilerin eşlik ettiği belirlenmiştir. Olguların klinik özellikleri yaş grubuna göre karşılaştırıldığında, okul öncesi dönemdekilerde tam retrograd amnezinin, okul çağındakilerinde ise atak sırasındaki motor aktivitenin, bedensel yaralanma ve/veya maddi hasarın, atak esnasında tam uyanmanın anlamlı olarak yüksek olduğu saptanmıştır. Ebeveynlerin %64,7’sinin atak esansında yanlış müdahalede bulunduğu, olguların %29,4’ünde, tedavi geçmişinde yanlış ilaç uygulandığı belirlenmiştir. Sonuç: Çocukluk dönemi uyku teröründe, tanısal değerlendirme sürecinde olası tetikleyici etmenlerin tespiti, eşlik eden psikiyatrik bozuklukların saptanması, tedavide ebeveynlerin psikoeğitimi, gerekli olduğu durumlarda medikasyonda uygun ilaç seçimi oldukça önemlidir.Öğe Uyaran Eksikliği Belirleme Ölçeği-Ebeveyn Formunun geliştirilmesi: Psikometrik değerleri(2025) Sarıçam, Hakan; Cicek, Ayla Uzun; Abanoz, Elif; Ucuz, İlknur; Korğalı, Elif Ünver; Cömertoğlu Arslan, Semiha; Işık, Cansu MercanAmaç: Türkiye’de uyaran eksikliğini belirlemeye ve değerlendirmeye yönelik psikometrik bir ölçek veya ölçüm aracı bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı uyaran eksikliği için değerlendirme ölçeği geliştirilmesi ve psikometrik özelliklerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Uyaran Eksikliği Belirleme Ölçeği-Ebeveyn Formu (UEBÖ-EF) oluşturulmuş ve kapsam geçerliği, yapı geçerliği, ölçüt geçerliği, iç tutarlık ve madde analizi ile psikometrik değerler sunulmaya çalışılmıştır. Yöntem: Araştırma metodolojik tiptedir ve örneklemini 24-48 aylık çocuğu olan 504 ebeveyn oluşturmuştur. Ölçüt bağıntılı geçerlik için Kısa 1-3 Yaş Sosyal ve Duygusal Değerlendirme Ölçeği-Türkçe kullanılmıştır. Yapı geçerliliği için Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. Bulgular: Açıklayıcı faktör analizi sonucu toplam varyansın %77.96’sını açıklayan 21 madde ve tek boyutlu bir model oluşmuştur. DFA sonucu bu modelin uyum iyiliği değerleri CMIN=1986.29, sd=482, CMIN/sd=4.12 (p=.00), SRMR=.07, CFI=.92, IFI=.92, NFI=.92, RFI=.90, TLI=.91, RMSEA=.97 çıkmıştır. Madde faktör yükleri ise .67 ila .97 arasında değişmektedir. UEBÖ-EF ile psikiyatrik sorunlar ve psikososyal gelişim arasında ilişkiler (r=.54, r=-.23; p<.01) saptanmıştır. Ölçeğin iç tutarlık güvenirlik Cronbach’s alfa değeri α=.98 olarak bulunmuştur. Düzeltilmiş madde toplam korelasyon katsayıları .59 ila .96 arasındadır. Sonuçlar: Sonuç olarak UEBÖ-EF’nin uyaran eksikliğini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir.Öğe Uyku Bruksizmli Çocuk ve Ergenlerde Komorbid Psikopatolojilerin, Psikososyal Faktörlerin ve Psikiyatrik Tedavi Yaklaşımının Değerlendirilmesi(2024) Cicek, Ayla Uzun; Abanoz, Elif; Ucuz, İlknur; Şireli, ÖzlemAmaç: Önceki araştırmalar çeşitli psikopatolojiler ve psikososyal faktörler ile bruksizm arasında yakın bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, bruksizmli çocuk ve ergenlerde psikososyal faktörler ve psikiyatrik zorluklar yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmada uyku bruksizmli çocuk ve ergenlerin sosyodemografik özelliklerini, psikososyal faktörlerini ve komorbid psikopatolojilerini araştırmayı amaçladık. Materyal ve Metod: Çalışmaya 2018-2024 yılları arasında iki farklı Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi polikliniğinde uyku bruksizmi tanısı konulan ve takip edilen 4-17 yaş arası 67 çocuk ve ergen dahil edildi. Bu hastaların davranışsal ve duygusal özellikleri, komorbid psikiyatrik bozuklukları, bruksizmin klinik özellikleri ve bruksizme yönelik tedavi yaklaşımlarına ilişkin veriler retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Sonuçlarımız örneklemin %41.8'inde en az bir psikiyatrik bozukluk ve %10,4'ünün eşik altı psikiyatrik belirtiler olduğunu gösterdi. En sık komorbid psikiyatrik bozukluklar anksiyete bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, nokturnal enürezisi ve davranım bozukluklarıydı. Olguların %41.8'inde bruksizm psikososyal faktörlerle bağlantılıydı. Eşlik eden psikiyatrik bozukluklar okul ve ergen yaş gruplarında okul öncesi çocuklara göre anlamlı derecede daha yaygındı. Benzer şekilde, bruksizm ile psikososyal faktörler arasındaki bağlantı yaş ilerledikçe daha da belirginleşti. Ailede pozitif bruksizm öyküsü %44.8 idi. Bruksizme tedavi seçeneği olarak, olguların %88.1'inde davranışsal yaklaşım ve farmakoterapi tercih edilirken, %11.9'una yalnızca davranışsal yaklaşım uygulandı. Farmakoterapide en sık kullanılan ilaçlar hidroksizin, trisiklik antidepresanlar, antipsikotikler, atipik antidepresanlar ve melatonindi. Tedaviye yanıt açısından örneklemin %83.6'sı (tam veya kısmi) yanıt verirken, %16.4'ü yanıt vermedi veya tedaviye dirençliydi. Sonuç: Bu çalışma uyku bruksizmli pediatrik popülasyonda psikiyatrik komorbiditenin oldukça yaygın olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar bruksizmin sadece dental bir problem olmadığını, aynı zamanda çeşitli psikopatolojiler ve psikososyal faktörlerle de ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bruksizmle karşılaşabilecek sağlık profesyonellerinin bruksizm ile psikopatolojiler ve psikososyal faktörler arasındaki ilişkinin farkında olması gerekmektedir. Bruksizmli çocukların biyo-psiko-sosyal perspektiften multidisipliner ve bütüncül bir yaklaşımla dikkatle incelenmesi ve psikososyal ve psikiyatrik zorluklar açısından taranması önerilmektedir.Öğe What Do Parents Know and Perceive About Child and Adolescent Psychiatry and Treatments?(Wiley, 2025) Cicek, Ayla Uzun; Bozok, Beyza Karatas; Bozok, Suleyman Emre; Abanoz, Elif; Arslan, Semiha Comertoglu; Ucuz, Ilknur; Sireli, OzlemPurpose: Parents' knowledge, understanding and attitudes have a strong influence on treatment outcomes in child and adolescent psychiatry (CAP). However, little is known about parents' knowledge, perceptions and awareness regarding assessment, intervention and treatment options in CAP. Methods: We evaluated 1872 parents (1104 mothers [59.0%], 768 fathers [41.0%]) who were over 18 years of age and had at least one child between the ages of 0-18, regardless of whether their child had previously received CAP treatment, using a questionnaire containing 29 questions. Results: The most common misconceptions about CAP application records were that psychiatric records would cause difficulties in getting a job (92.6%) and would be obstacles to appointment to civil service (65.8%) and to getting driver's licence (34.8%). Regarding CAP drug treatments, the most frequently reported false beliefs were that psychiatric drugs cause weight gain (80.1%), are addictive (65.1%), cause long-lasting side effects (53.5%), numb the mind and cause drowsiness (52.7%), alter children's personalities (44.4%) and increase suicide risk (42.9%). Furthermore, 1105 (59.0%) participants answered 'Psychiatric disorders cannot be treated effectively even if psychiatric medications are used.' Conclusions: Our results indicated that parents' knowledge level was inadequate, and their attitudes and beliefs were negative and limited regarding CAP and treatments; in turn, they avoided treatment and did not engage in help-seeking behaviours. This study shows an urgent need for mental health education programs to increase parents' awareness and understanding of CAP and promote appropriate access to services.Öğe Who Is Most at Risk? Exploring the Prevalence of Psychiatric Comorbidities in Children With Intellectual Disability by Age, Sex, Severity, and Socioeconomic Background(Wiley, 2026) Abanoz, Elif; Cicek, Ayla Uzun; Ucuz, Ilknur; Arslan, Semiha Comertoglu; Sari, Seda Aybuke; Sireli, OzlemBackground Data on psychiatric comorbidities in children with intellectual disability (ID) across subgroups remain limited. Thus, we aimed to investigate comorbidity prevalence by age, sex, ID severity, and socioeconomic status.Methods This multicentre, cross-sectional study included 1742 children with ID consecutively recruited from child psychiatry outpatient clinics. Participants were assessed using comprehensive psychiatric interviews, the Strengths and Difficulties Questionnaire, and Clinical Global Impression.Results Comorbid psychiatric disorders were present in 86.2% of the sample; 24.7% had one, and 61.5% had two or more. The most common diagnoses were ADHD (44.3%), anxiety disorders (40.0%), oppositional defiant disorder (36.7%), and conduct disorder (29.2%). Comorbidity rates were significantly higher in males, adolescents, those with severe ID, and those from higher-income families. Internalising disorders were more common in females; externalising disorders in males and adolescents.Conclusions Our findings suggest the integration of systematic, developmentally sensitive psychiatric screening into standard clinical care for children with ID.











