Uyku Bruksizmli Çocuk ve Ergenlerde Komorbid Psikopatolojilerin, Psikososyal Faktörlerin ve Psikiyatrik Tedavi Yaklaşımının Değerlendirilmesi

Küçük Resim Yok

Tarih

2024

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Önceki araştırmalar çeşitli psikopatolojiler ve psikososyal faktörler ile bruksizm arasında yakın bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, bruksizmli çocuk ve ergenlerde psikososyal faktörler ve psikiyatrik zorluklar yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmada uyku bruksizmli çocuk ve ergenlerin sosyodemografik özelliklerini, psikososyal faktörlerini ve komorbid psikopatolojilerini araştırmayı amaçladık. Materyal ve Metod: Çalışmaya 2018-2024 yılları arasında iki farklı Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi polikliniğinde uyku bruksizmi tanısı konulan ve takip edilen 4-17 yaş arası 67 çocuk ve ergen dahil edildi. Bu hastaların davranışsal ve duygusal özellikleri, komorbid psikiyatrik bozuklukları, bruksizmin klinik özellikleri ve bruksizme yönelik tedavi yaklaşımlarına ilişkin veriler retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Sonuçlarımız örneklemin %41.8'inde en az bir psikiyatrik bozukluk ve %10,4'ünün eşik altı psikiyatrik belirtiler olduğunu gösterdi. En sık komorbid psikiyatrik bozukluklar anksiyete bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, nokturnal enürezisi ve davranım bozukluklarıydı. Olguların %41.8'inde bruksizm psikososyal faktörlerle bağlantılıydı. Eşlik eden psikiyatrik bozukluklar okul ve ergen yaş gruplarında okul öncesi çocuklara göre anlamlı derecede daha yaygındı. Benzer şekilde, bruksizm ile psikososyal faktörler arasındaki bağlantı yaş ilerledikçe daha da belirginleşti. Ailede pozitif bruksizm öyküsü %44.8 idi. Bruksizme tedavi seçeneği olarak, olguların %88.1'inde davranışsal yaklaşım ve farmakoterapi tercih edilirken, %11.9'una yalnızca davranışsal yaklaşım uygulandı. Farmakoterapide en sık kullanılan ilaçlar hidroksizin, trisiklik antidepresanlar, antipsikotikler, atipik antidepresanlar ve melatonindi. Tedaviye yanıt açısından örneklemin %83.6'sı (tam veya kısmi) yanıt verirken, %16.4'ü yanıt vermedi veya tedaviye dirençliydi. Sonuç: Bu çalışma uyku bruksizmli pediatrik popülasyonda psikiyatrik komorbiditenin oldukça yaygın olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar bruksizmin sadece dental bir problem olmadığını, aynı zamanda çeşitli psikopatolojiler ve psikososyal faktörlerle de ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bruksizmle karşılaşabilecek sağlık profesyonellerinin bruksizm ile psikopatolojiler ve psikososyal faktörler arasındaki ilişkinin farkında olması gerekmektedir. Bruksizmli çocukların biyo-psiko-sosyal perspektiften multidisipliner ve bütüncül bir yaklaşımla dikkatle incelenmesi ve psikososyal ve psikiyatrik zorluklar açısından taranması önerilmektedir.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Pediatri, Psikiyatri

Kaynak

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

21

Sayı

2

Künye