Araştırma Çıktıları | Bağımlılık-Bilimsel Çalışmalar

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 65
  • Öğe
    Malatya Tekel tütün fabrikası işçilerinde solunum fonksiyonlarının araştırılması
    ([Turgut Özal Tıp Merkezi Dergisi 1 (2): 141-148,1994., 1994) TECİMER, Coşkun; ARDIÇ, Sadık; PEHLİVAN, Erkan; YOLOGLÜ, Saim; ÖZDEMİR, Ramazan; ALADAĞ, Murat; ÜSTÜN, Mukaddes
    Malatya Tekel tütün fabrikası'nda çalışan 125~ işçide cinsiyet, çalışma süresi ve sigara içme durumu dikkate alınarak spırometrik yöntem le akut ve kronik solunum fonksiyon kaybı olup olmadığı araştırıldı. Olguların 561'i (%>44.6) erkek. 696'sı (%55.4) kadın idi. Erkeklerin 3~6'sı (%67.0) sigara içiyor. 108'i (%I9.3) sigara içmiyor. 'si (%I3. ~) sigarayı bırakmıştı. Kadınların 2~8'i (%39.9) sigara içiyor. 381'i (%>54.r) sigara içmiyor. 3~'sı (%5.4) ise sigarayı bırakmış idi. Sigara içen erkeklerin 210'unda (%55.8). kadınların 210'unda (%~5.6). sigara içmeyen erkeklerin 54'ünde (%50.0). kadınların 260’ında (%68.2), sigarayı bırakmış erkeklerin 39'unda (%50.6), kadınların 23'ünde (%62.2) akut solunum fonksiyon kaybı gözlendi. Bu oranlar istatistiksel olarak anlamlı idi (/> 0.01). Kronik solunum fonksiyon kaybı yönünden incelendiğinde sigara içen erkeklerin ISI'iıu/e (%,48.1). kadınların 159'unda (%5~.2). sigara içmeyen erkeklerin 41'inde (%38.0). kadınların 191'inde (%>150.1). sigarayı bırakmış erkeklerin 44'ünde (%>5~ 2). kadınların 22'sinde (%59.4) solunum kaybı saptandı, liunlar istatiksel olarak anlamlı bulundu (/> 0.01). Çalışma yıllarına göre akut ve kronik solunum fonksiyon kayıplarında istatistiksel yönden fa rk yoktu (p 0.05). Sigarayı bırakmış grup dışında kadınlardaki akut ve kronik solunum kaybı erkeklere göre daha fazla idi (p 0.05). Sigaranın solunum kayıpları üzerinde ilave olumsuz etkisi olduğu saptandı. Sonuçta, fabrika ortamının iyileştirilmesi ve sigara içen işçilerin sigarayı bırakmaları gereği üzerinde duruldu.[Turgut Özal Tıp Merkezi Dergisi 1 (2): 141-148,1994] Anahtar Kelimeler: Tütün tozu, sigara içme, akciğer fonksiyonları.
  • Öğe
    Sigarada bulunan bazı kimyasal maddeler ve bunların değişik organlardaki kanserojen etkileri
    (1994) ÖZTAŞ, Haydar
    Hu çalışma, sigaranın kanserojen etkileri He ilgili bilimsel yayınların incelenmesi ve bunun ışığında sigara yapımında kullanılan tütün kalitesi ile ilgili uygulanabilir bazı önerilerin ortaya konması amacı ite yapılmıştır. Yapılan epıdemivolojik çalışmalar sigara içiminin ağı:, gırtlak, akciğer, ösofagus ve idrar kesesi kanserlerine sebep olabileceğini göstermektedir. Sigarada bulunan /Hilisiklik hidrokarbonlar, N-nıtrosammler ve lıeterosiklik aminler muhtemel kanser yapıcı maddeler olup, deney hayvanları ve insan doku kültürü çalışmaları bunu doğrular niteliktedir. Özellikle nitrosaıninler bakımından zengin olan siyah tütünün bu riski daha da artırabileceği ifade edilmiş olup polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve N-nitroso gibi tütün orijinli olan maddelerin fare derisinde kanserine sebep olabileceği gösterilmiştir. Bu maddelerin ayrıca K-ras onkojenlerını aktifleştirerek kodon I2'de nokta mutasyonlarına sebep olduğu bulunmuştur. Sigaranın kanser yapıcı etkisısinın azaltılabilmesi için, tütün tiplerini nitrat içeriklerine göre sınıjlandırarak tütünlerde bulunan nitrat bileşiklerini düşürücü tedbirler alınması toplum sağlığı yönünden önemli görülmektedir.[Turgut Özal Tıp Merkezi Dergisi 1 (4):342-345.1994/ Anahtar Kelimeler: Sigara, kanser
  • Öğe
    Investigation of the Relationship between Digital Game Addiction and English Listening Skills among University Students
    (2020) Ağaoğlu, Ayşenur; Şad, Süleyman Nihat
    The main aim of this study is to investigate the relationship between digital game addiction and English listening skills among university students. This quantitative associational research was conducted with 198 university students during the spring semester of 2018-2019 academic year. The data were collected using “Digital Game Addiction Scale” and “English Listening Skills Test". The results suggested that action, puzzle, and strategy games are the game categories most commonly played by the participants. Furthermore, it was found that 54% of the participants (n=101) primarily played English games and they played 132.75 minutes per day on average. Participants' were moderately (x=̄17.38/35; s=6.91) to digital games. Their digital game addiction scores differed significantly by variables of gender and major. The mean score of the participants on the English listening skill test was 54.75/100. When the relationship among participants' level of digital game addiction, English listening skill, and average time (min.) to play English digital games a day was examined, it was found that as the daily time to play English digital games increased, the level of digital game addiction and English listening skills also increased.
  • Öğe
    Ergenlerde Dijital Oyun Bağımlılığı ve Psikolojik İhtiyaçlar
    (2018) Çapan, Bahtiyar Eraslan; Dursun, Asiye
    Öz:Gelişen teknoloji ile birlikte internet ve sanal ortamın insanların hayatındaki önemi gitgide artmaktadır. Ergenlik döneminde uygun olmayan internet kullanımı ve bilgisayar oyunlarının bir süre sonra bağımlılık riskine dönüşebildiği için oyun bağımlılığının ele alınması gereken bir konu olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmada ergenlerin dijital oyun bağımlılıklarını yordayan psikolojik ihtiyaçları incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 322 ergen oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği ve Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre cinsiyet ve psikolojik ihtiyaçların dijital oyun bağımlılığını [R2=.11, p<.05] anlamlı olarak yordadığı görülmektedir. Araştırma sonuçları literatür kapsamında tartışılmıştır.
  • Öğe
    Effects of alcohol and passive cigarette smoking on the Swiss albino mice testes
    (2004) Erpek, Semra; Balkaya, Muharrem; Ünsal, Hümeyra; Ünsal, Cengiz
    Abstract:Amaç: Sunulan araştırma, erişkin erkek Swiss albino farelerde uzun süreli alkol, pasif sigara, alkol+pasif sigara kombinasyonunun testis dokusuna etkilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada 32 adet erişkin erkek Swiss albino fare kullanıldı. Fareler dört eşit gruba ayrıldı. (n1=...n4=8). Kontrol grubuna herhangi bir işlem uygulanmazken deney gruplarındaki hayvanlar altı hafta boyunca alkol, pasif sigara ve alkol+pasif sigaraya maruz bırakıldı. Bulgular: Gruplar arasında total veya nisbi testis ağırlıklarında fark gözlenmedi. Ortalama seminifer tübül çaplarının kontrol grubu ile karşılaştırıldığında pasif sigara, alkol ve alkol+pasif sigara gruplarında giderek azaldığı görüldü. Bu azalma kontrol ile alkol grupları arasında (p=0,02); kontrol ile alkol+pasif sigara grupları arasında (p=0,006); alkol ile pasif sigara grupları arasında (p=0,005); pasif sigara ile alkol+pasif sigara grupları arasında (p=0,004) istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Kesitler mikroskopik olarak incelendiğinde pasif sigara ve alkol grubundaki bazı kesitlerde seminifer tübül epitelinde yer yer dejenerasyon ve Leydig hücrelerinde artma gözlendi. Alkol+pasif sigara grubunda seminifer tübül duvarındaki dejeneratif değişikliklerin daha fazla olduğu gözlendi. Sonuç: Sunulan araştırmada alkol, pasif sigara ve alkol+pasif sigara uygulamasının farelerin testis dokusunda hasara neden olduğu ve alkol+pasif sigara uygulaması yapılan grupta bu değişikliklerin daha belirgin olduğu tespit edildi.
  • Öğe
    Uzun süreli sigara kullanımının eritrosit antioksidan enzim düzeylerine etkisi
    (2002) Çiğremiş, Y.; Özuğurlu, F.; Türköz, Y.; Yüksel, E.; Gaffaroğlu, M.; Yılmaz, M.
    Öz:Serbest oksijen radikallerinin bir çok dokuda hasar yaptığı bilinmektedir. Bu radikaller lipid peroksidasyonu, enzim aktivasyonu ve inaktivasyonu ve DNA hasarı gibi çok geniş hücresel hasara yol açabilecek, oldukça reaktif bileşiklerdir. Memeli hücreleri enzimatik ve non-enzimatik antioksidan savunma sistemleri ile serbest radikallere karşı korunmaktadırlar. Sigara, hücrelerde lipid peroksidasyonu ve biyolojik hasan başlatabilen serbest radikalleri içerir. Bu çalışmada; Süperoksit Dismutaz (CuZn-SOD), Katalaz (CAT) ve Glutatyon Peroksidaz (GSH-Px) enzim aktiviteleri sağlıklı sigara kullananların eritrositlerinde ölçüldü. Çalışma grubu 52 sağlıklı sigara kullanan ve 59 sağlıklı sigara kullanmayan kişiden oluştu. Cu,Zn-SOD aktivitesi spektrofotometrede 560 nm'de, ksantin/ksantin oksidaz sistemi ile üretilen süperoksit anyonları tarafından nitro blue tetrazolium'un (NBT) indirgenmesinin belirlenmesi ile ölçüldü, CAT aktivitesi spektrofotometrede 240 nm'de hidrojen peroksitin yıkılmasının takibi ile ölçüldü. GSH-Px aktivitesi 340 nm'de redükte nikotin amid adenin dinükleotid fosfat (NADPH)' m oksitlenmesinin izlenmesi ile ölçüldü. Kontrol grubu eritrosit Cu,Zn-SOD, CAT ve GSH-Px aktiviteleri sırasıyla 821,8±229,3 Ü/gHb, 155±42,3 K/gHb, ve 1230±380,5 Ü/gHb bulundu. Sağlıklı sigara kullananlarda aynı enzimlerin aktiviteleri sırasıyla 800,6±250,4 Ü/gHb, 181,6±64 K/gHb, ve 1211,2±392,6 Ü/gHb, idi. Bu sonuçlara göre CAT aktivitesi sigara kullananların eritrositlerinde kullanmayanlara göre daha yüksekti (p<0.05). Sigara kullanan ve kullanmayanların SOD ve GSH-Px enzim aktiviteleri arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p>0.05). Bu verilerin ışığında uzun süreli sigara kullanımının oksijen radikallerinin aşırı üretimine neden olabileceği ve eritrositlerdeki oksidan/antioksidan dengeyi bozabileceği kanaatine varıldı.
  • Öğe
    Lise Öğrencilerinin İnternet, Sosyal Medya Ve Dijital Oyun Bağımlılıkları İle Yalnızlık, Bencillik Ve Yaşam Doyumu Düzeyleri Arasındaki İlişki, Malatya Örneği
    (İnönü Üniversitesi, 2020) Kılıç, Cevahir
    ÖZET Günümüzde kullanımı her geçen gün artan internet, insanların bilgi edinme, sörf yapma, alışveriş yapma, oyun oynama, sohbet etme, paylaşımda bulunma, benlik sunumunda bulunma ve boş zamanı değerlendirme aracı olarak yaygın bir kullanım alanına sahip olmaktadır. İnternet kullanımı sürecinde insanların sosyo-kültürel ve psikolojik özellikleri önemli bir etken olarak görülmektedir. Amacımız lise öğrencilerinin internet, sosyal medya ve dijital oyun bağımlılığı düzeylerini ölçmek ve ergenlerin yalnızlık, bencillik, yaşam doyumu, psikososyal yapısı, cinsiyeti, aile yapısı, biyolojik yapısı, ekonomik düzeyleri vb. özellikleri ile bu bağımlılık türleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma sonucunda bunlar arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Çalışma Malatya ilinde ikamet eden 990 lise öğrencisinin katılımıyla gerçekleşmiş. Araştırmada açıklayıcı ve betimleyici yöntem kullanılarak literatür taraması yapılmış ve anket tekniği uygulanmıştır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Young İnternet Bağımlılığı Kısa Formu, Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği, Oyun Bağımlılığı Ölçeği (GAS; Game Addiction Scale, UCLA Yalnızlık Ölçeği Kısa Versiyonu, Bencillik Ölçeği/ Uyumsal Bencillik ve Yaşam Doyumu Ölçeğinden faydalanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21,0 paket programı kullanılmıştır. Betimsel istatistikler için frekans tabloları uygulanırken değişkenler arasındaki ilişkiler için ise yüzde analizleri yapılmıştır. Ölçekler arasındaki analizler için kolerasyon tekniğinden faydalanılmış ve değişkenler arasındaki anlamlılık değerleri için Kruskal Walis H Testi, Anova Testi, T testi vb. testler kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre, örneklemin genel çoğunluğun interneti boş zamanını değerlendirmek, sörf yapmak ve oyun oynamak için kullandığı görülmüştür. Ayrıca örneklemimizin genel çoğunluğu bir gün içinde internette 1-5 saat arası vakit geçirdiklerini dile getirmiştir. Örneklemin yaklaşık %25’inin yüksek düzey internet bağımlısı olması da araştırmamız açısında önemli bir sonuçtur. Cinsiyet ile internet, sosyal medya, dijital oyun bağımlılığı; yalnızlık, bencillik, yaşam doyumu arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bireylerimizin internette geçirdikleri süre, interneti kullanma amaçları, yalnızlık, bencillik ve yaşam doyumu düzeyleri, en çok kullandıkları sosyal medya hesapları, kullandıkları sosyal medya hesap sayıları, sosyal medyada selfi paylaşma sıklıkları ve aile birlikteliği ile internet ve sosyal medya bağımlılığı arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca en çok oynanan oyun ile dijital oyun bağımlılığı arasında da anlamalı ilişkiler bulunmuştur. Çalışmamızda internet, sosyal medya ve dijital oyun bağımlılıkları ile ekonomik gelir, sınıf düzeyi ve yaş faktörü arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Elde edilen tüm bu sonuçlar araştırmamızın genel amacını desteklemektedir. Ayrıca bu sonuçlar internet, sosyal medya ve dijital oyun bağımlılığı gibi patolojik davranışların toplumda giderek artığını ve bu davranışların bireylerin gerek sosyo-kültürel gerekse de psikolojik yapılarında derin yaralar açtığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: İnternet bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı, dijital oyun bağımlılığı, ergenlik dönemi, yalnızlık, bencillik, psikososyal yapı, yaşam doyumu
  • Öğe
    Öğrencilerin internet bağımlılığının araştırılması
    (İnönü Üniversitesi, 2020) Tunçalp, Özlem
    Amaç: Malatya ilinde özel okullarda öğrenim gören lise öğrencilerin internet bağımlılığı düzeylerini belirleyerek farklı değişkenler açısından incelemektir. Materyal ve Metot: Lise öğrencilerinin internet bağımlılık düzeylerinin araştırılması amacıyla yapılan bu araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya Malatya ilindeki özel okullara devam etmekte olan 1400 öğrenci dâhil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanması amacıyla iki bölümden oluşan ölçek formu kullanılmıştır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanmış 11 sorudan oluşan Kişisel Bilgiler Formu, ikinci bölümde ise 20 maddeden oluşan altılı likert tipi bir ölçek olan İnternet Bağımlılık Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin %54.1'i erkek, %32.1'i 11. sınıfta, %79.9'u daha önce spor yapmış, %59.9'u 1-3 yıl spor yapmıştır. İnternet kullanan öğrencilerin %81.4'ü evde internete girmekte, %79.5'i haftada 7 gün internet kullanmakta, %89.4'ü günde 6 saat ve az internet kullanmakta, %22.9'u 7-8 yıldır internet kullanmaktadır. Öğrencilerin internet bağımlılığı ile cinsiyet, sınıfı, spor yapma ve spor yapma süreleri arasında istatistiksel olarak bir ilişki saptanmamıştır. Öğrencilerin interneti kullanma yerleri, haftada ve genel internet kullanma sıklıkları, ne kadar zamandır internet kullanma süreleri arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırma sonucunda öğrencilerin internet kullanımları ile cinsiyet, sınıf, daha önce spor yapma durumu ve daha önce spor yapan öğrencilerin spor yapma süresine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamış, öğrencilerin internet bağımlılık durumlarının interneti kullanma yerine, haftada kullanma sıklığına, interneti günde kullanma sıklığına ve interneti kullanma sürelerine, internet kullanım amaçlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.
  • Öğe
    Effects of smoking on HbAıC, fructosamine, cholesterol and lipid fractions in diabetes mellitus type 2 and obesity
    (İnönü Üniv Tıp Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye;, 2001) Meram, İclal; Çığlı, Ahmet; Tarakçıoğlu, Mehmet
    Abstract:Bu çalışmada; sigaranın diyabet ve obezite üzerine etkisininin araştırılması amaçlandı. Ayrıca rutinde serum glukozu yerine tercih edilecek bazı testlerin daha güvenilir ve takip hastaları için tercih edilebileceği vurgulanmaya çalışıldı. Sigara içen ve içmeyen olmak üzere 37 Diabetes Mellitus'lu (DM) hastada ve 50 obez kişide bazı biyokimyasal parametreler çalışıldı. Kontrol grubu olarak Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 25.95 den az olan sağlıklı kişiler alındı. DM'lu hastalarda açlık kan şekeri, total kolesterol, trigliserid, LDL, fruktozamin, glikozile hemoglobin (HbAı-c), Establish Risk Factor (ERF) kontrollere göre önemli bulundu (p<0.001). Obezlerde ise total kolesterol ve trigliserid düzeyleri önemliydi (p<0.005). Sigara içen obezlerdeki fruktozamin, ERF ve HbAı-c düzeyleri kontrollerden daha yüksekti (p<0.05). Bu sonuçlar DM ve obezitenin ateroskleroz için risk faktörü olduğunu, sigaranın bu riski attırdığını göstermiştir. Aterosklerozun erken tanısında önemli bir bulgu olan ERF düzeyinin sigara içen obezlerde artması bunu doğrulamaktadır.
  • Öğe
    İki büyük halk sağlığı sorununun birlikteliği: Sigara ve tüberküloz
    (İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 2010) Yalçınsoy, Murat; Afşar, Bilgen Begüm; Bağcı, Akbaba Belma; Selçuk, Engin Burak; Akkaya, Esen
    Öz:Günümüzde sigara kullanımı ve tüberküloz (TB) önemli iki halk sağlığı sorunudur. TB gelişiminde risk faktörleri iyi tanımlanmış olmakla birlikte sigaranın yeri hep tartışmalı kalmıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda sigara içiminin TB enfeksiyonu, aktif TB gelişimi ve mortaliteye etkisi araştırılmış, sigaranın TB enfeksiyonu ve aktif TB gelişimini etkilediği, tartışmalı olmakla birlikte yayınların pek çoğunda da mortaliteyi arttırdığı sonucuna varılmıştır. Günümüzde, aktif hastalığın tedavisinin, tek başına yeterli olmadığının gösterilmesi ile değiştirilebilir risk faktörlerinin tedavideki yeri; örneğin sigara kullanımının bırakılması, yeni bakış açısı oluşturmuştur. Dünya sağlık örgütü (DSÖ) gelecekteki tüberküloz kontrol programlarını, direkt gözlem altında tedavi (DGT) uygulamaları yanı sıra sigara ve alkol gibi tehlikeli ama önlenebilir davranışsal risk faktörlerinden korunmayı da içerecek şekilde hazırlamaktadır.
  • Öğe
    Ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ile internet ve oyun bağımlılığı ilişkisi
    (İnönü Üniversitesi, 2019) Alagöz, Nurcan
    Amaç: Bu araştırma ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ile internet ve oyun bağımlılığı ilişkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Meteryal ve Metot: Araştırma Bingöl il merkezinde beş farklı lise türünde öğrenim hayatına devam eden 409 öğrenci (%50,4 erkek - %49,6 kız) ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Bilişsel Davranışçı Fiziksel Aktivite Ölçeği (BDFAÖ), Ergenler İçin Oyun Bağımlılığı Ölçeği (EOBÖ), İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Bir nicel araştırma tekniği olan tarama modeli kullanılarak yapılan çalışmanın istatistiksel analizleri SPSS 20.0 (IBM Inc, Chicago, IL, USA) programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ölçekler arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi için Spearman's Rho korelasyon analizi uygulanılmıştır. Analizlerin tamamında p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin fiziksel aktivite puan ortalaması cinsiyete, okul türüne, sınıf düzeyine, boş zamanlarını değerlendirme şekillerine, ailenin gelir düzeyine göre anlamlı fark gösterirken; aile tipine, kardeş sayısına, annenin eğitimine ve mesleğine, babanın eğitimine ve mesleğine göre anlamlı fark göstermediği tespit edilmiştir. İnternet bağımlılığı ortalama puanında, okul türü, sınıf düzeyi, boş zamanlarını değerlendirme şekli, ailenin gelir düzeyi, babanın eğitim durumu açısından anlamlı farklılık izlenirken; cinsiyet, aile tipi, kardeş sayısı, babanın mesleği, annenin eğitimi ve mesleği açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır. Oyun bağımlılığında cinsiyete, boş zamanlarını değerlendirme şekline göre anlamlı fark görülürken, okul türüne, sınıf düzeyine, aile tipine, kardeş sayısına, ailenin gelir düzeyine, annenin eğitimine ve mesleğine, babanın eğitimine ve mesleğine göre anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonuç: Araştırmada internet bağımlılığı ile oyun bağımlılığı arasında pozitif yönlü, yüksek düzeyde anlamlı ilişki tespit edilirken, fiziksel aktivite ile internet ve oyun bağımlılığı arasında bir ilişki olmadığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İnternet, oyun, bağımlılık, fiziksel aktivite.
  • Öğe
    Adölesan dönemdeki üniversite öğrencilerinin mutluluk ve yaşamın anlamının akıllı telefon bağımlılığına etkisi
    (İnönü Üniversitesi, 2020) Yaran, Kemal
    Amaç: Araştırma adölesan dönemdeki üniversite öğrencilerinde mutluluk ve yaşamın anlamının akıllı telefon bağımlılığına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma kesitsel olarak yapılmıştır.Araştırmanın evreni, Muş il merkezinde bulunan Muş Alparslan Üniversitesi'ne bağlı fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarının birinci sınıfında bulunun 1684 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, güç analizi ile belirlenen 720 öğrenci olarak belirlenmiştir. Veriler, Sosyo-Demografik özellikler formu, Oxford Mutluluk Ölçeği (OMÖ), Yaşamın Anlamı Ölçeği (YAÖ) ve Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği (ATBÖ) kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, bağımsız gruplarda t testi, varyans analizi, pearson korelasyon ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Adölesanların OMÖ puan ortalamasının 106.49±18.89, YAÖ puan ortalamasının 51.56±11.65 ve ATBÖ puan ortalamasının da 100.13±29.54 olduğu tespit edilmiştir. Adölesan öğrencilerin cinsiyet, yaş, okunulan bölüm, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi ile mutluluk ve yaşamın anlamı arasında önemli bir ilişkinin olmadığı belirlenirken (p>0.05), adölesanların yaş, anne eğitim düzeyi, günlük akıllı telefon kullanma süresi ve günlük akıllı telefon kontrol sıklığı ile akıllı telefon bağımlılığı arasında önemli bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç: Araştırmada adölesan öğrencilerin mutluluk düzeyi ile yaşamın anlamı düzeyi arttıkça akıllı telefon bağımlılık düzeyinin azaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin mutluluk düzeyi arttıkça yaşamın anlamı düzeyinin de arttığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Adölesan, Mutluluk, Yaşamın Anlamı, Akıllı Telefon Bağımlılığı
  • Öğe
    Cumhuriyet'in ilk yıllarında tütün politikaları
    (İnönü Üniversitesi, 2019) Gürdamar, Ersin
    1500'lü yıllarda Amerika'dan Avrupa'ya oradan da Türkiye'ye gelen tütün zaman içerisinde iktisadi ve sosyal hayatta kendisine önemli bir yer edinmiştir. Tütün, bütün sınırlamaları ve yasakları alt üst ederek kendisini kabul ettirmeyi başarabilmiştir. Öyle ki 1800'lü yıllarda bütçe açıklarını kapatmaya çalışan Osmanlı hükümetlerinin can simidi haline gelmiştir. 1862 yılından itibaren devlet tekeli uygulanan Osmanlı tütünü Duyun-u Umumiye İdaresi'nin kurulmasının ardından 1883 yılında "Memalik-i Şahane Duhanları Müşterek-ül Menfaa Reji İdaresi" adı altında özelleştirildi. Ancak tütünün yabancı sermayeli Reji Şirketi'nin denetimine geçmesiyle toplumda büyük bir rahatsızlık oluşmuş ve kaçakçılık olayları ile birlikte toplumsal ve ekonomik alanda onarılması zor yaralar açılmıştır. Sözleşme süresinin bitmesine yakın halkta ve devlet yöneticilerinde Reji İdaresi'nin sonlandırılması yönünde büyük beklentiler oluşsa da dönemin siyasi ve ekonomik şartları buna izin vermemiştir. 1914'te süresi dolan Reji İdaresinin sözleşmesi savaş şartları altında 15 yıl daha uzatıldı. Millî Mücadele esnasında Reji İdaresinin gelirlerine el konulmak suretiyle Millî Mücadeleye kaynak yaratıldı. 1925 yılında dört yıl daha işletme hakkı bulunan Tütün Rejisi, zamanını doldurması beklenmeden Fransızlardan devletçe satın alınarak lağvedildi. Tüm hak ve yükümlülükleri devlete devredilerek İnhisar İdaresi kuruldu. Toplumda her ne kadar tütün ticaretinin tamamen serbest bırakılmasına yönelik bir beklenti mevcut olsa da kurulan idarenin hazine adına çalışıyor olması memnuniyetsizlikleri büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. 1929 yılında çıkan Büyük Buhran da tütüncülüğe darbe vurmuştur. II. Dünya Savaşı'yla beraber satışlar iyi gitse de Amerika'nın savaş sonrasında Avrupa pazarlarını Türkiye'ye kapatması ve Marshall yardımları Türkiye ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Bütün bu zorlu sürece rağmen Cumhuriyet İdaresi tütün gelirlerini kalkınma için kullanmaya çalışmış ve bunda da büyük ölçüde başarılı olmuştur. Anahtar kelimeler: Tütün, Reji, İnhisar İdaresi, Tütün İhracatı, Tütün Politikaları.
  • Öğe
    Bir patolojik kumar oynama olgusu
    (Türk Psikiyatri Dergisi, 1999) Kaya, Burhanettin; Aslan, S. Halime
    Öz:İnatçı ve yineleyen biçimde kumar oynama davranışının varlığıyla tanımlanan patolojik kumar oynama, son yıllarda yasal ve yasa dışı kumar oynama olanakları ve seçeneklerinin artması nedeniyle önem kazanmıştır. Patolojik kumar oynama alışkanlığı olan kişiler, kliniğe doğrudan bu yakınmalarla başvurmamakta, bunaltı, özkıyım, depresyon alkol ya da madde kötüye kullanımı gibi diğer ruhsal sorunlarla karşımıza çıkmaktadır. Patolojik kumar oynama kişinin ailesel, mesleksel, ekonomik ve toplumsal alanlarda ciddi sorunlar yaşamasına, yasa ve töre dışı davranışlara yönelmesine neden olabilmektedir. Bu yazıda patolojik kumar oynama alışkanlığı olan bir olgu, aynı alanda yazılmış kaynaklar çerçevesinde tartışılmıştır.
  • Öğe
    İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojilerine yönelik tutumları ile bilişim teknolojileri okuryazarlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
    (Kafkas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2013) Aydoğan, Dilek
    Öz:Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarının öğrencilerin bilişim teknolojileri okuryazarlıklarına bağlı olarak nasıl değiştiğini incelemektir. Bu çalışmada, yazarın geliştirdiği “bilişim teknolojilerine yönelik tutum” ölçeği ile “bilişim teknolojileri okuryazarlık” testi kullanılmıştır. Bilişim Teknolojilerine yönelik tutum ölçeği, ilgisizlik, bağımlılık, kaygı ve ilgi olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Malatya ili Merkez ilçe sınırları içinde yer alan 9423 öğrenci içerisinden 2011-2012 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde öğrenim gören 966 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın sonunda ilköğretim programında yer alan bilişim teknolojilerine yönelik istendik davranışların öğrenciler tarafından genel olarak kazanıldığı görülmüştür.
  • Öğe
    Investigation of University Students' Internet Addiction in Terms of Several Variables (Inonu University Sample)
    (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2014) Akdağ, Mustafa; Şahan, Birsen Yılmaz; Özhan, Uğur; Şan, İsmail
    Öz:Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte internet yalnızca bilgisayarlarla ve internet kafelerde erişilebilecek ayrıcalıklı bir hizmet olmaktan çıkmış olup, hayatımızın her alanına yayılmıştır. Ancak, bilgisayar başında geçirilen zamanın ayarlanamaması ve bireyin internet kullanma konusunda kendisini kontrol edememesi gibi nedenler internet bağımlılığının oluşmasına yol açmaktadır. İnternet bağımlısı bireyler fiziksel sorunların yanı sıra psikolojik, sosyal ve akademik yaşamlarında da sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin internet bağımlılık düzeyleri ve bunların çeşitli değişkenlere göre farklılaşma durumları incelenmiştir. İnternet Bağımlılık Ölçeği ile elde edilen verilerin istatistiksel analizinde Kruskal Wallis H-testi ve Mann Whitney U-testi kullanılmıştır. Araştırma sonunda, öğrencilerin büyük çoğunluğunun internet bağımlılıklarının düşük düzeyde olduğu görülmüştür. İnternet bağımlılıklarında cinsiyet, akademik başarılarını algılayışları, derslere devam durumu, günlük internet kullanım süresi, internete bağlanılan yer, internete telefonla bağlanma değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar görülürken; öğretim türü ve ailelerin gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklara rastlanmamıştır.
  • Öğe
    Sigara Bıraktırma Polikliniğinde Vareniklin veya Bupropion Tedavisi Başlanan Bireylerin İlk 1 Yıllık Sonuçlarının Değerlendirilmesi
    (KONURALP TIP DERGİSİ, 2016) Selçuk, Engin Burak; Tetik, Burcu Kayhan; Karataş, Mehmet
    Öz:Amaç: Bu çalışmada sigara bıraktırma polikliniğine başvuran bireylerde medikal tedavi seçeneklerinden olan Vareniklin ve Bupropion tedavisinin sigara bıraktırmada ki 1 yıllık etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmaya Ocak 2011-Mayıs 2012 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bıraktırma Polikliniği'ne başvuran ve medikal tedavi başlanan toplam 681 birey alınmıştır. Bu kişiler ilk görüşmeden sonra medikal tedavi başlanma kararı verilince 15. gün, 1. ay, 2. ay, 3. ay, 6. ay, 9. ay ve 12. ay da kontrole çağrılmış ve her gelişlerinde tedavileri kullanıp kullanmadıkları varsa yan etkileri ve sigara bırakma durumları sorgulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplam 681 birey alındı. İlk görüşmede rutin tetkikleri istendi, ayrıntılı fizik muayeneleri yapıldı ve ardından tütün bıraktırma eğitimi almış doktorlar tarafından sigara bırakma yöntemleri konusunda bilgilendirilmeleri sağlandı. Bupropion başlanan bireylerin 15.günde yapılan değerlendirmesinde erkeklerin %65.6'sı (n:151) ve kadınların %65'i (n=91) sigarayı bırakmışlardı. 12. ayın sonunda yapılan kontrol görüşmelerinde ise erkeklerin %64.7'si (n=149) ve kadınların %72.8'i (n=102) sigarayı bırakmışlardı. Vareniklin başlanan bireylerin 191'i (%61.4) erkek, 120'si (%38.6) kadın idi. 15.günde yapılan değerlendirmede erkeklerin %70.1'i (n=134) ve kadınların %59.1'i (n=71) sigarayı bırakmışlardı. 12.ayın sonunda yapılan kontrol görüşmelerinde ise erkeklerin %63.3'ü (n=121) ve kadınların %53.3'ü (n=64) sigarayı bırakmışlardı Sonuç: Sigara bıraktırma süreci nikotin yoksunluk belirtilerinin de yoğun yaşandığı bir süreç olduğundan bu süreçte ilk 3 ay içerisinde mümkün olduğunca sık görüşme planlanmalıdır. Aile hekimliğinin temel özelliklerinden olan sürekli bakım ilkesi çerçevesinde bireyin biyopsikososyal olarak sürekli izlemi sigara bıraktırmada da başarının önemli bir parçası olacaktır Başlık (İngilizce):Evaluation of the First Year Results of Smoking Cessation Therapy with Varenicline or Bupropion in Outpatient Clinic Öz (İngilizce):Objective: The aim of this study was to evaluate the one year efficacy of varenicline and bupropion treatment in patients admitted to smoking cessation clinic and started medical treatment. Methods: A total of 681 individuals who admitted to Smoking Cessation Outpatient Clinic in Family Medicine Department of Inonu University School of Medicine between January 2011 and May 2012, and who have been begun medical treatment. The patients invited for follow up controls on the 15th day and in the first, second, 3rd, 6th and 12thmonths after the medical treatment was started after the first interview. The patients were questioned for whether they were going on using the medications, for any side effects and their smoking cessation status during each visit. Results: A total of 681 subjects were enrolled in the study. In the first interview, a through physical examination was performed, routine laboratory tests were performed and then the patients were informed about smoking cessation methods by physicians who have received tobacco cessation training. In the Bupropion group 65.6% of the men (n=151) and 65% of the women (n=91) had quit smoking in the 15th day evaluation. In the follow-up at the end of the first month 75.6% of the men (n=174) and 72.1% of the women (n=101), and at the end of 12th month 64.7% of the men (n=149) and 72.8% of the women (n=102) had quit smoking. In the Vareniklin group 191 patients (61.4%) were male and 120 patients (38.6%) were female. In the 15th day evaluation 70.1% of the men (n=134) and 59.1% of the women (n=71) had quit smoking. In the follow up, at the end of the first month 74.8% of the men (n=143) and 64.1% of the women (n=77), and at the end of 12th month 63.3% of the men (n=121) and 53.3% of the women (n=64) had quit smoking. Conclusion: Given that smoking cessation process is a process of intense nicotine withdrawal symptoms, interviews should be planned as frequently as possible during the first 3 months. Continuous bio-psycho-social follow-up, which is also one of the basic characteristics of family medicine, will be an important part of success in smoking cessation
  • Öğe
    The effect of environmental tobacco smoke on the testicular functions of 7-10 years old children
    (İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 2012) Karaman, Abdurrahman; Taş, Erkan; Temel, İsmail; Gürsoy, Şule; Demircan, Mehmet
    Öz:Amaç: Pasif içicilik olarak tanımlanan çevresel sigara dumanına maruz kalma sık karşılaşılan bir durumdur. Bu çalışma ile pasif sigara içicisi durumunda olan 7–10 yaş grubu çocuklarda çevresel sigara dumanının testis fonksiyonları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya ilköğretim okullarında okuyan, 7-10 yaş grubunda ek bir sağlık problemi olmayan erkek çocuklar dahil edildi. Pasif sigara içicisi durumunda olan (Pİ) 50 olgu ve olmayan (K) 50 olgu anket çalışmasıyla belirlendi. Belirlenen olguların serumlarından kotinin düzeyleri ile testis fonksiyonunun biyokimyasal göstergeleri olan testosteron, inhibin-B, anti-müllerian hormon (AMH) ile beraber FSH ve LH düzeyleri çalışıldı. Bulgular: Pİ grubunda serum kotinin düzeyleri K grubuna göre belirgin artmış bulundu (p<0,05). Testosteron, inhibin-B, FSH, LH düzeyleri K grubunda Pİ grubuna göre belirgin olarak yüksek bulunurken; bu yaş grubunda testosteron ile ters orantılı hareket eden AMH seviyelerinin K grubunda Pİ grubuna göre düşük olduğu saptandı (p<0,05). Sonuç: Elde ettiğimiz sonuçlar çevresel sigara dumanının testislerde fonksiyon bozukluğuna yol açtığını göstermektedir. Bunun da erişkin yaşlarda ortaya çıkabilecek infertiltenin nedenlerinden birisi olabileceği düşünülmektedir. Başlık (İngilizce):Çevresel sigara dumanının 7-10 yaş grubu çocuklarda testis fonksiyonlarına etkisi Öz (İngilizce):Purpose: To investigate the effect of environmental tobacco smoke (ETS) on the testicle functions of 7-10 years old children. Materials and Methods: The study included healthy male children aging between 7-10 years. Based on the questionnaire data, 50 passive smoking (PS) cases and 50 passive smoking free controls were determined. Serum levels of cotinine, and biochemical parameters of the testicle functions; testosterone, inhibin B, anti-mullerian hormone (AMH) along with FSH and LH levels were evaluated. Results: Serum cotinine levels in PS group were found higher than the controls (p<0,05). Testosterone, inhibin-B, FSH, and LH levels of the control group was found higher than the PS group. The AMH levels were found lower in the controls in comparison with the PS group (p<0,05). Conclusions: Our results showed that ETS leads to testicular dysfuntions. We think that preventing exposure to cigarette smoke in childhood is very important for their reproductive system.
  • Öğe
    Social Media Dependency of Pre-Service Social Studies Teachers
    (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2020) Baş, Kenan; Diktaş
    Öz Bu çalışmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının sosyal medya bağımlılığına ilişkin durumlarını ortaya koyabilmektir. Araştırma, Uşak Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler (1-2-3-4. sınıf) öğretmenliği anabilim dalında öğrenim gören toplam 191 öğretmen adayı üzerinden yürütülmüştür. Araştırmada, elde edilen verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte yer aldığı karma (mixed) yöntem kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Bakır Ayğar ve Uzun (2018) tarafından geliştirilen, 26 maddeden oluşan “Sosyal Medya Bağımlılık Ölçeği” İle araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi ve açık uçlu soru formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 22. istatistik programı kullanılırken; nitel verilerin analizi ise içerik analizine uygun olarak yapılmıştır. Verilerin analizinde ikili gruplarda “t-testi, ikiden fazla olan gruplarda ise tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sosyal medya bağımlılığına ilişkin durumlarının “Cinsiyet ve Sınıf Düzeyi” değişkenlerine göre istatistiksel açıdan farklılaştığı “Sosyal Medya Kullanım Aracı” ve “Ekonomik Gelir Düzeyi” değişkenlerine göre ise farklılaşmadığı görülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda ise öğretmen adaylarının en çok Instagram, Facebook, Twitter, Snapchat kategorilerine vurgu yaptıkları ve bu doğrultuda eğlence, gündem takibi, yakın çevrenin yapmış olduğu etkinlikler, fotoğraf ve video paylaşımı, karşı cins ile flört, kpss, genel kültür ve ders notu paylaşımlarının takibi, temalarının ön plana çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya, sosyal bilgiler, öğretmen adayı.
  • Öğe
    Düzenli izlenen astım olgularında aktif - pasif sigara içme durumunun astım atakları ve hastalık şiddeti ile ilişkisi
    (Türk Toraks Dergisi, 2009) Aytemur, Zeynep Ayfer; Başoğlu, Özen Kaçmaz; Önal, Aytül
    Öz:Amaç: Hem aktif, hem de pasif sigara içimi erişkinde astım gelişme riskini artırmakta, solunum semptom ve fonksiyonlarını olumsuz etkilemektedir. Çalışmamızda özelleşmiş astım polikliniğinde aynı hekim tarafından düzenli izlenen ve tedavi edilen astım olgularında aktif ve pasif sigara içme durumları ile sigaranın hastalığın şiddeti ve ataklar üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Astım polikliniğine başvuran 131 olguya hastalık öyküsü, şiddeti ve atak sıklığı, ilaç kullanımı, aktif ve pasif sigara içiciliği durumlarını değerlendirmeye yönelik anket uygulanmış, idrarda kotinin düzeyi bakılmıştır. Bulgular: Olguların yaş ortalaması 52.0±11.7 olup 93'ü (%71) kadındır. Pasif içicilik 39 (%30) olguda saptanırken 7 olgu (%5) aktif içicidir. İdrar kotinin düzeyi pasif içici olguların sadece 2'sinde yüksek (>500ng/ml) bulunmuştur. Pasif içicilik anamnezi veren olgularda son bir yılda atak sayısı ortalama 1.5, maruz kalmayanlarda ise 1'dir (p>0.05). Pasif içici olanlarda, olmayanlara göre hafif intermittan (%32'ye karşılık %24) ve hafif persistan olguların sayısı (%53'e karşılık %46) daha yüksek iken orta (%13'e karşılık %22) ve ağır persistan olguların oranı (%3'e karşılık %8) maruz kalmayanlarda daha yüksektir. Sonuç: Sonuçlarımıza göre astım olgularında genel populasyona göre sigara içme oranları düşüktür. Bu durum özelleşmiş astım polikliniğinde hasta eğitiminin önemini vurgulamak açısından önemli olabilir. Öte yandan 1/3'nün pasif içici olması toplumun astım konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Başlık (İngilizce):Effect of active and passive smoking on asthma exacerbations and severity in asthma patients followed up regularly Öz (İngilizce):Objective: Both active and passive smoking increase the risk of developing asthma and respiratory symptoms and decrease pulmonary functions. The aim of this study was to investigate the effects of active and passive smoking exposure on asthma severity and exacerbations in patients treated and followed-up regularly by the same physician in a specialized asthma outpatient clinic. Material and Method: We used a questionnaire to assess the history, medications, severity and exacerbations of asthma, besides active and passive smoking exposure in 131 patients attending our asthma outpatient clinic and urinary cotinine levels were measured. Results: Mean age of the patients was 52.0±11.7 [93 females (71%)]. Thirty nine patients (30%) reported passive smoking exposure, whereas seven (5%) patients were current smokers. Urinary cotinine levels were high (>500 ng/ml) in only two patients with passive smoking exposure. The average number of asthma exacerbations was 1.5/year in patients exposed to passive smoking and 1/year in patients without exposure (p>0.05). The number of patients with intermittent (32% vs. 24%) and mild persistent (53% vs. 46%) asthma were higher in passive smoking patients whereas there were more patients without smoking exposure in the moderate persistent (13% vs. 22%) and severe persistent (3% vs. 8%) groups. Conclusion: We concluded that the percentage of current smokers was lower than the general population among asthma patients. This can emphasize the importance of educational therapy in the specific asthma outpatient clinic. On the other hand, we should improve the consciousness of the general public about asthma as one third of the patients were passive smokers.