İslamiyet öncesi türk devlet geleneği
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2007
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İnönü Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
İslamiyet öncesi Türk Devletleri; Asya Hun Devleti ile başlar ve İslamiyet'i devlet dini olarak kabul eden Karahanlılara kadar devam eder. Türk tarihi bir anlamda devlet kurma ve örgütlenmenin de tarihidir. İslamiyet öncesi Türklerin yaşam alanı olan Orta Asya'nın, coğrafi ve iklimsel yapısının pek de cömert olmamasına karşın bu bölgede güçlü devletlerin kurulması, Türklerin sosyal yapısı ve örgütlenme kültürüyle doğrudan ilgilidir. Türklerin aileden başlayarak devletin en tepesine kadar özdeş bir yapı oluşturması, benzer işleyiş göstermesi, devlet yapısının ortaya konmasındaki en temel unsurdur. Toplumu oluşturan bireyden başlayarak, devlet yöneticilerine kadar benzer özellikler göstermesinin nedeni toplumcu düşünce sistemidir. Birey; topluma gösterdiği fayda oranında konumunu geliştirmekte, topluma yapılan yararlı etkiler sonucunda güçlenmektedir. Birlikte yaşama isteği tüm toplumca kabul edilmiştir. Zor coğrafi şartlarda bireysel düşünceler ve eylemler toplumun tamamını yok etmiş veya toplumun zarar görmesine yol açmıştır. Bu ağır coğrafi şartlar, Türklerin dayanışmacı, zor şartlara dayanıklı, bireylerin eşit ve özgür olduğu toplumlar yaratmalarına neden olmuştur. Hükümdar veya hanedan üyeleri devletin sahibi değildir. Yönetici halk adına bu görevi yapmaktadır. İslamiyet öncesi Türk devletlerinde, hükümdarın kendi hazinesi ve toprağı olmamış, elde edilen kazanç boylar ve halk arasında eşit olarak paylaştırılmıştır. Yönetme görevi, devlet ve halk için yeterince yarar sağlayıp, başarı elde eden hanedan 1 üyesine verilmiştir. Yönetme görevini başaramayan, görevini devretmiş veya zorla devrettirilmiştir. Hükümdar her ne kadar son sözü söyleyen ve mutlak karar verici makam da olsa, devletin işleyişinde yardımcı kurumlar oluşturulmuş, çoğu zaman karar alınmasında ve uygulanmasında etkin olmuştur. Devlet iki anlamda kullanılmıştır. Birinci anlamı örgütlenme, ikinci anlamı barıştır. Devletin sadece kurumları ile örgütlenmesi yeterli değildir. İç ve dış barışın sağlanması devletin oluşumundaki diğer temel eylemdir. Ülke içindeki ve dışındaki tüm huzursuzlukların giderilmesi, devletin olağan işleyişi olarak görülmüştür. Halk sınıflara ayrılmamış, tüm dünya halkları ayrım yapılmaksızın ulus olarak kabul edilmiştir. Hükümdarın iktidara gelmesi ile birlikte ilk yaptığı eylem töreyi oluşturmak olmuştur. Töre, tüm devlet işleyişini ve sosyal yapıyı düzenleyen, geleneksel olarak oluşturulmuş kurallar bütünüdür. Bu kurallar sosyal yapıya uygun kültürel birikimler sonucu oluşturulmuştur. İslamiyet öncesi Türk devletleri, tüm sosyal, ekonomik, siyasal yapılanmaları kapsayan, olağan üstü bir örgütlenme kültürü üzerine oturtulmuştur. Türklerdeki bu örgütlenme kültürü, bugünün koşullarında dahi örnek alınıp uygulanabilir seviyededir. Dolayısıyla, İslamiyet öncesi Türk devlet geleneğinin incelenmesi, bugüne ışık tutacak gerçeklerin ortaya çıkartılması ve bunlardan ders alınması bu çalışmayı daha da önemli kılmaktadır.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kamu Yönetimi, Public Administration
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Şencan, Y.C. (2007). İslamiyet öncesi türk devlet geleneği. Yayımlanmış Yüksek lisans Tezi, İnönü Üniversitesi, Malatya.