Sosyal Bilimler Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe 3308 sayılı çıraklık ve meslek eğitimi kanununun kız meslek liselerinde uygulamasının değerlendirilmesi(İnönü Üniversitesi., 1994) Aksut, MehmetTürkiye'de kamu yöneticilerinin eğitimi alanında önemli bir yere sahip olan "Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü" nün; "Kamu Yönetimi Lisans Üstü Uzmanlık Programı" çerçevesinde, bir yıl süreyle örgün eğitime devam ettim. Tez konusu olarak " İşletmelerde Meslek Eğitimi " konusu işlenmiştir.Öğe Çıraklık ve mesleki eğitim kanunu uygulamalarının Malatya İl merkezinde teknik eğitim programlarına ve mezunlarının istihdamına etkileri(İnönü Üniversitesi, 1991) Abik, M. YücelHızla gelişmekte olan ülkemizde Eğitimin kalkınmanın en etkin araçlarından biri olduğunun farkına varılmakta ve bu alana oldukça büyük yatırımlar yapılmaktadır. Ekonomik gelişmede sanayileşmeye verilen ağırlık ve öncelik doğrultusunda; Sanayi kuruluşlarının ihtiyaç duyduğu, yeterli sayı ve nitelikteki elemanların yetiştirilmesi için Mesleki Teknik eğitime ağırlık verilmesi temel ilke ve devlet politikası olarak ele alınmaktadır. Bu amaçla sürdürülen çalışmaların önemli bir gelişme safhası; 1986 yılında yürürlüğe giren ve ülkemizdeki Çıraklık, Mesleki ve Teknik eğitimi, bir sistem bütünlüğü içinde ve çağdaş bir anlayışla ele alan, geliştiren “3308 Sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu”dur. Bu araştırma 3308 Sayılı Kanun gereği olarak Endüstri Meslek Liselerinde sürdürülen Beceri Eğitimi uygulamalarının mevcut durumunu yansıtabilmek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma ile mevcut yapının, olumlu ve olumsuz yönleriyle ortaya çıkarılacağı ve bunun, Milli Eğitim Bakanlığına, işletmelere, uygulayıcılara, idarecilere ve Meslek Öğretmenlerine konuya ilişkin sorunların tespit ve çözümünde yararlı olacağı umulmaktadır.Öğe Genel liselerde sosyal bilimler öğretiminde karşılaşılan güçlükler(İnönü Üniversitesi, 1991) Deniz, SabahattinBu araştırma Edebiyat kolları bulunan genel lise düzeyindeki öğrencilerin ve Sosyal bilimler ders öğretmenlerinin; Sosyal bilimler öğretiminde karşılaştıkları sorunları belirleyebilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma sonuçlarının bundan sonraki sosyal bilimler öğretiminde karşılaşılan sorunların çözümünde örnek teşkil edeceği düşünülmektedir.Öğe Anateks Anadolu Tekstil Fabrikaları A.Ş. işletmesinin ekonomik analizi(İnönü Üniversitesi, 1993) Öncü, Mehmet Akifİşletmelerin temel problemleri arasında; mevcut üretim ve pazar şartları altında maximum karı sağlayacak ve maliyetleri minimum yapacak üretim örneklerinin saptanması ve bunlarla ilgili analizlerin yapılması gelir. Bu problemlerin çözümün de kullanılacak en uygun tekniklerden biri de kantitatif kara verme tekniklerinden Doğrusal Programlama Tekniğidir. Çünkü daha önceleri bilimsellikten uzak sadece sağduyuya dayalı olarak çözümlenmeye çalışılan problemlere Doğrusal Programlama Tekniği ile sayısal olarak çözüm bulmak mümkün olacaktır. Biz de bu çalışmamızda Doğrusal Programlama Tekniğini inceleyerek, bu teknik ile optimum ürün bileşeni Malatya ANATEX A.Ş. 'inde tespit etmeye çalışacağız.Öğe Yabancılaşma ve teknoloji(İnönü Üniversitesi, 1996) Özkan, SerkanYabancılaşma ve teknoloji adıyla ele aldığımız bu çalışma tamamıyla teorik izahatlar çerçevesinde ele alınmıştır. Teorik olarak ele aldığımız bu çalışmamızı yaparken yabancılaşma ve teknoloji arasında bir ilişki kurmaya çalışıldı. Bu çalışma oluşurken, özellikle yabancılaşma adı altında fazla kaynağın olmayışı ve yabancılaşma kavramının düşünürler tarafından farklı yönlerden ele alınması bizim genel bir çalışma yapmamızı engelledi. Yararlanılan kaynaklar İl Halk Kütüphanesi ve İnönü Üniversitesi genel kütüphanesinden temin edilmiştir. Yabancılaşma kavramı düşünürler tarafından çeşitli yönleri ile farklı farklı ele alınmıştır. Yabancılaşma alanında değişik isimlerle de olsa çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Günümüz toplumlarında teknolojinin de gelişmesiyle insanlar arası ilişkilerin anlamı ve boyutu değişmiştir, bu da yabancılaşmaya ve toplumdan uzaklaşmaya neden olmuştur. Yapılan çalışmada herhangi bir şekilde reçete sunmaktansa olayları objektif bir yaklaşımla izaha çalışıldı.Öğe Metalik sırların özgün seramik yüzeylerde kullanımı(İnönü Üniversitesi, 2011) Ak, HülyaSır, seramik ürünlerin yüzeylerine uygulanan renkli, örtücü ya da şeffaf görünümlü camsı tabakadır. Sır, ilk olarak mısır kültüründe ortaya çıkmış ve günümüze kadar bilimsel ve teknolojik gelişmelerle endüstriyel ve artistik sırlar olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada metalik sırlárı seramik yüzeylerde kullanan sanatçılar ve sır reçeteleri araştırılmış ve bu reçeteler şamotlu kil, çömlekçi kili ve döküm kili olmak üzere üç farklı bünye üzerinde oksidatif fırın atmosferinde 1060°C' ta pişirilerek denenmiştir. Olumlu sonuçlar alınan metalik sır reçeteleri, daha sonra büyük ölçekte hazırlanmış ve seramik yüzeylerde kullanılmıştır. Aynı sırın farklı seramik bünyeler üzerinde, ince-kalın sürülmesi ile metalik renkleri, dokuları, parlaklık-matlik değerleri bir tablo şeklinde gösterilmiştir. Seramik yüzey tasarımlarının üretimi ve ilk pişirimleri gerçekleştirilmiş, kalite kontrolleri yapılan ürünler, farklı sırlama teknikleri bir arada kullanılarak, metalik sırlarla renklendirilmiştir. Sırlı pişirimleri, denetimli elektrikli kamara fırınında yapılan ürünler, daha sonra yorumlarının yapılması için görselleri eşliğinde teze yansıtılmıştır.Öğe İnönü üniversitesine bağlı meslek yüksekokullarında meslek lisesi ve genel lise çıkışlı öğrencilerin başarılarının karşılaştırılması(İnönü Üniversitesi, 1992) Akpınar, BurhanBu çalısma ile; Meslek Yüksekokulları'nda öğrenim gören Meslek Lisesi mezunu öğrenciler ile Genel Lise mezunu öğrencilerin uygulamalı ve teorik derslerdeki başarıları arasında farklılık olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır.Öğe Helenistik dönem kalıp yapımı kaselerin özgün seramik yüzeylerde yansımaları(İnönü Üniversitesi, 2014) Sağ, LütfiyeHelenistik Dönemin önemli seramik formlarından biri olan Megara kaseleri, ilk defa 1883 yılında Otto Benndorf tarafından tanımlanmıştır. Kalıpla yapılmış bu kaseler yarımküre biçimli, ayaksız, kulpsuz, dış yüzeylerde desen, figür ve kabartma süslemeler bulunan içki kaplarıdır. Megara kaseleri adı Otto Benndorf tarafından Yunanistan’ın Attika bölgesindeki antik kent Megara’da yapıldığı sanılarak verilmiştir. Arkeolog Susan Rotroff da “kalıp yapımı kase” adını kabul etmiş, kalıp işi metal kase benzerlerinin taklidi olarak yapılan bu kaseler Atina’da M.Ö. 1. yüzyılın ortalarına kadar varlığını sürdürdüğünü belirtmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde, Helenistik Dönem hakkında teorik ve görsel veriler toplanıp derlenmiş ve öz olarak tezde verilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde Helenistik Dönem’de bulunan kalıp yapımı kaselerin buluntu merkezleri, üretim ve süsleme teknikleri, özellikleri ve türleri hakkında açıklamalar yapılmıştır. Bu açıklamalar ışığında Helenistik Dönem Megara kaselerinin dekoratif özelliklerinin diğer kaselere göre üstün ve standart biçimleri kıyaslanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, seramik kase formu çalışan ulusal ve uluslararası sanatçıların eserlerine yer verilmiştir. Sanatçılardan seçilen örnek eserlerde kullandıkları üretim ve süsleme teknikleri hakkında kısa bilgiler ve görseller eşliğinde teknik ve estetik açıdan incelemeleri yapılmıştır. Son bölümde, uygulama çalışmalarına yer verilmiştir. Helenistik Dönem megara kaselerinden esinlenilerek yapılan bu çalışmalarda tasarım, üretim ve dekorlama süreçleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu bölümde öncelikle uygulama çalışmalarının araştırma ve tasarımdan oluşan hazırlık aşaması hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra, uygulamalarda kullanılan şekillendirme, dekorlama, ilk pişirim, sırlama ve pişirim yöntemleri anlatılmıştır. Son bölümde tez kapsamında üretilen kase çalışmalarda kullanılan üretim, dekor ve sırlama teknikleri, pişirim değerleri estetik ve plastik sanat analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak, bu araştırma kapsamında Helenistik Dönem megara kaselerinden esinlenilerek, farklı dekor ve pişirim teknikleriyle üretilen kase çalışmalarının, çağdaş seramik sanatına önemli bilgi ve kaynak sağlaması açısından katkıda bulunması beklenmektedir.Öğe Çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatmini düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma(İnönü Üniversitesi, 2015) Warsame, Abdulkadir AhmedBu çalışma, çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatmini düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı tespit etmek ve ilişkinin yönünü ve derecesinin belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma verileri anket yöntemiyle elde edilmiştir. Anketler Puntland State Üniversitesinin farklı bölümlerinde çalışan idari ve akademik personel üzerinde uygulanan 45 kişinin yanıtladığı verilerden oluşmaktadır. İş tatmini anketleri (Job Satisfaction Surveys) 1985 Spector tarafından ve örgütsel bağlılık anketleri (Organizational Commitment) 1980 Cook ve Wall tarafından geliştirilen anketler kullanılmıştır. Üniversite çalışanların demografik bilgilerini elde etmeye yönelik kişisel bilgi formu, çalışanların örgütsel bağlılıklarını ve iş tatminini ölçmeyi amaçlayan beş-faktör kişilik ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeklere bağlı olarak oluşturulan anket sonucunda araştırma konusu veriler toplanmıştır. Araştırma verileri, SPSS 16.0 (Statistical Package for Social Science for Windows 16.0) programı ile analiz edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde öncelikle üniversite çalışanlarına ait demografik değişkenlerin tanımlayıcı frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmıştır. Daha sonra çalışanların örgütsel bağlılıkları ölçeği ve iş tatmini ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanlar; demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek. Daha sonra Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma örneklemini oluşturan üniversite çalışanlarının iş tatmini ve örgütsel bağlılıkları alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı belirlemek üzere Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatmini arasında güçlü ilişki vardır.Öğe 49 ve 50 numaralı şer'iyye sicillerine göre Amasya (1757-1763)(İnönü Üniversitesi, 1994) Özkan, BünyaminBu çalışmamızda XVIII. yüzyılın üçüncü çeyreği içerisinde Amasya 49 ve 50 numaralı şer'iyye sicilleri esas alınarak Amasya Sancağı'nın söz konusu döneminin tarihini anlatmaya çalıştık.Öğe Enerji fiyatlarındaki değişimin enflasyon oranı üzerindeki etkileri: Türkiye örneği(İnönü Üniversitesi., 2024) Arıkanoğlu, SedaEnflasyonun varlığı farklı nedenlere bağlı olmasının yanında bu farklılığın ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre de değişkenlik gösterdiği bir gerçektir. Enflasyonun sebeplerinden en önemlisi belki de enerji kaynağına olan ihtiyaçtı. Dünya üzerinde enerji kaynakları eşit dağılmadığı gibi potansiyel güçleri de kullanılabilirliklerine göre değişmektedir. Bu kullanılabilirlik sanayi kollarını geliştirmekle beraber, sanayi kollarının geliştiği ülkeleri ekonomik güç olarak yukarı taşımıştır. Haliyle enerji üretiminden yoksun ülkelerin dışa bağımlı olduğu düşüncesinden yola çıkılarak bu ülkelerin enerji ithal ederken, katlanmak zorunda kaldıkları maliyetlerin ülke içerisinde çeşitli etkileri mevcut olmuştur. Enerji maliyetlerinin geçen her dönem için farklılık göstermesi, enflasyonun en büyük nedenlerindendir. Bu çalışmada Türkiye için 2008 krizi pasife edilerek 2009: 01 - 2023: 12 dönemlerine ait aylık veriler kullanılarak petrol ve doğalgaz fiyatlarının enflasyona etkisi incelenmiştir. Bu amaçla serilerin durağanlığı Genişletilmiş Dickey Fuller (ADF, 1981) birim kök testi ile sınanmıştır. Değişkenlerin uzun dönemde birlikte hareket edip etmediği test edebilmek için Engel ve Granger (1987) eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Son olarak değişkenler arasındaki uzun, orta ve kısa dönemdeki nedensellik ilişkisi için Breitung ve Candelon (2006) tarafından geliştirilen frekans dağılımı nedensellik testi ile analizi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, doğalgaz fiyatlarından enflasyona uzun ve orta dönemde nedensellik bulunurken, petrol fiyatlarından enflasyona herhangi bir dönemde nedensellik tespit edilmemiştir.Öğe Muhasebe meslek mensuplarının e-belge özel entegratör kuruluşlarından aldıkları hizmetlerle ilgili algı düzeyleri: Adıyaman ili örneği(İnönü Üniversitesi., 2024) Çitil, MerveBilgi ve iletişim teknolojisindeki devrim, ekonominin, toplumun ve kültürün günlük alanlarında sürekli büyüme ve gelişmeye neden olmuştur. İnternetin varlığı, hem çevrede mevcut olan bilgi miktarını hem de bilgi hareketinin hızını artırarak küreselleşmeye katkıda bulunmuştur. Hızlı küreselleşme, ekonomik, sosyal ve teknolojik değişimler nedeniyle dünya genelinde hükümetler geleneksel hükümet yaklaşımından e-devlet yaklaşımına geçmekte, vatandaş odaklı, verimli, şeffaf ve etkili hizmetler sunmak için hem altyapılarına hem de yazılımlarına yatırım yapmaktadır. Tek noktadan, her an ve kesintisiz olarak, küreselleşme ve teknolojik gelişmeyle birlikte dijital gelişimin de gerçekleşmesi için son 20 yılda çok çalışmışlardır. Dijital gelişmeler her sektörde olduğu gibi muhasebe alanını da etkilemiş ve yeni teknolojileri beraberinde getirmiştir. Geliştirme sonucunda elektronik uygulamalar, gelir yönetimi, kitap bildirim sistemi gibi uygulamalar kullanılmaya başlanmıştır. Muhasebenin dijital dönüşümü muhasebecinin mesleğinde ve iş süreçlerinde değişikliklere neden olmuştur. Çalışmamızın temel amacı; e-belge özel entegratör kuruluşları ve kullanıcıları arasındaki ilişkileri inceleyip, algı düzeyleri hakkında somut verilere ulaşmaktır. Çalışmamızda Türk elektronik muhasebe uygulamaları, muhasebe bilgi sistemi ve vergi denetimi arasındaki etkileşim programının etkinliği araştırılmıştır. Bu bağlamda çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Muhasebe kavramı ve Muhasebe bilgi sistemi, dijital dönüşüm ve muhasebenin dijitalleşmesi ikinci bölümde ise bilgi sistemleri, e-belge uygulamaları ve e-belge özel entegratörleri kuruluşları, üçüncü bölümde ise e-belge özel entegratör kuruluşlarından alınan hizmetlerin algı düzeylerinin aktarılması hedeflenmiştir. Bu bağlamda çalışma da SPSS analizi yapılmış normallik testi ve frekans analiz testleriyle anlamlı sonuçlar bulunmuştur.Öğe Feminizmin iddiaları bağlamında islam'ın kadına bakışı(İnönü Üniversitesi, 2024) Doğan, SabriyeFeminizm düşüncesi bağlamında ileri sürülen ve İslam'a karşı olan iddiların İslam perspektifinde değerlendirilmesi.Öğe Çok faktörlü finansal varlık fiyatlama modellerinin katılım endeksleri üzerine test edilmesi(İnönü Üniversitesi, 2024) Öner, AhmetFinansal piyasalarda, hisse senedi getirilerini etkileyen faktörler her dönem ilgi görmüştür. Son dönemlerde özellikle çok faktörlü finansal varlık fiyatlama modellerinin geliştirilmesiyle bu ilgi daha da artmıştır. Bu çalışmada çok faktörlü finansal varlık fiyatlama modellerinin Katılım 30 endeksi özelinde test edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla literatürde yaygın olarak kullanılan beş model test edilmiştir. Bu modeller, Zamanlararası Varlık Fiyatlama Modeli (ZVFM), Fama-French Üç Faktör Modeli (FF3F), Carhart Dört Faktör Modeli, Fama-French Beş Faktör Modeli (FF5F) ve Q-Faktör modelidir. Çalışmanın odak noktalarından biri de hangi modelin Katılım 30 endeksinin hisse senedi getirilerini açıklamada en iyi performansa sahip olduğunun tespit edilmesidir. Çalışmada, Katılım 30 endeksinde yer alan ve kesintisiz verilerine ulaşılabilen 18 firmanın 2011-2023 dönemi arasındaki mali tablolarından elde edilen çeyrek dönemlik verileri kullanılmıştır. Çalışmada, modellere ait değişkenler hesaplanma yöntemlerine uygun bir biçimde hazırlanarak analize uygun hale getirilmiştir. Veriler, Eviews 10 paket programı kullanılarak ARDL Sınır Testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, modeller içerisinde Katılım 30 endeksi açısından hisse senedi getirilerini en iyi açıklayan modelin FF3F modeli olduğu kanısına varılmıştır. Modelde yer alan RMRKT (Pazar getirisi), SMB (Büyüklük) ve HML (Defter Değeri/Piyasa Değeri) faktörlerinin hepsinin istatistiki açıdan anlamlı olduğu ve katsayılarının da teoriyle uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca Carhart Dört Faktör ve Q-Faktör modellerinin sonuçlarına bakıldığında istatistiki açıdan anlamlı ve katsayıları teoriyle uyumlu olan faktörlerin olduğu görülmüştür. Söz konusu iki modelin de Katılım 30 endeksinde uygulanabilir olduğu düşünülmektedir. Ayrıca ZVFM ve FF5F modellerinin de analiz sonuçlarına göre Katılım 30 endeksinde uygulanabilir oldukları söylenebilmektedir.Öğe Kazan Tatar yazarı Fatih Hüsni: dönem-şahsiyet-eser (metin- aktarma - inceleme)(İnönü Üniversitesi, 2024) Aydoğan, Niyazi; Yıldırım, Ramilya YarullinaYazarlar; anlatımı güzelleştirmek, etkili hâle getirmek ve verilen mesajı daha güzel ifade etmek için eserlerini yazarken toplumun sorunlarına uzak kalamaz. Kazan Tatar edebiyatının XX. yüzyıldaki önemli nesir ustaları arasında yer alan Fatih Hüsni (1908-1996); işçinin, çiftçinin ve sıradan insanların doğasını, millî ruhunu derinden inceleyip birçok eser veren ünlü sanatçılardandır. Onun eserlerinde yer alan kahramanlar mutlu olmak için daima mücadele eden iyimser insanlar olarak karşımıza çıkar. Yazdığı hikâyelerinde pek çok çağdaşı gibi ölümü ve yıkımı değil de yaşam sevincini, aşkı ve mutluluğu okuyucunun zihninde canlandırmaya çalışır. Tatar köyünü ve kırsal kesimde yaşayan Tatar halkını tüm varlığında hisseden kalem ustası; eserlerinin çoğunda sıradan insanın yaşam derdini ve sevincini kaleme alır. Tatar köyünde dünyaya gelen Fatih Hüsni; çağdaşları gibi sıradan insanlarla iç içe büyümüş, çok küçük yaşlarda zorluklarla yüzleşip ağır fiziksel çalışmalar altında ezilmiştir. Yine de hayatının her anında zihnini, hayallerini, umutlarını zorlayan durumlar karşısında pes etmeden daha da ileriye gitmeyi hayal etmiştir. O, ilk eserlerinden itibaren Tatar milletinin zengin söz hazinesinden ustaca yararlanır. Üstelik anlattığı konuların kurgusu, yorum ve keşifleri, olaylar üzerinden aktarmaya çalıştığı fikirleri de düşündürücüdür. Tezde Kazan Tatar edebiyatında hikâye, roman, piyes vd. türlerde kalemi oldukça kuvvetli olan Fatih Hüsni'nin Kabak, Kiçké Do?a (Akşam Duası) hikâyeleri ve Yözék Kaşı (Yüzük Taşı) povesti (uzun hikâyesi) Türkiye Türkçesine aktarılmış; bu eserler dönem, şahsiyet ve eser ekseninde incelenmiş olup yazarın dünyaya ve olaylara bakışı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu tez, Fatih Hüsni'nin Türkiye'de tanıtılmasına yönelik ilk çalışma olması bakımından önemlidir. Yapılan araştırmalarla Fatih Hüsni'nin Tatar hikâyeciliğindeki konumu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kazan Tatar Edebiyatı, Fatih Hüsni, Dönem, Şahıs, Nesir.Öğe Kur'ân verilerinin ışığında zaman yönetimi ve değerlendirilmesi(İnönü Üniversitesi, 2024) Avcı, Veysel; Küçük, AhmetKısıtlı bir zamana sahip olan insan, ona bahşedilen bu zaman sermayesini verimli ve etkin olarak kullanmalıdır. Dünyevî ve uhrevî birçok vazife ve mükellefiyetlere muhatap olan insan, zaman planlaması doğrultusunda bu işleri tanzim etmelidir. Çağımızın getirdiği yoğun çalışma temposuyla beraber zamanın yönetilmesi ve değerlendirilmesi hususu daha farklı bir önem kazanmaktadır. Bu çalışma temel olarak iki konu etrafında şekillenmiştir. Birinci olarak zamanın etkin ve verimli olarak kullanılması için gerekli prensip ve yöntemler, zaman yönetimiyle ilgili kitap ve akademik çalışmalardan yararlanılarak incelenmiş devamında bu konularla ilgili İslâmî kaynaklardan bilgiler aktarılmıştır. İkinci olarak; zamanın günlük, haftalık ve yıllık olmak üzere hangi ibadet ve etkinliklerle planlanıp değerlendirilmesi gerektiği sorusuna Kur'ân, tefsir ve hadis kaynaklarından kütüphane araştırma yöntemi doğrultusunda cevap aranmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Zaman, Zamanın Değerlendirilmesi, Zaman yönetimi, PlanlamaÖğe Vecihe Daryal koleksiyonunda bulunan Türk müziği eserlerinin bibliyografyası(İnönü Üniversitesi, 2024) Camci, Zeynal Ozan; Deniz, ÜnsalTürk müziği, Türk tarihine paralel bir şekilde gelişmiş, zenginleşmiş ve kendine has özellikleriyle çok geniş bir repertuara sahip olmuştur. Cumhuriyet öncesi dönemlerde Ali Ufki Bey, Kantemiroğlu ve Hamparsum gibi müzik adamlarıTürk müziğini kayda geçirmek için kendi geliştirdikleri notasyon sistemleriyle birçok Türk müziği eserini yok olmaktan kurtarmışlardır. Osmanlının son dönemlerinde ve erken Cumhuriyet dönemini de kapsayan evrelerde Batı müziği notasyon sisteminin Türk müziği notasyonunda kullanılması birçok Türk müziği eserinin kayıt altına alınmasına vesile olmuştur. Başlangıçta kişisel koleksiyon, arşiv ve Türk müziği repertuarları oluşturulurken Cumhuriyet döneminde bu türden Türk müziği nota koleksiyonları Devlet Arşivlerinde yer alarak kayıt altına alınmış ve korunmuştur. Devlet Arşivlerinde bulunan binlerce Türk müziği notası özellikle Muallim İsmail Hakkı Bey koleksiyonu ve Vecihe Daryal koleksiyonunda mevcuttur. Bu araştırmada Vecihe Daryal'ın nota koleksiyonunda bulunan eserlere odaklanılmıştır. Nitel ve Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada, arşiv ve literatür taraması yapılmış; Vecihe Daryal koleksiyonunda 5679 adet eser tespit edilmiş, bu eserler makam, usul, form, besteci ve söz yazarı gibi değişkenler göz önüne alınarak tespit ve tasnifi yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ışığında, koleksiyonda en fazla ; Rast, Hicaz, Uşşak, Hicazkâr, Suzinak, Kürdilihicazkâr, Nihavend, Karciğar, Hüzzam ve Hüseyni makamlarında eserlerin olduğu, usul yönünden ise aksak, curcuna, yürük semai, düyek, aksak semai, ağır aksak, devr-i hindi, sengin semai, devr-i kebir, sofyan, evfer, türk aksağı, hafif ve nimsofyan usullerinin sayısının fazla olduğu, form yönünden ise Şarkı, Peşrev, Saz Semaisi, Türkü ve Beste formlarında eserlerin fazla olduğu ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır.Öğe Güvenlik kültürünün sosyo-politik inşası: Türkiye örneği(İnönü Üniversitesi, 2024) Atılgan, Aynur Başurgan; Birdişli, FikretGüvenlik, varlıklarını koruyabilmeleri ve sürdürebilmeleri adına devletlerin temel görevlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu durum güvenliğin, tüm devlet politikalarına ve faaliyetlerine yön veren, belirleyici bir unsur olduğunu göstermektedir. Yapılan literatür incelemesi sonucu, devletlerin güvenlik politikaları ile toplumun kültürü arasında bir etkileşim olduğu ve bu konu ile ilgili yapılan çalışmaların 'Siyasal Kültür' ve 'Stratejik Kültür' kavramları ile açıklanmaya çalışıldığı fark edilmiştir. 'Siyasal Kültür" toplumun politik tercihlerini ve davranışlarını betimlemek için kullanılırken, 'Stratejik Kültür' sosyo-politik inşa unsurlarının devletlerin dış politikalarına yansımaları hakkında öngörüler geliştirmek için kullanılmaktadır. Fakat her iki kavram da açıklamalarında devlet-toplum-kültür arasındaki etkileşimin sosyal psikolojiye dayalı kök nedenlerini ihmal ettiği için bu çalışmada 'Güvenlik Kültürü' kavramı tercih edilmiştir. Bu bağlamda güvenlik kültürünün bir sosyalizasyon süreci sonunda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu sürecin; sosyolojik ve politik olmak üzere iki inşa boyutu bulunmaktadır. 'Toplumsal ya da Sosyal Biliş', 'Schismogenesis veya Pygmalion Etkisi' ve 'Kültürel Farklılıklar', güvenlik kültürünü inşa eden Sosyo-psikolojik faktörlerdir. 'Güvenlikleştirme (Securitization)', 'Özgürleşme (Emancipation)' ve 'Ardıncılık (Bandwagoning)' ise güvenlik kültürünün politik inşa boyutunu oluşturmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın birincil amacı; 'Güvenlik Kültürü' ekseninde çizilen bu teorik çerçeveyi açıklamaktır. Çalışmanın diğer bir amacı ise açıklanan teorik çerçeveyi 'Türkiye ve Türk Dış/Güvenlik Politikası' örneği üzerinden somutlaştırmaktır. Bu bağlamda çalışmanın teorik kısmını oluşturmak için güvenlik teorilerinden ve sosyal psikolojiden yararlanılacak birinci aşamada, bu iki alanın konuyla ilişkili olduğu düşünülen varsayımları arasında senteze gidilecektir. İkinci aşamada kuramsal çerçevenin pratikte geçerliliğini açığa çıkartmak için Türkiye'nin dış/güvenlik politikalarına odaklanılacaktır.Öğe Irk Bitig ve kâğıda yazılı Türk runik harfli metinler üzerine açıklamalı bibliyografya(İnönü Üniversitesi, 2024) Kaya, Ceylan; Dönmez, Özlem DemirelAçıklamalı bibliyografya türünde hazırlanan bu çalışma, Irk Bitig ve kâğıda yazılı Türk runik harfli metinler ile ilgili yayımlanmış eserleri kapsamaktadır. Irk Bitig ve kâğıda yazılmış Türk runik harfli metinlerle ilgili yapılan çalışmaları inceleyerek bu alandaki mevcut bilgi birikimini değerlendirmekte ve bu alana katkıda bulunmaktadır. Literatür taraması yapılırken araştırmacıların kitaplarına, makalelerine ve konu ile ilgili dergi, uluslararası Türk dili kurultayı bildirileri gibi çeşitli kaynaklara başvurularak kapsamlı bir inceleme gerçekleştirilmiştir. Irk Bitig, Türk edebiyatında runik harfleriyle yazılmış ve günümüze kadar ulaşan tek Eski Türkçe kitaptır. Doğu Türkistan`da Bin Buda Mağaraları`nda bulunmuş olup günümüzde tek yazma nüshası İngiltere`deki British Museum`da muhafaza edilmektedir. İlk kez V. Thomsen tarafından incelenmiş ve yaklaşık olarak VIII. yüzyılın ortaları ile IX. yüzyılın başlarına tarihlendirilmiştir. Eser, 104 sayfadan oluşmakta olup 65 fal ve bir hatime bölümü içermektedir. Her falda önce şans daireleri, ardından fal metni ve daha sonra falın iyi ya da kötü olduğunu belirten sonuç yer almaktadır. Bu metin, Manihaist bir çevrede yazılmış olmasına rağmen dinî unsurlar içerse de aslında dini bir eser değildir. Irk Bitig adlı eser üzerine çalışanlar arasında V. Thomsen, Hüseyin Namık Orkun, Malov, Marcel Erdal, Hamilton, İkeda, Talat Tekin, Klyaştornıy, Zieme ve Fikret Yıldırım gibi isimler bulunmaktadır. 1912-2024 yılları arasındaki Irk Bitig ve kâğıda yazılı Türk runik harfli metinler üzerine yapılan çalışmalar geniş bir yelpazede derlenmiştir. Çalışmada yerli yabancı kaynaklar taranarak toplamda 105 kaynak tespit edilmiştir. Hazırlanan bu bibliyografyanın, Türkoloji alanında çalışacak kişilere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Öğe Turqualıty desteği alan firmaların bulanık bwm ile ihracat rekabetçiliklerinin değerlendirilmesi(İnönü Üniversitesi, 2024) Tatar, Merve; Derindağ, Ömer FarukUluslararası ticari işlemlerin sürekli değişmesine paralel olarak ihracatın yapısı, boyutu ve pazar seçim kriterleri de evrim geçirmeye devam etmektedir. Bu dinamizm kaçınılmaz olarak rekabetçiliği de beraberinde getirmiştir. Belirli bir ekonominin büyüme faktörü olarak ihracatın önemi de hacmine, yapısına ve eğilimine bağlıdır; bu da bir ülkenin ihracat oranı ve rekabet gücünün çalışmasıyla ilgilidir. İhracat rekabetçiliğinin verimli bir şekilde sağlanması için devlet destekleri kapsamında teşvikler ön plana çıkmaktadır. İhracatın devlet tarafından teşvik edilmesiyle, dış ticaret pazarlarının genişletilmesi, dünya ihracatındaki pazar payının ve dış pazarlara giren firmaların rekabet avantajının artırılması amaçlanmaktadır. Devlet teşvikleri kapsamında yer alan Turquality; dünyada devlet destekli ilk ve tek markalaşma programına sahip olması nedeniyle dış ticarette Türk Malı imajının uluslararası arenada tanıtılmasına olanak sağlamaktadır. Bu tez çalışmasında Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinde biri olan Bulanık BWM ile Turquality desteği alan firmaların ihracat rekabetçiliğinde dikkat ettiği hususların önem ağırlıkları ölçülmüştür. Değerlendirmeye alınan firmaların sektörleri; gıda, tekstil, mobilya, demir-çelik, yatırım, otomotivden oluşmaktadır. Çalışması yapılan firmaların uluslararası rekabet ortamında deneyimledikleri fırsatlar ve zorluklar onların daha rekabetçi kılabilecek kriterlerin belirlenmesi ve önem derecelerin göre ağırlıklandırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda 6 firma ile fiziksel görüşmeler yapılarak 7 kriter belirlenmiştir. Elde edilen kriterler sırasıyla; markalaşma, sürdürülebilirlik, finansal piyasalar, tedarik zinciri, rakip analizi, yerel pazar dinamikleri ve farklılaşmadır. Belirlenen kriterlerden en iyi kriter markalaşma (0,232) ve en kötü kriter farklılaşma (0,109) olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İhracat, Rekabetçilik, Turquality, Teşvik, Bulanık BWM











