Sosyal Bilimler Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Kırsal müştereklere yönelik tehditler ve yerel toplumsal hareketler: Pınargözü, Eğricek, Elkondu ve Kalkım köyleri örneği(İnönü Üniversitesi, 2026) Pekedis, Mehdi; Şengül, MihribanBu çalışma, Türkiye'de yerel toplulukların müşterek varlıkları sahiplenme gücünün ürettiği toplumsal hareketin gücüne odaklanmaktadır. Müşterekler, toplumsal ilişkiler dolayımında üretilen ve deneyimlenen ortaklaştırılmış varlıklardır. Müşterekler, gündelik yaşam pratikleri içerisinde anlam kazanır ve mekânsal olarak sabitlenemezdir. Müşterekler ile topluluklar arasındaki ilişki, zaman ve mekân ölçeğinde sahiplenme ilişkisi üretmektedir. Yerel toplulukların müşterek varlıklarla kurduğu somut ve soyut ilişki, söz konusu varlıkların müştereklik niteliğini ve anlamını genişletmektedir. Bu anlamda müşterekler ve müştereklik edimi dinamik bir olgudur; doğal, sosyal ve kültürel yapının birer parçasıdırlar. Sermayenin kentsel mekândan kırsal alanlara yöneldiği neoliberal dönemde müşterekler özelleştirme, kamulaştırma ve mülksüleştirme kıskacında metalaştırılmaktadır. Kırsal mekânda dereler, ormanlar, meralar ve diğer doğa varlıkları sermaye için birikim nesnesine dönüşmektedir. Yerel teoplulukların gündelik yaşam biçimlerini şekillendirdikleri, tarihsel olarak somut ve soyut anlamda bağ kurduğu, geçimlik ilişkisi sürdürdüğü varlıklar sermaye tehdidine maruz kalmaktadır. Sermayenin doğaya ve mekâna müdahale biçimi, yerel toplulukların müşterek varlıklarla ilişkisini dönüştürmekte ve koparmaktadır. Bu çalışma Bakırtepe yöresi özelinde Pınargözü, Eğricek, Elkondu ve Kalkım köyleri örneğinde kırsal müştereklere yönelik tehdide karşı yerel toplulukların müşterekleri sahiplenmeye yönelik direniş pratiklerini incelenmiştir. Saha araştırmasında yerel toplulukların müşterekleri anlamlandırma biçimleri, tarihsel olarak kurdukları somut ve soyut/duygulanımsal ilişkinin gücü toplumsal harekitn gücü doğrudan etkilemiştir. Sahiplenmenin güçlü olduğu dönemde toplumsal hareket de yerel ve yerel-ötesi destek almıştır. Kırsal mekânda nüfusun azalması, şirketin rıza üretimine dayalı stratejileri ve yereldeki çatışmalı ilişkiler toplumsal hareketin gücünü zayıflatmıştır. Yerel toplulukların kültürel müşterek varlıklara erişimin kısıtlanması ve geçimlik kaynaklarına mülksüzleştirerek el konulması, kırsal yapıyı dönüştürmenin yanı sıra direnişin gücünü de baskılamıştır.Öğe DKAB derslerinde tarihi şahsiyet temelli etkinliklerin ortaokul öğrencilerinin değer kazanımına etkisi: Nitel bir araştırma(İnönü Üniversitesi, 2026) Esen, Kübra; Temiz, Yunus EmreBu çalışma, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersi "Din, Ahlak ve Değerler" alanı çerçevesinde yürütülen tarihî şahsiyet temelli sosyal ve kültürel etkinliklerin, ortaokul öğrencilerinin değer kazanım süreçleri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde fenomenolojik (olgubilim) desen kullanılarak yapılandırılmıştır. Çalışma kapsamındaki etkinlikler, DKAB öğretim programı esas alınarak, Millî Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (DÖGM) tarafından hazırlanan kılavuzlar doğrultusunda planlanmıştır. Bu doğrultuda seçilen Mevlâna, Seyit Onbaşı ve Arif Nihat Asya üzerine yapılandırılan etkinlikler düzenlenmiştir. Çalışmanın verileri, 2024-2025 eğitim yılında Uşak/Merkez'de 26 gönüllü öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Veriler, etkinlik öncesi ve sonrası yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiş; toplanan verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, tarihi şahsiyet merkezli etkinliklerin, öğrencilerin bu figürlerin temsil ettiği değerleri anlamlandırmasında ve içselleştirmesinde stratejik bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Katılımcıların özellikle vatanseverlik, fedakârlık, hoşgörü ve sorumluluk gibi değerleri zihinlerinde daha somut hale getirdikleri ve bu değerleri gündelik yaşam pratikleriyle ilişkilendirmeye başladıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca sosyal ve kültürel etkinliklerin, öğrencilerin derse yönelik ilgisini arttırdığı, empati kurma ve toplumsal duyarlılık geliştirme becerilerine olumlu katkı sağladığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, DKAB derslerinde teorik bilginin somut modeller üzerinden sunulmasının, değer aktarımının kalıcılığı açısından kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, tarihi şahsiyet odaklı etkinliklerin eğitim sürecindeki işlevselliğine dair somut bir model sunarak değerler eğitimi ve din psikolojisi alanındaki nitel literatüre katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Din Psikolojisi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Sosyal ve Kültürel Etkinlikler, Değer Kazanımı, Tarihî ŞahsiyetlerÖğe Türkiye'nin enerji potansiyeli, stratejileri ve enerji arz güvenliği(İnönü Üniversitesi, 2026) Başaran, Cihan; İnan, ŞükrüEnerji, insan hayatında olduğu gibi devletler için de mühim bir yere sahiptir. Gelişmiş devletler var olan güçlerini koruyabilmek adına enerjiye ihtiyaç duyarken, gelişmekte olan ülkeler için ise "enerji" kalkınma hedeflerini gerçekleştirmede önemli bir kalemi oluşturmaktadır. Petrol ve doğal gaz gibi yenilenemeyen kaynak ihtiyacının neredeyse tamamına yakınını ithal eden Türkiye, kaynaklarını çeşitlendirebilmek, sürdürülebilir kılmak, olumsuz çevresel etkileri azaltabilmek ve kaynaklarını daha güvenilir kılmak hedefleriyle yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kazandırmıştır. Sürdürülebilirlik, kullanılabilirlik, maliyet ve sosyo-politik etkileri bakımından farklılık gösteren çeşitli enerji kaynakları vardır. Her bir enerji kaynağının seçimi, kıt kaynaklar ve rasyonel koşullarda enerji arz güvenliğini farklı şekilde etkilemektedir. Bu kapsamda enerjide dışa olan bağımlılığı azaltmak ve iklim değişikliği ile başa çıkabilmek adına ülkeler, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektedir. Türkiye'de artan nüfus, sanayileşme ve üretim artışı ile paralel olarak enerji talebi de artmış, yüksek düzeyde fosil yakıtlara bağımlılık ciddi derecede enerji arz riski yaratmıştır. Bunun sonucu olarak yükselen enerji talebinin karşılanması noktasında farklı arayışlar meydana gelmiştir. Bu arayışların çıkış noktası ise yine Türkiye'nin kendi kapasitesinde görülmüştür. Bu çalışmada, Türkiye'de genel enerji profili ile yenilenebilir enerjinin rezerv- üretim- tüketim durumu değerlendirilmiş olup, ülkenin enerji politikasına ışık tutabilecek noktalar belirlenmeye çalışılmıştır. Temel amaç, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini yenilenebilir enerji kaynakları bağlamında incelemektir.Öğe Afet dönemlerinin suç tipolojileri üzerindeki etkileri 6 Şubat depremleri sonrası Malatya ili örneği(İnönü Üniversitesi, 2026) Büyük, Emre; Baharçiçek, AbdulkadirBu tez, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Malatya ilinde suç tipolojisinde meydana gelen değişimleri incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın konusu, önemi, amacı, yöntemi ve sınırlılıkları açıklanarak çalışma genel hatlarıyla tanıtılmış ve çerçevesi belirlenmiştir. İkinci bölümde, afet kavramı ve afet türleri açıklanmış; güvenlik, suç, suçlu, suç tipolojisi gibi temel kavramlara kuramsal çerçevede yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, 6 Şubat depremlerinin Türkiye ve Malatya'ya etkileri sosyal ve ekonomik boyutları ile açıklanarak deprem sonrası durumun genel hatlarıyla anlaşılması amaçlanmıştır. Dördüncü bölümde, Malatya ilinde emniyet bölgesinde 2022 ve 2023 yıllarına ait narkotik suçlar, kişiye karşı işlenen suçlar, mala karşı işlenen suçlar, topluma karşı işlenen suçlar, millete ve devlete karşı işlenen suçlar ile takibi şikâyete bağlı suçlar ay ay karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Bu karşılaştırmalar doğrultusunda suç verilerindeki artış ve azalışların nedenleri kriminolojik, sosyolojik ve yönetsel boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Beşinci bölüm olan Bulgular, Öneriler ve Sonuç bölümünde ise analizi yapılan veriler ışıgında elde edilen bulgular değerlendirilmiş ve afetlerin zararlarından en az etkilenmek için afet dönemleri öncesinde, afet anında ve sonrasında neler yapılabileceği ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışma kapsamında elde edilen bulgular olan, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da suç oranlarında kısa vadede belirgin düşüşler, orta vadede ise suç türlerine göre farklılaşan artış eğilimleri ortaya çıkmıştır. Deprem sonrası ilk aylarda gözlenen düşüşlerin, gerçek bir suç azalmasından ziyade nüfusun kentten ayrılması, adli ve kolluk mekanizmalarının geçici olarak işlev kaybına uğraması ve suç bildirimlerinin aksamasıyla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Normalleşme süreciyle birlikte özellikle malvarlığına karşı suçlar ve kişilere yönelik suçlarda artış gözlenmiş; takibi şikâyete bağlı suçlardaki azalışların ise suçun görünmezleşmesine işaret ettiği değerlendirilmiştir. Ayrıca kolluk personelinin de depremzede olması, suçla mücadele kapasitesini geçici olarak zayıflatan önemli bir unsur olarak öne çıkmıştır. Elde edilen bu bulgular doğrultusunda, afet dönemlerinde suçla mücadelenin etkin biçimde sürdürülebilmesi için afet öncesi hazırlıkların güçlendirilmesi, afet sırasında kolluk kuvvetlerinin operasyonel kapasitesinin desteklenmesi ve afet sonrasında güvenlik ile adalet hizmetlerinin hızla normale döndürülmesi gerekmektedir. Özellikle nüfus hareketliliği ve şikâyet mekanizmalarının sürekliliği dikkate alınarak, suçun görünürlüğünü artıracak bütüncül güvenlik politikalarının geliştirilmesi önem arz etmektedir.Öğe Battalgazi (Malatya) İlçesi'ndeki arazi kullanımı, değişimi ve yaşanan problemler(İnönü Üniversitesi, 2026) Parılday, Yusuf; Geçen, ReşatBu tez çalışmasında, Malatya ilinin merkez ilçelerinden biri olan Battalgazi'de 2000–2020 yılları arasında meydana gelen arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişimleri incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, Battalgazi İlçesi'nde de 2000, 2010 ve 2020 yılları arasında hızla artan kentleşme, sanayileşme ve nüfus yoğunluğunun doğal çevre üzerindeki etkilerini coğrafi bakış açısıyla değerlendirmek ve bu sürecin ortaya çıkardığı çevresel ve planlama sorunlarını ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında CORINE (Coordination of Information on the Environment) veri setleri kullanılmış, 2000, 2010 ve 2020 yıllarına ait arazi kullanım sınıfları Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında analiz edilmiştir. Ayrıca, uydu görüntüleri, sayısal yükseklik modelleri (DEM) ve Tarım Arazileri Değerlendirme (TAD) portalı verileri bir araya getirilmiş; saha gözlemleri, GPS verileri ve fotoğraf dokümantasyonu ile desteklenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, 2000–2020 yılları arasında Battalgazi İlçesi'nde tarım arazilerinde belirgin bir azalma yaşanmış, bu alanların önemli bir kısmı yerleşim ve sanayi kullanımına dönüşmüştür. Özellikle 2010 sonrası dönemde nüfus artışı ve konut alanlarının genişlemesiyle birlikte doğal bitki örtüsü ve tarım alanlarının %15'e yakın bir kısmı yapılaşmaya açılmıştır. Buna karşın, yapay yüzeylerin (yerleşim, sanayi, ulaşım alanları) oranı hızla artmıştır. İlçede bu değişimlerin sonucu olarak; imar düzensizlikleri, trafik sıkışıklığı, altyapı eksiklikleri, çevre kirliliği ve tarihi dokunun tahribatı gibi çok yönlü problemler ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, Battalgazi'de arazi kullanımında gözlenen bu dönüşümün sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde yeniden planlanması gerekmektedir. Doğal kaynakların korunması, tarım alanlarının verimli biçimde değerlendirilmesi ve ekolojik dengeyi gözeten kentsel planlama politikalarının uygulanması, bölgenin gelecekteki gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır.Öğe Sait Pertev Paşa (Demirhan) hayatı-eserleri ve harp tarihine dair gözlemleri(İnönü Üniversitesi, 2026) Yaşar, Bülent; Yazıcı, OrhanTürk halkını ve gençliğini iyiye, güzele ve başarıya ulaştırmanın hakiki yolunun ancak ahlâkî değerlere kaynaklık eden İslâm'ın maneviyatının özümsemesini müteakip ruhen kabulü neticesi, bunun hayata tatbik edilmesiyle mümkün olabileceğini defaten seslendiren Pertev Paşa, takdir edersiniz ki belli ahlâki prensipleri kendine mihenk taşı yapmış dürüst ve sözüne güvenilir bir şahsiyettir. Pertev Paşa'nın maddi unsurların arkasındaki derinliği anlamlandırabilmesi ve bu mesajı topluma eserleriyle aktarabilmesi ancak içinde yer kapladığı toplumun bir parçası haline gelmesiyle mümkün olabilmiştir. Anlaşılacağı üzere kendisi toplumun gönül gözüne nasıl dokunabileceğini bilen bir karakter adamı olarak İslâm dininin getirdiği ahlâki düzenin, milli birliği dolayısıyla istikbâli sağlayacağı hususundaki maneviyatı ön planda tutan fikirleri eserlerine kaynaklık etmiştir. Pertev Paşa iyi bir askerî eğitim alarak askerî ateşe görevini icra etmiştir. Bu vesile ile bazı tatbikatlara katılmış ayrıca Goltz Paşa'nın isteği ve ikinci Abdülhamid'in kabul etmesiyle Rus-Japon harbine gözlemci olarak gönderilmiştir. Kendisi 31 Mart isyanında hareket ordusu Erkan-ı Harbiye Reisliği ve Balkan Savaşı'nda Başkomutanlık Karargâhında Kurmay Başkanlığı görevlerini icra edip askerî emir yazmak ve bunları rapor halinde sunmak işini gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda Rus-Japon harbindeki görevi itibariyle de raporladığı bilgiler, devletimizin ıslahat hareketine önemli fikir vermesi açısından gayet mühimdir. Askerî modernleşme sürecine yeni giren Japonya'nın, Osmanlı Devleti'nin hasmı konumunda olan Rusya ile mücadelesi merak edilmektedir. Anlaşılacağı üzere Pertev Paşa'nın Osmanlı Devleti'yle aynı süreçte ıslahatlara başlayan Japonya'yı, Rusya'ya karşı savaşırken gözlemlemek suretiyle modernleşmenin ve manevi değerlerin onlara ne gibi katkılar sunduğunu raporlarında aktarması, askerî eğitim noktasında önemli olmuştur. Anahtar Kelimeler: Askerî ataşe, Pertev Paşa, Japonya, 31 MartÖğe Kayısıda ürün ve pazarlama inovasyonunun pazar payına etkisi(İnönü Üniversitesi, 2026) Önal, Buket Aktaş; Yücel, Mehmet MustafaÜretim, bir işletmenin beşerî ve maddi kaynaklarını kullanarak ihtiyaçları karşılayacak mal ve hizmetleri ortaya koyma sürecidir. Pazarlama ise tüketicilere sunulacak ürünün hedef kitleye tanıtılması, konumlandırılması ve ürün mesajının belirlenerek çeşitli iletişim ve reklam araçlarıyla aktarılması aşamalarını kapsamaktadır. Sürekli değişen ve yenilenen ekonomik koşullar doğrultusunda, ürün ve pazarlama süreçlerinin inovasyon ile desteklenmesi işletmelerin rekabet gücü açısından zorunlu hale gelmiştir. İnovasyon; işletmelerin rekabet avantajı kazanmasına, üretim ve pazarlama sürecini kısaltarak maliyetleri düşürmesine, ürünlerini geliştirmesine veya yeni ürünler ortaya çıkarmasına olanak sağlayan bir yenilik türüdür. İnovasyon sürecinde sorunların doğru tanımlanması, disiplinler arası yaklaşım benimsenmesi ve gerçekleştirilen yeniliğin ürüne, işletmeye veya bölgesel ekonomiye katma değer sağlayabilmesi önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Malatya ile özdeşleşmiş ve coğrafi işaret tesciline sahip kayısı ürününün değişen iklim koşulları ve üretim alanlarının farklı bölgelerde de yaygınlaşmasıyla rekabet baskısı altında kaldığı görülmektedir. Yapılan araştırmalar, Malatya'da kayısı ve kayısı çekirdeğine yönelik çeşitli ürün fikirleri geliştirilmiş olmasına rağmen büyük ölçüde buluş aşamasının ötesine geçilemediğini ve sürdürülebilir pazarlama başarısı sağlanamadığını göstermektedir. Bu çalışmanın amacı; kayısıda ürün ve pazarlama alanında neden inovasyon gerçekleştirilemediğini, gerçekleştirildiyse neden buluşun ötesine geçerek ticarileşemediğini ve katma değer oluşturamadığını ortaya koymaktır. Ayrıca inovasyonun uygulanması durumunda pazar payına olası etkilerinin belirlenmesi ve mevcut süreçlerdeki hata veya eksikliklerin tespit edilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada inovasyon, AR-GE, kayısının tarihçesi ve kayısıya yönelik yenilik denemeleri ile başarısızlık nedenleri literatür ve saha verileri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Araştırmanın veri kaynağını, Malatya Organize Sanayi Bölgesindeki kayısı fabrikaları, Malatya Kayısı Ticaret Borsası, Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü çalışanları, Malatya Şire Pazarı üreticileri ve kayısı toptancıları oluşturmaktadır. Veriler, ilgili gruplara uygulanan anket yöntemiyle toplanmış ve SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları doğrultusunda yorumlamalar yapılmış, belirlenen bulgular ışığında sonuç ve öneriler bölümünde çözüm odaklı değerlendirmeler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: AR-GE, buluş, inovasyon, üretimde inovasyon, ürün inovasyonu, kayısıda inovasyon, pazarlama inovasyonuÖğe Türkiye'de modern girişimcilik üzerine Orhan Kemal'in Eskici ve Oğulları romanı üzerinden bir araştırma(İnönü Üniversitesi, 2026) Özyürek, Müşerref Gül; Kılıç, Mustafa ErcanEdebiyat ile iktisat, farklı disiplinler olarak değerlendirilse de edebî eserlerin yazıldıkları dönemin iktisadi, toplumsal ve siyasal yapısını yansıttığı görülmektedir. Romanlar, yalnızca bireysel hikâyeleri değil, aynı zamanda üretim biçimleri, sınıfsal ilişkiler, girişimcilik anlayışı ve ekonomik zihniyet gibi unsurları da olay örgüsü içerisinde okuyucuya aktarmaktadır. Bu bağlamda edebî eserler, iktisadi yapıların ve toplumsal dönüşümlerin anlaşılmasında önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Bu çalışmada, Orhan Kemal'in "Eskici ve Oğulları" romanından esinlenerek o döneme ait bulgular çerçevesinde Girişimcilik konusu detaylı şekilde ele alınmıştır. Araştırma kapsamında tarımda makineleşme, sanayileşme süreci, emek-sermaye ilişkileri, küçük esnaf yapısı ve aile işletmeciliği gibi unsurlar incelenmiştir. Romanın olay örgüsü içerisinde girişimcilik sürecini etkileyen aile faktörü, kuşak çatışmaları, sermaye yetersizliği, plansızlık, deneyim eksikliği ve verimlilik sorunları analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, romanda girişimciliğin yalnızca bireysel bir çaba olmadığı, bununla birlikte aile yapısı, kültürel değerler, dönemin iktisadi koşulları, sermaye eksikliği ve kuşaklar arası farkların doğrudan girişimcilikle ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Aile işletmeciliğinin girişimcilik üzerinde belirleyici bir rol oynadığı, otoriter aile yapısının bireylerin karar alma süreçlerini ve yenilikçi girişimlerini sınırladığı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, plansız hareket edilmesi, pazar araştırmasının yapılmaması ve deneyim eksikliği gibi faktörlerin girişimcilik sürecini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca "Eskici ve Oğulları" romanı, yazıldığı dönemin girişimcilik anlayışını ve iktisadi zihniyeti yansıtan önemli bir edebî eser olduğu söylenebilir. Bu çerçevede, edebiyat eserlerinin ekonomik ve toplumsal süreçleri yansıtma gücüne dikkat çekerek Edebiyat-İktisat ilişkisi kapsamında Girişimcilik konusuna yeni bir bakış açısı kazandırılmıştır. Bu araştırma, nitel araştırma yöntemi çerçevesinde yapılandırılmış olup verilerin analizinde metin analizi ve betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır.Öğe Absürt mizah ve grafik tasarım ilişkisi(İnönü Üniversitesi, 2026) Coşkun, Hatem Meltem; Koca, BinnazBu çalışma, çeşitli mecralardaki absürt durumların, günümüz jenerasyondaki mizah algısını 'Albüm Kapakları' ve 'Tipografi' kullanılarak, grafik tasarım alanına nasıl yansıdığını, ifade etmek için oluşturulmuştur. Çalışma içeriğinde; bir dönemin absürt bulunan albüm kapaklarının incelenip, günümüz mizah algısıyla ortaya çıkan alternatif albüm kapağı tasarımları ve Türk televizyon kültüründeki, gündüz kuşağı programları karakterlerinin diyalogları baz alınarak oluşturulan tipografik çalışmalar yer almaktadır. Teknolojiyle birlikte hızla yayılan, anlık-sıra dışı durumların viral hale gelmesi, mizah açısından büyük bir malzeme kaynağı olmasına olanak sağlamış, mizahın çeşitliliğinin çoğalmasıyla beraber, görsel açıdan tasarım gücünün de artmasına yol açmıştır. Bu ilerlemeler sayesinde gelişen ve sürekli değişim içerisinde olan mizah algısı, jenerasyonlara göre biçimlenmiş ve tasarımlar üzerinde etkisini göstermiştir. Literatürde, bu konuyu spesifik olarak ele alan çalışmaların kısıtlı olduğu görülmüş ancak sosyal mecralarda konu içeriği ile ilgili anonim tasarımlar tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Absürt, Mizah, Grafik Tasarım, Tipografi, Albüm KapağıÖğe COVİD-19 salgınının ticari ve ekonomik faaliyetlere etkisi: G7 ülkeleri ve Türkiye(İnönü Üniversitesi, 2026) İzgi, Çağla; Uğur, AhmetCovid-19 salgınının ticari ve ekonomik faaliyetler üzerindeki etkilerinin tarihsel ve kavramsal bir çerçevede ele alındığı bu çalışmada; karşılaştırmalı ülke analizi ile Türkiye örneği bütünleştirilerek çok boyutlu bir değerlendirme sunulmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında, salgınların tarihsel süreçte toplumsal düzen ve ekonomik işleyiş üzerinde yarattığı kırılmalar açıklanmış; pandemi olgusunun arz ve talep kanalları, belirsizlik artışı, tedarik zinciri kesintileri ve sektörler arası farklılaşma üzerinden ekonomik sonuçlar doğurduğu tartışılmıştır. Üçüncü bölümde, Covid-19'un G7 ülkelerindeki etkileri; ekonomik büyüme, istihdam, bütçe dengesi, kamu maliyesi, dış ticaret ve sağlık harcamaları gibi göstergeler temelinde analiz edilerek kriz yönetimi stratejileri karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmiştir. Türkiye bölümünde ise salgının ülkedeki ortaya çıkışı ve seyri, alınan kısıtlayıcı önlemler ve uyum politikaları bağlamında incelenmiş; bu süreçte reel ekonomi, işgücü piyasası, kamu maliyesi ve dış ticaret kanallarında belirginleşen etkiler bütüncül bir bakışla ele alınmıştır. Çalışmada, resmi istatistikler ve uluslararası kuruluş verilerine dayalı betimleyici analitik yaklaşımla, pandemi koşullarında sosyal koruma mekanizmalarının kapsayıcılığı, mali alanın dayanıklılığı ve dış ticaret/turizm gibi hassas alanların krizlere duyarlılığına dikkat çekilmekte; benzeri şoklara hazırlık için politika çıkarımlarına zemin oluşturulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Covid-19, Ekonomi, Türkiye, G7, Ticaret.Öğe Klasik Türk şiirinde şehir tasavvuru(İnönü Üniversitesi, 2026) Uzan, Sare; Mum, CaferBu tezde, klasik Türk edebiyatında, edebiyat ve şehir ilişkisini yansıtan beyitler, şehir kavramı etrafında oluşan teşbih ve mecazlar bağlamında ele alınmıştır. Çalışmada söz konusu beyitlerin yalnızca şairlerin muhayyilesinde canlanan soyut mekân tasvirleri değil, aynı zamanda Osmanlı şehir kültürünü, mimari dokusunu, sosyal hayatı ve şehirli insan tipini yansıtan birer kültür tarihi belgesi niteliğinde olduğunun ortaya konması amaçlanmıştır. Literatürde genellikle salt mekân tasvirleriyle sınırlı kalan yaklaşımlar aşılarak, klasik Türk şiirindeki şehir olgusu, çok boyutlu bir bakış açısıyla incelenmiştir. Araştırma 13-20. yüzyıllar arasını kapsayan çok sayıda divanın taranmasına dayanmaktadır. Veriler, kapsam dâhilindeki divanlardan seçilen örnek beyitler üzerinden derlenmiştir. Çalışma, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde problem, amaç, önem, kapsam ve sınırlılıklar belirtilmiştir. Birinci bölümde, şehir kavramının teorik çerçevesi ile klasik Türk şiirinde şehir üzerine yazılmış eserler ve çalışmalar ele alınmıştır. İkinci bölümde ise şairlerin muhayyilesinde somut mekân düzleminden soyut anlam dünyasına taşınan şehir olgusunun, sembolik ve metaforik boyutları analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise şehrin fizikî tanzimi, şehirli kimliğinin inşası, şehirli ve taşralı mukayesesi üzerinden dönemin sosyal tenkit ve tavsiyeleri, içerik çözümlemesiyle ortaya konmuştur. Bulgular, şehir kavramının şiirde salt bir sembol olmanın ötesinde dönemin estetik beğenisini, medeniyet tasavvurunu ve şehirli kimliğini görünür kıldığını; şehrin fizikî görüntüsünden insan ilişkisine uzanan geniş bir sosyal dokuyu yansıttığını göstermektedir. Şairlerin şehir algısının, mazi ve ati arasında kurulan bir köprü işlevi görerek mekân kültürünün anlaşılmasında önemli veriler sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışma, mekân ve edebiyat ilişkisinin gerekliliğini vurgulamakta ve klasik Türk şiirinde şehir olgusunun yorumlanmasına geniş bir nazari çerçeve sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Şiiri, Şehir Kavramı, Şehir Kültürü, Şehirli İnsan.Öğe Helal turizm biliş düzeyine yönelik bir araştırma(İnönü Üniversitesi, 2026) İnan, Birgül; Akyol, MevlütKüresel turizm endüstrisinde stratejik bir niş pazar olarak hızla büyüyen helal turizm, sunduğu ekonomik potansiyel nedeniyle hem Müslüman hem de Müslümanolmayan ülkelerin altyapı yatırımlarını ve hizmet standartlarını İslami kriterlere göre yeniden şekillendirmelerine zemin hazırlamaktadır. Konaklamadan finansal süreçlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu sektörün akademik ve sektörel düzlemdeki yükselişinden hareketle hazırlanan bu çalışma, İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi akademik personeli ve öğrencilerinin helal turizm ve helal konseptli otellere yönelik bilişdüzeylerini ve bu işletmelere dair tercih boyutlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, katılımcıların helal turizm ve ilgili işletmeler hakkındaki genel biliş düzeylerinin düşük olduğunu ortaya koyarken; helal konseptli otel tercihlerinde "İslami altyapı" ve "helal/İslami çevre özellikleri" gibi boyutların demografik değişkenlere bağlı olarak anlamlı farklılıklar gösterdiğini saptamaktadır. Çalışma, akademik camiadaki farkındalık düzeyini literatüre kazandırırken, sektör paydaşlarına tüketici beklentilerini yönetme noktasında kritik veriler sunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Helal Turizm, Tüketici, Biliş DüzeyiÖğe Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde kalkınma ajanslarına verilen görevler bağlamında Çukurova Kalkınma Ajansı'nın değerlendirilmesi(İnönü Üniversitesi, 2026) Taraf, Erdinç; Yıldırım, Umut TurgutKalkınma ajansları, bölgesel dengesizliklerin azaltılması, yerel potansiyelin harekete geçirilmesi ve çok aktörlü kalkınma anlayışının kurumsallaştırılması bakımından Türkiye'de kamu politikalarının önemli araçları arasında yer almaktadır. Bu araştırma, Türkiye'de kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınma üzerindeki rolünü, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında ajanslara verilen görevler ve kurumsal yeniden yapılanma çerçevesinde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel sorunu, kalkınma ajanslarının kuruluş amaçları ile uygulamadaki işlevleri arasında ne ölçüde bir uyum bulunduğu ve yeni hükümet sistemi altında ajansların politika süreçlerindeki konumunun nasıl şekillendiğidir. Bu bağlamda araştırma, Çukurova Kalkınma Ajansı örneği üzerinden ajansların görev tanımlarındaki değişimlerin uygulamaya nasıl yansıdığını ve bölgesel kalkınma politikalarının hayata geçirilmesindeki etkisini incelemektedir. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş; doküman incelemesi yöntemi kullanılarak Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, ilgili mevzuat, politika belgeleri ile ajansın faaliyet raporları ve bölge planları analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular betimsel analiz yoluyla tematik olarak sınıflandırılmış ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi öncesi ve sonrası dönem karşılaştırmalı bir perspektifle değerlendirilmiştir. Çalışma, kalkınma ajanslarının yeni yönetim modeli içindeki kurumsal rolünü ve bölgesel yönetişim mekanizmalarına katkısını ortaya koyarak literatüre analitik bir katkı sunmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Bölgesel Kalkınma, Bölgesel Kalkınma Ajansları, Çukurova Kalkınma Ajansı.Öğe Geçmişten günümüze kemane icracılığında gelişim ve değişim süreci(İnönü Üniversitesi, 2026) Yoldaş, Erkan; Göktaş, UğurBu doktora tezi, kemane icracılığının geçmişten günümüze uzanan gelişim ve değişim sürecini, geleneksel icra anlayışı ile sentez/yenilikçi yaklaşımlar ekseninde incelemektedir. Çalışmada kemanenin Anadolu müzik kültürü içerisindeki tarihsel konumlanışı, bölgesel icra pratikleri, aktarım biçimleri ve icracı profilleri çok boyutlu bir çerçevede ele alınmaktadır. Araştırmanın temel amacı; geleneksel kemane icracılığına kaynaklık eden unsurların ortaya konulması, bu geleneğe referans teşkil eden icracıların icra tavırlarının teknik ve stilistik özellikler bağlamında çözümlenmesi, sosyokültürel dönüşümlerin kemane icrası üzerindeki etkilerinin tartışılması ve sentez/yenilikçi icra anlayışına yön veren icracıların icra karakteristiklerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesidir. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı kapsamında betimsel tarama modeli esas alınarak yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde yazılı kaynaklar ile sesli/görsel materyaller doküman incelemesi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, tarihsel süreç içerisinde yerel ve ulusal düzeyde görünürlük kazanmış ve icralarına ait kayıtlarına erişilebilen 14 kemane icracısı oluşturmaktadır. İçerik analizi aşamasında seçilen icra örnekleri, geleneksel ve sentez/yenilikçi icra yaklaşımlarını görünür kılacak ölçütler doğrultusunda incelenmiş; bazı örneklerde saz bölümleri, bazı örneklerde ise eserin tamamı icracıya özgü teknik ve tavır özelliklerini yansıtacak biçimde notaya aktarılmıştır. İcralarda kullanılan akort sistemleri belirlenmiş ve elde edilen notasyonlar Finale 2014 nota yazım programı aracılığıyla dijital ortama aktarılmıştır. Araştırma bulguları, kemane icrasının tavır, teknik ve repertuvar bileşenleri bakımından tarihsel süreklilik gösteren yönleri bulunduğunu; buna karşın kentleşme, kitle iletişim araçları, teknolojik gelişmeler, kurumsallaşma süreçleri (TRT ve konservatuvarlar) ve türler arası etkileşim gibi etkenlerle yeniden biçimlenen dinamik bir performans alanına işaret ettiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda çalışma, kemane icrasındaki dönüşüm sürecini; geleneğin yeniden üretim biçimleri, bireysel yaratıcılık ve çağdaş icra bağlamlarının belirleyiciliği çerçevesinde birlikte ele alarak, kemane icracılığına ilişkin tavır ve üslup temelli sınıflandırma tartışmalarına analitik bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.Öğe Türkiye'de bankacılık sektörü ve BDDK'nın rolü(İnönü Üniversitesi, 2026) Başaran, Maksude; İnan, ŞükrüBu yüksek lisans tezi, Türkiye bankacılık sisteminin Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze uzanan tarihsel gelişimini ve bu süreçte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) üstlendiği rolü incelemektedir. Çalışmada, bankacılık sektöründe yaşanan yapısal dönüşümler, özellikle 1990'lı yıllar ile 2000'li yılların başında ortaya çıkan finansal kırılganlıklar ve bu kırılganlıkların düzenleyici reform ihtiyacını nasıl zorunlu kıldığı ele alınmaktadır. BDDK'nın 1999 yılında bağımsız bir düzenleyici otorite olarak kurulması, Türk bankacılık sistemi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. 2001 krizi sonrasında uygulamaya konulan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı kapsamında, BDDK öncülüğünde hayata geçirilen düzenleme ve denetim reformlarının; bankacılık sektörünün sermaye yeterliliği, aktif kalitesi ve genel finansal sağlamlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığı görülmektedir. Bu çerçevede, BDDK'nın makro ihtiyati politikaları ve Basel Uzlaşılarına uyum süreci değerlendirilmiş; ayrıca İngiltere'de uygulanan finansal düzenleme ve denetim modeli ile Türkiye'deki düzenleyici çerçeve karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Söz konusu düzenlemelerin, sektörün 2008 Küresel Finansal Krizi gibi dışsal şoklara karşı dayanıklılığını artırmadaki rolü analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, BDDK'nın benimsediği proaktif düzenleme ve denetim yaklaşımının bankacılık sektöründe şeffaflık, kurumsal yönetişim ve finansal istikrarın güçlenmesine katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, kurumun operasyonel bağımsızlığına ilişkin tartışmalar da değerlendirilmiştir. Bu tez, Türkiye'de finansal düzenleme ve denetim alanındaki literatüre katkı sağlamayı ve bankacılık sektörünün sürdürülebilir gelişimine yönelik politika önerileri sunmayı amaçlamaktadır.Öğe G8 ülkelerinin lojistik performanslarının ARTASI yöntemiyle incelenmesi(İnönü Üniversitesi, 2026) Balalan, Saime; Ulutaş, AlptekinRekabet gücünün önemli bir göstergesi olan lojistik performans kavramı, karar vericiler için bu alanın ölçülmesini zorunlu kılmıştır. Belirli bileşenler ile lojistik faaliyetlerinin değerlendirilmesi ülkelerin avantajlı ve dezavantajlı olduğu alanlarda iyileştirme yapmalarına olanak sağlar. Dünya Bankası tarafından yayınlanan Lojistik Performans Endeksi raporu ile ülkelerin mevcut performansları incelenebilmektedir. Bu performansların değerlendirilmesi için çeşitli yöntemler kullanılır. Çok kriterli karar verme yöntemleri de karar vericilerin karşılaştıkları problemlerde en uygun çözümün bulunmasına yardımcı olur. Bu çalışmada önemli ekonomik güce sahip G8 ülkelerinin lojistik performans değerleri ARTASI yöntemi kullanılarak sıralanmıştır. Dünya Bankası'nın 2023 yılı LPI raporu ile ülkelerin bileşen puanları belirlenmiştir. PSI, SD, SV ve MEREC yöntemleri beraber kullanılarak ortak ağırlıklar elde edilmiştir. ARTASI yöntemi ile sıralama yapıldıktan sonra karşılaştırma yapılarak, incelenmiştir. ARTASI yöntemi ile elde edilen sonuçlar doğrultusunda Almanya'nın, G8 ülkeleri için en iyi lojistik performansa sahip ülke olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada Monte Carlo Simülasyonu ile 20 farklı ağırlık senaryosu oluşturulmuştur. Böylece ARTASI yönteminin kriter ağırlıklarındaki değişikliklere duyarlı olup olmadığı test edilmiştir. ARTASI yöntemini literatüre yeni kazandırılmış bir ÇKKV yöntemdir. Bu nedenle çalışmada tercih edilmiştir. Ağırlık bulmada kullanılan PSI, SD, SV ve MEREC yöntemleri ile ülke sıralaması aşamasında kullanılan ARTASI yöntemleri de daha önce hiçbir çalışmada bir arada kullanılmamıştır. Bu açıdan çalışma orijinaldir ve literatüre katkı sağlamaktadır.Öğe Meânî ilmi açısından Bâkî Divanı'nda söz dizimi (Belirlilik, eksiltme, önceleme, yineleme)(İnönü Üniversitesi, 2026) Soylu, İlhan; Mum, CaferBu tez, duygu ve düşünceleri ifade etmenin en iyi aracı olan dil örgüsünden ve kelamın hâle uygunluğunu inceleyen meânî ilminden hareketle cümle düzeyinde sözü güzelleştiren husussiyetleri, Bâkî örneğiyle belirlemeyi amaçlamaktadır. Taftazânî'nin Mutavvel, Muhtasaru'l-Me'ânî, Abdülkâhir Cürcânî'nin Delâilü'l-İ'câz adlı belagat kitaplarındaki kuramsal çerçeve esas alınarak hazırlanmış olan tez, cümle birimlerindeki anlam, duygu ve estetiği ele almaktadır. Çalışmada Divan, betimleyici ve çözümleyici nitel yöntemlerle söz dizimi ve meânî ilkeleri doğrultusunda incelenmiş olup klasik belagat kuramı ve dil bilimsel analiz yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Bu kapsamda kelimelerin söz dizimindeki tertibi, terkibi, tekidi, tekrarı, zikri, hazfi, takdim ve tehiriyle oluşan binbir anlam inceliği özgün bir söylemle dile getirilmiştir. Tez; giriş, beş ana bölüm ve bir lügatçeden oluşmaktadır. Giriş bölümünde metinlerarasılığın "her şey söylenmiştir ancak söyleme biçimleri sonsuzdur." ilkesinden hareketle meânî, söz, şair sözü ve Divan şiiri üzerine değerlendirmelerde bulunulmuş, birinci bölümde söz dizimi, cümle kurma ilkeleri ve isnat üzerinde durulmuştur. Sonraki dört bölümde de sırasıyla belirlilik, eksiltme, önceleme, yineleme başlıkları altında ifadeyi güzelleştiren hususiyetler ele alınmıştır. Lügatçe ise tez boyunca söz dizimi ve anlam bilimiyle ilgili kullanılan kavram ve terimlerin anlamlarını içermektedir. Her bir bölümde meânî ilmi ve söz dizimi ilkeleri çerçevesinde umumiyetle Bâkî Divanı'ndan örnekler verilerek birçok ana ve ara başlığa yer verilmiş, böylece şairin dil, anlatım ve üslup bakımından maharetleri nesnel ve dil bilimsel ölçütlerle ortaya konmuştur. Çalışmada, Bâkî'nin dili kullanma becerilerinin yanı sıra dilin anlam üretim sürecinde meânî ilminin söz dizimiyle kurduğu derin ilişki de teorik bir çerçeveye oturtulmuştur. Böylece meânî ilminin çağdaş dil teorileri ve Türkçe söz dizimiyle dikkate değer bir düzeyde kesiştiği görülmüştür. Dil felsefesiyle irdelenmiş, köklü ve sağlam kavramlara sahip belagat nazariyesini, söz dizimi ve anlam bilimi ile ilişkilendiren bu tezin üslup çalışmalarına yeni bir zemin hazırlayacağı umulmaktadır. Anahtar kelimeler: Belagat, Meânî İlmi, Söz Dizimi, Divan Şiiri, Bâkî.Öğe Selâhaddîn el-Alâî ve hadisçiliği(İnönü Üniversitesi, 2025) Kaya, Şahmurat; Sancaklı, SaffetSelâhaddîn el-Alâî, Bahrî Memlükleri döneminde Kahire ve Kudüs'te yaşamış, asrın imamı, Kudüs hafızı gibi övgülerle anılan velut bir âlimdir. Başta hadis, fıkıh ve tefsir olmak üzere birçok ilim dalında onlarca eser telif etmiştir. Yaşadığı çağ Haçlı Seferleri ve Moğol istilası neticesinde insanlar siyasî ve ekonomik sıkıntı yaşarken, ilmî alanda inkişafın yaşandığı bir asır olmuştur. Alâî de bu ortamı değerlendirmiş, özellikle İslamî ilimlerde kendini iyi yetiştirmiştir. Bilhassa hadis alanında adından söz ettirecek bir şahsiyet olmuştur. "Selâhaddîn el-Alâî ve Hadisçiliği"ni konu edinen bu çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, metodu ve kaynakları ele alındı. Ayrıca Alâî'nin yaşadığı asrın siyasî, sosyal, dinî ve ilmî durumuna işaret edildi. Birinci bölümde yer alan Alâî'nin hayatı başlığı altında; doğumu, ismi, nisbeleri, künyesi, ailesi, vefatı ve âlimlerin onun hakkındaki görüşleri zikredilip konu hakkında değerlendirmeler yapıldı. İlmî kişiliği başlığı altında ise tahsil hayatı, müderrisliği, akîdesi, fıkıhçılığı, ilmî seyahatleri, hocaları, talebeleri, eserleri ve hakkında yapılan çalışmalara yer verildi. İkinci bölümde ise Alâî'nin hadis usûlü konuları hakkında yaptığı tanımlamalar ve çıkarımlar ortaya konuldu. Bu bağlamda Alâî'nin üzerinde durduğu her bir hadis usûlü kavramı analiz edildi. Hadis alanıyla alakalı diğer meseleler üçüncü bölümde ele alındı. Diğer taraftan Alâî'nin sahabe hakkındaki görüşlerini, tenkit metodunu, tenkit ettiği âlimler ve şerh metodu gibi konular genel hatlarıyla incelemeye tâbi tutuldu. Bu bölümlerdeki açıklamalar neticesinde sonuç bölümü oluşturuldu. Böylece bu çalışmayla ömrünü ilim yolunda geçiren ve üretken bir muhaddis olan Selâhaddîn el-Alâî'nin hayatı ve hadisçiliğini ortaya koymaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Hadis, Hadisçilik, Alâî, Hadis UsûlüÖğe Müzik enstrümanlarının 20. yüzyıl batı resim sanatı içerisindeki yeri ve resimsel yorumlamalar(İnönü Üniversitesi, 2026) Günışık, Demet; Göğebakan, YükselBu araştırma, 20. yüzyıl görsel sanatlarında müzik enstrümanlarının temsilini, estetik, tarihsel ve düşünsel bağlamları içinde analiz eden bütüncül bir araştırmadır. Müzik ile görsel sanatlar arasındaki ilişki, yalnızca biçimsel benzerlikler ya da yüzeysel esinlenmelerle sınırlı kalmayıp, sanatın doğasına dair felsefi sorulara kadar uzanan derinlikli bir etkileşim alanı yaratmıştır. Bu etkileşim, 20. yüzyıl boyunca farklı sanat akımlarının estetik yönelimlerine bağlı olarak değişen biçimlerde ortaya çıkmıştır. Araştırma, sanatta müzik enstrümanlarının yerini tekil örnekler üzerinden değil, bu temsillerin arkasındaki kültürel ve kuramsal bağlamı temel alarak sorgulamaktadır. Müzik ve resim gibi iki ayrı sanatsal ifade biçiminin bir araya gelişi, görsel betimlemeden ibaret değildir. Aksine müziksel yapıların ritim, tempo, armoni gibi unsurların plastik dile aktarılması yoluyla bir duyular arası geçiş alanı oluşmuştur. Bu bağlamda enstrüman hem bir görsel motif hem de duyumsal bir çağrışım düzlemi olarak sanat eserlerinde yer bulmuştur. Batı resim sanatında enstrümanların işlevi çoğu zaman nesne temsiliyle sınırlı kalmayıp yapıtın bütünsel anlamını belirleyen simgesel bir yapı taşı hâline gelmiştir. Bu araştırmada, bir yandan 20. yüzyıl sanatı boyunca müzik ve enstrümanları konu alan sanatçıların eserleri incelenirken bir yandan da on adet resim üretilerek müzik ve resim sanatı arasındaki ilişkinin güncel formları incelenmeye çalışılmıştır. Üretilen bu yeni resimlerin plastik dilinin yorumlanması müzik imgeleri ile resim yapan bir sanatçının yaklaşımlarına ilişkin yeni çözümlemeler yapılabilmesini sağlamıştır. Sonuç olarak araştırmada, müzik enstrümanlarını 20. yüzyıl sanatı bağlamında yalnızca biçimsel ya da nesnel nitelikleriyle değil, sanatın kavramsal inşasında üstlendikleri düşünsel, eleştirel ve estetik işlevleri ile birlikte değerlendirmek mümkün hale gelmiş böylece enstrümanlar, görsel dilin içerik üretme kapasitesi içinde anlam yüklü göstergelere dönüşmüştür. Anahtar sözcükler: Sanat, Resim, Müzik, 20. Yüzyıl, Enstrüman.Öğe Nurettin Topçu'nun felsefesinde insanın esareti: İsyan ahlâkı bağlamında(İnönü Üniversitesi, 2025) Tutal, Gülden; Onay, HamdiNurettin Topçu felsefesinde hür irade, önemli bir yer tutmaktadır. Bu sebeple Topçu, hür iradenin herhangi bir nesneye olan bağlılığını, insanın esareti olarak görmektedir. Ona göre bu esaretin başlıca nedenleri de haz, dayanışma ve hâkimiyettir. Bu çalışmanın amacı, insanın hürriyetine engel oluşturan bu olguların, Topçu felsefesi bağlamında nasıl ele alındığını ve Topçu'nun bu esaretlere sunduğu çözümlerin neler olduğunu ortaya koymaktır. Bu üç kavramın, felsefe tarihindeki yeri ve Topçu felsefesinde bu kavramların, nasıl karşılık bulduğu açıklandıktan sonra, düşünürün konuya dair sunduğu çözümler ele alınmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın ana kaynağı olan İsyan Ahlâkı eseri incelenmiş, konunun daha iyi anlaşılması için ilgili diğer çalışmalara da başvurulmuştur. Güncel bir konu olan haz, dayanışma ve hâkimiyet kavramları, Topçu'nun ahlâk felsefesi bağlamında ele alınmış, konunun günümüze de ışık tutması hedeflenmiştir.











