İnternal Torasik Arterin Yan Dallarnn Distal Akıma Etkisi
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2005
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
Erişim Hakkı
Attribution 3.0 United States
Özet
İnternal torasik arter (İTA) koroner bypass cerrahisinde rutin olarak kullanılan arteryel grefttir. Açık olan ITA yan dallarına olan akım nedeni ile çalma fenomeni tanımlanmış ve myokardiyal perfüzyon bozukluğunun nedeni olarak gösterilmiştir. Minimal invaziv koroner cerrahisinde kullanılan sınırlı İTA diseksiyonunun yan dalların açık kalmasına neden olması sonucu çalma fenomeni önem kazanmıştır. Literatürde ise açık kalan İTA yan dallarının koroner bypass sonrası myokardiyal iskeminin tek nedeni olduğunu gösteren kesin bulgu yoktur.
Yöntem: İTA yan dallarının akım patternine olan etkisini ortaya koymak amacıyla, koroner bypass cerrahisi için başvuran 22 hasta randomize olarak çalışmaya alındı. İTA, birinci interkostal ve timik dalları korunarak, proksimalde subklavian artere, distalinde de bifurkasyona kadar pediküllü olarak serbestleştirildi. İTA’nın önce distal kısmından yan dallar klempli ve klempsiz, sonra 1/3 distal kısım kesilerek yan dallar klempli ve klempsiz akım ölçümleri yapıldı.
Bulgular: İTA yan dallarının klempli ve klempsiz akım ölçümlerinde, distal (20.7±10.1 mL/dk - 20.3±11.1 mL/dk) veya proksimal (55.6±26.0 mL/dk - 55.1±29.0 mL/dk) akımlarında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Ancak proksimal kısımda akım distale göre yan dallar klempli veya klempsiz ölçümlerde daha yüksek bulunmuştur (p<0.01).
Sonuç: Bu çalışmada İTA yan dallarının distal akıma anlamlı etkisinin olmadığı gösterilmiştir. Açık kalan yan dallar anastamoz stenozu, yetersiz kalibrasyonda İTA ve yeterli distal yatak olmaması gibi nedenler olmadıkça myokardiyal iskemiye neden olmamaktadır. İTA akımlarının proksimale çıkıldıkça artması, İTA’in anastamoz sırasında mümkün olduğunca proksimalden kullanılması gerektiğini göstermiştir.
İnternal torasik arter (İTA) koroner bypass cerrahisinde rutin olarak kullanılan arteryel grefttir. Açık olan ITA yan dallarına olan akım nedeni ile çalma fenomeni tanımlanmış ve myokardiyal perfüzyon bozukluğunun nedeni olarak gösterilmiştir. Minimal invaziv koroner cerrahisinde kullanılan sınırlı İTA diseksiyonunun yan dalların açık kalmasına neden olması sonucu çalma fenomeni önem kazanmıştır. Literatürde ise açık kalan İTA yan dallarının koroner bypass sonrası myokardiyal iskeminin tek nedeni olduğunu gösteren kesin bulgu yoktur. Yöntem: İTA yan dallarının akım patternine olan etkisini ortaya koymak amacıyla, koroner bypass cerrahisi için başvuran 22 hasta randomize olarak çalışmaya alındı. İTA, birinci interkostal ve timik dalları korunarak, proksimalde subklavian artere, distalinde de bifurkasyona kadar pediküllü olarak serbestleştirildi. İTA’nın önce distal kısmından yan dallar klempli ve klempsiz, sonra 1/3 distal kısım kesilerek yan dallar klempli ve klempsiz akım ölçümleri yapıldı. Bulgular: İTA yan dallarının klempli ve klempsiz akım ölçümlerinde, distal (20.7±10.1 mL/dk - 20.3±11.1 mL/dk) veya proksimal (55.6±26.0 mL/dk - 55.1±29.0 mL/dk) akımlarında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Ancak proksimal kısımda akım distale göre yan dallar klempli veya klempsiz ölçümlerde daha yüksek bulunmuştur (p<0.01). Sonuç: Bu çalışmada İTA yan dallarının distal akıma anlamlı etkisinin olmadığı gösterilmiştir. Açık kalan yan dallar anastamoz stenozu, yetersiz kalibrasyonda İTA ve yeterli distal yatak olmaması gibi nedenler olmadıkça myokardiyal iskemiye neden olmamaktadır. İTA akımlarının proksimale çıkıldıkça artması, İTA’in anastamoz sırasında mümkün olduğunca proksimalden kullanılması gerektiğini göstermiştir.
İnternal torasik arter (İTA) koroner bypass cerrahisinde rutin olarak kullanılan arteryel grefttir. Açık olan ITA yan dallarına olan akım nedeni ile çalma fenomeni tanımlanmış ve myokardiyal perfüzyon bozukluğunun nedeni olarak gösterilmiştir. Minimal invaziv koroner cerrahisinde kullanılan sınırlı İTA diseksiyonunun yan dalların açık kalmasına neden olması sonucu çalma fenomeni önem kazanmıştır. Literatürde ise açık kalan İTA yan dallarının koroner bypass sonrası myokardiyal iskeminin tek nedeni olduğunu gösteren kesin bulgu yoktur. Yöntem: İTA yan dallarının akım patternine olan etkisini ortaya koymak amacıyla, koroner bypass cerrahisi için başvuran 22 hasta randomize olarak çalışmaya alındı. İTA, birinci interkostal ve timik dalları korunarak, proksimalde subklavian artere, distalinde de bifurkasyona kadar pediküllü olarak serbestleştirildi. İTA’nın önce distal kısmından yan dallar klempli ve klempsiz, sonra 1/3 distal kısım kesilerek yan dallar klempli ve klempsiz akım ölçümleri yapıldı. Bulgular: İTA yan dallarının klempli ve klempsiz akım ölçümlerinde, distal (20.7±10.1 mL/dk - 20.3±11.1 mL/dk) veya proksimal (55.6±26.0 mL/dk - 55.1±29.0 mL/dk) akımlarında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Ancak proksimal kısımda akım distale göre yan dallar klempli veya klempsiz ölçümlerde daha yüksek bulunmuştur (p<0.01). Sonuç: Bu çalışmada İTA yan dallarının distal akıma anlamlı etkisinin olmadığı gösterilmiştir. Açık kalan yan dallar anastamoz stenozu, yetersiz kalibrasyonda İTA ve yeterli distal yatak olmaması gibi nedenler olmadıkça myokardiyal iskemiye neden olmamaktadır. İTA akımlarının proksimale çıkıldıkça artması, İTA’in anastamoz sırasında mümkün olduğunca proksimalden kullanılması gerektiğini göstermiştir.
Açıklama
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
12(2) 67-70 (2005)
Anahtar Kelimeler
Internal thoracic artery, Side branches, İnternal torasik arter, Yan dallar
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Gülcan, Öner ;Cihan, Hasan Berat ;Türköz, Rıza ;İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 12(2) 67-70 (2005)