XXI. yüzyıl Türk dünyasında ortak teşkilatlar

Küçük Resim Yok

Tarih

2024

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İnönü Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Millet, ortak bir geçmişe sahip olan ve birlikte yaşama arzusu gösteren insan topluluğu olarak manevi bir ilkeye, bir ruha dayalıdır. Millet olmak ortak bir geçmişten gelen tarihi sahiplenmektir. Bir milleti millet yapan öge, birlikte yaşama arzusunun tüm bireylerde var olmasıdır. Millet kavramı devamlılık ve ebedîlik düşünü ifade eder. Bu bakımdan da millet, manevi bir varlığın karşılığıdır. Bir milleti teşkil eden toplulukların amacı diğer milletlere karşı ortak menfaatlerini korumak, inanışlarını, hayat tarzlarını ve iradelerini devam ettirmektir. Halk ise belli bir zaman diliminde, belli bir yerde yaşayan insan topluluğudur. Halk kavramında devamlılık yoktur. Milletler politik bir örgütlenme sonucunda iradesini ortaya koymaya başlamasıyla devlet şeklini alır. Devlet bir milletin bir toprak parçası üzerinde politik bir örgütlenme sonucu ortaya çıkan kişiliğidir. Mazisi kırk asrı aşan Türkler ise ortaya çıktıkları dönemden beri millet olma bilincine sahip olmuş ve dünyanın neredeyse tamamına yayılarak diğer halkları da kendi bünyelerinde barındırıp devlet olabilme şuuruna erişmişlerdir. Türk milleti aynı anda farklı coğrafyalarda devlet kurabilmiş ve kendi medeniyetlerini devam ettirmişlerdir. Türkler millet olma duygularını muhafaza ederek teşkilatlandıkları dönemlerde dünya tarihine yön verebilmiş lakin bu duygudan uzaklaştıklarında ise benliklerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. XIX. yüzyıl sonlarına doğru birlikteliklerinden uzaklaşan Türk dünyası, XX. yüzyıl başlarında donanımlı liderlerin ortaya çıkmasıyla tekrar bu düşünceye sarılmaya başlamışlardır. Verilen mücadeleler XX. yüzyıl başlarında sonuç vermemiş olsa bile aynı yüzyılın sonlarında SSCB'nin dağılmasıyla birlikte bağımsızlığını elde eden Türk devletlerinin ortaya çıkması, Türk Dünyasının kendi benliğine geri dönüş yapmasına olanak sağlamıştır. Türk devletleri mevcudiyetlerini sağladıkları gibi birliktelik oluşturmak adına çeşitli çalışmalara başlamıştır. XXI. yüzyıla gelindiğinde ise Türk dünyasında ortak hareket mekanizmaları geliştirebilmek adına çeşitli faaliyetlerin hız kesmeden devam ettiği görülmüştür. Bu çalışmada Türk Dünyasının ortaya koyduğu teşkilatlar ve organizasyonlar detaylarıyla ortaya koyulacaktır.
The concept of a nation is based on a spiritual principle and a soul, representing a community of people who share a common history and a desire to live together. To be a nation is to embrace and take ownership of a shared historical past. The essential element that constitutes a nation is the desire for coexistence, which must be present in all individuals. The notion of a nation signifies continuity and perpetuity of thought. In this sense, a nation embodies a spiritual entity. The purpose of the communities that constitute a nation is to preserve their common interests against other nations, and to continue their beliefs, lifestyles, and wills. In contrast, the term "people" refers to a group of individuals living in a specific time and place, lacking the continuity inherent in the concept of a nation. Nations take on a political form when they begin to express their will through organizational structures. A state is the political organization of a nation over a territory that has emerged as a result. The Turks, whose history spans over forty centuries, have possessed a consciousness of nationhood since their emergence, spreading across nearly the entire world and assimilating other peoples within their own entity to be able to form states. The Turkish nation has been able to simultaneously establish states in different geographical areas and sustain their civilizations. Maintaining their sense of nationhood, the Turks have been able to influence world history during periods of organizational structuring, but have faced the danger of losing their identity when moving away from this sentiment. In the late 19th century, the Turkish world moved away from unity, but at the beginning of the 20th century, with the emergence of capable leaders, they began to return to this ideology. Although their struggles did not yield results at the beginning of the 20th century, the emergence of independent Turkish states following the dissolution of the USSR towards the end of the same century allowed the Turkish world to return to its identity. Turkish states have ensured their existence and initiated various efforts to establish unity. By the 21st century, it has been observed that continuous efforts are underway in the Turkish world to develop mechanisms for joint action. In this study, the organizations and formations established by the Turkish world will be detailed.

Açıklama

Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Ana Bilim Dalı

Anahtar Kelimeler

Tarih, History

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye