Izdıraptan taşan muhayyile: Kadın yazarların romanlarında 12 Eylül Darbesi'nin sosyolojik tahlili
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2020
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İnönü Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
12 Eylül 1980 Darbesi, Türk siyasî tarihinin önemli dönüm noktalarından birisi olmakla beraber, süreci oluşturan ve devamlılığına katkı sunan sosyo-politik koşullar sebebiyle incelenmesi gereken sosyal bir travmadır. Toplumsal hafızada salt askerî bir darbe olmaktan ziyade, devlet erkinin sarsıcı kudret ve dokunulmazlığını kendine kalkan eden kimselerce îfa edilen işkenceler; buna bağlı yaşanan ölümler, hapisler ve sürgünler etrafında yaratılmış bir korku ikliminin gölgesinde vicdanlara gömülmüş bir tarihin ontolojik sûreti olarak yer almıştır. Söz konusu bu süreç, toplumun tüm katmanlarına değin sirayet eden bir dönüşümü beraberinde getirmiş ve "kadın" kimliğinin seyrinde önemli bir rol oynamıştır. Şüphesiz ki, "kadın"ın sosyal hayat içindeki konumu, söz konusu dönemin panoramik okumasını yapmaya yaradığı kadar toplumu oluşturan fertlerin zihin dünyasına ilişkin fikir vermektedir. Zira "kadın", sahip olduğu "kimlik" etrafında taşıdığı bir takım sembolik öğeler bağlamında, yaşadığı toplumun bir aktörü olduğu kadar yine aynı yapının sosyal dokusunu yansıtan bir aynadır. Türk toplum yapısı içinde Tanzimat'la özel alanda özgürleşen ve Cumhuriyet'le kamusal alanda görünürlük kazanan "kadın", aldığı eğitim nispetince güçlenerek 70'ler Türkiye'sinde sivil ve politik hayat içinde aksiyoner bir sûret kazanmış, 80'lere gelindiğinde ise gelişen bilinç düzeyiyle hayatın her alanında varlık gösterir olmuştur. Bu çalışmada, 12 Eylül 1980 Darbesi'ni konu alan İşkenceci, Hiçbiryer'e Dönüş, Canbaz, Kuş Diline Öykünen, Gece Rüzgârları ve Uçurtmayı Vurmasınlar isimli edebiyat eserleri ışığında "kadın" olgusu tahlil edilerek dönemin sosyolojik panoramasının çizilmesi amaçlanmıştır. Siyasal ve kültürel kimlikler, ideolojik öğretiler, feminist yaklaşımlar ve sınıf farklılıkları etrafında teşekkül eden gelenekçilikle modernlik etrafında değişim ve dönüşüm yaşayan "kadın" olgusu, "kimlik", "yabancılaşma", "mahremiyet" ve "feminist duyarlılık" kavramları etrafında sağ ve sol ideolojik perspektifler üzerinden karşılaştırmalı biçimde ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Kadın, darbe, kimlik, yabancılaşma, mahremiyet, feminist duyarlılık
Along with being a significant milestone in Turkish political history, the Coup of September 12 is also a social trauma that needs to be examined in terms of socio-political conditions that make up the process and contribute to its continuity. The tragedy penetrated the inner crevices of human consciousness under the shadow of a climate of tortures, the eventual deaths under those tortures, imprisonments and exiles perpetrated by those who shielded themselves through the immunity of the state power. The event shows the ontological image of a history buried in conscience of humanity rather than being a mere military coup in social memory. This historical phase brought about a transformation that spread to all layers of society and played an important role in the formation of "woman" identity. The position of "woman" in social life not only gives us an insight into the world of the individuals' mind who make up the society, it also provides a panoramic reading of the historical period. Therefore, "woman" is not just sort of a mirror that reflects the social structure of the society, she is also an active participant of the society along with symbolic elements she carries around that "identity". In Turkish societal structure, "woman" who was liberated to a certain extent after Tanzimat movements, gained visibility in the public during the Republic era, got relatively stronger through the education she received, and became an active participant in Turkey's civillian and political life in the 70s. By the 80s, with the developing level of consciousness, she has become more present in all walks of life. In the present study, the sociological panorama of the period will be analyzed around the subject of "woman", based on the literary works İşkenceci, Hiçbiryer'e Dönüş, Canbaz, Kuş Diline Öykünen, Gece Rüzgârları and Uçurtmayı Vurmasınlar which have September 12th Coup as the point of reference. Traditionalism which shapes around class differences, political and cultural identities, ideological teachings and feminist approaches, while modernity which transforms and changes around concepts such as "woman", "identity", "alienation", "privacy" and "feminist sensitivity" will be analyzed comparatively in the light of rightist and leftist ideological perspectives. Keywords: Woman, coup d'etat, identity, alienation, privacy, feminist sensitivity
Along with being a significant milestone in Turkish political history, the Coup of September 12 is also a social trauma that needs to be examined in terms of socio-political conditions that make up the process and contribute to its continuity. The tragedy penetrated the inner crevices of human consciousness under the shadow of a climate of tortures, the eventual deaths under those tortures, imprisonments and exiles perpetrated by those who shielded themselves through the immunity of the state power. The event shows the ontological image of a history buried in conscience of humanity rather than being a mere military coup in social memory. This historical phase brought about a transformation that spread to all layers of society and played an important role in the formation of "woman" identity. The position of "woman" in social life not only gives us an insight into the world of the individuals' mind who make up the society, it also provides a panoramic reading of the historical period. Therefore, "woman" is not just sort of a mirror that reflects the social structure of the society, she is also an active participant of the society along with symbolic elements she carries around that "identity". In Turkish societal structure, "woman" who was liberated to a certain extent after Tanzimat movements, gained visibility in the public during the Republic era, got relatively stronger through the education she received, and became an active participant in Turkey's civillian and political life in the 70s. By the 80s, with the developing level of consciousness, she has become more present in all walks of life. In the present study, the sociological panorama of the period will be analyzed around the subject of "woman", based on the literary works İşkenceci, Hiçbiryer'e Dönüş, Canbaz, Kuş Diline Öykünen, Gece Rüzgârları and Uçurtmayı Vurmasınlar which have September 12th Coup as the point of reference. Traditionalism which shapes around class differences, political and cultural identities, ideological teachings and feminist approaches, while modernity which transforms and changes around concepts such as "woman", "identity", "alienation", "privacy" and "feminist sensitivity" will be analyzed comparatively in the light of rightist and leftist ideological perspectives. Keywords: Woman, coup d'etat, identity, alienation, privacy, feminist sensitivity
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Sosyoloji, Sociology
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Güven, Kübra Avcı (2020). Izdıraptan taşan muhayyile: Kadın yazarların romanlarında 12 Eylül Darbesi'nin sosyolojik tahlili. Yayımlanmış Doktora tezi, İnönü Üniversitesi, Malatya.1-324 ss.