Kongenital Gingival Granüler Hücreli Tümör: Olgu Sunumu
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2006
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
Erişim Hakkı
Attribution 3.0 United States
Özet
Bu çalışmada, nadir görülen ağız içi yerleşimli bir konjenital gingival granüler hücreli tümör (KGGHT) olgusu sunulması amaçlandı.
Olgu: Yenidoğan bir kız bebekte, fizik muayenede, ağız içinden dışarıya taşan 3 cm çapında kitle saptandı. Kitle, aspirasyon pnömoni riski ve beslenme sorunları nedeniyle operasyonla çıkarıldı. Makroskopik olarak saplı düzgün yüzeyli tümör izlendi. Mikroskopik olarak; tümör oval nükleuslu ince granüler geniş eozinofilik stoplazmalı, hücresel atipi ve mitoz içermeyen hücrelerden oluşmaktaydı. Beş aylık takip sonunda herhangi bir komplikasyon veya rekürrens izlenmedi.
Sonuç: KGGHT, klinik olarak kimi lezyonlarla karışabilmesine rağmen, patolojik olarak tanınmasında herhangi bir zorluk bulunmamaktadır.
In this study we present a rare case of congenital gingival granular cell tumour with intraoral location. Subject: A mass, 3 cm in diameter, protruding out of a newborn’s mouth was found on physical examination. Operative removal was performed due to feeding problems and risk of aspiration pneumonia. Macroscopically the specimen was pedunculated and had a smooth surface. Histologically; the tumour cells had oval nuclei and finely granular eosinophilic cytoplasm without cellular atypia and mitotic activity. Neither recurrence nor complication has been encountered over five-month follow up. Result: Although congenital granular cell tumour clinically results in some difficulties in differential diagnosis, confident diagnosis can be performed with histopathological examination.
In this study we present a rare case of congenital gingival granular cell tumour with intraoral location. Subject: A mass, 3 cm in diameter, protruding out of a newborn’s mouth was found on physical examination. Operative removal was performed due to feeding problems and risk of aspiration pneumonia. Macroscopically the specimen was pedunculated and had a smooth surface. Histologically; the tumour cells had oval nuclei and finely granular eosinophilic cytoplasm without cellular atypia and mitotic activity. Neither recurrence nor complication has been encountered over five-month follow up. Result: Although congenital granular cell tumour clinically results in some difficulties in differential diagnosis, confident diagnosis can be performed with histopathological examination.
Açıklama
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
13(2) 109-111 (2006)
Anahtar Kelimeler
Kongenital granüler hücreli tümör, Congenital granular cell tumour
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Uzunlar, Ali Kemal ;İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 13(2) 109-111 (2006)