İkinci Dünya Savaşı'nda Japon Medyasının ABD'ye Yönelik Faaliyetleri: Tokyo Rose Radyo Yayınları Üzerine İnceleme
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2020
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Öz: Çalışma kapsamında İkinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirilen Tokyo Rose radyo programlarında propaganda amaçlı verilen mesajların incelemesi amaçlanmaktadır. Çalışma özelinde 1945 yılında Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı Savaş Finansmanı Bölümü tarafından Tokyo Rose radyo yayınlarına karşı hazırlanan Gerçeğin Sesi (Voice of Truth) adlı propaganda filmine konu edinilen Tokyo Rose'un en ünlü radyo konuşmaları örneklem olarak belirlenmektedir. Bu amaçla çalışma kapsamında amaçlı örneklem metodu kullanılarak belirlenen Tokyo Rose'un programlarından biri vermek istediği açık ve gizli mesajlar bağlamında göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılarak incelenmektedir. Çalışmada belirlenen radyo konuşması, dilbilimci Roman Jakobson'un göstergebilim kavramları özelinde analiz edilmektedir. Elde edilen bulgularda, radyo yayınları üzerinden ABD halkını ve ordunu etkileyebilmek için hem hüzün hem de korku duygularının ön plana çıkarılmaya çalışıldığı görülmektedir. Diğer yandan savaşın anlamsız yere devam ettiği ve Japon halkının savaş istemediği vurgusunun da radyo yayınların üzerinden yapılmaya çalışıldığı ortaya çıkarılmaktadır. Özet Müttefik Devletleri ABD, İngiltere ve Sovyetler Birliği, Mihver Devletleri Almanya, İtalya ve Japonya'ya yönelik propaganda amaçlı radyo yayınları yapmaktaydı. Müttefik Devletleri'nce gerçekleştirilen radyo yayınlarında, Mihver Devletleri'nin liderleri ve orduları kitleler nezdinde itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktaydı. Bu aşamada Mihver Devletleri de Müttefik Devletleri'nin radyo propagandasının olumsuz etkisini ortadan kaldırmak ve Müttefik Devletleri'nin kamuoyunda savaşma isteğini azaltmak için karşı propaganda amaçlı radyo yayınları gerçekleştirmekteydi. Almanya, ABD'ye yönelik Axis Sally olarak bilinen Mildred Gillars'ın sunuculuğunda propaganda amaçlı radyo yayınları yapmaktaydı. Bu aşamada Japonya, propaganda amaçlı radyo yayınlarıyla doğrudan ABD'yi hedef almaktaydı. Japonya, Tokyo Rose olarak adlandırılan 20 kadar kadın spikerden oluşan radyo ekibiyle, ABD'ye yönelik propaganda amaçlı radyo yayınları yapmaktaydı. Tokyo Rose radyo yayınları zaman içerisinde ABD kamuoyunda önemli bir etki oluşturmuş ve Tokyo Rose radyo yayınlarını sert şekilde eleştiren propaganda amaçlı filmler hazırlanmıştı. Tokyo Rose radyo yayınlarının ABD askerleri üzerinde ne kadar etkili olduğu tam olarak ortaya konulamasa da Tokyo Rose radyo yayınları ABD'nin medya tekelini kısmi olarak kırmış ve ABD askerlerine ulaşarak Japonya'nın kendi propagandasını yapmasını sağlamıştır. Diğer yandan Almanya’daki Lord Haw-Haw radyo propagandası gibi propaganda özelinde radyo yayıncılık tarihinde önemli bir etki bırakmıştır. Japonya'da radyo yayıncılığını inceleyen alanda çok sayıda akademik çalışmanın olmasına karşın Japonya'da radyonun propaganda aracı olarak kullanımını inceleyen sınırlı akademik çalışmanın olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada Japonya'nın tarihinde radyo yayıncılığını propaganda amaçlı en etkili şekilde kullandığı İkinci Dünya Savaşı özelinde inceleme yapılmıştır. İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'da radyo yayıncılığının propaganda amaçlı kullanımı, kadın spikerler tarafından sunulan ve Tokyo Rose adı verilen radyo yayınları özelinde incelenmiştir. Çalışmada "İkinci Dünya Savaşı'nda Japon radyo yayıncılığı propaganda amaçlı ne şekilde kullanılmıştır?" sorusuna cevap aranması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında, Tokyo Rose radyo yayınları çerçevesinde Japonya'nın, Müttefik Devletleri'nin kamuoyu üzerinde etki oluşturmak amacıyla hangi konulara değindiği ve hangi mesajları verdiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, İkinci Dünya Savaşı'nda Japon radyo propagandası hakkında bilgi sunması bakımından önem taşımaktadır. Çalışma özelinde 1945 yılında Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı Savaş Finansmanı Bölümü (War Finance Division U.S. Treasury Department) tarafından Tokyo Rose radyo yayınlarına karşı hazırlanan Gerçeğin Sesi (Voice of Truth) adlı propaganda filmine konu edinilen Tokyo Rose'un en ünlü radyo konuşmalarından biri, göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Tokyo Rose'un radyo yayını, Rus dilbilimci Roman Jakobson'un göstergebilim anlayışı üzerinden analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında incelenen Tokyo Rose radyo konuşmasında, Japonya'nın genel olarak hüzün ve korku duygularını ön plana çıkararak ABD askerlerinin savaşma isteğini ortadan kaldırmaya çalıştığı ortaya çıkarılmıştır. Radyo konuşmasında hüzün duygusu ABD askerlerinin Japon halkına verdiği zararlar üzerinden oluşturulmuştur. Japon askerlerinin sert direniş göstereceği ve ABD askerlerinin ağır kayıplar vereceğine yönelik algı da korku duygusunu radyo konuşmasında ön plana çıkarmıştır. Bu süreçte radyo yayınında sürekli olarak Japon halkının savaşmak istemediği aktarılmış, Japon halkının ABD askerlerine zarar vermek gibi bir niyetlerinin olmadığı vurgulanmıştır. Radyo konuşmalarında da ABD ve Japon askerleri arasında cephelerde geçen sert çatışmalarda Japon askerlerinin, ABD askerlerinin kendilerine saldırdığı için karşılık verdiği aktarılmaktadır. Bu yolla Japon askerlerine atfedilen işgalci ve saldırgan imajının ortadan kaldırılarak, Japon askerlerinin saldırılara karşı direnen askerler olarak algılanmalarına çalışıldığı ortaya çıkmaktadır. Özellikle radyo konuşmasında ABD askerlerine "kardeş" şeklinde hitap edilerek, Japon halkının ABD askerlerini düşman olarak nitelendirmediklerine vurgu yapılmaya çalışılmıştır. Diğer yandan radyo konuşmasında ABD yönetiminin savaşı sürdürme konusundaki tavrı eleştirilmiş ve ABD askerlerinin ABD yönetiminin isteği üzerine savaştıkları algısı oluşturulmuştur. Savaşın amaçsız olarak yapıldığına, ABD ve Japon askerlerinin birbirlerini amaçsız bir savaş için öldürdüklerine vurgu yapılmıştır. Bu şekilde ABD askerlerinin savaşın nedeni konusunu tartışmaları hedeflenmiştir. 1941 yılında Japonya'nın, ABD'nin Pearl Harbor limanında bulunan askeri üssüne saldırmasından sonra Japonya savaş yanlısı, saldırgan bir ülke olarak ABD kamuoyuna sunulmuştu. ABD'nin savaşa yönelik gerçekleştirdiği propaganda faaliyetlerinde de Japonya'nın saldırılarına karşı ABD ordusunun Japonya'ya müdahil etmesi gerektiği vurgulanmıştı. Bu aşamada Japonya, Tokyo Rose radyo yayınları yoluyla ABD tarafından Japon halkının savaş istediğine yönelik algısını kırmaya çalışmış ve ABD askeri üzerinde Japonya aleyhine gerçekleşen propaganda faaliyetlerinin de etkisini azaltmayı amaçlamıştı. Bu açıdan Tokyo Rose radyo yayınlarının, Japonya'nın ABD kamuoyunda olumlu imaj oluşturmasında ve ABD yönetiminin ülke genelindeki Japonya karşıtı haber tekelini kırmasında önemli rol oynadığı ortaya çıkmaktadır. Çalışmada İkinci Dünya Savaşı'nda Japon radyo propagandasında önemli bir yer tutan Tokyo Rose radyo yayınlarında ABD halkına verilen mesajların ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada Tokyo Rose radyo yayınlarının, yalnızca Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı tarafından çekilen Gerçeğin Sesi adlı kısa filme konu alan konuşma üzerinden incelenmesi çalışmanın temel sınırlılığını oluşturmaktadır. Bu açıdan Tokyo Rose radyo yayınları üzerine hazırlanacak gelecek çalışmaların, Tokyo Rose'un farklı tarihlerdeki radyo konuşmalarını, mevcut çalışmada elde edilen bulgular ile karşılaştırmalı olarak incelemesinin, konunun daha kapsamlı şekilde ortaya konulmasını sağlayacaktır. Diğer yandan gelecek çalışmaların İkinci Dünya Savaşı'nda Mihver Devletleri tarafından gerçekleştirilen diğer propaganda amaçlı radyo yayınlarını ele almasının radyo propagandası alanındaki akademik literatürün zenginleşmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Abstract: The aim of this study was to examine the messages given for propaganda purposes in Tokyo Rose radio programs during the Second World War. Specifically, the most famous radio speeches of Tokyo Rose, which are the subject of the propaganda movie called The Voice of Truth prepared against Tokyo Rose radio broadcasts by War Finance Division U.S. Treasury Department were determined as a sample. For this purpose, one of the programs of Tokyo Rose, which was determined by using purposive sampling method, was examined by using semiotic analysis method in the context of open and secret messages. The radio speech identified in the study was analyzed in the context of the semiotics concepts of linguist Roman Jakobson. According to the findings, both sadness and fear were tried to be brought to the forefront in order to influence the people and army of USA through radio broadcasts. On the other hand, it was revealed the emphasis of that the war was meaningless and the Japanese people did not want war on radio. Summary Radio was used as an effective propaganda tool in the Second World War. Especially, Allied States (USA, Britain and the Soviet Union) transmitted radio broadcasts for propaganda purposes against the Axis States (Nazi Germany, Italy and Japan). Through the radio broadcasts made by the Allied States, the aim was to discredit the leaders and armies of the Axis Powers. At this stage, the Axis Powers also made counter-propaganda radio broadcasts to eliminate the negative impact of the Allied States' radio propaganda and to reduce the willingness of the Allied States to fight against Nazi Germany and its allies. In Nazi Germany, Mildred Gillars, known as Axis Sally, transmitted radio broadcasts for propaganda purposes against the USA. At this stage, Japan, which was the ally of Nazi Germany, targeted the USA directly with propaganda based radio broadcasts. Japan transmitted radio broadcasts for propaganda purposes aimed at the USA with the assistance of a radio team consisting of about 20 female speakers called Tokyo Rose. Tokyo Rose radio broadcasts had a significant impact on the US public opinion over time and propaganda films, which harshly criticized Tokyo Rose radio broadcasts, were produced. Although there are many academic studies regarding radio broadcasting in Japan, it is revealed that there are limited academic studies that examine the use of radio as a propaganda tool in Japan. The Second World War, in which Japan's radio broadcasting was used most effectively for propaganda purposes, was examined in the study. In the Second World War, the use of radio broadcasting in Japan for propaganda purposes was analysed in the light of radio broadcasts of Tokyo Rose. We aimed to look for an answer to the question of "How was Japanese radio broadcasting used for propaganda purposes in the Second World War?” Another question we tried to answer was which issues Japan addressed and which messages Japan sent against the Allied States to create a positive impact on public opinion. The study was important in terms of providing information about Japanese radio propaganda in the Second World War. In the study, the semiotic analysis method, which is one of the qualitative research methods, was used. In the Tokyo Rose radio speech examined within the scope of the study, it was revealed that Japan tried to eliminate the desire of the US soldiers to fight by emphasizing the feelings of sadness and fear in general. In the radio speech, the sense of sadness was created via the damage caused by the US soldiers to the Japanese people. In radio speeches, it was reported that the Japanese soldiers fought against US soldiers on grounds that they attacked them in the harsh clashes and they had to defend themselves against the attacks. In this way, it was revealed that the image of the invader and the attacker attributed to Japanese soldiers was eliminated and that Japanese soldiers were tried to be perceived as soldiers who resisted the attacks of US soldiers. Especially in the radio speech, the aim was to emphasize that the Japanese people would not consider the US soldiers as enemies by addressing them as "brothers". On the other hand, the attitude of the US administration to continue the war was criticized harshly and the perception of US soldiers fighting as a response to the call of the US administration was created in the radio speech. It was emphasized that the soldiers of Japan and The US were killing each other in a purposeless war. In this way, they tried to get US soldiers to question the meaning and necessity of the war. The USA was presented to the public as a pro-war, aggressive country after Japan attacked the US military at Pearl Harbor in 1941. In the propaganda activities carried out by the USA against the war, it was emphasized that the US army should intervene in Japan against the attacks of Japan. At this stage, Japan tried to prevent the perception that the Japanese people wanted war through Tokyo Rose radio broadcasts and aimed to reduce the impact of propaganda activities against Japan on the US military units. In this regard, Tokyo Rose radio broadcasts played an important role in disseminating Japan's positive images in the US public opinion and terminating the antiJapan news monopoly of US administration across the country.
Abstract: The aim of this study was to examine the messages given for propaganda purposes in Tokyo Rose radio programs during the Second World War. Specifically, the most famous radio speeches of Tokyo Rose, which are the subject of the propaganda movie called The Voice of Truth prepared against Tokyo Rose radio broadcasts by War Finance Division U.S. Treasury Department were determined as a sample. For this purpose, one of the programs of Tokyo Rose, which was determined by using purposive sampling method, was examined by using semiotic analysis method in the context of open and secret messages. The radio speech identified in the study was analyzed in the context of the semiotics concepts of linguist Roman Jakobson. According to the findings, both sadness and fear were tried to be brought to the forefront in order to influence the people and army of USA through radio broadcasts. On the other hand, it was revealed the emphasis of that the war was meaningless and the Japanese people did not want war on radio. Summary Radio was used as an effective propaganda tool in the Second World War. Especially, Allied States (USA, Britain and the Soviet Union) transmitted radio broadcasts for propaganda purposes against the Axis States (Nazi Germany, Italy and Japan). Through the radio broadcasts made by the Allied States, the aim was to discredit the leaders and armies of the Axis Powers. At this stage, the Axis Powers also made counter-propaganda radio broadcasts to eliminate the negative impact of the Allied States' radio propaganda and to reduce the willingness of the Allied States to fight against Nazi Germany and its allies. In Nazi Germany, Mildred Gillars, known as Axis Sally, transmitted radio broadcasts for propaganda purposes against the USA. At this stage, Japan, which was the ally of Nazi Germany, targeted the USA directly with propaganda based radio broadcasts. Japan transmitted radio broadcasts for propaganda purposes aimed at the USA with the assistance of a radio team consisting of about 20 female speakers called Tokyo Rose. Tokyo Rose radio broadcasts had a significant impact on the US public opinion over time and propaganda films, which harshly criticized Tokyo Rose radio broadcasts, were produced. Although there are many academic studies regarding radio broadcasting in Japan, it is revealed that there are limited academic studies that examine the use of radio as a propaganda tool in Japan. The Second World War, in which Japan's radio broadcasting was used most effectively for propaganda purposes, was examined in the study. In the Second World War, the use of radio broadcasting in Japan for propaganda purposes was analysed in the light of radio broadcasts of Tokyo Rose. We aimed to look for an answer to the question of "How was Japanese radio broadcasting used for propaganda purposes in the Second World War?” Another question we tried to answer was which issues Japan addressed and which messages Japan sent against the Allied States to create a positive impact on public opinion. The study was important in terms of providing information about Japanese radio propaganda in the Second World War. In the study, the semiotic analysis method, which is one of the qualitative research methods, was used. In the Tokyo Rose radio speech examined within the scope of the study, it was revealed that Japan tried to eliminate the desire of the US soldiers to fight by emphasizing the feelings of sadness and fear in general. In the radio speech, the sense of sadness was created via the damage caused by the US soldiers to the Japanese people. In radio speeches, it was reported that the Japanese soldiers fought against US soldiers on grounds that they attacked them in the harsh clashes and they had to defend themselves against the attacks. In this way, it was revealed that the image of the invader and the attacker attributed to Japanese soldiers was eliminated and that Japanese soldiers were tried to be perceived as soldiers who resisted the attacks of US soldiers. Especially in the radio speech, the aim was to emphasize that the Japanese people would not consider the US soldiers as enemies by addressing them as "brothers". On the other hand, the attitude of the US administration to continue the war was criticized harshly and the perception of US soldiers fighting as a response to the call of the US administration was created in the radio speech. It was emphasized that the soldiers of Japan and The US were killing each other in a purposeless war. In this way, they tried to get US soldiers to question the meaning and necessity of the war. The USA was presented to the public as a pro-war, aggressive country after Japan attacked the US military at Pearl Harbor in 1941. In the propaganda activities carried out by the USA against the war, it was emphasized that the US army should intervene in Japan against the attacks of Japan. At this stage, Japan tried to prevent the perception that the Japanese people wanted war through Tokyo Rose radio broadcasts and aimed to reduce the impact of propaganda activities against Japan on the US military units. In this regard, Tokyo Rose radio broadcasts played an important role in disseminating Japan's positive images in the US public opinion and terminating the antiJapan news monopoly of US administration across the country.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kaynak
İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
9
Sayı
1
Künye
YILMAZ M. B (2020). İkinci Dünya Savaşı'nda Japon Medyasının ABD'ye Yönelik Faaliyetleri: Tokyo Rose Radyo Yayınları Üzerine İnceleme. İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 9(1), 541 - 563.