KLASİK FARS VE TÜRK ŞİİRİNDE ORTAK BİR İMGE: ŞEM’ VE PERVÂNE

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2018

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Turkish Studies (Elektronik)

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Öz: Klasik Fars ve Türk edebiyatında ortak kullanılan pek çok imgeler vardır. Bunlardan biri de şem’ ve pervânedir. Şem’ ve pervâne imgesinin kaynağı Kuran ve hadislere dayanır. Yazarlar bu iki kelime özellikle de pervâne üzerinde değişik yorumlar yapmış, şairler de bu iki unsurdan hareketle oldukça farklı imgeler sergilemişlerdir. Şem’in yani mumun işlevsel özelliği olan yanma, yakma ve aydınlatma ile pervânenin içgüdüsel ateşe/ışığa yönelmesi ve o ışıkta kanatlarını yakması bu imgenin oluşmasında büyük rol oynamıştır. Şairler, şem’ ve pervâne kelimesini tek başına sözlük anlamında kullandıkları gibi, bu iki kelimeden birleşik kelime ve tamlamalar oluşturarak, bunlara farklı anlamlar yüklemişler ve yeni kavramlar ortaya koymuşlardır. Şem’ ve pervâne imgesi, gerek klasik Fars, gerekse klasik Türk edebiyatında âşıkane duyguların ifade edilmesinde kullanılmış, daha çok şem’ maşuk, pervâne de âşık olarak algılanmıştır. Bundan dolayı pervânenin muma âşık olduğu ve aşkı uğrunda öldüğü şairlerin imajinasyonunda/hayal dünyasında yer almıştır. Bu imgenin öyküsü ilk kez Hallâc-ı Mansûr tarafından söylenmiştir. Bu öyküyü Ahmed-i Gazzâlî büyük ölçüde geliştirmiş “pervâne-şem” imgesini “âşık-maşuk” ilişkisi içerisinde yorumlamıştır. Bu yorumlama, beşerî ve İlahî aşkın ele alınıp işlendiği şiirlere esin kaynağı olmuştur. Bu duyguların Aynu’l-Kudât-ı Hemedânî (ö.1131), Attâr (ö. 1221), Fahreddin Irâkî (1289), Sa’dî (ö.1291), Mevlana (ö.1273) gibi büyük sufî şairler üzerinde etkisi çok olmuştur. Şem’in maşuk, pervânenin de âşık imgesi, şiir geleneğinde öne çıkmasına rağmen, bu durum görüldüğü gibi değildir. Fars ve Türk şairlerinin imgelerinde alışılmışın dışında şem’ âşık, pevâne maşuk olarak da ele alınmıştır. Şem’in âşık olarak düşünülmesindeki etken duygu, edebî gelenekte “âşık” tipinin taşıdığı özelliklere sahip olmasından ileri gelir: Yanar, yakılır, erir, üzülür, ağlar, canından vaz geçer, gönül yangınıyla tutuşur, ciğeri yanar, başından duman çıkar vb. gibi. Şem’in maşuk oluşu da yine gelenekte yer olan “maşuk” tipinin taşıdığı vasıflardan ileri gelir. Bunların dışında şem’ ve pervâne imgesi, şair için benzetilen de olmuştur. Şair, kendisini âşık olarak gördüğünde kendisini muma benzetmiş, onun gibi yanmış, yakılmış, erimiş ve ağlamıştır. Bu durumda şair, benzeyen, şem’ de kendisine benzetilen olmuştur. Aynı durum pervâne için de geçerlidir. Âşık/şair, pervâne imgesinden hareket ederek, kendisini pervâneye benzetmiş, aşkı uğruna yanıp yakılan bir âşık olmuştur. Şairler şem’ ve pervâne kelimelerinden yola çıkarak ay ve güneş gibi kozmik unsurlara ve gece, gündüz, sabah gibi de zaman ile ilgili mefhumlara imge dünyalarında yer vermişlerdir. Bunu yaparken de ortaya yaratıcı şem’ ve pervâne imgesi koymuşlar, bazen de bunlarla kendileri arasında bir bağlantı kurmuşlardır. Şairlerin imge, his ve duygu dünyasında önemli bir yer tutan şem’, bir aydınlatma aracının, pervâne de kanatlı bir böcek olmasının çok ötesine geçmiş; aşk, âşık, maşuk, güzel, güzellik, güzellik unsurları, kozmik unsurlar gibi ortak duygu ve düşüncenin ortaya konulmasında yüklendiği anlam, tasavvur ve tahayyüller ile estetik bir benzetme unsuru olarak önemli bir rol oynamıştır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

Turkish Studies (Elektronik)

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

13

Sayı

20

Künye

ARMUTLU S (2018). KLASİK FARS VE TÜRK ŞİİRİNDE ORTAK BİR İMGE: ŞEM’ VE PERVÂNE. Turkish Studies (Elektronik), 13(20), 77 - 139.