Küreselleşmenin Ahlaki Serencamı: Değerlerin Tüketimi
Yükleniyor...
Tarih
2010
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İnönü Üniversitesi / İİBF
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Özet
Günümüz dünyasında tüketim, çağın en kuvvetli iktidar araçlarından biri konumuna ulaşmıştır. Küreselleşmeyle beraber iktidar, varlığının yerel çözümler kadar ulus aşırı politikalara da bağlı olduğunu bilir. Halkın, politika sınırını sandık siyasetiyle sınırlı tutmaya çalışan iktidar, yaşamın diğer alanlarında bireyleri, kendilerini oyalayacakları bir dünyaya hapseder. İçinde yaşadığı dünyayla, kendi öznel dünyasını ayıran birey, dışarıda olup bitene kapılarını kapatır ve zaman içerisinde duyuları körelmeye başlar. İnsanlar kendilerini mutlu ve özgür hissedebilmek için karşısındakinin acılarından kendine düşen payı reddetmiş ve böylece sorumluluk hissinin öldürüldüğü bir yerde ahlaki değerlerin çöküşü başlamıştır.
İnsanları bu oyalanma çemberine hapseden tüketim olgusu, temel ihtiyaçlara bağlı üretim yerine, toplum için var edilmiş ihtiyaçların piyasaya sunulduğu bir üretim tarzını doğurmuştur. Sınırların kalktığı, her türlü mal ve hizmet akışının sağlandığı, küresel ekonomi, küresel yoksulluk, küresel savaş çağında insanlar kaçınılmaz bir küresel yalnızlık içindedirler.
Bu bildiride anlam kalıplarının sarsıldığı günümüz dünyasında, kitlesel bir müptelalığa sürüklenen modern insanın öznellik kalıpları sorgulanmaya çalışılacak ve Sanayi Devrimiyle birlikte sistematikleşen sömürü düzeninin, bugün algı ve ruh dünyamız üzerinden varlığını sürdürüşü tüketim olgusu ve bu olgu üzerinden etkili olan iktidar faktörü açısından ele alınacaktır
Abstract Consumption in our age has been one of the strongest mean of power. Power needs international policies as well as national policies for its own existence. While trying to keep the political zone of the population restricted to the ballot, power also imprisons citizens to a life which enable them to busy themselves in other parts of their life. Seperating her/his private world/life from 358 the real world/life, individuals close their doors to the outside world and by time numbness prevails their senses. People have rejected to get their fair share of suffering of others for the sake of feeling happier and free, and so the depraviation of morals has spread in an environment where the responsibilty has no place. This fact of consumption that imprisons people to a vicious cirlce of distraction, has introduced a mode of production in which there are manufactured needs for society rarther than essential need-based production. People are in an inevitable isolation in this global economy, global poverty, global war times which there is no borders, and the flow of any commodity and service is possible. In this paper, the subjectivity patterns of modern individuals who are forced to a mass addiction will be questioned and the existence of the systematic exploitative order in our perceptions and soul that arose with the industrial revolution, will be handled in terms of consumption and the power that is effective with consumotion.
Abstract Consumption in our age has been one of the strongest mean of power. Power needs international policies as well as national policies for its own existence. While trying to keep the political zone of the population restricted to the ballot, power also imprisons citizens to a life which enable them to busy themselves in other parts of their life. Seperating her/his private world/life from 358 the real world/life, individuals close their doors to the outside world and by time numbness prevails their senses. People have rejected to get their fair share of suffering of others for the sake of feeling happier and free, and so the depraviation of morals has spread in an environment where the responsibilty has no place. This fact of consumption that imprisons people to a vicious cirlce of distraction, has introduced a mode of production in which there are manufactured needs for society rarther than essential need-based production. People are in an inevitable isolation in this global economy, global poverty, global war times which there is no borders, and the flow of any commodity and service is possible. In this paper, the subjectivity patterns of modern individuals who are forced to a mass addiction will be questioned and the existence of the systematic exploitative order in our perceptions and soul that arose with the industrial revolution, will be handled in terms of consumption and the power that is effective with consumotion.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Karakter aşınması, yabancılaşma, küreselleşme, kapitalizm, tüketim toplumu, Deformation of character, alienation, globalisation, capitalism, society of consumption
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
0
Künye
Kakaliçoğlu, C. (2010). Küreselleşmenin Ahlaki Serencamı: Değerlerin Tüketimi. 1-9 ss.