Geçmişten günümüze Türkmenistan'daki Ersarı boyu

Küçük Resim Yok

Tarih

2021

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İnönü Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Türk toplulukları en eski çağlardan bu yana Türkistan coğrafyasının farklı noktaları başta olmak üzere dünyanın farklı kıtalarına kadar dağılarak varlıklarını idame etmişlerdir. Hâkimiyet tesis ettikleri bu geniş coğrafi alanlar içerisinde öz benliklerini korumanın yanı sıra kendilerine ait kültürel mirası ve hayat anlayışlarını da muhafaza etmişlerdir. Türk kavimleri bağımsız bir hayat tarzı benimserken üst aşamada devlet tesis edildiğinde ise ona bağlı hale gelmişlerdir. Bu bağlanma çerçevesinde her boyun ve topluluğun hâkim olduğu, hayatlarını idame ettiği bölgeler daima olmuştur. Türkmenistan coğrafi açıdan büyük öneme sahip bir noktada yer almaktadır. Bu coğrafya tarih boyunca daima önemli siyasi, askeri, ticari ve göç yollarının geçiş kapısı olmuştur. Önemi haiz söz konusu coğrafyada boylar, devletin oluşumunda büyük pay sahibi olmuşlardır. Ersarı boyu da bu paydaşlığın en büyük unsurlarındandır. Ersarılar Türkmen kültürünün şekillenmesinde gerek boy özellikleri ve gerek yaşam tarzları açısından geçmişten günümüze Türkmen kültürünün taşıyıcı baş yapıtlarından olmuşlardır. Ebul Gazi Bahadır Han'ın Şecere-yi Terakiname'sinde haklarında ilk bilgileri aldığımız Ersarılar, XIII. asırda Salur boyunun dış taifesinden ortaya çıkıp Moğol istilası sonrasında dağlık bir hayat yaşamışlardır. Ersarı Baba'nın liderliğinde bölgede önemli bir güç olan Ersarılar onun atalığından sonra günümüz Türkmenistanına kadar varlıklarını korumuşlardır. Balkan bölgesinden Lebab vilayeti ve çevresine gelen Ersarılar, Sovyet işgali ile birlikte kendi öz kültüründen uzaklaştırılmaya çalışılmıştırlar. Bu dönemden sonra tüm yasaklara rağmen kendi has kültürünü devam eden Ersarılar en eski dönemlerden bugüne Türkmen kültürünün dominosu olarak burada varlığını sürdürürler.
Turkish communities have maintained their existence by dispersing to different continents of the world, especially to different points of the Turkestan geography since the earliest times. They have preserved their own cultural heritage and understanding of life, as well as preserving their own selves in these large geographical areas where they have established dominance. While Turkish tribes adopted an independent lifestyle, when the state was established in the upper stage, they became dependent on it. Within the framework of this attachment, there have always been regions where each tribe and community dominates and sustains their lives. Turkmenistan is located in a geography of great importance in terms of its history. This geography has always been the gateway to important political, military, commercial and migration routes throughout history. In this geography, which is of such importance, the tribes had a large share in the formation of the state. Ersarı tribe is one of the biggest elements of this partnership. Errsarıs have been the carrier masterpieces of Turkmen culture from past to present in terms of both their height characteristics and lifestyles in shaping the Turkmen culture. Ersarıs, about whom we get the first information in Ebul Gazi Bahadır Khan's Secere-yi Terakiname, emerged from the outer group of the Salur tribe in XIII. centuries and lived a mountainous life after the Mongol invasion. Ersarıs, who gained power in the region under the leadership of Ersarı Baba, preserved their existence until today's Turkmenistan after his ancestry. Ersarıs, who came from the Balkan region to the Lebab province and its surroundings, were tried to be removed from their own culture with the Soviet occupation. After this period, the Ersarıs, who continued their unique culture despite all the prohibitions, have continued their existence here as the domino of Turkmen culture from the earliest times to the present.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Tarih, History

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye