Humeyni dönemi İran-ABD ilişkileri: Konstrüktivist bir yaklaşım

Küçük Resim Yok

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İnönü Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Konstrüktivizm, uluslararası politikayı devletlerin kimlik oluşturma süreçlerinin sürekli bir döngüsü olarak ele almaktadır. Perspektife göre devlet kimlikleri, çıkarların şekillenmesinde temel rol oynar ve bu çıkarlar, devletlerin tercihlerini ile dış politika davranışlarını yönlendirir. Devlet davranışları uluslararası sistemin işleyişini etkilerken, sistemin yapısı da devlet davranışlarını belirleyici bir rol üstlenir. Değişimler, söz konusu karşılıklı etkileşim sürecinde ortaya çıkmakta olup, Konstrüktivizm, dış politika eylemlerinin anlaşılabilmesi için öncelikle devlet kimliklerinin ve bu kimliklerin oluşum süreçlerinin analiz edilmesini gerekli kılar. Araştırma, 1979 İslam Devrimi sonrası İran kimliğinde meydana gelen dönüşümü ve bunun ABD ile ilişkiler üzerindeki etkilerini konstrüktivist kuram perspektifinden ele almaktadır. Çalışma, İran'ın dış politika kimliğinin oluşumunu, uluslararası sistemin yapısal koşulları ve öznelerarası etkileşim biçimleriyle birlikte, ideolojik yönelimler, tarihsel birikim ve siyasal-toplumsal dinamiklerin etkileşimi bağlamında ele almaktadır. Devrim öncesi dönemde biriken kolektif hafıza, toplumsal muhalefet dinamikleri ve ABD/Batı müdahalelerine karşı geliştirilen direniş pratikleri, İslam Cumhuriyeti'nin normatif çerçevesinin inşasında belirleyici bir rol oynamış; bu birikim, Şii İslam'ın öğretileriyle eklemlenerek, devletin İslami ve anti-emperyalist kimliğinin kurumsallaşmasına zemin hazırlamıştır. Söz konusu kimlik, İran'ı mevcut uluslararası düzene meydan okuyan bir aktör olarak yeniden tanımlamıştır. Uluslararası sistemin söylemsel pratikleri, normatif dışlamaları ve güvenlik temelli müdahaleler, yalnızca İran'ın dış politika kimliğinin şekillenmesinde etkili olmamış, aynı zamanda kimliğin sürekliliğini sağlayan karşıtlık ilişkilerinin inşasına da katkı sağlamıştır. Bu süreç, iç politikada rejimin meşruiyetinin pekişmesine ve kimliğin konsolidasyonuna önemli bir destek sunmuştur. Anahtar Kelimeler: Konstrüktivizm, İran Dış Politikası, Kimlik, İran-ABD İlişkileri, Amerika Birleşik Devletleri
Constructivism conceptualizes international politics as a continuous process of state identity formation. According to this perspective, state identities play a central role in shaping interests, which in turn guide states' preferences and foreign policy behaviors. While state actions influence the functioning of the international system, the system's structure simultaneously shapes state conduct. Change emerges through this reciprocal process of interaction. Constructivism thus argues that understanding foreign policy behavior requires an analysis of state identities and the processes through which they are constructed. This study examines the transformation of Iran's identity following the 1979 Islamic Revolution and its implications for relations with the United States through the lens of constructivist theory. It analyzes the formation of Iran's foreign policy identity within the interplay of the international system's structural conditions, intersubjective interactions, ideological orientations, historical experiences, and socio-political dynamics. The collective memory accumulated during the pre-revolutionary period, the dynamics of social opposition, and the resistance practices developed against U.S. and Western interventions played a decisive role in shaping the normative framework of the Islamic Republic. This historical legacy, intertwined with the principles of Shi'a Islam, laid the foundation for the institutionalization of an Islamic and anti-imperialist state identity. Such an identity redefined Iran as an actor challenging the existing international order. The discursive practices, normative exclusions, and security-oriented interventions of the international system not only influenced the shaping of Iran's foreign policy identity but also contributed to the construction of oppositional relations that ensured its continuity. This process simultaneously reinforced the regime's domestic legitimacy and supported the consolidation of its political identity. Keywords: Constructivism, Foreign Policy of Iran, Identity, Iran–US Relations, The United States of America

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Uluslararası İlişkiler, International Relations

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye