Peyzaj desen değişiminin mekânsal metrikler aracılığıyla çok zamanlı olarak ölçülmesi: İstanbul kent örneği
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2021
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Kentler, endüstriyel devrimle birlikte ortaya çıkan sanayiye dayalı ekonomi-politik model sonucunda günümüzde hem tarımsal hem de tarım dışı üretim dağıtım ve denetim işlevlerinin toplandığı ve dünya nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yapan tarihsel, toplumsal ve ekonomik niteliğinin yanı sıra bizatihi biyolojik evrimin yapısına nüfuz ederek onu değiştiren insan baskın bir sosyo-ekosistemdir. Hem sosyo-ekonomik hem de ekolojik bir sistem olan kent tarımda makineleşme süreci, farklı uzmanlık alanlarının getirdiği istihdam alanları, kültürel ve ekonomik bir odak/cazibe merkezi olma özelliği nedeniyle içinde barındırdığı nüfusun hızla artması ve yığılması sonucunda merkezden çepere doğru hızla genişleyerek kent çeperinde kalan üretken peyzajların (tarım ve orman desenleri) hızla yapılı çevreye dönüşmesine neden olarak hem yerel ölçekte hem de küresel ölçekte bir takım ekolojik içerikli sorunların oluşmasına neden olmaktadır. Bu noktadan hareketle bu tez çalışmasında, yaklaşık 15.500.000 kişilik nüfusuyla Türkiye'nin en büyük kenti olan İstanbul'da 1984 ve 2020 yılları arasındaki 36 yıllık periyotta çoğunlukla kentsel arazi kullanımı bağlamında ortaya çıkan arazi kullanımı/örtüsü değişimin peyzaj deseni üzerindeki etkisi peyzaj metrikleri üzerinden matematiksel olarak ifade edilmiştir. Buna göre İstanbul kentinde 1984 ve 2020 yılları arasında yapay yüzeyler kategorisi %200 oranında artarken tarım alanları 304 km2 orman alanları 527 km2 azalmıştır. İnsan faaliyetlerinden kaynaklı habitat parçalanmaları ve yok olma süreçleri 1984 ve 2020 yılları arasında İstanbul'da peyzaj deseninin bozulmasına neden olmuştur. Kullanılan peyzaj metrikleri orman alanlarında ve tarım alanlarında delinme, parçalanma ve yok olma süreçlerinin birlikte yaşandığını ortaya koymuştur. 1984 ve 2020 yılları arasında orman alanlarındaki değişimin yaklaşık %70'i kentin kuzey bölümünde yaşanmışken, tarım alanlarındaki değişim ise çoğunlukla Avrupa yakasının güney – güneybatı bölümünde kıyı bölgesine yakın olarak gözlemlenmiştir. İstanbul habitat alanlarında yaşanan 831,1km2'lik alansal azalış ile birlikte IUCN kırmızı listeden seçilen fauna türleri habitat alanlarının neredeyse 5'te 1'ini kaybetmiştir.
Cities, as a result of the industrial-based economic-political model that emerged with the industrial revolution, have penetrated into the structure of biological evolution itself, together with its historical, social and economic nature, where both agricultural and non-agricultural production, distribution and control functions are gathered and hosting more than half of the world's population, the human that changes it is a dominant socio-ecosystem. The city, which is both a socio-economic and ecological system, is expanding rapidly from the center to the periphery due to the mechanization process in agriculture, the employment areas brought by different fields of expertise, the feature of being a cultural and economic focus/attraction center, and the agglomeration of the population. And therefore, it causes the productive landscapes (agriculture and forest patterns) remaining in the city periphery to rapidly transform into the built environment, causing a number of ecological problems both on a local and global scale. From this point of view, in this thesis study, in İstanbul which the largest city of Turkey with a population of approximately 15,500,000 people the effect of land use/cover change on the landscape pattern in the 36-year period between 1984 and 2020 is expressed mathematically through landscape metrics. Accordingly, while the category of artificial surfaces increased by 200% in the city of Istanbul between 1984 and 2020, agricultural areas decreased by 304 km2, forest areas decreased by 527 km2. Habitat fragmentation and extinction processes caused by human activities caused the landscape pattern to deteriorate in Istanbul between 1984 and 2020. The landscape metrics used revealed that puncture, fragmentation and extinction processes are experienced together in forest areas and agricultural areas. While approximately 70% of the change in forest areas between 1984 and 2020 was experienced in the northern part of the city, the change in agricultural areas was mostly observed in the south-southwest part of the European side, close to the coastal area. Along with the 831.1 km2 areal decrease in Istanbul habitat areas, the fauna species selected from the IUCN red list have lost almost one fifth of their habitat areas.
Cities, as a result of the industrial-based economic-political model that emerged with the industrial revolution, have penetrated into the structure of biological evolution itself, together with its historical, social and economic nature, where both agricultural and non-agricultural production, distribution and control functions are gathered and hosting more than half of the world's population, the human that changes it is a dominant socio-ecosystem. The city, which is both a socio-economic and ecological system, is expanding rapidly from the center to the periphery due to the mechanization process in agriculture, the employment areas brought by different fields of expertise, the feature of being a cultural and economic focus/attraction center, and the agglomeration of the population. And therefore, it causes the productive landscapes (agriculture and forest patterns) remaining in the city periphery to rapidly transform into the built environment, causing a number of ecological problems both on a local and global scale. From this point of view, in this thesis study, in İstanbul which the largest city of Turkey with a population of approximately 15,500,000 people the effect of land use/cover change on the landscape pattern in the 36-year period between 1984 and 2020 is expressed mathematically through landscape metrics. Accordingly, while the category of artificial surfaces increased by 200% in the city of Istanbul between 1984 and 2020, agricultural areas decreased by 304 km2, forest areas decreased by 527 km2. Habitat fragmentation and extinction processes caused by human activities caused the landscape pattern to deteriorate in Istanbul between 1984 and 2020. The landscape metrics used revealed that puncture, fragmentation and extinction processes are experienced together in forest areas and agricultural areas. While approximately 70% of the change in forest areas between 1984 and 2020 was experienced in the northern part of the city, the change in agricultural areas was mostly observed in the south-southwest part of the European side, close to the coastal area. Along with the 831.1 km2 areal decrease in Istanbul habitat areas, the fauna species selected from the IUCN red list have lost almost one fifth of their habitat areas.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kaynak
İnönü Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
KAYA, M. (2021). Peyzaj desen değişiminin mekânsal metrikler aracılığıyla çok zamanlı olarak ölçülmesi: İstanbul kent örneği.
İnönü Üniversitesi, Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi.