Fen Bilimleri Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Kablosuz sensör ağlarının çizge teorisi temelli yöntem ile konumlandırılması(İnönü Üniversitesi, 2025) Sonakalan, Cemalettin; Öztemiz, FurkanBu tez çalışması, Minimum Vertex Cover Problemi (MVCP) üzerine odaklanarak, çizge teorisinin optimizasyon yetkinliklerini iki farklı uygulama alanında ele almakta ve yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. MVCP, bir çizgenin tüm kenarlarını kapsayan en az sayıda düğümden oluşan bir düğüm kümesi bulmayı hedefleyen NP-zor bir problemdir. Çeşitli alanlarda geniş bir uygulama yelpazesine sahip olan MVCP, ağ tasarımı, iletişim ağları ve sosyal ağlar gibi sistemlerin enerji verimliliğini artırma ve kaynak kullanımını optimize etme noktasında kritik bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, Malatya Vertex Cover algoritması temel alınarak maliyet etkin ve uygulanabilir çözümler geliştirilmiştir. Birinci uygulamada, Barcelona şehrindeki bir mahalle modeli üzerinde, bölgeyi en az sayıda güvenlik kamerası ile kapsayacak bir çözüm önerilmiştir. Çalışmada, mahalledeki kavşaklar birer düğüm olarak modellenmiş, Google Earth ile elde edilen veri seti R programlama dilinde bir çizgeye dönüştürülmüştür. Malatya Vertex Cover algoritması kullanılarak düğümlerin merkezilik değerleri hesaplanmış, en yüksek merkezilik değerine sahip düğümler iteratif olarak seçilerek çözüm kümesine dahil edilmiştir. Bu yöntem, bölgenin tümünü kapsarken güvenlik maliyetlerini minimumda tutmayı başarmıştır. İkinci uygulamada, İnönü Üniversitesi kampüsünde kablosuz erişim noktalarının optimal konumlandırılması hedeflenmiştir. Üniversite yerleşkesindeki binalar, Google Earth aracılığıyla çizge modeli olarak işaretlenmiş ve her bina bir düğüm olarak tanımlanmıştır. Malatya Vertex Cover algoritması ile düğüm seçimleri yapılmış ve en az sayıda erişim noktası ile kampüsün tamamını kapsayan bir ağ tasarlanmıştır. Bu analiz, maliyet tasarrufu ve enerji verimliliği açısından olumlu sonuçlar sağlamıştır. Çalışmanın her iki uygulama alanında da Malatya Vertex Cover yönteminin etkinliği ve uygulanabilirliği gösterilmiştir. Elde edilen bulgular, çizge teorisi temelli optimizasyon yöntemlerinin gerçek dünya problemlerine çözüm sunma potansiyelini ortaya koyarak literatüre değerli bir katkı sağlamaktadır.Öğe Alüminyum yüzey plakalı ve aramid elyaf çekirdekli sandviçlerin darbe davranışlarının deneysel incelenmesi(İnönü Üniversitesi, 2025) Hız, Ahmed Talha; Ballıkaya, HasanBu çalışmada konvansiyonel alüminyuma alternatif olan fiber metal laminat (FML) malzemeler geliştirilmiştir. FML havacılık, uzay araçları, savunma sanayi, motor sporları, yüksek mukavemet ve enerji emilimine sahip, düşük ağırlıklı, yüksek sertlikte malzemeler gerektiren uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Sandviç paneller için kullanılan kapak malzemeleri alüminyum plaka (2000 ve 7000 serisi), karbon elyaf, cam elyaf olarak sıralanabilir. Kompozit plakalar için aramid elyaflar, alüminyum köpük, çeşitli geometrilere sahip petek çekirdek malzemeleri tercih edilmektedir. Aramid elyaflar (AF), düşük yoğunluk, yüksek özgül dayanım, yüksek özgül modül ve yüksek sıcaklık dayanımı gibi mükemmel kapsamlı özelliklere sahip olması nedeniyle kompozit malzemelerde takviye elamanı olarak kullanılması büyük ilgi görmüştür. Bu çalışmada 1 mm kalınlığa sahip alüminyum (AA 7075) plakalar arasına yerleştirilen aramid elyaflar ile yeni tasarlanmış FML üretimi yapılarak yüksek hızlı darbe tepkileri incelenecektir. Sandviç panellerin üretiminde Al ile aramid elyafın yapıştırma yöntemi (poliüretan köpük ve epoksi), sandviç plakaların üretim esnasında uygulanan basınç (15, 25, 35 bar) ve aramid elyaf sayısı (2, 4, 6 adet) deney parametreleri olarak belirlendi. Belirlenen deney parametrelerine göre farklı sandviç paneller üretilip ve yüksek hızlı darbe testine maruz bırakılacaktır. Yapılan testlerden elde edilen sonuçlar İncelenecektir. Ayrıca hem alüminyum kapak plakanın hemde aramid çekirdeğin hasar tespiti yapılacaktır.Öğe Dikkat mekanizmalarına dayalı hibrit derin öğrenme yaklaşımıyla üç boyutlu mr verilerinde beyin tümörü bölütlemesi(İnönü Üniversitesi, 2025) Karaçay, Hatice; Okumuş, FatihBu çalışma, üç boyutlu manyetik rezonans görüntüleme (3B MRG) verileri üzerinde beyin tümörü bölütlemesini gerçekleştirmek üzere tasarlanan, yeni bir dikkat (attention) temelli model önermektedir. Model, hem Gated Attention (geçit kontrollü dikkat mekanizması) hem de CBAM (Convolutional Block Attention Module) yapılarını bir araya getirerek hem uzamsal hem de kanalsal bağlamları daha etkili biçimde yakalamayı amaçlamaktadır. Model mimarisi klasik bir encoder (kodlayıcı)–decoder kod çözücü) yapısı üzerine inşa edilerek, kodlayıcı ile kod çözücü arasındaki geçiş bölgesine Gated Attention katmanı yerleştirilmekte ve çözücü kısmında yer alan sıçrama bağlantılarına CBAM blokları entegre edilmektedir. Model, BraTS (Brain Tumor Segmentation Challenge) 2020 veri seti üzerinde hasta bazlı ayrım ile eğitilerek değerlendirilmektedir. Test verisi üzerinde elde edilen ortalama başarımlar şu şekildedir: Doğruluk (accuracy) 0.9934 ± 0.0034, Dice skoru 0.8768 ± 0.0738, IoU skoru 0.7876 ± 0.1079 ve Hassasiyet (recall) 0.8409 ± 0.1192. Ayrıca, modelin toplam hesaplama karmaşıklığı 83.32 GFLOPs olarak ölçülmekte ve yalnızca 0.98 milyon parametre içermesiyle dikkat çekici bir hesaplama verimliliği sergilemektedir. Sonuçlar, önerilen çift dikkat mekanizmalı yapının hem genel doğruluğu hem de tümörün sınırlarını belirlemedeki başarımı açısından literatürdeki birçok yönteme kıyasla rekabetçi ve dengeli bir yapı sunduğunu göstermektedir.Öğe Haber metinlerinin özetlenmesinde graf teorisi ve Malatya merkezilik algoritmasının kullanılması(İnönü Üniversitesi, 2025) Bakan, Cevher Tayyib; Yakut, SelmanBilgiye hızlı ve doğru erişim, dijital çağın en önemli gereksinimlerinden biridir. Bilgi kaynaklarının çoğalmasıyla birlikte kullanıcıların bilgiye kolayca ulaşmasını sağlamak için metin özetleme yöntemlerine duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. Özellikle haber metinleri gibi yoğun bilgi içeren kaynakların etkili bir şekilde özetlenmesi, hem zaman tasarrufu sağlamakta hem de bilginin anlaşılabilirliğini artırmaktadır. Bu çalışmada, haber metinlerinin özetlenmesi için Malatya Merkezilik Algoritması'na dayalı bir yöntem geliştirilmiştir. Algoritma, kelimeler arasındaki ilişkileri graf teorisi çerçevesinde analiz ederek metindeki önemli noktaları belirlemek için merkezilik değerlerini kullanmaktadır. Çalışmada, BBC veri setinden 2000, CNN veri setinden ise 1000 haber metni kullanılarak algoritmanın performansı değerlendirilmiştir. Özetleme işlemi sırasında, metinlerin anlam bütünlüğünü koruyarak en önemli bilgileri seçmek hedeflenmiştir. Algoritmanın başarısı, ROUGE-1, ROUGE-2 ve ROUGE-L metrikleri ile ölçülmüş ve TextRank, PageRank, LexRank ve TF-IDF gibi popüler yöntemlerle karşılaştırılmıştır. Test sonuçları, Malatya Merkezilik Algoritması'nın bilgi kapsamı açısından rekabetçi bir performans sunduğunu ortaya koymuştur. Ancak, özetlerdeki gereksiz kelimelerin varlığı, algoritmanın daha da geliştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bu çalışma, önerilen yöntemin haber metinlerinin özetlenmesi için etkili bir yaklaşım sunduğunu ve metin özetleme tekniklerine yeni bir bakış açısı kazandırabileceğini göstermektedir. Gelecekte, algoritmanın farklı veri türleri üzerinde test edilmesi ve daha ileri optimizasyonlarla performansının artırılması hedeflenmektedir. Bu yönüyle, önerilen yöntem, bilgiye hızlı erişim sağlama ve anlamlı özetler oluşturma konusunda önemli bir potansiyele sahiptir.Öğe Kentsel mekanda kolektif hafızanın irdelenmesi : balat semti örneği(İnönü Üniversitesi, 2025) Ayaz, İlknur; Cengiz, Sevgi GörmüşKentler, yüzyıllar boyunca farklı toplumların izlerini taşıyarak biçimlenen ve geçmişten bugüne aktarılan ortak bir hafızayı barındıran yaşam alanlarıdır. İnsan topluluklarının zaman içinde yer değiştirmeleri, farklı kültürlerle etkileşimleri ve çevreyle kurdukları ilişkiler sonucunda ortaya çıkan bu izler, kentlerin hafızasında birikerek mekânın kimliğini oluşturur. Bu birikim, sadece fiziksel öğelerle değil, aynı zamanda insanların deneyimleri, gündelik yaşam pratikleri, duygu dünyaları ve sosyal ilişkileriyle anlam kazanır. Kolektif hafıza; bireysel anılardan çok daha geniş bir yapıyı ifade ederek, toplumların geçmişle kurduğu bağları, geleceğe dair algılarını ve kimlik oluşum süreçlerini belirler. Bir mekânın zaman içinde biriktirdiği izler, o mekânda yaşayan insanların yaşam deneyimleriyle birleşerek hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bir aidiyet duygusunun oluşmasını sağlar. Bu nedenle, kent içinde yer alan her sokak, yapı, meydan veya toplumsal etkileşim alanı; hem geçmişi hatırlatan hem de bugünü ve geleceği şekillendiren bir hafıza katmanının parçasıdır. Tarihsel sürekliliğin içinde biriken bu katmanlar, mekânın sadece fiziksel değil, duygusal ve sosyal bir bağlamda da okunabileceğini ortaya koyar. Mekânlar, insanların yaşam öykülerini barındıran, hatıraların yeniden üretildiği ve toplumsal kimliğin şekillendiği dinamik alanlara dönüşür. Bu nedenle kolektif hafıza, kentlerin dönüşüm süreçlerinde korunması, anlaşılması ve sürdürülebilir biçimde gelecek kuşaklara aktarılması gereken temel bir değer olarak görülmektedir. Bu çalışma, Balat örneğinde söz konusu etkileşimi analiz ederek kolektif hafızanın mekânda hangi unsurlar aracılığıyla sürdürülğünü, hangi müdahalelerde kopuş yaşandığını ve bu kopuşların mekânın kimliği üzerinde nasıl etkiler oluşturduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylece araştırma, kentsel hafızanın korunması ve dönüşüm süreçlerinin anlaşılmasına yönelik bütüncül ve açıklayıcı bir değerlendirme sunmaktadır.Öğe Mekânsal koruma pratiklerine bir yaklaşım: Tarihi peyzaj karakterizasyonu(İnönü Üniversitesi, 2025) Özer, Nur Eser; Cengiz, Sevgi GörmüşBu tez çalışması, mekansal koruma pratiklerinde tarihsel peyzaj karakterizasyonu yaklaşımını ele almakta ve dünya çapındaki örneklerle desteklenmiş bir analiz sunmaktadır. Mekansal koruma, doğal ve kültürel mirası koruma amacını güderken, tarihsel peyzaj karakterizasyonu, bu mirasın özelliklerini ve tarihsel değişimini anlamaya yönelik önemli bir yaklaşımdır. Bu çalışma, peyzajın, insan faaliyetleriyle şekillenen bir süreç olduğunu ve geçmişten günümüze olan etkileşimlerin, korunması gereken değerleri oluşturduğunu vurgulamaktadır. Tarihi peyzaj karakterizasyonu, coğrafi, kültürel ve sosyal unsurların bir arada ele alınarak mekânsal analizlerle tanımlanmasını sağlamaktadır. Dünya genelinde farklı coğrafi bölgelerde uygulanan örnekler, Tarihi Peyzaj Karakterizasyonu yaklaşımların çeşitliliğini ve etkinliğini ortaya koymaktadır. Tez, mekansal koruma ve tarihi peyzaj karakterizasyonu konusundaki mevcut literatürü tarayarak, bu alandaki çalışmaları irdelemektedir. Bu tez çalışması, mekansal koruma pratiklerinde tarihsel peyzaj karakterizasyonunun önemini ve dünya çapındaki uygulamaların çeşitliliğini irdelerken, bilimsel ve pratik düzeyde koruma politikalarının oluşturulmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca, tarihsel peyzajların korunmasına yönelik sürdürülebilir yöntemlerin geliştirilmesi için yeni perspektiflerin gelişmesine yarımcı olmaktadır.Öğe Ulaşım ağlarının graf tabanlı analizleri(İnönü Üniversitesi, 2025) Çağlar, Akın; Öztemiz, FurkanBu çalışmada, bir kentin ulaşım ağına ait araç geçiş profilleri analiz edilerek, şehirdeki önemli kavşak noktalarının, yeşil dalga koridorlarının, bağlantı tahminlerinin ve maksimum trafik akışının belirlenmesi amaçlanmıştır. Malatya kentine ait, 54 kavşak noktasından elde edilen bluetooth verileri ve bu noktalar arasındaki 147 bağlantıdan oluşan özgün veri seti kullanılarak, kentin ulaşım ağı detaylı bir şekilde incelenmiştir. Kavşak noktalarının merkezlilik analizinde PageRank, Closeness ve Betweenness gibi klasik merkezlilik algoritmalarının yanı sıra, Malatya merkezlilik yöntemi de kullanılmıştır. Bu yöntemler, kavşakların trafik yoğunluğu ve stratejik önem derecelerini belirlemek amacıyla kullanılarak şehir içi trafik yönetimi için yeni bakış açıları sunmuştur. Topluluk tespiti kapsamında, daha önce kullanılan Walktrap, Optimal ve Spinglas yöntemleri de dahil edilmiştir; böylece, ulaşım ağının alt bölgesel yapıları ve yeşil dalga koridorlarının daha hassas bir şekilde tanımlanması sağlanmıştır. Ayrıca, ağdaki mevcut yapı temel alınarak gelecekteki potansiyel bağlantıların tahmin edilmesi için bağlantı tahmini yöntemlerinden Jaccard ve Cosine benzerlik ölçütleri kullanılmış ve bu doğrultuda şehirde yeni yolların ve kavşakların nerelerde oluşabileceğine dair öngörülerde bulunulmuştur. Maksimum akış algoritmasının uygulanması ile iki nokta arasındaki araç geçiş kapasitesi analiz edilmiş ve ağ üzerindeki darboğaz noktalarının belirlenmesi mümkün olmuştur. Çalışmada, R programlama dili ve igraph kütüphanesi kullanılarak analizler gerçekleştirilmiş, elde edilen sonuçlar sayısal ve görsel olarak tezde sunulmuştur. Bu sonuçlar, şehir içi trafik planlamasında iyileştirmeler yapılması ve yoğun kavşak noktalarının belirlenmesi için önemli bir karar destek sistemi sağlamış, kentin ulaşım altyapısının daha verimli hale getirilmesine katkıda bulunmuştur.Öğe Peyzajda kullanılan bazı süs çalılarının kuraklık stresi ve sonrası iyileşme performanslarının araştırılması(İnönü Üniversitesi, 2025) Doğan, Sıddık; Yılmaz, BülentBu çalışma estetik değerleri bakımından önemli türlerden olan altı farklı süs çalısı Berberis thunbergii DC. var. atropurpurea, Cotoneaster franchetti Bois, Euonymus japonicus 'Aurea', Euonymus japonicus Thunb. 'Bravo', Viburnum opulus 'Sterile' ve Viburnum tinus L.' ile sera koşullarında yürütülmüştür. Bitkilerin iki yıl boyunca tekrarlamalı kuraklık stresi takibi yapılmış ve sonrasında iyileşme dönemindeki tepkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda uygulamaların başlayacağı yılın 1 yıl öncesinden bitkiler 1 yaşlı ve 2-3 litrelik saksılarda temin edilmiştir. 4 Mayıs 2023 ve 8 Mayıs 2024 tarihlerinde kuraklık uygulaması başlatılmıştır. Bitkilerde ilk solgunluk görülünceye kadar sulama yapılmamıştır. Kontrol grubunda ise tarla kapasitesinde olacak şekilde sulamaya devam edilmiştir. İyileşme çalışmaları kuraklık uygulaması tamamlanan bitkilerin tarla kapasitesine kadar sulama yapılmış olup 15 gün tarla kapasitesinde tutularak gözlemlenmesinden sonra sonlandırılmıştır. Sonuçlar morfolojik parametrelerden sürgün uzunluğunda en iyi C. franchetti'nin birinci yıl uygulaması P<0.01 ve ikinci yılda P<0.05 ile kontrole göre azaldığı bu türün iyi bir kaçınma mekanizması sergilediği, iyileşme uygulamasında da bu bitki en iyi iyileşmeyi göstermiştir. Yaprak alanı B. thunbergii var. atropurpurea birinci yıl uygulamasında P<0.01 önem seviyesinde kontrole göre azaltarak iyi bir kaçınma göstermiş en iyi iyileşme C. franchetti'nin birinci yıl uygulamasında görülmüştür. Fizyolojik parametrelerden yaprak nispi su içeriğini en iyi B. thunbergii var. atropurpurea'nın birinci yıl uygulamasında C. franchetti nin birinci yıl uygulaması hariç tüm türler iyileşme uygulamasında kontrolle aynı seviyelere ulaşmış B. thunbergii var. atropurpurea birinci yıl iyileşmede kontrole oranla %66 daha fazla yaprak su potansiyeli içermiştir. Stoma iletkenliği ve fotosentez de tüm türler kaçınma mekanizması sergilediği birinci ve ikinci yıl uygulamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tüm türlerde görülmüş, en iyi iyileşmeyi B. thunbergii var. atropurpurea'nın birinci yıl uygulaması göstermiş ve fotosentezde de benzer sonuçlar bulunmuştur. C. franchetti'nin ikinci yıl kuraklık uygulamasında, biyokimyasal parametrelerden karbonhidrat kontrole oranla %261 artarak en yüksek değere ulaşmıştır. Kuraklık stresinden korunmada önemli bir gösterge olan prolin miktarı V. opulus 'Sterile'nin birinci yıl ve V. tinus'un ikinci yıl uygulaması hariç kontrol grubuna göre diğer bitki ve uygulamalarda arttığı görülmüştür. MDA miktarı sadece E. japonicus 'Bravo'da P<0.1 önem seviyesinde kontrole göre arttığı bu da bitkilerimizde xi stresten zarar görmedikleri ile ilgili önemli bir parametredir. Antioksidan enzim aktiviteleri SOD, KAT, APX, GR ve POD'da C. franchetti ve V. tinus bitkilerinde stres sonrasında tüm antioksidanların kontrole oranla iki yıl uygulamasında da artmış diğer türlerde bu artış görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Süs Bitkileri, İklim Değişimi, Kuraklık, İyileşme, Antioksidan Enzim AktivitesiÖğe İmalat sanayinde altı sigma, bağlantı elemanları alanında bir uygulama(İnönü Üniversitesi, 2025) Karabey, Ahmet; Altuğ, MehmetAltı Sigma, işletmenin karlılığını arttırmak, fire, hurda ve kayıpları önlemek, maliyetleri azaltmak ve müşterilerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamak ve aşmak amacıyla tüm faaliyetlerin etkinliğini iyileştirmek için kullanılan bir iyileştirme stratejisidir. Bu çalışmada ele alınan bağlantı elemanlarının fiber çakmadaki olası hataları ürünlerin hurdaya ayrılmasına neden olmaktadır. Bu durum da işletmeye zaman kaybı ve fazla maliyet oluşturmaktadır. Fiber Çakma işlemindeki her bir işlem adımı için bağlantı elemanlarını etkileyebilecek olası faktörler belirlenecektir. Daha sonra bir neden ve sonuç diyagramı, operatör, makine, malzeme ve yöntem unsurlarından kaynaklanan fiber çakmayı etkileyebilecek ana faktörleri bulmak için kullanılacaktır. Uygulanacak iyileştirme prosesleri ile optimum fiber çakma sonuçları elde edilmeye çalışılacaktır.Öğe Kentsel açık -yeşil alanlarında işitsel peyzaj kalitesinin değerlendirilmesi; Malatya örneği(İnönü Üniversitesi, 2025) Delikan, Gizem; Pouya, SımaTeknolojik gelişmelerin sonucu olarak şehirlerin aşırı kalabalıklaşması ve plansız büyümesi, insanların sosyal, kültürel ve fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri açık-yeşil alanları önemli bir konu haline getirmiştir. Ancak bu özel olarak tasarlanmış alanlardaki kontrolsüz sesler, bu alan kullanıcılarını ciddi şekilde rahatsız edebilmektedir. Bu çalışmanın ilk amacı kentsel açık-yeşil alanlarda çevresel gürültünün karşısında önerilen sessiz/sakin alanlar kavramından algısal olarak daha kapsayıcı ve insan merkezli bir kavram olan işitsel peyzaj tasarım özeliklerinin açıklanması ve bu kavram hakkında farkındalığın oluşturulmasıdır. Araştırmanın amaçlarından bir diğeri, henüz belirlenmemiş olan, Türkiye'deki alan kullanıcı profilinin işitsel tercihlerini saptama çalışmasının gerçekleştirilmesidir. Peyzaj tasarım aşamasında, sürece dahil edilecek ses olgusunun çerçevesini belirleyecek olan 'işitsel algı değerlendirme' konusuna insan perspektifinden bakmak hedeflenmiştir. Bu amaçla Malatya kentinde bulunan 4 farklı kentsel açık - yeşil alanlarda işitsel peyzaj değerlendirmesi için nesnel ve öznel verileri toplanarak kullanıcı tercihlerin açıklanması ve kentsel açık-yeşil alanlardaki işitsel peyzajın iyileştirilmesine yönelik öneriler verilmiştir. Çıkan sonuçlar üzerinde analizler yapılarak ses ve gürültü haritaları oluşturulmuştur ve uygulanan anketler ve gözlemler sonucunda çalışılan mekânların ses kimliğini oluşturan "sembol ses", "arka plan sesler" ve "ön plan sesler" tanımlanmış ve işitsel peyzaj ile ilgili öneriler sunulmuştur.Öğe Atmosferik korona deşarj iticisi tasarımı, imalatı ve performans karakteristiklerinin incelenmesi(İnönü Üniversitesi, 2025) Toptaş, Murat; Yılmaz, MehmetBu doktora tezinde, atmosferik koşullarda çalışan elektrohidrodinamik (EHD) itkici sistemlerin tasarımı, imalatı ve performans analizi yapılmıştır. Çalışmanın odak noktası, korona deşarjı ile oluşturulan iyonik rüzgarın Lorentz kuvvetleri ile desteklenerek sistem verimliliğinin artırılmasıdır. Öncelikle EHD sistemlerin tarihsel gelişimi, mekanizmaları ve teorik modelleri incelenmiştir. Ardından çok iğneli–silindir elektrot konfigürasyonuna sahip hibrit bir EHD itkici sistem tasarlanıp üretilmiş; solenoid bobin entegre edilerek manyetik alanın iyon hareketine ve akış hızına etkileri araştırılmıştır. Ayrıca, elektrik ve manyetik alanlardan bağımsız çalışan lazer–fotodiyot temelli özgün bir ölçüm cihazı geliştirilmiş ve iyonik rüzgarın yüksek doğrulukla ölçülmesi sağlanmıştır. Deneysel bulgular, manyetik alanın EHD akışa katkı sağladığını, iyonik rüzgar hızının ve itki performansının belirgin şekilde arttığını göstermiştir. Elde edilen veriler, Destek Vektör Regresyonu (SVR), Random Forest (RF), Gradient Boosting (GB), K-Nearest Neighbors (KNN) ve topluluk öğrenmesi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Karşılaştırmalar, özellikle SVR ve GB'nin en yüksek doğruluğu sunduğunu ortaya koymuştur. Böylece, makine öğrenmesi yaklaşımlarının klasik modellere kıyasla sistem performansını öngörmede daha başarılı olduğu kanıtlanmıştır. Tezin özgün katkıları; hibrit EHD itkici sistemin geliştirilmesi, Lorentz kuvvetlerinin atmosferik koşullarda deneysel doğrulanması, bağımsız hassas bir ölçüm cihazının tasarlanması ve EHD performansının yapay zekâ ile modellenmesi olarak özetlenebilir. Sonuç olarak çalışma, elektrohidrodinamik akışların hibrit elektro–manyetik yöntemlerle iyileştirilebileceğini göstermekte; mikro ölçekli soğutma sistemlerinden uzay itki teknolojilerine kadar geniş uygulamalarda kullanılabilecek yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır.Öğe Modifiye burgers denkleminin hermıte splıne sonlu eleman yöntemiile nümerik çözümleri(İnönü Üniversitesi, 2025) Çabuk, Ali Doğan; Yağmurlu, Nuri MuratBu yüksek lisans tez çalışmasında çeşitli başlangıç ve sınır şartları ile birlikte verilen Modifiye Edilmiş Burgers Denkleminin (MBE-Modified Burgers Equation) Kübik Hermite Baz Kollokasyon Yöntemi kullanılarak yaklaşık çözümleri bulunmuştur. Üzerinde çalışılan tez beş bölüm olarak planlanmıştır. Bölüm 1'de bu tezde ele alınacak olan MBE denkleminin yanı sıra Burgers Denkleminin (BE-Burgers Equation) analitik/yarı-analitik ve nümerik çözümleri üzerine literatürdeki çeşitli çalışmalardan bahsedilmiştir. Bölüm 2'de tezin konusu olan MBE denkleminin nümerik çözümü için kullanılan Sonlu Elemanlar Yöntemiyle birlikte tezde geçen Kollokasyon Yönteminden, Kübik Hermit Baz fonksiyonlarından, L? ve L? hata normlarından, mertebe analizinden ve von- Neumann kararlılığından bahsedilmiştir. Bölüm 3'te tezde model problem olarak ele alınan MEW dekleminin Rubin-Graves tipi lineerleştirme kullanılarak sonlu elemanlar şeması çıkarılmıştır. Bölüm 4'de sayısal hesaplamaları yapılacak olan iki örnek problem kısaca tanıtılmıştır. Bölüm 5'te ise örnek problemlerin sunulan şemadan elde edilen sayısal sonuçları kendi içerisinde ve diğer araştırmacıların verdikleriyle çizelgeler halinde karşılaştırılmış ve grafikleri çizilmiştir. Ayrıca bu bölümde gelecekteki çalışmalar için bazı önerilerde bulunulmuştur.Öğe Investigation of the anticancer effect of simultaneouslyapplying RNA-Based P53 activation and MDM2 inhibition indifferent cancer cell lines carrying wild-type P53(İnönü Üniversitesi, 2025) Menevşe, İrem Nur; Dündar, Muhammedp53–MDM2 ekseni, hücresel stres yanıtlarının merkezi bir düzenleyicisidir ve bozulması tümör gelişimi ile tedaviye direnç oluşumuna katkıda bulunur. Bu çalışma, yabani tip p53 içeren A549 ve HCT116 hücre hatlarında p53–MDM2 eksenini modüle etmeye yönelik ikili bir RNA temelli stratejiyi araştırmıştır. Yaklaşım, p53 transkripsiyonunun küçük aktive edici RNA (sap53) ile artırılmasını ve p53'ün negatif düzenleyicisi olan MDM2'nin küçük engelleyici RNA (siMDM2) ile baskılanmasını içermiştir; her iki molekül de katyonik bir lipid taşıyıcı aracılığıyla hücrelere iletilmiştir. qPCR ve Western blot analizleri, sap53'ün p53 mRNA ve protein seviyelerini yükselttiğini, siMDM2'nin ise MDM2 ekspresyonunu azaltarak p53'ün degradasyonunu engellediğini ve endojen p53'ü stabilize ettiğini göstermiştir. Kombine uygulama, tekli uygulamalara kıyasla p53 birikimini daha fazla artırmış ve p21 ile PUMA gibi p53'ün aşağı akım hedeflerinin güçlü şekilde indüklenmesine yol açarak hücre döngüsü durması ve apoptozla ilişkili yolakları aktive etmiştir. Fonksiyonel analizler, bu ikili yaklaşımın proliferasyonu azalttığını ve en belirgin canlılık düşüşünün kombinasyon grubunda gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, migrasyon ve invazyon analizleri hücresel hareketliliğin baskılandığını ve en güçlü inhibisyonun kombine uygulamada olduğunu göstermiştir; bu durum, güçlendirilmiş p53 sinyalinin büyüme baskılanmasına ve metastatik potansiyelin azalmasına katkı sağladığını ortaya koymuştur. MDM2 ekspresyon paternleri, p53 aracılı transkripsiyonel artış ile siRNA kaynaklı baskılanma arasındaki dengeyi yansıtmıştır. Genel olarak bulgular, eşzamanlı p53 aktivasyonu ve MDM2 inhibisyonunun p53 sinyalini güçlendirdiğini, proliferasyon ve hareketliliği baskıladığını ve antitümör yanıtları artırdığını göstermiştir. Böylelikle, katyonik lipid içinde saRNA ve siRNA'nın eş zamanlı verilmesi, fonksiyonel p53'e sahip tümörler için umut verici bir RNA tabanlı tedavi stratejisi sunmuştur.Öğe İntegral denklem sistemlerinde ikili sabit nokta teoremlerinin bazı uygulamaları(İnönü Üniversitesi, 2025) Yıldız, Halid; Çakan, ÜmitÜç bölümden oluşan bu tezin ilk bölümünde, integral denklemler, sabit nokta teorisi ve kompaktsızlık ölçüsünün kullanım alanları ile tarihçesine ilişkin bilgiler sunulmuştur. İkinci bölümde bazı temel kavramlar ve ikili sabit nokta teorisine ilişkin bazı yeni sonuçlar verilmiştir. Son bölümde ise BC(R+) uzayında kesirli mertebeden bir integral denklem sistemi ele alınmış ve bir takım varsayımlar altında bu denklem sisteminin en az bir çözümünün var olduğu ispat edilmiştir. Ayrıca ele alınan denklem sisteminin çözümlerinin asimptotik kararlığı gösterilmiş ve bu bölümde sunulan temel sonuç örneklendirilmiştir.Öğe Hibrit kompozit çubuklarda burkulma analizi(İnönü Üniversitesi, 2025) Karaduman, Hüseyin; Temiz, ŞemsettinBu çalışma, deprem etkileri altında burkulma riski yüksek kolonlarda epoksi esaslı fiber takviyeli polimer (FRP) kaplamaların taşıma kapasitesine etkisini sonlu elemanlar yöntemiyle incelemektedir. C30 beton çekirdek, dört adet S355 donatı ve altı tabakalı FRP kaplamadan oluşan kolonlar; 3 mm, 4 mm ve 5 mm donatı serilerinde modellenmiş, fiber yönelimi 0°–90° aralığında 15°'lik artışlarla değiştirilerek toplam 273 konfigürasyon analiz edilmiştir. Bu çalışma, FRP kaplamaların üç boyutlu kolon modelleriyle bütünleşik olarak incelenmesini sağlayan özgün bir modelleme stratejisi sunarak, literatürdeki klasik yüzey ve kabuk tabanlı uygulamaların ötesine geçmektedir. Kritik burkulma yükleri Static Structural–Eigenvalue Buckling çözümleriyle elde edilmiş ve tüm yüzdesel değişimler kompozit kaplamasız referans modellerle karşılaştırılmıştır. Ayrıca karbon, kevlar ve cam fiberli modeller üzerinde 2 mm deplasman kontrollü yükleme ile yapılan Force Reaction analizleri, FRP kaplamaların kolon rijitliği ve süneklik eğilimlerini belirgin biçimde değiştirdiğini göstermiştir. Sonuçlar, 0° fiber yöneliminde kapasite artışının 3 mm serisinde 3CCCCCC modeli için %172,2, 4 mm serisinde 4CCCCCC modeli için %160,7, 5 mm serisinde 5CCCCCC modeli için %145,8 seviyelerine ulaştığını göstermiştir. Tam karbon dizilimleri (CCCCCC) en yüksek dayanımı sağlarken, karbon ağırlıklı hibrit dizilimlerde (ör. ACACAC, CAGCAG, GCGCGC) %60–110 aralığında dengeli artışlar elde edilmiştir. Fiber açısı büyüdükçe kapasite azalmış ve 60°–75° aralığında karbon dizilimlerinde %5–7, hibritlerde %12–18, kevlar–cam tabanlı dizilimlerde %17–23 aralığında kayıplar ortaya çıkmıştır. Donatı çapının 3 mm'den 5 mm'ye çıkması ise genel rijitliği %8–12 artırmış ve maksimum kapasite 5CCCCCC modelinde 926,88 kN olarak elde edilmiştir. Sonuç olarak, karbon oranı yüksek ve fiber yönelimi 0°–30° aralığında olan FRP kaplamalar burkulma dayanımını en fazla artıran konfigürasyonlar olarak belirlenmiş; hibrit FRP sistemlerin deprem bölgelerinde kolon rijitliğini ve sünekliğini artırarak burkulma kaynaklı göçme riskini azaltan etkili bir güçlendirme yöntemi sunduğu gösterilmiştir.Öğe Genelleştirilmiş eşit genişlikli dalga (GEW) denkleminin nümerik çözümü için crank-nicolson sonlu fark şeması(İnönü Üniversitesi, 2025) Sarıbaş, Hacer; Uçar, YusufGenelleştirilmiş Eşit Genişlikli Dalga (GEW) Denkleminin nümerik çözümlerinin bulunmasını amaçlayan bu tez çalışması beş bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş bölümünde dalga kavramı ve dalga denklemleri hakkında kısaca bahsedildi. İkinci bölümde tezde kullanılan sonlu fark yöntemleri, Rubin-Graves ve Richtmyer lineerleştirme teknikleri, von Neumann kararlılık analizi, lokal kesme hatası, kararlılık, tutarlılık, yakınsaklık tanımları ve Lax'ın denklik teoremi sunuldu. Üçüncü bölümde GEW denkleminin literatür taraması ayrıntılı olarak yapıldı. Ayrıca Tek soliter dalga hareketi, İki soliter dalga etkileşimi ve Maxvellian başlangıç şartlı dalga hareketi olmak üzere üç model problem tanıtıldı. Dördüncü bölümde GEW denklemindeki lineer olmayan terim yerine sırasıyla Rubin-Graves ve Richtmyer lineerleştirme teknikleri ile birlikte Crank-Nicolson sonlu fark yönteminin uygulanmasıyla CNSFY-I ve CNSFY-II olarak adlandırılan şemalar elde edildi. Yine aynı bölümde bu denklem için Crank-Nicolson sonlu fark şemasının lokal kesme hatası ve kararlılık analizi verildikten sonra yukarıda bahsedilen üç model probleme CNSFY-I ve CNSFY-II şemalarının uygulanmasıyla elde edilen nümerik çözümlerin mevcut tam çözüm ve literatürdeki diğer çalışmalardaki nümerik çözümler ile karşılaştırılması çizelgelerde sunuldu. Ayrıca model problemlerin davranışlarını gözlemlemek amacıyla parametrelerin bazı özel seçimleri için şekiller sunuldu. Tezin son bölümünde CNSFY-I ve CNSFY-II ile elde edilen nümerik sonuçlar birbiri ile karşılaştırılarak değerlendirmeleri yapıldı.Öğe Kompleks geometride riemann submersiyonlar üzerine(İnönü Üniversitesi, 2025) Özaydın, Ahmet; Yıldırım, CumaliKompleks geometri üzerinde Riemann submersiyonlar incelenmiştir.Öğe Kaba gruplar(İnönü Üniversitesi, 2025) Yaşar, Gevher; İçen, İlhanMatematiksel teoriler, yalnızca soyut yapıların anlaşılmasını değil aynı zamanda bu yapıların farklı alanlarda uygulamalarını da mümkün kılmaktadır. Bu çalışmada, kaba kümeler ve kaba gruplar teorisinin temelleri incelenmiş ilgili yapıların matematiksel özellikleri hem teorik hem de uygulamalı bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Dört bölümden oluşan bu tezin ilk bölümünde, kaba kümelerle ilgili literatür çalışmaları özetlenmiş olup küme teorilerinin temel prensipleri ve günlük yaşamla ilişkisi verilmiştir. İkinci bölümde; diğer bölümlerdeki kavramlara temel oluşturması açısından bazı hatırlatmalar, tanım ve teoremler sunulmuştur. Üçüncü bölümde ilk aşamada bilgi tablosu ve oluşturulan temel kümeler hakkında yorumlamalar yapılmıştır. Ardından kaba (rough) küme tanımı, denklik bağıntısı yardımıyla kümenin alt ve üst yaklaşımlarıyla ilgili tanım ve örneklere yer verilmiştir. Bu bölümün sonunda ise kümenin pozitif bölgesi, negatif bölgesi, sınır bölgesi ve kaba kümelerin sınıflandırılması gibi kavramların tanımları verilmiş olup ayrıca kaba kümelerde yaklaşımlı üyelik fonksiyon hesaplamaları ve yorumlamaları da yapılmıştır. Dördüncü bölümde; kaba grup, kaba alt grup, kaba normal alt grup, kaba kalan sınıf (rough koset) kavramlarının tanım ve matematiksel özetleri teorik bir çerçevede incelenmiş ve örneklerle desteklenmiştir.Öğe Lineer olmayan fıtzhugh-nagumo kısmi diferansiyel denkleminin bir yaklaşık çözümü(İnönü Üniversitesi, 2025) Demirtaş, Onur; Kutluay, SelçukRichtmyer tipi lineerleştirme kullanılarak Crank-Nicolson yöntemi ile başlangıç ve sınır şartları ile verilen 1-boyutlu lineer olmayan standart FitzHugh-Nagumo kısmi diferansiyel denkleminin yaklaşık sayısal çözümlerini bulmayı amaçlayan bu tez çalışması 5 bölüm olarak planlanmıştır. Birinci bölümde nümerik yöntemlerin önemi hakkında kısaca ön bilgi verildikten sonra FitzHugh-Nagumo denkleminin tam ve nümerik çözümleri için literatürde var olan bazı çalışmalardan bahsedildi. İkinci bölümde sonlu farklar yönteminin temel prensipleri verildikten sonra yöntemin matematiksel analizi ile bağlantılı olan lokal kesme hatası, tutarlılık, kararlılık ve yakınsaklık kavramları açıklandı. Bu tezin esasını oluşturan üçüncü bölümde başlangıç-sınır şartlı FitzHugh-Nagumo denklemi ile verilen model problemin Crank-Nicolson tipi lineer sonlu fark şeması nonlineer terimler için Richtmyer tipi lineerleştirme tekniği kullanılarak elde edildi. Dördüncü bölümde şemanın doğruluğu ve güvenirliği ile birlikte teorik beklentileri sağlayıp sağlamadığını göstermek için diğer araştırmacıların çalışmalarında sıklıkla kullandıkları tam çözümü mevcut olan bir test problem ele alındı. Sunulan şemadan elde edilen yaklaşık sayısal çözümlerin tam çözümlere ne kadar yaklaştığını ölçmek için çözümler arasında ki farklarla tanımlanan L?, L? ve LRMS hata normları ile birlikte şemanın yakınsaklık mertebesi hesaplandı. Tezin son bölümü olan beşinci bölüm, sonuç ve önerilere ayrılmıştır.Öğe A study of intrinsic geometry of surface(İnönü Üniversitesi, 2025) Yıldırım, Tuğba İklima; Karadağ, MügeBeş bölümden oluşan bu yüksek lisans tezinde, Birinci kısım giriş bölümünden oluşmakta olup, bir yüzey üzerinde yapılan çalışmaların hangilerinin yüzeyin içsel özelliklerini betimlediği ile ilgili durumlara yoğunlaşılmıştır. İkinci bölüm konunun daha iyi anlaşılmasını gerektiren temel tanım ve kavramlara ayrılmıştır. Üçüncü bölüm diferensiyel geometrinin önemli kavramlarından biri olan Lie Operatörü ve Lie cebiri yapısını barındırmaktadır. Ayrıca burada yüzeyler arasındaki paralel transport kavramı da göz önüne alınarak incelenmiştir. Dördüncü bölümde R3 de Yüzey, izometrik yüzeyler, yüzeyin içsel yaklaşımına ilişkin yöne göre türev, kovaryant türev ve yüzeyin temel formları hakkında bilgi sunulmuştur. Beşinci bölümde Gauss eğriliğine Yeniden Bakış, Latince "olağanüstü teorem" anlamına gelen Egregium Teoremi ve Gauss Bonnet Teoremiyle ilgili bilgiler verilmistir.











