İntihar girişimi ve kendine zarar verme davranışı olan ergenlerde inflamatuar belirteçler ve bu belirteçlerin klinik bulgularla ilişkisi

Küçük Resim Yok

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İnönü Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine başvuran Kendine Zarar Verme Davranışı (KZVD) tanısı alan ve İntihar Girişimi (İG) olan 12-18 yaş arası ergenlerin klinik özelliklerini değerlendirmek ve periferik inflamatuar belirteçlerini incelemek ve sağlıklı kontrol grupla karşılaştırılmasıdır. Yöntem: Eylül 2018 ile Haziran 2019 tarihleri arasında çalışmaya dahil edilen ergenlere araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış bir görüşme çizelgesi olan Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu (ÇDŞG-ŞY) uygun klinik görüşme uygulanmış ve psikopatoloji varlığı belirlenmiştir. KZVD tanısı olan 38 ergen İG olan 38 ergen ve bu iki grupla yaş ve cinsiyet bakımından eşleştirilmiş 48 sağlıklı ve gönüllü ergenden kontrol grubu oluşturulmuş, Sosyo Demografik Veri Formu (SDVF), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Beck Anksiyet Ölçeği (BAÖ), Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ), Barratt İmpulsivite Ölçeği (BİÖ), Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği SÖTÖ), Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Ölçeği (KZVD-DÖ), Colombia İntihar Şiddeti Derecelendirme Ölçeği(C-İŞDÖ), Emosyon Regulasyonu Anketi (ERA) uygulanmıştır. Ayrıca tüm ergenlerin kan örneklerinden hemogram, hsCRP, IL-6, TNF-? parametreleri ölçülmüştür. Bulgular: KZVD, İG ve kontrol grupları yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, Beden Kitle İndeksi (BKİ), aile sosyodemografik özellikleri açısından benzerdi. KZVD ve İG grupları psikiyatrik tanı açısından benzerdir. Gruplar klinik özelliklerine göre karşılaştırıldığında KZVD ve İG grubunda depresyon, anksiyete, umutsuzluk, dürtüsellik ve cinsel istismar puanlarının kontrol grubundan anlamlı yüksek olduğu, KZVD grubunda öfke, fiziksel ve cinsel istismar puanlarının İG ve kontrol grubundan anlamlı yüksek olduğu emosyon regülasyonu açısından grupların benzer olduğu bulunmuştur. Gruplar inflamatuar parametrelerine göre karşılaştırıldığında KZVD ve İG grubunda NLO ve TNF-? değerlerinin kontrol grubundan anlamlı yüksek olduğu İG grubunda IL-6 değerlerinin KZVD ve kontrol grubundan anlamlı yüksek olduğu bulunmuştur. Gruplar arasında klinik özellikler ve inflamatuar parametreler arasında anlamlı fark olduğu tespit edilen özelliklerin ilişkisi değerlendirildiğinde NLO ve IL-6'nın cinsel istismar ve depresyon puanları, TNF-?'nın anksiyete, depresyon, umutsuzluk, dürtüsellik, öfke ve istismar puanları ile korele olduğu bulunmuştur. İnflamatuar parametreler depresif olan ve olmayanlarda ayrı ayrı değerlendirildiğinde NLO ve TNF-? gruplar arasında benzer bulunurken IL-6 depresif olan ve olmayanlarda İG grubunda anlamlı yüksek olmaya devam ettiği bulunmuştur. Sonuç: KZVD ve İG grubunda inflamatuar parametrelerden NLO, TNF-?'nın kontrol grubuna göre anlamlı yüksek çıkması KZVD ve İG patogenezinde inflamatuar süreçlerin aracı rolünü düşündürmektedir. Ancak bu değişikliklerin neden sonuç ilişkisini belirleyebilmek için çalışmalara ihtiyaç vardır. IL-6'nın İG grubunda diğer iki gruptan yüksek olması IL-6'nın İG'e daha özgü bir yolakta rolü olabileceğini düşündürür. KZVD ve İG de NLO'nun depresyon ve cinsel istismar puanları ile korele olması cinsel istismar ve depresyonun KZVD ve İG riskini artırması etkisinde NLO' nun aracı rolü olabileceğini, IL-6'nın sadece İG grubunda artmış olması ve NLO ile benzer şekilde cinsel istismar ve depresyon puanları ile korele olması IL-6'nın İG için spesifik bir aracı yolakta rol oynayabileceğini düşündürmektedir. IL-6 değerinin depresif olan ve olmayan hastalarda İG grubunda anlamlı yüksek kalmaya devam etmesi IL-6'nın daha çok İG'e özgü bir belirteç olabileceğini düşündürmektedir.
Aim: The aim of this study was to evaluate the clinical characteristics of adolescents aged 12-18 years who referred to Child and Adolescent Psychiatry Outpatient Clinic, who were diagnosed with NSSI and who had SA, to examine their peripheral inflammatory markers and to compare with a healthy control group. Method: Adolescents who were included in the study between September 2018 and June 2019 underwent a clinical interview in accordance with the K-SADS-PL, a semi-structured interview schedule, by the researcher and the presence of psychopathology was determined. 38 adolescents with a diagnosis of NSSI, 38 adolescents with SA and 48 healthy and volunteering age and gender matched adolescents as the control group were included and they were administered SDVF, BDÖ, BAÖ, BUÖ, BIÖ-11, SÖTÖ, ÇOYÖ, KZVD-DE, CİŞDÖ, ERA. In addition, hemogram, hsCRP, IL-6, TNF-? parameters were measured from blood samples of all adolescents. Results: The NSSI, SA and control groups were similar in terms of age, gender, smoking, BMI, and family sociodemographic characteristics. NSSI and SA groups were similar in terms of psychiatric diagnosis. When the groups were compared according to their clinical characteristics, it was found that depression, anxiety, hopelessness, impulsivity and sexual abuse scores were significantly higher in the NSSI and SA group than in the control group. When the groups were compared according to the inflammatory parameters, NLR and TNF-? values were significantly higher in the NSSI and SA group than in the control group, whereas IL-6 values were significantly higher in the NSSI and control group. When the relationship between clinical features and inflammatory parameters which were found to be significantly different between groups was evaluated, it was found that NLR and IL-6 correlated with sexual abuse and depression scores, while TNF-? correlated with anxiety, depression, hopelessness, impulsivity, anger and abuse scores. When inflammatory parameters were evaluated separately in depressive and non-depressive groups, NLO and TNF-? groups were found to be similar, whereas IL-6 levels were significantly higher in depressive and non-depressive groups in the IG group. Conclusion: The result that NLR is correlated with depression and sexual abuse scores in NSSI and SA suggests that NLR can have intermediary role in NSSI and SA increasing the effect of sexual abuse and depression; only SA group having increased IL-6 and being correlated with sexual abuse and depression scores similar to NLR suggest that IL-6 can play a role in a specific intermediary path for SA. The fact that IL-6 levels remain significantly higher in the IG group in depressive and non-depressive patients suggests that IL-6 may be a specific marker of SA.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Psikiyatri, Psychiatry

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye