BİR HRİSTİYAN MEZHEBİ OLAN ÜNİTERYANİZMDE TANRI ANLAYIŞI VE TESLİS ELEŞTİRİSİ
Küçük Resim Yok
Tarih
2023
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Çalışmamızda Hristiyanlığın erken dönemlerinden itibaren tartışma konusu olan teslis inancı ve teslis inancını kabul etmeyen Üniteryanizm mezhebinin teslise bakışı ele alınmıştır. Tarihi kökleri 325 İznik Konsiline dayandırılan, XVI. yüzyılda Polonya ve Transilvanya bölgesinde ortaya çıkmış olan Üniteryanizm teslis inancını reddeden tutumu ile dikkat çekici bir mezheptir. 325 İznik Konsilinde İsa’nın Tanrısal bir figür olarak kabul edilmesinden sonra 381 İstanbul Konsilinde Kutsal Ruh’un Tanrılığı kabul edilmiştir. Bu inanç sistemi teslis doktrini ile açıklanmıştır. Bu konsillerde kabul edilen kararlar daha sonra Ortodoksluk ve Protestanlık şeklinde büyük ayrılıklar olmasına rağmen tüm bu mezheplerde aynı şekilde kabul görmüştür. Yeni Ahit’te teslis ifadesi olmamasına rağmen teslis inancı Hristiyan iman ikrarında en temel doktrindir. Kutsal Üçlüğün sırrının eşit ve farklı üç şahısta yalnız bir Tanrı’nın olduğu ifade edilir. Bu ifade anlaşılması zor bir ifadedir. Bir yandan eşit ve farklı üç şahıstan bir yandan da yalnız bir Tanrı’dan söz edilmesi konunun anlaşılmasının zorluğunu bize göstermektedir. Nitekim Hristiyanlar bu anlaşılması ve izah edilmesi zor konunun insan aklı ile değil “ilham” ile anlaşılması gerektiğini söylerler. Teslisin çok Tanrıcılık olduğu eleştirisine karşı Hristiyan dini otoriteleri üç farklı Tanrı’ya değil Tanrı’nın üç farklı tezahürüne iman ettikleri şeklinde bir açıklama yapmaktadır. Hristiyanlar bu üç tezahürü Tanrı’nın maske giymiş hali olarak tasavvur ederler. Bu maskelerle Tanrı’nın üç rolü olduğu belirtilir. Teslisin ilk unsuru Baba’dır. Teslisin ikinci unsuru İsa Mesih, Hristiyan inancına göre Tanrı’nın Oğlu’dur. Tanrı ile İsa aynı cevherdendir. Teslis inancının üçüncü unsuru ise Kutsal Ruh’tur. Hristiyan inancına göre Kutsal Ruh, İsa’nın tüm faaliyetlerinde yanında olmuştur. Günümüzde de faaliyetlerine Kilise aracılığı ile devam etmektedir. Katolik Hristiyan inanç sisteminde teslis inancına büyük önem atfedilmiş ve teslisi inkâr edenlere yakarak öldürme dâhil büyük cezalar uygulanmıştır. Teslis inancı daha sonra ortaya çıkan Ortodoks ve Protestan Hristiyanlık tarafından da kabul görmüş bir doktrindir. Üniteryanizmin çıkış noktası olan teslis karşıtı görüşleri Hristiyanlığın doğması ve İsa’nın çarmıha gerilmesi ile başlamıştır. İznik Konsilinin toplanmasına neden olan Ariusçu fikirler erken dönem Hristiyanlıkta oldukça yaygınlaşan bir görüş olmuş hatta Roma İmparatoru Konstantin döneminde (272-337) egemen mezhep olduğu yönünde bilgilere ulaşılmıştır. Bu görüşün yayılması ve Hristiyanlar arasında tartışmaların çıkması neticesinde Konstantin İznik Konsilinin toplanmasına karar vermiştir. Teslis karşıtı görüşler 325 İznik Konsili öncesi Arius ile yaygınlaşmış ancak İznik Konsilinde bu görüşler reddedilmiştir. Arius Kilise’den azledilmiş ve teslis karşıtı görüşler sapkın görüşler olarak kabul edilmiştir. Arius, İsa’nın Tanrı tarafından yaratılmış bir beşer olarak görmüş ve İsa’nın Tanrısal bir figür olduğunu kesin bir şekilde reddetmiştir. Arius’a göre ezeli olan tek varlık Tanrı’dır. Daha sonra verilen cezalar sebebiyle teslis karşıtı görüşlere çok fazla rastlanmamıştır. Orta Çağ boyunca Katolik Kilise’nin hem siyasi hem de dini bir güç olması sebebiyle tüm karşı görüşler baskı altına alınmıştır. XVI. yüzyıl reform hareketleri ile teslis karşıtı görüşler tekrar ayyuka çıkmıştır. Micheal Servetus, Faustus Socinus, John Biddle, George Blandrata ve Francis David gibi şahsiyetler teslis karşıtı görüşlere öncülük etmişlerdir. Servetus teslis karşıtı görüşlerin oluşmasında önderlik etmiş ve kendinden sonra gelen anti teslis görüşleri etkilemiştir. Socinus özellikle Polonya’da teslis karşıtı görüşlerin yaygınlaşmasında önemli bir figür olmuştur. John Biddle İngiltere’de teslis karşıtı görüşlerin babası olarak görülmektedir. Blandrata ve David ise günümüzde de cemaatleri bulunan Transilvanya bölgesinde etkili olmuşlardır. Daha sonra Üniteryanizm özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde gelişim göstermiş ve tüm Üniteryenleri tek çatı altında toplayan Unitarian Universalist Association (Üniteryen Üniversalist Kurumu) isimli kuruluş burada kurulmuştur. Günümüzde en fazla Üniteryenin yaşadığı ülke olan Amerika Birleşik Devletleri’nde William Ellery Channing ve Joseph Priestley etkili kişiler olmuşlardır. Farklı ülkelerde farklı kişilerin önderliğinde gelişim göstermiş olan Üniteryanizmin en önemli ortak noktası ise net bir tek Tanrı inancına sahip olmuş olmasıdır.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kaynak
Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
10
Sayı
2