Deleuzecü Dil Anlayışının Söz Edimleri Kuramı Açısından Değerlendirilmesi

dc.contributor.authorÜnlüsoy, Abdulhan
dc.date.accessioned2026-04-04T13:15:04Z
dc.date.available2026-04-04T13:15:04Z
dc.date.issued2024
dc.departmentİnönü Üniversitesi
dc.description.abstractSöz edimleri kuramı dil fenomenine performatif açıdan yaklaşan toplumsal olguları gündelik yaşamın kendi bağlamı içinde ele almaya çalışan önemli 20. yüzyıl felsefi eğilimlerden biridir. Bu kurama göre dil, toplumsal bir fenomen olarak insanlar arası etkileşim ihtiyacından doğan pratik bir fenomendir. Toplumsal temelli kurumsal yapılarsa varlıklarını ve varlıklarının devamını dile borçludurlar. Dilin böyle bir toplumsallığının yanında toplumu aşan, her türlü bireysel müdahalelerle birlikte önceden tasarlamaların hepsine direnen aşkın bir yönü de vardır. Dil, aynı zamanda yönelimsel formların da taşıyıcısıdır. Bu durum onun bir sembolizm formu olmasından kaynaklanır. Yani dilin bir sembolizm formu olarak bir şeyi temsil ediyor oluşu onun özsel bir özelliği değil bizim zihnimizin yönelimselliğinin bir sonucudur. Bizzat Searle’e göre filozofların sosyal olguları tam anlamıyla açıklamadaki başarısızlıklarının nedeni, onların söz edimleri kuramına ait kavramların bilgisine sahip olmamalarıdır. Dolayısıyla bu makale, böyle bir misyon yüklenen söz edimleri kuramıyla Deleuzecü dil anlayışı arasında birtakım ilgiler kurma amacındadır. Mesela söz edimleri kuramındaki dilin performatifliğinin onun bedenselliğine, performatiflerin önermesel yönlerininse dilsel sembolizme yönelik olduğuyla Deleuzecü dil anlayışındaki dilin bir beden oluşu ve onun aynı zamanda dilsel bir sembolizm biçimi olarak anlaşılması arasında bir benzerlik görülebilir. Aynı şekilde söz edimleri kuramında dilin bir uzlaşı sistemi olduğu kabulüyle Deleuzecü anlayıştaki bu dilsel uzlaşının dilin sınırlarına gönderme yapması arasında da bir ilgi kurulabilir. Ve yine söz edimleri kuramındaki dilin konuşanla dinleyen arasında gerçekleşen aktüel bir iletişim biçimi olduğu inancının bir sonucu olarak dilin temsil yönüne bağlı bir takım politik ve güç ilişkileri temelli fonksiyonu ile Deleuzecü dil anlayışındaki dilin, gramerin ve dili kullananlar arasındaki güç ilişkileri durumları arasında bazı ilgiler kurulabilir. Söz edimleri kuramında oldukça önemli olan yönelimsellik, edimsellik, yinelenebilirlik/dile getirilebilirlik ilkesi gibi kavramlarla Deleuzecü düşüncedeki emir sözlerin işlevleri, yersiz yurtsuzlaşma gibi kavramlar arasında birçok benzerlikler bulmak mümkündür. Bu çalışma, bu açıdan söz edimleri kuramı ile Deleuze’ün dil anlayışı arasında karşılaştırmalı bir ilgi kurma denemesidir.
dc.identifier.doi10.20981/kaygi.1447609
dc.identifier.endpage686
dc.identifier.issn1303-4251
dc.identifier.issn2645-8950
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage659
dc.identifier.trdizinid1272382
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.20981/kaygi.1447609
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1272382
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11616/107762
dc.identifier.volume23
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.institutionauthorÜnlüsoy, Abdulhan
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofKaygı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR_20250329
dc.subjectFelsefe
dc.subjectDil ve Dil Bilim
dc.titleDeleuzecü Dil Anlayışının Söz Edimleri Kuramı Açısından Değerlendirilmesi
dc.typeArticle

Dosyalar