Beyaz nokta lezyonu oluşturulmuş dişlerde ve sağlıklı dişlerde debonding sonrası meydana gelen mine yüzey değişikliklerinin in vitro ortamda karşılaştırılmalı olarak incelenmesi
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2018
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İnönü Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, bonding sonrası çürük lezyonu oluşturulmuş dişler ile sağlıklı dişlerde, debonding sonrası meydana gelen yüzey değişikliklerini seramik ve metal braket gruplarında karşılaştırmalı olarak incelemektir. Materyal ve Metod: Çalışmada 60 adet sağlıklı premolar diş metal ve seramik braket uygulanmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Braket türlerinin yanı sıra beyaz nokta lezyonunun mine hasarına olan etkisinin incelenebilmesi için hafif dereceli lezyonlu(n=10), ileri dereceli lezyonlu(n=10) ve lezyon oluşturulmamış kontrol grubu(n=10) oluşturulmuştur. Tüm dişlere aynı bonding protokolü uygulanmıştır. Uygulama öncesi (T0), debonding sonrası(T1) ve yüzeyin temizlenmesinden sonra(T2) steromikroskobik inceleme ile mine yüzey değişiklikleri incelenmiştir. Bulgular: Seramik braket grubunda debonding sonucunda diş yüzeyinde kalan yapışık adeziv miktarı metal braket grubuna göre anlamlı derecede fazla bulunmuştur. Metal braket grubunda, T0 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması ile T2 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamsız olduğu belirlenmiştir. Seramik braket grubunda, T0 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması ile T2 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çürük seviyesi hafif olduğunda hem metal hem de seramik braket grubunda T1 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması ile T2 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamsızdır. Çürük seviyesi ileri olduğunda hem metal hem de seramik braket grubunda T1 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması ile T2 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Sonuçlar: Seramik braketlerin debondinginde çatlak boyu ortalamasında artış meydana gelmiştir. Braketin tüm yüzeyini saran beyaz nokta lezyonu debonding esnasında kavitasyon riski taşımaktadır. Kavitasyonlar özellikle adeziv artıklarının temizlenmesi esnasında meydana gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Debonding, mine çatlağı, beyaz nokta lezyonu.
Amaç: Bu çalışmanın amacı, bonding sonrası çürük lezyonu oluşturulmuş dişler ile sağlıklı dişlerde, debonding sonrası meydana gelen yüzey değişikliklerini seramik ve metal braket gruplarında karşılaştırmalı olarak incelemektir. Materyal ve Metod: Çalışmada 60 adet sağlıklı premolar diş metal ve seramik braket uygulanmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Braket türlerinin yanı sıra beyaz nokta lezyonunun mine hasarına olan etkisinin incelenebilmesi için hafif dereceli lezyonlu(n=10), ileri dereceli lezyonlu(n=10) ve lezyon oluşturulmamış kontrol grubu(n=10) oluşturulmuştur. Tüm dişlere aynı bonding protokolü uygulanmıştır. Uygulama öncesi (T0), debonding sonrası(T1) ve yüzeyin temizlenmesinden sonra(T2) steromikroskobik inceleme ile mine yüzey değişiklikleri incelenmiştir. Bulgular: Seramik braket grubunda debonding sonucunda diş yüzeyinde kalan yapışık adeziv miktarı metal braket grubuna göre anlamlı derecede fazla bulunmuştur. Metal braket grubunda, T0 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması ile T2 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamsız olduğu belirlenmiştir. Seramik braket grubunda, T0 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması ile T2 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çürük seviyesi hafif olduğunda hem metal hem de seramik braket grubunda T1 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması ile T2 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamsızdır. Çürük seviyesi ileri olduğunda hem metal hem de seramik braket grubunda T1 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması ile T2 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Sonuçlar: Seramik braketlerin debondinginde çatlak boyu ortalamasında artış meydana gelmiştir. Braketin tüm yüzeyini saran beyaz nokta lezyonu debonding esnasında kavitasyon riski taşımaktadır. Kavitasyonlar özellikle adeziv artıklarının temizlenmesi esnasında meydana gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Debonding, mine çatlağı, beyaz nokta lezyonu.
Amaç: Bu çalışmanın amacı, bonding sonrası çürük lezyonu oluşturulmuş dişler ile sağlıklı dişlerde, debonding sonrası meydana gelen yüzey değişikliklerini seramik ve metal braket gruplarında karşılaştırmalı olarak incelemektir. Materyal ve Metod: Çalışmada 60 adet sağlıklı premolar diş metal ve seramik braket uygulanmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Braket türlerinin yanı sıra beyaz nokta lezyonunun mine hasarına olan etkisinin incelenebilmesi için hafif dereceli lezyonlu(n=10), ileri dereceli lezyonlu(n=10) ve lezyon oluşturulmamış kontrol grubu(n=10) oluşturulmuştur. Tüm dişlere aynı bonding protokolü uygulanmıştır. Uygulama öncesi (T0), debonding sonrası(T1) ve yüzeyin temizlenmesinden sonra(T2) steromikroskobik inceleme ile mine yüzey değişiklikleri incelenmiştir. Bulgular: Seramik braket grubunda debonding sonucunda diş yüzeyinde kalan yapışık adeziv miktarı metal braket grubuna göre anlamlı derecede fazla bulunmuştur. Metal braket grubunda, T0 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması ile T2 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamsız olduğu belirlenmiştir. Seramik braket grubunda, T0 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması ile T2 zamanındaki toplam çatlak uzunluğu ortalaması arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çürük seviyesi hafif olduğunda hem metal hem de seramik braket grubunda T1 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması ile T2 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamsızdır. Çürük seviyesi ileri olduğunda hem metal hem de seramik braket grubunda T1 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması ile T2 zamanındaki toplam kavitasyon alanı ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Sonuçlar: Seramik braketlerin debondinginde çatlak boyu ortalamasında artış meydana gelmiştir. Braketin tüm yüzeyini saran beyaz nokta lezyonu debonding esnasında kavitasyon riski taşımaktadır. Kavitasyonlar özellikle adeziv artıklarının temizlenmesi esnasında meydana gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Debonding, mine çatlağı, beyaz nokta lezyonu.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
TANKUŞ, M. (2019). Beyaz nokta lezyonu oluşturulmuş dişlerde ve sağlıklı dişlerde debonding sonrası meydana gelen mine yüzey değişikliklerinin in vitro ortamda karşılaştırılmalı olarak incelenmesi, İnönü Üniversitesi / Diş Hekimliği Fakültesi / Ortodonti Ana Bilim Dalı.