Mimesis’in yapıbozumsal dönüşümler
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2013
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İnönü Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Mimesis, en klasik anlamıyla Antik Yunan retoriğinde, taklit ve öykünmeye dayalı temsil anlayışıdır. Ortaçağ sanatının
doğaya ilgisiz kalmasıyla Rönesans’ın doğa ve antik kültüre olan yönelimi arasında farkın belirgin olmasına rağmen
Ortaçağ ve Rönesans’ın estetik düşünce episteme’nin içerisinde gösterge ve nesne arasında temsil ayrımı yoktur.
Sanatçı, gerçeği tanımlama isteğiyle birlikte, dış dünyasında var olan mevcut nesneyle hesaplaşmayı zorunlu görmüştür.
Bu hesaplaşmanın sonucunda, sanatçı, anti-mimetik algısıyla birlikte sanatın temsil olanaklarını da sorgulanmaya
başlamıştır. Derrida, Yapı-bozumla birlikte, kökleri bizzat temsile dayanan mimesis’in doğasına yönelik bir karşı çıkışı
geliştirerek temsil ve düşünce arasındaki ilişki hakkında yapıbozumsal düşünce geliştirmiştir. Çağdaş sanat göstergeleri,
estetik nesne’nin ortak bilinçte kökleşen öykünme biçimleriyle temsil edilmez ifadelerini yansıtmaktadır.
Mimesis in the classic sense is an understanding of representation based on mimic and imitation in Ancient Greece rhetoric. Despite the clear difference between medieval art’s indifference to nature and renaissance art’s interest to nature and ancient culture; still, there is no representation difference between the indicator and object within aesthetic thought episteme of medieval and renaissance. Along with the desire to define truth, artist has felt necessary to reckon with the present object that exists in his external world. As a result of this reckoning, artist has started to question representation opportunities of art with an anti-mimetic perception. With deconstruction, Derrida developed an objection against the nature of mimesis, origins of which are based on representation itself, and developed deconstructive thought regarding the relation between representation and thought. Modern art indicators are witness to non-representative expressions of aesthetic object’s imitation forms that are become established in common consciousness.
Mimesis in the classic sense is an understanding of representation based on mimic and imitation in Ancient Greece rhetoric. Despite the clear difference between medieval art’s indifference to nature and renaissance art’s interest to nature and ancient culture; still, there is no representation difference between the indicator and object within aesthetic thought episteme of medieval and renaissance. Along with the desire to define truth, artist has felt necessary to reckon with the present object that exists in his external world. As a result of this reckoning, artist has started to question representation opportunities of art with an anti-mimetic perception. With deconstruction, Derrida developed an objection against the nature of mimesis, origins of which are based on representation itself, and developed deconstructive thought regarding the relation between representation and thought. Modern art indicators are witness to non-representative expressions of aesthetic object’s imitation forms that are become established in common consciousness.
Açıklama
İnönü Üniversitesi Sanat ve Tasarım Dergisi. (2013). Cilt:3, Sayı:7, 93-98 ss.
Anahtar Kelimeler
Mimesis, Yapıbozma, Anti-mimetik, Derrida
Kaynak
İnönü Üniversitesi Sanat ve Tasarım Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
3
Sayı
7
Künye
Kıyar, N. Karkın, N. (2013). Mimesis’in yapıbozumsal dönüşümler. İnönü Üniversitesi Sanat ve Tasarım Dergisi. Cilt:3, Sayı:7, 93-98 ss.