Association of Vitamin D Receptor Polymorphisms to Pulmonary Tuberculosis in Turkish Patients: An Up-to-date Meta-Analysis and A Case-Control Study

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2021

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Abstract: Introduction: Tuberculosis is a major global health issue, threatening millions of lives every year. To understand the interactions between host and the pathogenic factors, many association studies are being held in different populations and most of the time results are controversial. Vitamin D receptor is one of the immunomodulatory molecules that may have an effect on susceptibility to tuberculosis. Up to now, there was no positive association reported with the tuberculosis and Fok I or Taq I polymorphisms of VDR gene in tuberculosis patients of Turkish origin. The aim of this study was to make an updated meta-analysis and a case-control study in our group of patients for figuring out the association between Fok I and Taq I polymorphisms of VDR and TB. Materials and Methods: In the present study, association of pulmonary tuberculosis and VDR gene’s Fok I (rs 2228570) and Taq I (rs20731236) polymorphisms were investigated in our patient group from Malatya, and a comparison was made by a meta-analysis with the mentioned polymorphisms. Ninety-four healthy controls and 80 patients are subjects of case control study. The samples are genotyped for Taq I and Fok I polymorphisms by using TaqMan SNP genotyping kits. The allelic and genotypic distributions were analyzed by exact significance of the Pearson’s test or Fisher’s exact tests. Meta-analyses for each SNP were conducted under four different genetic models. The statistical significance of the pooled ORs was determined by a Z test and publication bias was evaluated by Egger’s test. Results: Our case control study Taq I polymorphism showed no significant association to TB which also matched with our meta-analysis. On the other hand, for Fok I polymorphism, genotypes and allele frequencies were significantly different in our focus group (p 0.044). Sex based analysis gave significantly different results in women with TB as well even though our meta-analysis showed no association to that polymorphism. Conclusion: The reasons underlying the susceptibility to TB is still not clear. The immune response process is so complex and many molecules are taking part in these reactions. So, there are a lot of candidate molecules to be checked in the association studies. VDR is still one of those molecules and may be other than by checking single SNPs, haplotypes could be under investigation with bigger populations.
Öz: Giriş: Tüberküloz küresel bir halk sağlığı problemidir ve her yıl milyonlarca insanın hayatını tehdit etmektedir. Konak ve patojenik faktörler arasındaki etkileşimlerin anlaşılabilmesi için farklı popülasyonlarda birçok bağlantı çalışması yürütülmekte ancak bu çalışmalar çoğu zaman tartışmalı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Vitamin D reseptörü (VDR) tüberküloza yatkınlıkta ya da dirençte etkisi olduğu düşünülen immünmodülatör faktörlerden bir tanesidir. Türk popülasyonunda VDR polimorfizmleri ile tüberküloza yatkınlık arasında bağlantı olduğunu rapor eden bir çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle hasta grubumuzda tüberküloz ve VDR geninin Fok I ve Taq I polimorfizmleri arasındaki bağlantıyı incelemek için bir vaka-kontrol çalışması ve meta -analizi yapmayı amaçladık. Sunduğumuz bu çalışma ülkemiz popülasyonunda Fok I polimorfizmi ile tüberküloza yatkınlık arasında istatistiksel olarak anlamlı bağlantı gösteren ilk çalışmadır. Materyal ve Metod: Sunduğumuz bu çalışmada Malatya ili ve çevresinden oluşturulmuş hasta grubumuzda VDR’nin Fok I (rs2228570) ve Taq I (rs20731236) polimorfizmleri ile pulmoner tüberküloz bağlantısını taranmış ve sözü edilen polimorfizmlere yönelik bir meta analizi ile karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda vaka kontrol çalışmasına 94 sağlıklı birey ve 80 hasta dahil edilmiştir. Örnekler TaqMan SNP genotipleme kitleri aracılığı ile Taq I ve Fok I polimorfizmleri için genotiplendirilmiştir. Alelik ve genotipik dağılımlar, Pearson kesin ki-kare ya da Fisher kesin ki-kare testleri ile incelenmiştir. Meta analizleri her polimorfizm için dört ayrı genetik model altında yürütülmüştür. Ortak odds oranlarının anlamlılığı Z testi ile değerlendirilmiştir. Yayın yanlılığının belirlenmesi için Egger testi kullanılmıştır. Bulgular: Vaka-kontrol çalışmamız Taq I polimorfizmi ile tüberküloz arasında anlamlı bir ilişkiye ulaşamamıştır ve bu bulgu meta analizi çalışması ile örtüşmektedir. Diğer yandan Fok I polimorfizmi genotipleri ve alel frekanslarının hedef hasta grubumuzda istatistiksel olarak anlamlı farklılığa sahip olduğu bulunmuştur (p= 0.044). Cinsiyete bağlı analizler de benzer şekilde istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşmışken meta analizinde cinsiyetle ilişkili bir bağlantı bulunamamıştır. Sonuç: Tüberküloza yatkınlığın altında yatan nedenler hala açık değildir. İnfeksiyonlara karşı immün yanıt süreci karmaşık bir süreçtir ve bu reaksiyonlarda birçok molekül görev almaktadır. Vitamin D reseptörü bu moleküllerden sadece bir tanesidir ve tüberküloza yatkınlık için bu aday moleküllerin polimorfizmlerinin daha kapsamlı çalışmalarla incelenmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi

WoS Q Değeri

N/A

Scopus Q Değeri

Cilt

26

Sayı

3

Künye

ACAR C,BAĞ H. G,VAİZOĞLU R. D (2021). Association of Vitamin D Receptor Polymorphisms to Pulmonary Tuberculosis in Turkish Patients: An Up-to-date Meta-Analysis and A Case-Control Study. Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi, 26(3), 477 - 487. Doi: 10.5578/flora.20219716