Eksternal fiksatörle tedavi edilen açık tibia diafiz kırıklarının orta takip süreli sonuçları

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2010

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İnönü Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Tibia açık kırıkları çok eski çaglardan beri ortopedi ve travmotolojinin en önemli sorunlarından biridir. Açık tibia kırıklarında sonucu belirleyen en önemli faktörün yumusak doku oldugu konusunda herhangi bir tartısma yok iken tespitin en iyi metodu konusunda tartısmalar mevcuttur. Teknoloji ile birlikte stabilitesi arttırılan eksternal fiksatörler daha kolay uygulanabilir ve daha az invazivdir. Parçalı ya da kemik kayıplı, kontamine yaralanmalarda endosteal ve periosteal dolasımı koruyarak iyi bir tedavi seçenegi sunmaktadır. Bu çalısma kapsamına Aralık 1999 ile Ekim 2008 tarihleri arasında açık tibia kırıgı nedeniyle Turgut Özal Tıp Merkezi ortopedi ve travmatoloji acil poliklinigine basvuran eksternal fiksatörle tedavi edilen 73 hastadan yeterli takibi yapılabilen, 47 hastanın 48 açık tibia kırıgı çalısmaya dahil edildi. Hastaların ortalama takip süresi 58,3 aydı (dagılım 13?112 ay). Hastanede kalıs süresi ortalama 23,3 gündü (dagılım 6?90 gün). Hastaların 11'i (%23,6) bayan, 36'sı (%76,4) erkekti. Açık tibia kırıklı hastalarımız Gustilo-Anderson (26) sınıflamasına göre sınıflandırıldı. Buna göre 4 kırık (% 8,3) Tip I, 18 kırık (% 37,5) Tip II, 11 kırık (% 22,9) Tip III A, 8 kırık (% 16,7) Tip III B, 7 kırık (% 14,6) Tip III C idi.Eksternal fiksatörün hastalardan çıkarılma süresi ortalama 24,06±12,44 hafta (dagılım 12?54 hafta) saptandı. Tüm hastalarımızda kaynama saglandı. Kaynama süresi ortalama 27,27±13,19 hafta (dagılım 12?56) saptandı. En sık karsılasılan problem çivi dibi enfeksiyonu idi. 12 (%25,53) hastada görüldü. 5 (% 10,63) hastamızda kırık bölgesinde derin doku enfeksiyonu gelisti. Bunların 4'ünde (% 8,3) osteomyelit gelisti. Son kontrolleri yapılan hastaların fonksiyonel sonuçları Karlstrom-Olerud fonksiyonel degerlendirme ölçütlerine göre yapıldı. Bunun sonucunda 6 (% 12,5) hasta mükemmel, 16 (% 33,3) hasta iyi, 8 (% 16,7) hasta tatmin edici, 10 (% 20,8) hasta orta ve 8 (% 16,7) hasta kötü olarak degerlendirildi. Sonuç olarak açık kırık tipleri arasında kaynama süreleri açısından istatiksel olarak (p=0,001) anlamlı fark oldugu görüldü. Fonksiyonel skorları Tip I ve Tip II açık kırıklarda, Tip III açık kırıklara göre daha yüksek tespit edildi. Açık kırık tipleri arasındaki fonksiyonel skorları açısından istatiksel olarak (p= 0,0001) anlamlı fark vardı. Eksternal tespit yöntemleri düsük enfeksiyon, yüksek kaynama ve düsük yanlıs kaynama oranı nedeniyle açık tibia kırıkların acil ve kalıcı tedavisinde uygulanabilecek güvenilir bir yöntemdir. Kırık tespitinde hangi tespit yöntemini kullanacagımıza karar vermek için açık kırık tipi ve kırık parçalanma miktarına göre standart gruplar olusturulması gerekir. Bu olusturulan standart gruplara uygulanacak farklı tedavi yöntemleri arasında karsılastırma yapacak çalısmalara ihtiyaç vardır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Baydar, M. (2010). Eksternal fiksatörle tedavi edilen açık tibia diafiz kırıklarının orta takip süreli sonuçları. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi. 1-114 ss.