HUKUKA TARİHSEL MATERYALİST YAKLAŞIM AÇISINDAN ‘TOPLUMSAL FORMASYON’ KAVRAMININ ÖNEMİ

dc.contributor.authorKaradağ, Ulaş
dc.date.accessioned2024-08-04T19:51:31Z
dc.date.available2024-08-04T19:51:31Z
dc.date.issued2021
dc.departmentİnönü Üniversitesien_US
dc.description.abstractTarihsel materyalizmin kurucuları Marx ve Engels her ne kadar genel bir hukuk teorisi geliştirmemişseler de tarihsel materyalizmin hukuka dair bir çok belirleyici saptaması bulunmaktadır. Tarihsel materyalizm, hukuku en genel anlamda toplumsal ilişkiler bütününün yeniden üretimi ve düzenlenişindeki etkisi bakımından ele alır. Bu ise toplum ve hukuk ilişkisine dair belirli bir görüş açısını gerekli kılar. Bu makale, sözü edilen görüş açısını incelemek üzere toplumsal formasyon kavramına odaklanmaktadır. Toplumsal formasyon kavramının sunduğu teorik çerçeve, hukukun toplumsal bütünlük içerisinde haritalanmasına, daha da önemlisi hukuk ve üretim ilişkileri ilişkisinin topografisini kavramaya olanak tanımaktadır. Marx’a göre verili bir toplumdaki üretim ilişkileri, üretici güçlerle birlikte Marx’ın üretim tarzı adını verdiği özgül bütünlüğü oluşturur. Kapitalist toplum ise özgül üretim tarz(lar)ını oluşturan toplumsal pratiklerin ve ilişkilerin, somut ve karmaşık biraradalığını ifade etmektedir. Tarihsel materyalist yaklaşım içinden geliştirilen toplumsal formasyon kavramı, tarihin belirli bir dönemine denk düşen somut ve tarihsel bir toplumsal gerçekliğin kavranışına hizmet etmektedir. Kavram, ekonomik, hukuki-politik, ideolojik-kültürel vs. toplumsal süreçlerin özgül dinamikleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek bakımından ayırt edici niteliktedir. Toplumsal formasyonlar birden fazla üretim tarzının varlığını içermekle birlikte, üretim tarzı kavramı ile toplumsal formasyon kavramı arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Üretim tarzı kavramı soyut bir toplumsal bütünü ifade ederken, toplumsal formasyon kavramı somut bir toplumsal durumu/biçimi analiz etmeye dönüktür. Toplumsal formasyon kavramının, toplumsal yapı ve dönüşümün somut ve maddi veçhelerine yönelik olması, hukukun da sabit ve ebedi bir entite değil de tarihsel olarak belirlenen ve dönüşüm halindeki bir ilişki ve biçimler bütünü olarak kavranmasına imkân tanır. Bu nedenle, makalenin konusu, toplumsal formasyon kavramının sunduğu teorik çerçevenin incelenmesiyle sınırlandırılmıştır. Bu çerçeve Maurice Godelier, Louis Althusser, Étienne Balibar, Nicos Poulantzas, Martha Harnecker, Ellen Meiksins Wood, Perry Anderson, David Harvey ve Samir Amin gibi düşünürlere değinilerek incelenecek, kavramın hukuk çalışmaları için önemine ise kısaca sonuç bölümünde değinilecektir.en_US
dc.identifier.doi10.32957/hacettepehdf.776337
dc.identifier.endpage440en_US
dc.identifier.issn2146-1708
dc.identifier.issn1302-4868
dc.identifier.issue1en_US
dc.identifier.startpage394en_US
dc.identifier.trdizinid1133665en_US
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.32957/hacettepehdf.776337
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/1133665
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11616/89032
dc.identifier.volume11en_US
dc.indekslendigikaynakTR-Dizinen_US
dc.language.isotren_US
dc.relation.ispartofHacettepe Hukuk Fakültesi Dergisien_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.titleHUKUKA TARİHSEL MATERYALİST YAKLAŞIM AÇISINDAN ‘TOPLUMSAL FORMASYON’ KAVRAMININ ÖNEMİen_US
dc.typeArticleen_US

Dosyalar