Farklı tedavi protokolleri uygulanan ve nefropatisi olmayan tip-2 diyabetik hastalarda aneminin seyri

dc.contributor.authorZorlu, Edip
dc.date.accessioned2016-06-29T11:01:12Z
dc.date.available2016-06-29T11:01:12Z
dc.date.issued2008
dc.departmentFakülteler, Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Ana Bilim Dalıen_US
dc.description.abstractYoğun insülin tedavisi uygulanan diyabetik hastalarda mikrovasküler komplikasyonların sıklığının ve şiddetinin azaldığı bilinmektedir. Ancak bu tedavi yaklaşımının; diyabetik olgularda çok sık görülen ve farklı nedenlerle gelişen anemi tipleri üzerine olan etkisi bilinmemektedir. Bu çalışmada farklı tedavi yaklaşımları ile izlenen ve nefropatisi olmayan tip 2 diyabetik hastalarda görülen ve aneminin seyri retrospektif olarak incelenmiştir. Gereç ve yöntem: İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Diyabet polikliniğine başvuran hastalardan ek kronik hastalığı olmayan, hematolojik hastalığı olmayan, glomerüler filtrasyon hızı (GFR) % 50'nin üzerinde olan, yakın dönemde kan transfüzyonu yapılmamış; oral antidiyabetik tedavi alan 50, yoğun insülin tedavisi alan 50 ve konvansiyonel insülin tedavisi alan 50 hasta çalışmaya alındı. Her iki vizitedeki HbA1c, GFR, Hb, Hct, MCV, MCH, serum demiri, demir bağlama kapasitesi ve ferritin düzeyleri istatistiksel olarak değerlendirildi. Sonuçlar: Her üç grupta da hastaların aldıkları antidiyabetik rejimlerle HbA1c düzeyinde anlamlı düşme görülmesine rağmen, glomerüler filtrasyon hızında da düşme oldu. Her üç antidiyabetik tedavi grubunda da kronik hastalık anemisi (KHA), demir eksikliği anemisi (DEA) ve megaloblastik anemi olan ve herhangi bir antianemik tedavi almayan hastalarda aneminin tedaviler arası fark olmaksızın derinleştiği gözlendi. Her üç antidiyabetik tedavi grubunda yer alan ve ilk vizitte DEA tesbit edilerek oral demir tedavisi başlanan hastalarda laboratuvar değerlerinde düzelme görüldü. Tartışma: Mikrovasküler komplikasyonlar üzerine olumlu etkileri genel kabul gören yoğun insülin tedavisinin konvansiyonel tedaviye ve oral hipoglisemik ajanlara göre KHA'nin seyrinde ve DEA'nin seyir ve tedaviye cevabında anlamlı bir üstünlüğü olmadığı görülmüştür. Ancak kliniğimizde yoğun insülin tedavisi protokolünün daha kontrolsüz ve glisemik değeri yüksek olan hastalara uygulandığı göz önüne alınarak daha ileri çalışmalarla bu sonuçların desteklenmesi gerekmektedir.en_US
dc.identifier.citationZorlu, E. (2008). Farklı tedavi protokolleri uygulanan ve nefropatisi olmayan tip-2 diyabetik hastalarda aneminin seyri. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi. 1-59 ss.en_US
dc.identifier.endpage59en_US
dc.identifier.startpage1en_US
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11616/3757
dc.language.isotren_US
dc.publisherİnönü Üniversitesien_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.titleFarklı tedavi protokolleri uygulanan ve nefropatisi olmayan tip-2 diyabetik hastalarda aneminin seyrien_US
dc.typeDoctoral Thesisen_US

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
Makale.pdf
Boyut:
252.36 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Açıklama:
Uzmanlık Tezi
Lisans paketi
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Küçük Resim Yok
İsim:
license.txt
Boyut:
1.71 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: