Yüksek yargıda 2010-2020 yılları arasında karara bağlanan ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası davalarının incelenmesi

dc.contributor.authorKabal, Anıl Çağrı
dc.date.accessioned2024-12-31T10:51:03Z
dc.date.available2024-12-31T10:51:03Z
dc.date.issued2022
dc.departmentFakülteler, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Adli Tıp Ana Bilim Dalı
dc.description.abstractAmaç: Tıbbi uygulama hatası iddiası ile açılan ceza ve tazminat davalarının sayısı ülkemizde ve dünyada giderek artmaktadır. Tüm tıbbi uygulama hatası iddiaları içerisinde ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası iddialarının oranı azımsanmayacak ölçüdedir. Tıbbi uygulama hatası sonucu doğabilecek en trajik sonucun ölüm olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Tüm bu sebeplerle çalışmamızda yüksek yargı (Danıştay-Yargıtay) temyiz kararları incelenerek ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası olgularının genel olarak irdelenmesi ve bu olgularda otopsinin önemi üzerinden bilirkişilik ve yargılama süreçlerinin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olabilecek tespitler ortaya konması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda; yüksek yargı (Danıştay-Yargıtay) temyiz karar tarihleri 2010-2020 yılları arasında olan ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası iddiası ile görülen dâhil etme ve dışlama kriterlerimize göre belirlenen 380 yüksek yargı temyiz kararı incelenmiştir. Bulgular: Yargıtay Ceza Daireleri temyiz kararlarındaki otopsi yapılmayan olgularda aynı bilirkişi kurumu tarafından verilen raporlar arasında çelişki varlığı, otopsi yapılan olgulardakine göre anlamlı ölçüde fazla bulunmuştur (p<0.05). Yargıtay Hukuk Daireleri temyiz karalarındaki otopsi yapılmayan olgularda esasa ilişkin yeniden yargılamada kullanılmak üzere ek bilirkişi raporuna ihtiyaç varlığı, otopsi yapılan olgulardakine göre anlamlı ölçüde fazla bulunmuştur (p<0.05). Sonuçlar: Çalışmamızdan elde edilen veriler ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası iddiasıyla görülen davalarda otopsi yapılmasının somut maddi gerçeğe ulaşmayı kolaylaştırdığını, yüksek yargı mercilerinin nihai kararlarını vermesini hızlandırdığını ve bilirkişilik ile yargılama süreçlerinin daha sağlıklı işlemesini sağladığını gözler önüne sermektedir. Bu nedenle ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası iddialarında şartlar el verdiği ölçüde otopsi yapılmasının sağlanması gerekmektedir. Otopsi yapılmamasının neden olduğu belirsizlikler ve dezavantajlar yargılama süreçlerinde sadece hekimlerin ve sağlık idarelerinin üzerine yüklenmemelidir.
dc.identifier.citationKabal, Anıl Ç., (2022). Yüksek yargıda 2010-2020 yılları arasında karara bağlanan ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası davalarının incelenmesi. İnönü Üniversitesi
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11616/105907
dc.language.isotr
dc.publisherİnönü Üniversitesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleYüksek yargıda 2010-2020 yılları arasında karara bağlanan ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hatası davalarının incelenmesi
dc.title.alternativeInvestigation of fatal medical malpractice cases concluded between 2010-2020 in the high judiciary
dc.typeSpecialist Thesis

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
902400.pdf
Boyut:
1.87 MB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Lisans paketi
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Küçük Resim Yok
İsim:
license.txt
Boyut:
1.17 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: